.
.

Ehlader Araştırma Bölümü

 

 

İnsan olarak bu dünyadaki temel sorumluluğumuz Rabbimizi bilmek ve tanımaktır. Rabbimizi bilmek ise kendimizi ve kâinatı doğru ve düzgün okumaktan geçer. Bu sorumluluk öyle önemlidir ki, Kur’an’ın ilk ayetlerine konu olmuştur. Kur’an’ın bu inen ilk ayetlerinde şöyle buyurulmaktadır: 

“Oku! Yaratan Rabbinin adıyla… O ki, insanı aşılanmış bir yumurta hücresinden yarattı. Oku! İnsana kalemle yazmayı ve bilmediklerini öğreten Rabbin gerçekten sonsuz kerem sahibidir.”[1]


 

Bir zamanlar hisler, düşünceler, inanç ve kurallar sözlü gelenek ile bir sonraki nesle aktarılırdı. Bilgi kaynağı insanların hafızasıydı. İnsanoğlu sözü, kalıcı hale getirmek, gelecek nesillere doğru aktarmak için kitaplar yazdı. Kitaplar yazılıp çoğaldıkça toplumlar gelişti. Kütüphaneler kuruldu, medeniyetler inşa edildi.

Yine bir zamanlar kitaplara ulaşmak ve onlara sahip olmak kolay değildi. Bir bilgiye veya kitaba ulaşmak için günlerce yol gidilirdi. Günümüzde ise bilgiye ve kitaplara ulaşmanın yolları hem kolaylaştı hem de çeşitlendi. Kitap ve kütüphanelerin sayısı arttı. Özellikle internet yerinde, doğru ve faydalı kullanıldığında, bu konuda çok önemli kolaylıklar getirdi.

Yazılan kitaplar hiç şüphe yok ki okunduğu zaman değer bulur. Okunmadıklarında ise asıl işlevlerini kaybederler. Bu yüzden kitabın bizatihi kendisi değil, onunla buluşmak ve onu okumak insanın gelişimi için gereklidir. Okumak sadece yeni bilgiler kazandırmaz insana; bilginin ötesinde ve ona ilaveten bir farkındalık ve bir bakış da kazandırır. İnsan okudukça öğrenir, okudukça fark eder ve okudukça yenilenir. Yenilendikçe daha önce görmediğini görmeye, duymadığını duymaya ve hissetmediğini hissetmeye başlar. Bu sayede ufku açılır; anlama ve konuşma yeteneği gelişir; insani ilişkileri güzelleşir ve yeni tecrübeler kazanır. Yaşama ve yaşatma sevinci artar. Dünya ve ahiret huzuruna kavuşur.

Hangi kitapları ve neleri okumamız gerektiği konusunda ise Sevgili Peygamberimiz (s.a.a); “Allah’ım! Fayda vermeyen ilimden Sana sığınırım” diyerek ölçüyü belirlemiştir.

Bu nedenle dünyamızı ve ahiretimizi mamur edecek, bize ve insanlığa fayda sağlayacak bütün kitaplar okunmaya değer görülmelidir. Öyleyse ailece okumaya her gün zaman ayırmalı ve okumayı alışkanlık haline getirmeliyiz. Gün içerisinde yorulmuş zihinlerimizi okuyarak tazelemeliyiz. Unutmamalıyız ki, okumak Yüce dinimizin ilk emri, bizim de ilk görevimizdir.

Editör: Hasan Bedel