.
.

Yaşantımızın büyük bölümünü oluşturan televizyon, çevre ile olan ilişkilerimizde etkinliğini hissettiriyor.

Özelikle izlenme oranı yüksek olan diziler bizleri psikolojik olarak etkilediği için bayanların hayatında önemli yer tutuyor. Komşuluk ilişkilerinde, akraba ziyaretlerinde, arkadaş sohbetlerinde gündemi sadece diziler oluşturuyor.

Kısa süren sohbet ortamlarında bile sayısı ve hızına yetişemediğiniz saçma sapan

ve aynı zamanda asıl hedefi “ahlakı bozmaya yönelik diziler” konuşuluyor.

Her evde mutlaka ahlaksız dizilere müptela birileri oluyor. İnsanlar bazen senaryoya öyle kaptırıyorlar ki evinde yaşanan sıkıntılı bir sürü senaryolardan haberi bile olmuyor. Kim nerde ne yaptı hepsini anbean takip ediyor.

Misafir olarak gittiğim evde şahit oluyorum; Nedir seni bu kadar meraklı kılan, evdeki misafirleri görmeyecek kadar?

-Çünkü ders çıkarmamız gereken şeyler olduğunu diye cevap veriyor.

-Neymiş önemli gelişmeler bana da anlat, diye sordum.

Ev sahibi-Şu bayan kız kardeşinin kocasıyla yasak ilişki yaşadı, sonra pişman olup evine geri döndü kız kardeşi de onu affetti ve buna benzer bir sürü ahlaksız hikayelerle dolu hikayeyi bana anlatmaya başladı..

O gün bir kez üzülerek şahit oldum ki içimize asla sindiremeyeceğimiz meseleler yaşantımızda önemli bir yer tutuyormuş!

Sonra izlenme oranının neden bu kadar yüksek olduğunu araştırdığımda bayanlarda şöyle bir düşüncenin geliştiğini gördüm.

Çünkü ders almamız gereken önemli konular varmış!

Önemli konulardan olan karı koca, aile içi bozuk ilişkiler ve sorunları olan insanların içki sofralarında veya şiddete başvurarak halletmeleri, rahatlamaları ders almamız gereken konulardanmış!

Yani eşlerin birbirlerini rahatça aldatması ve tekrar hiçbir şey olmamış gibi evliliklerini devam ettirmelerini seyretmek ders açısından çok önemliymiş!

Alıştırma senaryosunda izle-gör-alış-yap gelişmeleri toplumda ahlak kriterlerimizi ürpertici sınırlara doğru sürüklüyor.

Umarım ders almak bir yana bütün bunlara normalmiş gibi alışmayız.

Aman dikkat…