.
.
Ehlader Araştırma Bölümü
Haklar konusunda kısaca önemsenmesi gereken önemli konu; hayatta olsun veya olmasın din kardeşlerimizin hiçbirini küçük görmemektir. Bu hata, insanın helak olmasına bile yol açabilir. Nereden biliyorsun, belki hatalı gördüğün bu şahıs senden daha iyidir. Şu anda fâsık birisi olarak görünüyor olsa bile belki ileride doğru yolda ilerlerken amel defteri kapanacak ve sen onun şimdiki halindeyken hayata veda edeceksin.
Hiçbir zaman dünya varlığı için kimseyi büyük görme. Zira dünya ve içindeki her şey Allah nezdinde küçüktür. Dünya ehli olan insanları gözünde büyüttüğünde ise aslında dünyayı kendi gözünde büyütmüşsündür ve bunun sonucunda Allah nezdindeki değerini kaybedebilirsin.
Onların elindeki dünya malına varmak için inancından ödün verme. Zira bunu yaparsan onların gözünde küçülürsün ve onların elindeki dünyaya da ulaşamazsın. Ulaşsan bile değerli bir şeyi değersiz bir şeyle değiştirmiş olursun.
Açıkça onlara düşman kesilme. Zira bunu yaparsan bu düşmanlık çok uzun sürecektir ve bu süreç içinde inancını ve mal varlığını bu yolda kaybettiğin gibi onların inancının da kaybolmasına sebep olacaksın. Ancak açıkça Allah’ın emirlerine karşı geldiklerini görürsen onların bu yaptıklarıyla savaşmalısın.
Onlara acıyıp rahmet gözüyle onlara bakmalısın. Zira Allah’ın emirlerine karşı geldikleri için onun gazap ve kahrına uğrayacaklardır ve varacakları cehennem ateşi onlar için fazlasıyla yeterlidir.
Kalbinde onlara karşı kin besleme. Senin yüzüne karşı dile getirdikleri övgüler, sevgi sözcükleri ve gülümsemelere inanma. Zira işin gerçeğini araştıracak olursan bu görüntünün ancak yüzde bir doğruluk payına sahip olduğunu ve belki de bu kadar bile doğruluk payı taşımadığını göreceksin.
Sıkıntılarını onlara götürme. Zira bunu yaparsan Yüce Allah seni onlara havale eder. Kendi içlerinde oldukları gibi açıkta da sana karşı aynı olmalarını bekleme. Zira bu boş bir hayalden başka bir şey değildir.
Onların elindekine göz dikme. Zira bunu yaparsan ancak zillete varmayı kendin için çabuklaştırmış olursun ve dilediğine de varamazsın.
Onlara ihtiyacın olmadığını düşünerek onlara karşı böbürlenip kibirlenme. Zira bunu yaparsan kibirlenmenin cezasını ödemek için Yüce Allah seni onlara havale eder.
Zengin bir arkadaşına ihtiyacını götürürsen ve o da ihtiyacını karşılarsa bu durumda faydalı bir arkadaş olduğuna inanabilirsin. Ancak ihtiyacını karşılamazsa ona kızmamalısın. Zira bu durumda sana düşmen kesilebilir ve bu düşmanlık çok uzun sürebilir.
Söylediklerini kabul etmeyen birisine öğüt vermeğe kalkışma. Zira söylediklerini kabul etmediği gibi bu iş, bir düşmanlığın başlamasına bile sebep olabilir. Bu nedenle söyleyeceğin öğütleri genel bir ifadeyle dile getir ve kimseyi muhatap alma.
Zengin kişilerden sana bir menfaat ulaşırsa, bu insanları aracı kılan Allah’a şükret ve seni onlara havale etmemesi için dua et.
Bu insanların senin arkanda konuştuklarını duyarsan veya sana herhangi bir zarar verirlerse onları Allah’a havale et ve onların şerrinden Allah’a sığın. Onların kötülüğünü telafi etmeğe kalkma. Zira bunu yaparsan ancak ömrünü zayi etmiş olur ve daha çok zarar görürsün.
Onlara “siz benim değerimi bilmiyorsunuz” deme. Her zaman şuna inan ki bu sevgiyi hak edecek olursan zaten Yüce Allah onu onların kalbine verir. Kuşkusuz kalplerdeki sevgi ve nefret, Yüce Allah’ın elindedir.
Dile getirdikleri doğru sözleri dinle ancak söyledikleri yanlış sözleri duyma, onların iyi yönlerini dile getir ve yanlışlıklarını açığa vurma.
Avam halkla oturup kalkma. Zira onlar en ufak hatayı bile affetmez, hiçbir kusurun üstünü örtmezler. En ufak şeyler için seni yargılayabilir, sahip olduğun az veya çok her şey için seni kıskanabilir, senin insaflı olmanı bekler ama kendilerine gelince insaf nedir bilmezler. Unutmuş olduğun şeyler için seni yargılar ve oradan buraya söz taşıyarak veya iftiralarla arkadaşların arasını bozarlar. Dolayısıyla onların birçoğuyla beraber olmanın zarardan başka bir getirisi yoktur ve onlardan uzak durmak en doğru seçenektir. Memnuniyet taşıdıkları durumlarda dalkavukluk yapmaktan çekinmezler. Kızgın oldukları durumlarda ise içten içe kin beslerler. Kinlerinden vazgeçmezler ve güler yüzlerine güven olmaz. Görünürde hoş görünümlü bir insan gibi durur ama içlerinde yırtıcı bir kurt saklıdır. Zanlar üzerine hayatlarına şekil verir, senin arkanda gözleriyle işaretleşip dururlar. Kıskandıkları arkadaşlarının ölümünü arzular, ileride yeri geldiğinde yüzüne vurmak için şimdiden senin kusur ve yanlışlarını akıllarında tutmaya çalışırlar.
Tam anlamıyla sınamadığın kişiye bel bağlama. Yani bir süre aynı yeri veya aynı evi paylaşmadan, makam veya para sahibi olmadığı hallerini makam ve para sahibi olduktan sonraki halleriyle karşılaştırmadan, beraber yolculuğu çıkmadan, para konusu üzerine sınamadan ve sıkıntılarda düşüp de sana yardım edip etmediğini görmeden kimseye bel bağlama. Bu imtihanlardan başarılı geçen bir arkadaşını ise yaş olarak senden büyük ise kendi baban, yaş olarak senden küçük ise kendi evladın, aynı yaşlarda iseniz eğer bir arkadaş gibi görmelisin.





