Ehlader Araştırma Bölümü



İnsanın her yönlü ve yetkin mutluluktan faydalanabilmesi için nelere ihtiyacı var?

İnsanın bu bağlamda ihtiyaç duydukları şöyle sıralanabilir:

1- Mutluluk amacını tanımalı ve yolunu bilmelidir. (Hidayet)


2- İnsanın görüş ve anlak cevherini karanlık örtülerle çevreleyen bilgisizlik, gurur ve kuruntu perdeleri, görme ve anlama gücünü insandan selbeden her şey ortadan kalkmalı ve hakikat nuru kalbine yansımalıdır. (Nur)


3- İnsan, mutluluk yönündeki uzun yolunda –dış kaynaklı engelleyici etkenlerden daha bitirici de olabilen- iç kaynaklı sıkıntı ve vesveselerden kurtulmalıdır. (İtminan ve güven)


4- Uğraş ve çabasının faydalı olduğunu bilmeli ve sonunun iyi olduğuna ümit beslemelidir.


5- Yanlışları ve hataları telafi edilebilir ve bağışlanabilir olmalıdır. (Mağfiret ve rahmet)


6- Her hal ve durumda güvenilir bir dayanaktan faydalanmalıdır.


7- Düşmanlarla ve düşmanlıklarla karşılaştığında, insanların gücünden daha üstün gücün yardımından nasiplenmelidir.


8- Muhalif cephe ve saflardan üstün olmalıdır.


9- Onun çabasını engelleyen ve etkisizleştirenlere, izlediği yola ve ulaşmak istediği amaca düşman olanlara galebe çalmalıdır.


10- Sonuç olarak bütün sıkıntıları, baskıları, engelleri ve kısıtlamaları aşıp maksat ve amacına ulaşmalıdır. (Kurtuluş ve başarı)


11- Her durumda -yolda ve konakta- bu dünyada insan için hazırlanmış birikimlerden yararlanmalıdır...

Ve nitekim yaşam süresinin bitmesinden ve bütün çabalarının son bulmasından sonra, kendisini layık mükâfatlarla karşı karşıya bulmalıdır; nimet ve rıza cennetinde huzur içinde dinlenmeye çekilmelidir.

Şimdi, bütün bunları -sorumluluk bilinci ve amel ile birlikte olan- iman üzerine kuran ve bu imanın sahibini müjdeleyen Kur'ân'ın buyruğunu dinleyelim:
 


Hidayet

İnanıp iyi işlerde (imana uygun sorumluluklarda) bulunanları Rableri, (amel ile birlikte olan) imanları vesilesiyle (saadet menziline, yürünecek yollara, tekâmül araçlarına) hidayet eder.1

Ey insanlar, size Rabbinizden reddi mümkün olmayan bir delil gelmiştir ve size apaçık bir nur indirmişizdir. Allah'a inanıp ona sarılanları o, kendi rahmetine ve ihsanına alacak ve onları doğru yola sevk edecektir.2

Bizim yolumuzda (ve ilâhî amaçlar uğrunda) çalışanları yollarımıza (ki insanın saadet ve tekâmül yollarıdır) sevk ederiz biz ve şüphe yok ki Allah, elbette beraberdir iyilik edenlerle.3
 


Nur

Allah, dostudur inananların. Onları karanlıklardan (bilgisizlik, hurafe, gurur, insanlığa aykırı dayatmacı rejim karanlıklarından) kurtarıp (marifet, bilgi ve insanî değerler) ışığına ulaştırır. İnanmayanlarınsa dostları tağutlardır, azgınlardır, onları (marifet) ışığından uzaklaştırıp karanlıklar zindanına götürürler. Onlardır ateş ehli, onlardır orada ebedî kalanlar.4

Ey inananlar, Allah'ı çok çok anın. Ve onu sabah, akşam, tenzih edin. Öyle bir mabuttur ki sizi karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için o ve melekleri, rahmetler ihsan eder size.5

Ey inananlar, çekinin Allah'tan ve inanın Peygamberine de size rahmetinden iki pay versin ve size bir nur kılsın ki onunla doğru yolu bulun.6
 


İtminan ve Güven

Vesvese, dağdağa ve ıstıraptan kurtuluş müminin en önemli özelliklerinden biridir. Kur'ân-ı Kerim iman ehlini, bu çok değerli ruh haliyle müjdelemekte ve şöyle buyurmaktadır:

İnananlar, öyle kişilerdir ki Allah'ı anmakla yatışır, kuvvetlenir gönülleri. İyice bilin ki gönüller, Allah'ı anmakla yatışır, kuvvet bulur (Allah'a doğru hidayet edilirler). İnananlara ve iyi işlerde bulunanlara gelince: Kutluluk da onlara, dönüp varılacak güzel yurt da.7

Hz. İbrahim (a.s); belirli, programlı, makul bir ekol ve mektebi izlemediklerinden dolayı huzurlu bir gönül ve mutmain bir ruhtan yoksun olan kendi döneminin şaşkın müşrikleri karşısında bu gerçeği dile getirmiş ve de sarsılmaz imanından beslenen kendi gönlünün huzurunu ve batınî güvenini şöyle anlatmıştır:

Kavmi, onunla (İbrahim'le) çekişmeye girişince de "Allah bana doğru yolu buldurduktan sonra da O'nun hakkında benimle çekişmeye mi kalkıyorsunuz?" demişti, "Ben, sizin Tanrıya eş tanıdıklarınızdan korkmam, Rabbim ne dilerse o olur. Rabbimin bilgisi her şeyi kuşatmıştır, hâlâ mı düşünmeyecek, öğüt kabul etmeyeceksiniz?"

"Siz, hiçbir delile sahip olmadığınız hâlde o putları Allah'a eş tanımaktan korkmuyorken ben o eş tanıdıklarınızdan nasıl korkarım ki? Biliyorsanız söyleyin, (Allah'ı tanıyan ve basiretle ona yönelen ben mi, yoksa batıl kuruntularda olan sizler mi?) bu iki taraftan hangisi daha fazla emniyete hak kazanmıştır?"

İnananlar ve inançlarını haksızlıkla karıştırmayanlardır emin olmaya hak kazananlar ve onlardır doğru yolu bulmuş olanlar.8
 


Faydalı Çaba

İman ehli, attığı her adımın kendisini hedefe biraz daha yaklaştırdığını, hareket ve çabasının olumlu ve iyi sonuç doğuracağını, en küçük çalışmasının bile zayi olmayacağını ve genel anlamıyla faaliyetlerinin faydalı olduğunu bilir:

...Zâten evvelce yöneldiğini (Beytü'l-Mukaddes) kıble yapışımızdan maksat da ancak Peygamber'e uyacak olanları, iki topuğu üstünde gerisin geriye döneceklerden ayırt etmektir. Bu, elbette Allah'ın doğru yolu gösterdiği kimselerden başkalarına ağır gelecek. Allah, imanınızı zayi etmez. Şüphe yok ki Allah, insanları esirgeyicidir, rahimdir.9

İnanarak iyi işlerde bulunanların çalışmaları, örtülü ve karşılıksız kalmaz ve biz, şüphe yok ki onları yazmadayız.10

-------------------------------------------------------------------------
1- Yûnus, 9
2- Nisâ, 174-175
3- Ankebût, 69
4- Bakara, 257
5- Ahzab, 41-43
6- Hadid, 28
7- Ra'd, 28-29
8- En'am, 80-82
9- Bakara, 143
10- Enbiyâ, 94