.
.

Ehlader Araştırma Bölümü

Belirleyici Özellikleri Bilmenin Önemi Nedir?

Pahalı olan ürünlerin sahtesi de çoktur. Pırlanta çok pahalı ve çok değerli bir üründür; ancak çok az ürün bu kadar sahte ürüne sahiptir. Altın çok değerlidir; ancak altına benzer ürünler çok fazladır. Piyasada birçok türde ve renkte değerli taş mevcuttur; ancak bu ürünlere benzer cam ve plastik ürünler de çok fazladır. İşi bilmeyen insanlar farkında olmadan kandırılıp gerçek ürün yerine sahte ürünler alabiliyor. Gerçek ve sahte altın birbirine çok benziyor olabilir ve birçok kişi bu ikisini ayırt edemeyebilir; ancak işi bilen bir insan elindeki mihenk taşıyla kolaylıkla sahte altınları ayırıp bir kenara koyabiliyor.

İrfan da aynı şekilde birçok sahtesi olan çok değerli bir cevherdir. Birçok sahtekâr insan bu cevherin adını kullanarak temiz kalpli insanları kendi amacı doğrultusunda kullanmaya çalışıyor. Birçok kişi benzer amaçlarla türlü dergâhlar açmıştır ve maalesef birçok insan bu tuzaklara düşmüştür. Bu işi bilip de işin uzmanı sayılabilecek insanlar ise maalesef sayıca çok azdır. İrfan iddiasında bulunan insanlar çoktur; ancak irfân cevherine ulaşmış olup da irfânî kemallere sahip olan ve bu yoldaki doğru ve yanlışları birbirinden ayırabilen insanlar çok azdır.

İrfan çok değerli ve yüce bir gerçektir, insanın kemali yönündedir ve hatta insanın kemal halinin ta kendisidir; ancak arif olarak tanınan kişilerin tümü veya bu yolda ilerliyor gibi görünen insanların tamamı irfânın gerçeğine ulaşmış değildir ve bu insanların tamamı bu yüce makama varmış olamaz. Aynen Kur’an gibi. Kur’an-ı Kerim yüce bir hakikatten ibarettir ve tamamen nur ve aydınlıktır. Ancak Kur’an üzerinde çalışan insanların tümü bu hakikatten yararlanmış değildir ve yararlanan insanlar da aynı seviyede yararlanmış değildir.

Kur’an-ı Kerim şöyle buyuruyor:

İran; Alevi, Şii, Caferi Diye…
İran; Alevi, Şii, Caferi Diye…
İçeriği Görüntüle

 قَدْ جاءَكُمْ مِنَ اللّٰهِ نُورٌ وَكِتابٌ مُبِينٌ ! يَهْدِي بِهِ اللّٰهُ مَنِ اتَّبَعَ رِضْوانَهُ سُبُلَ السَّلامِ 

“Gerçekten size Allah’tan bir nur, apaçık bir kitap geldi. Rızasını arayanı Allah onunla kurtuluş yollarına götürür ve onları iradesiyle karanlıklardan aydınlığa çıkarır, dosdoğru bir yola iletir.”[1]

Bu ayeti kerime gereğince Kur’an’a yönelen bütün insanlar ondan faydalanamaz ve ancak Allah’ın rızasını göz önünde bulundurarak hareket edenler bu nurdan bir pay alabilirler. İşte bu özelliğe sahip olan insanlar Allah’ın rızası yönünde harcadıkları çaba miktarınca Kur’an nurundan yararlanacaklardır. Diğer insanlara menfaat ve yarar sağlayan Kur’an nuru bu özellikten yoksun olan insanlar için herhangi bir yarar taşımadığı gibi aksine zarar veriyor.

Kur’an-ı Kerim şöyle buyuruyor:

 وَنُنَزِّلُ مِنَ الْقُرْآنِ ما هُوَ شِفاءٌ وَرَحْمَةٌ لِلْمُؤْمِنِينَ وَلا يَزِيدُ الظّالِمِينَ إِلاّ خَسارا 

“Biz, Kur’an’dan öyle bir şey indiriyoruz ki o, müminler için şifa ve rahmettir; zalimlerin ise yalnızca ziyanını artırır.”[2]

Kur’an-ı Kerim tamamıyla nur olmasına rağmen bu grupta yer alan insanlar için karanlıktan başka bir sonuç doğurmayacaktır. Bu gruptaki insanlar, Allah’ın rızasını umursamayan insanlardır ve doğru yolda ilerlemek gibi bir niyet taşımıyorlar. Bu insanlar, Kur’an-ı Kerim’i bir basamak ve bir araç olarak kullanarak kendi karanlık emellerine ulaşmayı amaç edinen insanlardır. Allah’ın dinini maddi menfaatlere ulaşmak için bir araç olarak kullanan bu insanlar kesinlikle Kur’an’ın nurundan faydalanamazlar.

Dolayısıyla çok dikkatli olmalıyız ve isimler ve unvanların bizi kandırmasına müsaade etmemeliyiz. İrfan, arif ve seyr u sülûk denilen her yerde bu hakikatler olmayabilir. Temiz niyetli olmasına rağmen gerçek irfânın özelliklerini bilmediği için sahte irfâncıların tuzağına düşen insanlar az değildir. Bu yolun özelliklerinden habersiz olduğu için doğru yolda ilerleyeyim derken kendisini sapkınlıkların ortasında bulan temiz kalpli insanlar az değildir.

İşte bu gerçekler, gerçek irfânın özelliklerini bilmenin ne denli önemli olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Ayrıca bu özellikleri bilmek bizi sahte irfânların tuzağına düşmek tehlikesinden koruduğu gibi doğru irfân yolunda ilerlemek için içimizde yeni bir şevk yeni bir istek yaratabilir.

- - - - - - - - - - - - - - -


[1] Maide, 15 ve 16.

[2] İsra, 82.