.
.
Bismillahirrahmanirrahim
Tevekkül Erol
Eurasian Times, bir analizinde Amerika'nın İran'a karşı yaptığı stratejik hataları inceledi.
Yayınlanan habere göre, İran, ABD ve İsrail ile savaşın ilk dört gününde Basra Körfezi bölgesindeki ABD askeri üslerinin neredeyse tamamına saldırdı ve radar ve iletişim sistemlerine ağır darbeler indirdi.
Uydu görüntüleri ve yayınlanan videoların incelenmesine dayanan bu analiz, İran'ın saldırılarının özellikle ABD uydu iletişim sistemlerini ve gelişmiş balistik füze savunma radarlarını hedef aldığını göstermektedir.
İşte Bahreyn'den Katar'a kadar saldırıların detayları;
Eurasian Times'a göre;
Bahreyn'deki el-Cafar üssünde, AN/GSC-52B SATCOM uydu iletişim sistemlerini içeren iki radar kubbesi Shahed-2 insansız hava araçları tarafından imha edildi.
Birleşik Arap Emirlikleri'nde, daha önce çeşitli uydu antenlerinin bulunduğu el-Dhafra hava üssünün bir bölümü vuruldu. Ancak, El Ruwais bölgesindeki AN/TPY-2 radarının (THAAD füze savunma sisteminin bir parçası) da hasar görüp görmediği henüz belli değil.
Kuveyt'te, Ali el-Salem üssündeki uydu iletişim sistemleriyle ilgili olduğu düşünülen bazı yapıların yıkılmasının yanı sıra, Arijan kampındaki en az üç radar kubbesi de tamamen imha edildi.
Suudi Arabistan'daki Prens Sultan üssüne de en az bir saldırı düzenlendiği kaydedildi; bu saldırı da yine uydu iletişimi için kullanılan ve daha önce AN/TPY-2 radarının bulunduğu bir bölgeyi hedef aldı.
Katar'daki ABD el-Udeid hava üssünde bulunan büyük AN/FPS-132 radarı, uzun menzilli sabit dizili erken uyarı ve füze savunma sistemi, görünüşe göre vurulmuş.
Eurasian Times, internette yayınlanan bazı uydu görüntülerinin o kadar çelişkili olduğunu ve kesin bir yorum yapmanın imkânsız olduğunu yazıyor. İran kaynakları ayrıca Ürdün'deki Mofaqq Salati üssünde bulunan bir başka AN/TPY-2 radarının da hasar gördüğünü bildirdi, ancak şu anda bu iddiayı doğrulayacak bir kanıt yok.
İlginç bir şekilde, değerli radarlara, yakıt ikmal ve erken uyarı uçaklarına yönelik bu saldırıların çoğu balistik füzeler veya ucuz gözetleme dronları (50.000 dolara mal olan) ile gerçekleştirildi.
* * *
Peki, Amerika'nın Hava Stratejisinde Ne Ters Gitti?
Analiz daha sonra Amerika'nın hava stratejisinin başarısızlıklarını inceliyor. Eurasian Times'a göre, hızlı bir zafer öngörülerine rağmen, Amerika'nın İran'a karşı hava stratejisi ciddi zorluklarla karşılaştı. Bu zorlukların yapılan analizlerde şu hatalardan kaynaklandığını görebiliyoruz.
* *
Birinci Hata: İran'ın Savunma Kapasitesini Hafife Almak
Amerika'nın ilk hatası, İran'ın savunma yeteneklerini ve taktiklerini hafife almaktı. İlk resmi raporlarda İran'ın tüm hava savunmasının imha edildiği iddia edilse de, bu iddia tamamen uluslararası kamuoyunu aldatmaya yönelik olup kendi mağlubiyetlerinin üstünü örtmeğe çalışmaktan başka bir şey olmadığı ve söylemler asla doğru değildi.
Dahası, İran kuvvetleri mobil savunma sistemlerini yer altı tünellerine ve sığınaklara gizlemişti; bu da Amerikan uçaklarına pusu kurmalarına olanak sağladı. Bu durum, savaşın hiçbir şekilde tek taraflı olmadığını kanıtlıyor.
* *
İkinci Hata: Savaşın çabuk ve Hızlı Bir Şekilde İran Devletinin Çöküşünü Öngörmek
Açıkça görülüyor ki, “hızlı savaş” hipotezi başarısız oldu. Bu strateji, hızlı ve büyük bir hava harekâtının İran rejimini çöküşe veya derhal teslim olmaya zorlayabileceği inancına dayanıyordu. Bu hipotez başarısız oldu çünkü İran'ın konvansiyonel yetenekleri, zayıflamış olsa da, hayatta kalmayı ve misilleme yapmayı başardı ve savaşı uzun süreli bir yıpratma savaşına dönüştürdü.
* *
Üçüncü Hata: Afganistan ve Irak Deneyimini Unutmak
Eurasian Times, Amerika Birleşik Devletleri'nin Afganistan ve Irak'taki önceki savaşlarında yaptığı hataları tekrarladığını, yani net ve pratik bir siyasi plan olmaksızın yalnızca hava saldırılarıyla yıkıma güvenmeleri. Bu İran’ın kadim devlet geleneğini bilmemek ve özellikle İslam devletinin manevi derinliklerinden bihaber olmak.
