.
.

Ehlader Araştırma Bölümü

Sıkıntı ve zorluklar karşısında kim Ehl-i Beyt İmamlarına tevessül eder ve sorunların giderilmesini isterse, onları bu konuda kendilerine yardım ederken bulacaklardır.

Dünyevi Sorunların Çözümünde Ehl-i Beyt'ten yardım dilemek ile ilgili Biharu'l Envar'da şöyle bir olay göze çarpmaktadır:

Samarra'da İmam Hâdi'nin (a.s) komşusu olan Yunus Nakkaş sürekli İmam'ın huzuruna çıkarak ona hizmet ediyordu.

Günlerden bir gün beti benzi atmış titrer bir vaziyette İmam'ın huzuruna vardı ve şöyle dedi: "Efendim! Aileme iyi davranmanızı vasiyet ediyorum."

İmam sordu: "Bir şey mi oldu?"

Yunus: "Ölüme hazırlandım." dedi.

İmam tebessüm ederek: "Neden?" diye buyurdu.

Yunus arz etti: "Musa b. Boğa -Abbasîlerin en nüfuzlu kumandanlarından ve saray erkânından- bana, üzerine bir şey işlemem için paha biçilmez oldukça değerli bir elmas verdi. Ben bu elmasın üzerine istediği şeyi nakşetmek isterken, elmas ikiye bölünüverdi. Yarın da bu elması ona teslim etmem gerekiyor. Eğer Musa bunu görürse ya bana bin kırbaç vuracak ya da beni öldürecek!"

İmam Hadi (as) şöyle buyurdu: "Üzülme ve Evine dön! Yarın hayır ve güzellikten başka bir şeyle karşılaşmayacaksın."

Ertesi gün; sabahın ilk saatlerinde Yunus yine titreyerek İmam'ın huzuruna geldi: "Musa b. Boğa adamını yollamış ve elması istiyor. Ne yapayım!?" dedi.

İmam buyurdu: "Musa’nın yanına git ve orada hayırdan başka bir şey görmeyeceksin."

Yunus: "Peki, Efendim! Ona ne söyleyeyim?" diye sordu.

İmam tebessüm ederek: "Onun yanına git ve sana dediklerini dinle; hayırdan başka bir şey görmeyeceksin." buyurdu.

Yunus gitti ve bir müddet sonra oldukça mutlu bir şekilde geri dönüp İmam'a şöyle dedi: "Efendim! Onun yanına vardığımda bana: 'Küçük kızlarım bu elmas için durmadan kavga ediyorlar; eğer imkânı varsa bunu ikiye bölebilir misin? Buna karşılık sana hatırı sayılır bir mükâfat vereceğim.' dedi."

İmam Hâdi (a.s) Allah'a şükredip Yunus'a: "Ona ne dedin?" diye buyurdu.

Yunus arz etti: "İzin ver biraz düşüneyim, bakalım bu işi nasıl yapabilirim." dedim.

İmam: "İyi cevap vermişsin." buyurdu.”[1]

[1] Biharu’l Envar, c.5, s.125