.
.

Bir seramik ustasının çamura şekil verdikten sonra onu ateşe sürmesi, çamuru yok etmek için midir; yoksa ona zarafet, dayanıklılık ve biçim kazandırmak için mi?

Bir çamur ateşe girmeden nasıl kap olur?

Bir gönül kırılmadan nasıl incelir?

Bir insan kaybetmeden, sahip olduklarının hakiki kıymetini nasıl öğrenir?

Ve ruh, hiç yanmadan kendi içindeki hamlığı nasıl fark eder?

Peki, yangının kaçıncı derecesinde başlar pişmek?

Kaç kez kırılmalıdır bir kabuk, içindeki can kendisini gösterebilsin diye?

Bir kap ne zaman tamamlanır?

Ateşten çıktığında mı?

Yoksa artık yeniden çamura dönmeyecek kadar kendi şeklini bulduğunda mı?

Bir seramik kap, ateşte sertleşir ama güzelliğini yalnızca ateşe borçlu değildir. Onu güzel kılan; ustanın elinde şekil bulması, ateşin içinde sabretmesi ve sonunda taşıdığı şeyi dökmeden tutabilecek hale gelmesidir.

İnsan kaç kez yanmalı ki yanmanın da bir hikmeti olduğunu anlayabilsin?

Kaç kez kapısı kapanmalı yüzüne, kendi içine açılan kapıyı fark edebilmek için?

Kaç kez yalnız kalmalı bir insan, kalabalıkların içinde kendisinden ne kadar uzaklaştığını görebilmek için?

Öyleyse, sen hangi ateşten geçiyorsun?

Ve o ateş senden neyi alıp götürüyor?

Senden geriye ne bırakıyor?

Belki de insanın pişmesi, ateşin sona ermesinde değildir. Belki insan, ateşin içinden geçerken kendisinden eksilenlerle değil, o ateşten sonra içinde kalanlarla tanır kendini.

Çünkü bazı yangınlar vardır; insanı kül etmez, içindeki fazlalıkları yakar.

Bazı kırılışlar vardır; insanı eksiltmez, kendisine ait olmayan kabukları çatlatır.

Belki de mesele, başımıza gelen ateşten kurtulmak değil; o ateşten nasıl çıkacağımızdır.

Bilmeliyiz ki ateş yalnızca yakmaz; bazen ayıklar.

Kırılmak yalnızca parçalamaz; bazen fazlalıkları döker.

Belki de her acının içinde görünmeyen bir tohum vardır.

Çatlamadan filizlenmeyen, karanlıktan çıkmadan yüzünü güneşe çeviremeyen bir tohum.

Cibran Halil Cibran’ın “Ermiş”te söylediği gibi:

“Meyve çekirdeği nasıl güneşin altında çatlayıp içindeki özü açığa çıkarırsa, siz de acınızın içinde çatlayabilirsiniz.”