.
.
Bismillahirrahmanirrahim
İmam Mehdi’nin (a.f) Mübarek Recep ayında okuduğu Dua
Mübarek Receb ayı, birçok duanın tavsiye edildiği fazileti bol olan bir aydır. Bunlardan biri de İmam-ı Zaman’ın, İmam Mehdi‘nin (a.f) her gün okuduğu ve okunmasını tavsiye ettiği bir duadır.
Mübarek Receb ayı, birçok duanın tavsiye edildiği faziletli zamanlardan biridir. Mafatihu’l-Cinan dua kitabında: Mübarek günlerde, büyük Şeyh Ebu Cafer Muhammed bin Osman bin Said, İmam Mehdi’nin (a.f) Receb ayında her gün bu duayı okuduğunu ve okunmasını tavsiye ettiğini belirmiştir.
* * *
Bismillahirrahmanirrahim
Rahmeti bol, iyiliği sonsuz olan Allah'ın adıyla;
Allah'ım! Emrini koruyanların, sırrını sana emanet edenlerin, emrinden sevinç duyanların, kudretinin temsilcilerinin ve büyüklüğünün açıklayıcılarının sana yönelttikleri duaların gerçek anlamıyla sana yalvarıyorum. Onlar hakkında senin iradenle söylenenlerin gerçekliğiyle sana yalvarıyorum; onları sözlerinin madenleri, Tevhidinin, işaretlerinin ve makamlarının temelleri kıldın; bunların hiçbirinde kapanış yoktur. Seni tanıyan herkes seni tanır; seninle onlar arasında hiçbir fark yoktur, sadece onlar kul ve yaratılmışlardır; açılışları ve kapanışları senin elindedir, başlangıçları sendendir ve sonları sana doğrudur. Onlar şehit veren, savunan, koruyucu ve gözetmenlerindir. Göklerini ve yerini onların hakikatiyle doldurdun ki, senden başka ilah olmadığı açıkça belli oldu. Bütün bunların doğruluğu ve rahmetinin kudretli makamları, konumların ve senden gelen işaretler adına, Muhammed ve Al-i Muhammede salat ve selam eyle, imanımızı ve sebatımızı artırmanı senden niyaz ediyorum.
Ey gizli ama aşikâr, ey aşikâr ama gizlenmiş ve örtülü, ey aydınlıkla karanlığı ayıran, ey varlığının derinliğini anlamadan tarif edilen ve ey kıyaslanamayacak kadar bilinen, her sınırlının sınırlayıcısı, her kabul edilebilir şahidin şahidi, var olan her şeyin vericisi, her sayının sayıcısı ve kaybolan her şeyi kaybeden; Senden başka ilah yoktur, yüceliğin ve varlığın sahibi, ey nasıl olduğunu kabul etmeyen ve nerede olduğunu gizlemeyen, ey tüm gözlerden gizli, ey ebedi, ey kendine yeterli ve tüm bilginin sahibi, Muhammed ve Ehl-i Beytine, seçilmiş kullarına ve örtünmüş insanlara, yakın meleklerine ve Arşının etrafında saf tutmuş cesurlara salât ve selam eyle.
Ve bu büyük ayda, sevgili ve fazilet ayda ve ondan sonra gelen faziletli aylarda, bu ayda üzerimize bereketini artır, rızkımızı doldur, yeminlerimizi yerine getirmeye muvaffak eyle; yüce, daha büyük, daha görkemli ve daha şerefli ismin hakkıyla ki, onu gündüze koyduğunda aydınlık, geceye koyduğunda karanlık yapar; günahlarımızı öyle ki, bildiğimiz ve bilmediğimiz günahlarımızı bağışla, bizi günahlardan en iyi korumayla koru, takdir ettiğin olaylardan bizi koru, bize iyiliğinle lütfet, bizi kendinden başkalarına emanet etme, bizi iyiliğinden mahrum bırakma, hayatımızı takdir ettiğin ölçüde bereketlendir, gizli sırlarımızı açığa çıkarma, bizi kendi lütfunla koru, bizi iyi niyetle görevlendir ve bizi Ramazan ayına ve ondan sonraki günlere ve yıllara ulaştır, Ey yüce şefkat ve merhamet sahibi, Rabbim.
