.
.
Ehlader Araştırma Bölümü
Allah’ın Kullarına Olan Sevgisinin Anlamı
Allah’ın kuluna duyduğu sevgi kulun kalbindeki perdeleri kaldırması, bu perdeleri kaldırıp kendisini müşahede etmek nimetiyle mükâfatlandırması, kuluna onun yakınlığını kazanmak yönünde güç vermesi, kulunun O’na yakın olmasını irade etmesi, kalbini kendi dışındaki sevgilerden arındırması, O’na gelmesi için kulunun önündeki bütün engelleri kaldırması anlamındadır. Öyle ki kul, sadece hak aracılığıyla duysun, sadece hakkı duysun, sadece hakkı görsün ve sadece hakkı konuşsun.
Bir hadisi kutside şöyle yazar: Kulum, sürekli kıldığı nafile namazlarla bana yaklaşıp benim sevgimi kazanır. Onu sevdiğimde ise onun duyan kulağı, gören gözü, konuşan dili olurum.
Bu hadisi kutsiden anlaşıldığı üzere nafile ve sünnet ibadetler, insanın kalbini kirliliklerden arındır ve önündeki perdelerin kalkmasına zemin hazırlayıp Rabbine yakınlık kazanmasına sebep olur. Bütün bunlar Yüce Allah’ın birer lütfudur.
Yüce Allah şöyle buyurmuştur:
Allah onları seviyor, onlar da Allah’ı seviyorlar.[1]
Yüce Allah şöyle buyurmuştur:
Allah, kendi yolunda kenetlenmiş bir yapı gibi saf bağlayarak savaşanları sever.[2]
Yüce Allah şöyle buyurmuştur:
Şunu iyi bilin ki, Allah tövbe edenleri de sever, temizlenenleri de sever.[3]
Hz. Peygamber (s.a.a) şöyle buyurmuştur: Yüce Allah dünyayı sevdiği ve sevmediği herkese veriyor ancak imanı sadece sevdiği kimselere verir.
Hz. Peygamber (s.a.a) şöyle buyurmuştur: Yüce Allah sevdiği kulları imtihana tabi tutar. Kul sabır gösterirse Yüce Allah onu seçer ve kul rıza gösterirse Yüce Allah onu kötülüklerden uzaklaştırıp kendisine özgü kılar.
Hz. Peygamber (s.a.a) şöyle buyurmuştur: Yüce Allah bir kuluna sevgi göstermek istediği zaman ona, içinden ona nasihat edecek ve bu şekilde ona yol gösterecek bir rehber verir.
Allah’ın kulunu sevdiğini gösteren en dakik işaret ise kulun Allah’ı sevmesidir. Kulun Allah’ı sevmesi, Allah’ın bu kulu sevdiğini gösterir.
Kulun, Allah’ın sevdiği bir kul olduğunu gösteren davranışlarındaki belirtilerden birisi Allah’ın bu kulun tüm açık ve gizli davranışlarına yön vermesiyle kendini gösteren davranış farklılıklarıdır. Böyle bir durumda kulun ne yapması gerektiğini Yüce Allah ona söyler. Yüce Allah bu kulun ahlakını güzel bir şekle sokar. Hâl ve hareketlerine yön verir ve bütün hedeflerini bir hedefte birleştirir. Yüce Allah, bu kulun dünyadan uzak durmasını, onun dışında hiçbir şeyden korkmamasını ve ibadet ve dualarından büyük haz almasını sağlar. Yüce Allah kendisiyle sevdiği kulu arasındaki perdeleri kaldırır.
Allah sevgisine ulaşmak için veya bu sevgiyi güçlendirmek için yapılabilecek en etkili iş, kalpteki kirlilikleri yok etmektir. Kalpteki dünyevi bağların giderilmesi ve bunun yerine Allah sevgisinin yerleştirilmesi, Allah’ın nimetleri üzerine düşünülmesi ve Allah dışındaki bütün sevgi bağlarının koparılması bu yolu insan için oldukça kısaltacaktır. Kuşkusuz kalp bir tabak misalidir ve içindekiler boşaltılmadıkça içine yeni bir şey konulamaz. Ayrıca Yüce Allah hiç kimseye iki kalp vermemiştir.
En kusursuz sevgi ise bütün kalple Allah’ı sevmektir. Kuşkusuz kul, diğer bir şeye ilgi gösterdiği sürece kalbinin bir köşesi Allah dışındaki bir varlıkla meşguldür ve aynı oranda kalbindeki Allah sevgisi kusurludur. Ancak kul, Allah dışındaki bir varlığa, Allah’ın yarattığı bir varlık olduğu için ve Allah’ın ayetlerinden bir ayet olduğu için ilgi gösterirse bu durum kişinin kalbindeki Allah sevgisine zarar vermeyecektir. Kısaca bir kul, Allah dışındaki herhangi bir varlığa Allah için sevgi gösterirse, örneğin; peygamberler, imamlar, veli kullar ve salih kullara gösterilen sevgide olduğu gibi, bu durum kulun Allah sevgisine zarar vermeyecektir.
Allah’ım, Muhammed ve Ehl-i Beytinin yüzü suyu hürmetine seni ve seni sevenleri sevelim diye, kendi sevgini bize nasip eyle. Seni sevenlerin sevgisini, bizleri senin sevgine ulaştıracak kimselerin sevgisini ve seni sevmek için gerekli olan sebepleri bize nasip eyle.
- - - - - - - - - - - - - - -
[1] Maide, 54.
[2] Saf, 4.
[3] Bakara, 222.




