.
.

Ehlader Araştırma Bölümü

Takva ve Gerekliliği

Hz. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur:

İnsanların cennete girmesine en çok sebep olan şey Allah'tan sa­kınması ve güzel ahlâklı olmasıdır.

(Biharu'l-Envar, c.71, s.373)

Hz. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur:

Şüphesiz ki insanlar Hz. Adem'den (a.s) günü-müze bir tarağın dişleri gibi eşittir. Arab'ın, Arap olmayana ve kızılın si­yaha takva dışında bir üstün-lüğü yoktur.

(Müstedrekü'l-Vesail, c.12, s.89)

Hz. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur:

Bir işi yapmaya himmet edersen önce akıbetini düşün. Eğer hayırlıysa ve sonunda başarı ve iler-lemeni sağlayacaksa onu takip et. Yok eğer fasit ve bozuk bir şey ise, onu terk et.

(Biharu'l-Envar, c.77, s.130)

Hz. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur:

Salih bir kadın, salih olmayan bin erkekten ha-yırlıdır…

(İrşadu'l-Kulub, s.185)

Hz. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur:

Kavmin­den (yakınlarından) salih bir insandan utandığın gibi Allah'tan utan.

(Müstedrekü'l-Vesail, c.8, s.466, 10027.hadis)


Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmaktadır:

İslam temizdir. O hâlde temizlenin. Zira cenne-te ancak temiz olan girer.

(Mecmau'z-Zevaid ve Menbau'l-Fevaid, c.5, s.132)

İmam Musa Kâzım (a.s) babaları kanalıyla Resulullah'tan (s.a.a) şöyle nakleder:

Ahde vefa etmeyenin dini yoktur.

Kur’an’da Besmelenin Konumu
Kur’an’da Besmelenin Konumu
İçeriği Görüntüle

(Biharu'l-Envar, c.68, s.92)

İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur:

Gözlerini önüne dikmek (kapamak) şehvetler­-den/günahlardan en güzel koruyucudur.

(Gureru'l-Hikem, 321)

İmam Ali (a.s), İbn Mülcem (Allah ona lâ-net etsin) tarafından kılıçla yaralanınca oğlu Hasan ve Hüseyin'e (a.s) şöyle buyurdu:

Size Al­lah'tan korkmanızı ve her ne kadar dün-ya sizi istese de dünyayı istememenizi, dünya siz-den bir şey aldığında buna üzülmemenizi, hak üze-re konuşmanızı, (ahirette alacağınız) mükâfat için amel etmenizi, zalime düşman ve mazluma ise yar-dımcı olmanızı tavsiye ediyorum.

(Nehcü'l-Belâğa, 47. Mektup)

İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur:

Ey oğlum, size Allah'tan sakınmanızı, em­rini gerekli görmenizi, zikriyle kalbinizi abad/bayındır kılmanızı ve ipine sarılmanızı vasiyet ediyorum. Eğer sarılacak olursan Allah ile kendi arandaki se-bep­ten/vesileden daha sağlam hangi sebep/vesile olabilir!

(Nehcü'l-Belâğa, 31. Mektup)


İmam Ali (a.s) şöyle buyurur:

Yerine getiremeyeceğin şeye dair söz verme.

(Gureru'l-Hikem, 801)

İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur:

İlâhî takva; doğruluk ve istikametin anahtarı, ahritin yegane azığıdır. İnsanın her türlü kölelikten kurtuluş ve helak olmaktan korunma sebebidir.