Allah'ım! Recep ayında dünyaya gelen iki zat-ı mukaddes, Hz. Muhammed ibn Ali (İmam Cevad (a.s) ve oğlu İmam Ali ibn Muhammed (İmam Hadi (a.s) adına ve bu iki İmam vasıtasıyla Sana en güzel yakın olmayı diliyorum. Ey iyiliği yalnızca kendinde olanı ve yalnızca katında olanı arzulayan, günahları onu mahvetmiş, kusurları onu esir almış, günah alışkanlığı uzamış ve işleri şiddetli musibetlerle dolu olan günahkârın isteğini Sana sunuyorum. O, tövbe ve hayırlı bir dönüş, günahtan arındırılma, ateşten kurtulma ve üzerindeki günahların bağışlanmasını senden talep ediyor; çünkü Sen onun en büyük arzusu ve umudusun.
Allah'ım! yüce işlerinin ve muazzam imkanlarının hakkıyla senden bu ayda beni engin rahmetin ve bol nimetlerinle kuşatmanı ve bana, kabre girip ahirete ulaşana ve ebedi yerime dönene kadar, verdiğinle yetinecek bir ruh nasip etmeni istiyorum.
* * *
İmam-ı Zaman, İmam mehdi (a.f) buyurduğu bu duasında bize gerçek tevbe etmeği, hakkı anlamayı, Rabbimizle irtibat kurmayı ve aynı zamanda günahlarımızı nasıl telafi etmemiz gerektiğinin yolunu göstermektedir. Bizler dokuz ay dünyanın zevk ve sefasına gaflet içerisinde kendimizi kaptırarak yaratıcımızla ve zamanımızın imamı ile olan irtibatımızı kesmiş olarak yaşamaktayız. Dolayısıyla bizim kalbimiz, ruhumuz, aklımız ve batıni vasıflarımız işlediğimiz günahlar neticesinde maneviyatımızı hapseden bir isyan iltihabıyla karşı karşıya kalmaktayız. Bu günah hastalığının iltihabından kurtulmanın tedavi yöntemi işte bu mübarek üç ayların başlangıcı olan Receb ayıyla başlar.
Receb Allah’ın ve Şaban ayı ise Hz. Resulüllah’ın (s.a.a) ayıdır. Bizler Şaban ayında kendimizi Allah’a sunamaz ve İmam-ı Zaman ağanın lütf’u teveccühünü kendimize yönlendiremezsek, bizleri helak eden günah iltihabını manevi olarak tedavi edemeyiz. O halde Allah’ın bize hediye ettiği ve bize ait olan mübarek Ramazan ayına günahsız ve pak giremeyiz, o mübarek aya girsek dahi, idrak edemeyiz ve sadece açlık ve susuzluktan başka bir şey bize kalmayacak şekilde günlerimizi geçirecek ve Allah’ın rahmet, mağfiret ve bereket nimetinden mahrum kalarak zamanı bitireceğiz.
İmam Mehdi’nin (a.f) duasında aslında bize duanın çok önemli bir boyutunu, bilmediğimiz ve yapmamız gereken yönünü buyurmaktadır. Begiatullah (a.f) bize şunu buyuruyor; dua sadece Allah’tan bir şey talep etmek değildir, dua etmenin asıl felsefesi Rabbinle konuşmak ve sohbet etmektir. Yani, Eğer Rabbinle konuşmak istiyorsan bolca dua etmelisin, insan Rabbine dua ettiğinde Rabbi kulunu dinler, çünkü kulu O’nunla konuşuyor. Yani dua etmek demek Rabbi ile konuşmak demektir. Eğer insan Rabbinin kendisiyle konuşmasını istiyorsa, Kur’an okumalı, Kur’an Rabbin sözüdür yani o seninle konuşuyor. O konuşur sen O’nu dinlersin. Eğer bir insan Rabbiyle karşılıklı ve canlı konuşmak, sohbet etmek istiyorsa ve bütün arzu isteklerini ona söylemek ve Onun da senin söylem ve isteklerine canlı cevap vermesini istiyorsan namaz kıl ve namaza önem ve ehemmiyet ver, çünkü namaz kul ile Rabbin birbirleriyle canlı konuşmasıdır.
Mübarek üç aylar, aslında her insana bu büyük ve eşsiz nimeti bahşediyor, yeter ki insan bunu bu eşsiz nimetin azametini kavrasın ve Rabbiyle irtibat kanallarını bulabilsin.