* *
4. Hata: "Bayrak Etrafında Dayanışma" Etkisi
İran'da üst düzey liderlerin kaybına rağmen, "bayrak ve İslam Cumhuriyeti etrafında birlik" etkisi görüldü. Sivil altyapıya yönelik saldırıları da içeren büyük çaplı bombalama kampanyası ters tepti ve İran halkını Amerika Birleşik Devletleri'ne karşı birleştirdi. Bombalamalar, iç muhalefet hareketinin her türlü olasılığını ortadan kaldırdı ve sertlik yanlılarının konumlarını güçlendirdi.
* *
5. Hata: Amerika'nın Askeri Kaynaklarının Aşınması
Çatışma, Tomahawk ve Patriot füzeleri gibi pahalı mühimmatlar da dâhil olmak üzere ABD askeri kaynaklarını ciddi şekilde tüketmiş ve Avrupa ve Asya gibi diğer hayati bölgelerde de kıtlıklara yol açmıştır. NATO üyelerinin çoğu da savaşa katılmayı veya mühimmatın yeniden üretilmesine yardımcı olmayı reddetmiştir.
* *
Hata 6: Gerginliğin Tırmanması ve Diplomasi riskini Yanlış Hesaplamak
Süpergüç olan ABD kendisini küçük bir devlet İsrail’in yanında kendisinin vekil olarak kullandırması, bu savaşta sanki söz sahibi kendisi değil de İsrail’in direktiflerini uygulayarak, bütün cephelerde en fazla darbeyi kendisi yemesine neden oldu. Amerika neden İsrail'den daha fazla etkilendi? Bu sorunun cevabını kendisi bilmediği gibi bir şey de diyemiyor.
Bu yayın organı, analizinin bir başka bölümünde Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail arasındaki kayıp ve hasar farkını ele alıyor. Eurasian Times, bu farkın Amerikan teknolojisinin zayıflığından veya pilotlarının beceriksizliğinden kaynaklanmadığını, aksine iki ülkenin üslerindeki, risk maruziyeti düzeyindeki ve stratejik yaklaşımlarındaki farklılıklardan kaynaklandığını yazıyor.
ABD, Basra Körfezi genelinde büyük, ileri konuşlandırılmış üslerden oluşan bir ağ üzerinden faaliyet gösteriyor. Erken uyarı uçakları, tankerler, radarlar (THAAD gibi) ve park halindeki uçaklar da dâhil olmak üzere ABD'nin en değerli varlıklarının çoğu başlangıçta açıkta veya yalnızca kısmen tahkim edilmişti. İran, bu fırsatı değerlendirerek sabahın erken saatlerinde bu üslere balistik ve seyir füzeleri ve ucuz insansız hava araçlarıyla saldırarak çok büyük zayiat verdi.
Buna karşılık, İsrail büyük ölçüde kendi ağır şekilde tahkim edilmiş topraklarından faaliyet göstermektedir. Uçakları ve hayati sistemleri, tahkim edilmiş sığınaklarda, dağınık üslerde ve dünyanın en yoğun hava savunma katmanlarından birinin arkasında konuşlandırılmıştır.
Ayrıca, ABD'nin İran'la olan savaşta daha ağır bir yük üstlenmesi, İran saldırılarına karşı daha savunmasız olmasının bir başka nedeni olabilir. Basra Körfezi bölgesinde üs kuran ve bazılarının savaş deneyimi az olan ülkelerle yapılan ilk koordinasyon da sorunlarla karşılaştı ve hatta Kuveyt üzerinde üç ABD F-15 uçağının düşürülmesine yol açtı.
İsrail ise hassas vuruşlara ve insanlı uçakların yüksek riskli bölgelere maruz kalmasını en aza indirmeye odaklanmıştı. İsrail Hava Kuvvetleri, yüksek riskli görevler için uzun menzilli füzelere, elektronik savaşa ve insansız hava araçlarına büyük ölçüde güvenmektedir. İsrail yıllardır neredeyse sürekli bir çatışma halindedir ve ordusu, yüksek riskli ortamlarda entegre savunmalara karşı operasyon yapma konusunda geniş bir uzmanlığa sahiptir.
* * *
Sonuç Olarak Şu Soruyla Karşılaşılmaktadır: Amerikan stratejisi neden başarısız oldu?
Eurasian Times, ABD stratejisinin başarısız olmasının nedeninin, teknolojik üstünlüğün otomatik olarak hızlı bir siyasi zafere dönüşeceğini varsayması, ancak İran'ın savunma sistemlerinin direncini ve yıkımın jeopolitik sonuçlarını öngörememesi olduğu sonucuna varıyor.
İşte her ne kadar 6 hata olarak görünse de gerçek şu ki; İran’ın destansı direnişi ve askeri teknoloji gücünün çok ileri bir seviyede olduğu ve bu gücün tespit edilememesinden dolayı ABD-İsrail, İran savaşında başarısız olarak büyük bir hezimet yaşadılar.
Alıntı ve Tercümedir.
Ehlader HABER