(Nehcü'l-Belâğa, 230. hutbe)

İmam Muhammed Bâkır (a.s) İmam Zey-nelabidin'in (a.s) kita­bından naklen şöyle buyurur:

Uyanık olun, şüp­hesiz ki Allah'ın dostlarına korku yoktur ve onlar asla üzülmezler, (Allah'ın dostluğu ise) Allah'ın farz kıldığı şeyleri eda et-mek, Resulullah'ın (s.a.a) sünnetine sarıl­mak, Al-lah'ın haramlarından kaçınmak, dünyanın gü­-zelliklerinden uzak durmak, Allah nezdinde olan-lara rağbet etmek, Allah'ın temiz rızklarını sadece Allah için elde etmek, bu mallarla başkalarına kar-şı övünmemek ve elde ettiği malları Allah'ın farz kıldığı yerlerde infak etmekle mümkündür. Allah bu dostlarının elde ettikle­rine hayır ve bereket ver-miş, ahiretleri için önceden gönderdikleri (ibadet ve infakları) sebebiyle mükâfat takdir etmiştir.

(Biharu'l-Envar, c.69, s.277)

İmam Cafer Sadık'a (a.s) takvanın anlamı sorulunca şöyle buyurmuştur:

(Takva Allah'ın) seni, emrettiği iş­lerde kaybet-memesi ve nehy ettiği işlerde ise görmeme­sidir.

(Sefinetü'l-Bihar, s.2, s.678)


İmam Cafer Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur:

Takva ile birlikte olan az amel, takvasız olan çok amelden daha hayırlıdır.

(el-Kâfi, c.2, s.76)

Ebu Usame şöyle diyor: İmam Cafer Sadık-ın (a.s) şöyle buyurduğunu işittim:

Allah'tan kork, vera /takva sahibi ol, ibadetlerde gayretli davran, doğru konuş emanete riayet et, gü-zel ahlâklı ol ve kom­şularına iyi davran. İnsanları kendinize, dillerinizden gayrisiyle (amellerinizle) davet edin.

Bize süs olun, bize utanç kaynağı olmayın, rüku ve secdeleriniz uzun olsun, şüphesiz ki sizden biri-nin rüku ve secdeleri uzarsa şey­tan arkalarından şöyle feryat eder: "Eyvahlar olsun bana; bu itaat etti, ben ise isyan ettim, o secde etti, ben ise secde etmekten sakındım."

(el-Kâfi, c.2, s.77)

* * *


Dua

Allah-u Teala şöyle buyurmaktadır:

Rabbiniz buyurdu ki: "Bana dua edin, duanızı kabul edeyim. Bana kulluk etmeğe tenezzül etme-yenler, aşağılık olarak cehenneme gireceklerdir."

(Gafir Suresi, 60)

Allah-u Teala şöyle buyurmaktadır:

En güzel isimler Allah'ındır. O hâlde O'na o gü-zel isimlerle dua edin...

(A'raf Suresi, 180)

İmam Ali (a.s) şöyle buyurur:

Allah azze ve celle'ye yeryüzünde en sevimli ge-len amel duadır. İbadetlerin en üstünü ise if­fettir.

(Biharu'l-Envar, c.93, s.295)

İmam Ali (a.s) şöyle buyurur:

Bir çok defa Allah'tan bir şey istersin de sana o şeyi vermez, ondan daha hayırlısını ihsan eder.

(Gureru'l-Hikem, 185)

İmam Ali (a.s) şöyle buyurur:

Şu beş vakitte dua etmeyi ganimet bilin: Kur'ân okunurken, ezan okunurken, yağmur yağarken, şa-hadet için düşmanla karşılaşırken ve mazlum insan dua ederken. Zira arş ile mazlumun duası arasında hiç­bir perde yoktur.

(Biharu'l-Envar, c.93, s.343)


İmam Ali (a.s) şöyle buyurur:

Kendisine dört şey verilen, dört şeyden mah­rum olmaz: Kendisine dua verilen, icabetten mahrum; kendisine tövbe verilen, kabulden mahrum olmaz; ken­disine istiğfar verilen mağfiretten mahrum ol-maz ve kendisine şükür verilen, (nimetlerinin) ar-tışından mah­rum olmaz.

