.
.

Ehlader Araştırma Bölümü

Muharrem KUZEY

 

 

بِسْمِ اللهِ الْرَّحْمَنِ الْرَّحِيمِ

هَلْ اَتَيكَ حَديثُ ضَيْفِ اِبْرهيمَ الْمُكْرَمينَ ، اِذْ دَخَلُوا عَلَيْهِ فَقَالُوا سَلاَمًا قَالَ سَلاَمٌ قَوْمٌ مُنْكَرُونَ ، فَرَاغَ اِلى اَهْلِه فَجَاءَ بِعِجْلٍ سَمِينٍ ، فَقَرَّبَهُ اِلَيْهِمْ قَالَ أَلاَ تَاْكُلُونَ

Bismillahirrahmanirrahim
 

[Rahman ve rahim Allah’ın adıyla]
 

“İbrahim'in ikram gören misafirlerinin haberi sana geldi mi? Onlar İbrahim'in yanına girmişler “selam!” demişlerdi. İbrahim de onlara; “selam size” diye mukabelede bulunmuştu. İçinden de “Bunlar yabancı kimseler” diye geçirmişti. Hemen sezdirmeden ailesinin yanına varıp (pişirilmiş) semiz bir dana getirmiş, onlara sunarak “(Buyurun) yemez misiniz?” demişti.”


* * *


Yaratılışı gereği insanoğlu toplu halde yaşama, çevresindeki insanlarla hayatı, acı ve tatlı yönleriyle paylaşma ihtiyacını hisseder. Bu çerçevede insanların dostlarını ziyaret etmesi, gelen misafirlerini de güzel bir şekilde ağırlaması İslam ahlakının en güzel örneklerindendir.


Misafirlik, insanların kaynaşmasına, dostlukların pekişmesine vesile olan en güzel iletişim sebebidir. Modern dünyada kalabalıklar içerisinde yalnızlaşan, sosyal duyarlılıklarını kaybetmeye başlayan insanın, ziyaretleşmek gibi İslam ahlakının güzel hasletlerini canlandırması gerekmektedir. Nitekim sevgili Peygamberimiz, dostunu sırf Allah rızası için ziyarete giden kişiyi şu şekilde anlatmaktadır:

Kurban ve Bayram Hükümleri Kurban ve Bayram Hükümleri

“Adamın biri, bir başka köydeki (din) kardeşini ziyaret etmek için yola çıktı. Allahu Teâla, adamı gözetlemek için onun yolunun üzerine bir meleği görevlendirdi. Adam meleğin yanına gelince, melek nereye gittiğini sordu. Adam, Şu ileriki köyde bir din kardeşim var, onu ziyarete gidiyorum’ cevabını verince melek: ‘O adamdan elde etmek istediğin bir menfaatin mi var?’ dedi. Adam: ‘Yok hayır, ben onu sırf Allah rızası için severim, onun için ziyaretine gidiyorum’ dedi. Bunun üzerine melek: ‘Sen onu nasıl seviyorsan Allah da seni öylece seviyor. Ben, bu müjdeyi vermek için Allah’ın sana gönderdiği elçisiyim’ buyurdu.”

Peygamber Efendimiz (sav) ziyaretleşmeyi bu şekilde teşvik ederken, Allah Teâla’da Kuran’da misafirin nasıl ağırlanması gerektiğini Hz. İbrahim (as) örneği ile şöyle anlatmaktadır. 

“İbrahim'in ikram gören misafirlerinin haberi sana geldi mi? Onlar İbrahim'in yanına girmişler “selam!” demişlerdi. İbrahim de onlara; “selam size” diye mukabelede bulunmuştu. İçinden de “Bunlar yabancı kimseler” diye geçirmişti. Hemen sezdirmeden ailesinin yanına varıp (pişirilmiş) semiz bir dana getirmiş, onlara sunarak “(Buyurun) yemez misiniz?” demişti.” [1]

 


Dostlarımızı ziyaret etmek, gelen misafirlerimize de can-ı gönülden ilgi göstermek ve gerekli ikramı yapmak, dinimizin ve kültürümüzün bizlere bıraktığı en güzel miraslarındandır. Bu mirası yaşatmak bizim en önemli görevlerimizdendir.

Konumuzu Resulullah’ın (saa) bu konudaki şu güzel tavsiyeleri ile bitirelim;

“…Kim Allah’a ve ahiret gününe inanıyorsa, misafirine ikram etsin…”

“Şu üç kişinin duası kesinlikle geri çevrilmez: Mazlumun duası, misafirin duası ve ana-babanın evladına olan duası”


- - - - - - - - - -
[1] Zariyat, 51/24-27.

 
Editör: Hasan Bedel