“Ey iman edenler! Kendi evinizden başka bir eve, bilgi verip ev halkına selam vermedikçe girmeyin. Bu, sizin için daha hayırlıdır. Olur ki öğüt alırsınız.”
“…Şüphesiz Allah, kâfirlerin tuzağını bozar.”
"Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin... Çünkü O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir."
Süper güçlerden, onların satılmış uşaklarının propaganda yaygaralarından korkmayın; emeğinizi sizin ve aziz İslam'ın düşmanlarına teslim eden cani yöneticileri ülkenizden dirayetli olarak kovun!
"Rabbim! Küçüklüğümde onlar beni nasıl yetiştirmişlerse, şimdi de sen onlara (öyle) rahmet et!”
“Onları ne ticaret ve ne de alışveriş Allah’ı anmaktan, namaz kılmaktan, zekât vermekten alıkoyar.”
“Geçmiş asırların kağanları saadetli ve şanslı kimselerdi. Çünkü geride kurban ve ibadet merasimlerini yerine getirip onlara karşı hassas bir şekilde saygılarını gösterecek olan nesiller bırakmışlardır.”
“… Ey insanlar! Camianın tüm fertleri hoşnutlukta ve mutsuzlukta şeriktirler. Semûd devesini boğazlayan ve el/ayaklarını kesen bir kişidir ama ondan dolayı gerçekleşen azap Semûd kavminin tüm fertlerini sarması bunun bir örneğidir. Zira toplumun tümü ona rıza gösterdi…”
Soru Hz. Musa’nın kıssasıyla alakalı olan Âraf 107 ve Şuâra 32. âyetlerinde şöyle bir açıklama vardır: Musa’nın âsâsı büyük bir ejderhaya (su’banun mubin) dönüştü. Oysa Neml Sûresinin 10 ve Kasas 31. âyetinde ise âsâsının küçük bir yılana dönüştüğü (ke enneha canun) beyan edilmektedir! Bu çelişkinin çözülmesi nasıl mümkündür?
Gökten inen su Türk medeniyetinde “rahmet” diye anılır ve bilhassa bahar mevsiminde bereketi temsil eder. Toprak onunla yeniden hayat bulur, tabiat canlanır.
Hayatın kaynağı ve bilinen bütün hayat formlarının vazgeçilmez öğesi olan su yerkürenin yapısı ve canlıların yaşaması için hayatî öneme sahiptir.
Ne mutlu dünyada alçak gönüllü kimselere; onlar kıyamet günü padişahlık tahtlarına sahip olurlar.