(Nehcü'l-Belâğa, Kısa Sözler, 135)

Seyyid Razi -r.a- şöyle diyor: "Bu dört konunun şahidi Allah'ın kitabında da mevcuttur; dua hakkında (Gafir, 60) şöyle buyuruluyor: "...Bana dua edin, duanızı kabul ede­yim..." İstiğfar hakkında ise (Nisâ, 110) şöyle buyurulu-yor: "Kim bir kötülük yapar, yahut nefsine zulmeder de sonra Allah'tan mağfiret dilerse, Allah'ı çok yarlığayıcı ve esirgeyici bulacaktır." Şükür hak­kında ise bir ayette (İbra-him, 7) şöyle buyurulmaktadır: "Hatırlayın ki Rabbiniz si-ze: Eğer şükrederseniz, elbette size (ni­metimi) artıraca-ğım...diye bildirmişti." Tövbe hakkında ise (Nisâ, 17) şöy-le buyurmuştur: "Allah'ın kabul edeceği tövbe, ancak bil-meden kötülük edip de sonra tez elden tövbe edenlerin tövbesidir; işte Allah bunların tövbesini ka­bul der; Allah her şeyi bilendir, hikmet sahibidir."

İmam Hüseyin (a.s) şöyle buyurmuştur:

Allah'ım, sen çağrılanların en yakınısın, icabet e-denlerin en hızlı­sısın, affedenlerin en kerimisin, ihsan edenlerin en eli açık olanısın, istenilenlerin en çok du-yanısın, ey dünya ve ahiretin rahman ve rahimi.

(Arafe Duası)

İmam Cafer Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur:

Allah'a ya­pılan bütün dualar Muhammed ve Al-i Muhammed'e salavat gönderilmedikçe göklere örtülüdür/yükselmez.

(el-Kâfi, c.2, s.493)

İmam Cafer Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur:

Mümin in­san (ahirette dünyadaki çektiği sıkın-tılar karşılığında) kendisine verilen güzel mükâfat-ları görünce dünyadaki hiç bir duasının müstecap olmamasını temenni eder. (Zira duası kabul olunca o belalardan kurtulmuş, dolayısıyla da sıkıntılara katlanma sevabından mahrum kalmıştır.)

(el-Kâfi, c.2, s.491)

İmam Cafer Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur:

Hastaları­nızı sadaka ile tedavi edin ve bela ka-pılarını dua ile ken­dinizden uzaklaştırın.

(et-Tehzib, c.4, s.112)

İmam Cafer Sadık (a.s), Şiîlere yazdığı uzun bir mektubunda şöyle buyurmuştur:

Allah kıya­met günü Müminlerin duasını da on-ların iyi işlerinden sayar ve bu bahaneyle cennette kendilerine daha üstün bir mükâfat verir.

(Biharu'l-Envar, c.78, s.216)

Ebu Basir ve Muhammed İbn Müslim'den naklen İmam Cafer Sadık'ın (a.s) şöyle buyurduğu rivayet edilir:

Babam babasından, o da babalarından Emirü'l-Müminin İmam Ali'nin (a.s) ashabına şöyle bu­yur-duğunu nakletmiştir:

"Göklerin kapısı şu beş vakitte açılır: yağmur yağarken, düşmanla savaşırken, ezan okunurken, Kur'ân okunurken, öğlen vakti ve güneş doğar-ken."

(el-Hisal, 302)

İmam Cafer Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur:

Günahla­rın kapısını, kovulmuş şeytandan Alla-h'a sığınarak ka­patın, ve itaatin kapısını ise Bis-millah ile açın.

(Biharu'l-Envar, c.92, s.216)

İmam Cafer Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur:

Dua et­mekten gaflet etmeyin; zira hiçbir şey dua gibi sizi Al­lah'a yakın kılmaz.

(el-Kâfi, c.2, s.467)

İmam Cafer Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur:

Allah'tan hacetini ısrarla dile; çünkü Allah mü-min kullarından ıs­rarla dilekte bulunanları sever.

(Vesailü'ş-Şia, c.7, s.60)

* * *