ABD’nin Fars Körfezi’ndeki askerî üslerinin, yıllardır vaat edilen “güvenlik”i sağlamak bir yana, ev sahibi ülkeleri saldırılara daha açık hale getirdiği belirtiliyor. 2026 savaşı sırasında İran’ın bu üsleri doğrudan hedef alması, Washington’ın caydırıcılık kabiliyetine ilişkin ciddi soru işaretleri doğurduğu şeklinde değerlendiriliyor. Gözlemciler tarafından, “ithal güvenlik” modelinin iflas ettiği ve bölge ülkelerinin artık yerli bir güvenlik mimarisine yönelmeleri gerektiği vurgulanıyor.
Ehlibeyt Âlimleri Derneği (Ehla-Der) - Mayıs / 2026 - İstanbul
“Gelsinler de çeşitli yararlarını gözleri ile görsünler ve Allah’ın kendilerine rızık olarak verdiği hayvanları belirli günlerde kurban ederken O’nun adını ansınlar…”
Kurban hakkında bir izahat yapmak gerekirse; “Onların ne etleri ne de kanları Allah’a ulaşır; fakat O’na sadece sizin takvanız ulaşır.” ayet-i kerimesi yeterli olacaktır.
“Rabbim benim ilmimi ziyade eyle!” diye yakarmalıdırlar. Durmadan duraksamadan ilerlemeli hiçbir menzil ile yetinmemelidirler. “Oku, yüksel”
Kim bilir… Belki Kimya’nın içinde kanatlanan o kuşlar da Şems’e değil; ilk kez gerçekten hissedebildiği kendine uçuyordu.
Şeytan taşlamak, İslam’dan önce de biliniyor, uygulanıyor ve Hz. İbrahim’in (a.s) miras bıraktığı menâsik kapsamında ele alınıyordu..
Kevser Yayınları / İstanbul
O hane dünya nimetleri bakımından sade idi; fakat göğün rahmeti oradan eksik olmamıştı.
'Secde etmiyorum. Çünkü ben ateşten insan da topraktan yaratıldı.'
İhram süreci, sayısız semereleriyle insan kimliğinin şekillenmesinde çok köklü bir rol oynar..
İçinizdeki en iyi insanlar, günah yaptıktan sonra tövbe edenlerdir.