.
.

Ehlader Araştırma Bölümü

Arkadaş Seçmek

el-İhtisâs: Lokman, oğluna şöyle tavsiye etti: “Ey oğul! Üç kimse, üç durum dışında gerçek anlamda tanınamaz: Tahammüllü kimse öfke anında; şecaatli kimse savaş anında ve arkadaş ise senin ona muhtaç olduğun anda.”[1]

ed-Dürrü’l-Mansûr: Hanzelî’den naklettiğine göre Lokman, oğluna şöyle tavsiye etti: “Ey oğul! Biriyle kardeşlik yapmak istediğin vakit, ilk önce onu kızdır. İnsaflı olur senin hakkına riayet ederse onunla arkadaşlığı başlat, insaflı olmaz senin hakkına riayet etmezse ondan uzak dur.”[2]

* * *

Oturmaya Layık Olan Kimse

Şuabu’l-İman: Muaviye b. Murra’dan naklettiğine göre Lokman, oğluna şöyle tavsiye etti: Ey oğul! Allah’ın iyilik yapan kullarıyla hemnişin ol, zira onlarla hemnişin olman sayesinde hayra ulaşırsın ve ne hoş, Allah onların üzerine rahmet indirirse, o rahmet seni de kapsar.”[3]

el-İhtisâs: Evzaî’den naklettiğine göre Lokman, oğluna şöyle tavsiye etti: “Ey oğul! Mahrum kimselerle komşuluk yap; özellikle nasipsiz mahrum Müslüman [Allah’a teslim olmuş kul]larla.”[4]

el-İhvan: Hasan’dan[5] naklettiğine göre Lokman, oğluna şöyle tavsiye etti: “Ey oğul! takvayı ve salih arkadaşını kendi başına terk etme.”[6]

el-İhtisâs: Evzaî’den naklettiğine göre Lokman, oğluna şöyle tavsiye etti: “Ey oğul! Salih ve yararlı dosta ve salih yol arkadaşına sahip olmak yalnızlıktan daha iyidir.”[7]

Mahbûbu’l-Kulûb: Lokman, oğluna şöyle tavsiye etti: “Ey oğul! Hikmet ehlinin nezdinde hâkimane söz söyle ve Allah’ı yâd eden ilim ehli ile de hemnişin ol. Zira bu iş bilginin canlı tutulmasına ve kalbindeki alçakgönüllülük kapısının açılmasına neden olur.”[8]

Muhazaratu’l-Udeba: Lokman, oğluna şöyle tavsiye etti: “Ey oğul! Biriyle arkadaşlık yapmak istediğinde önce ona dikkat et. Eğer iyilikleri çok olursa onunla arkadaşlık yap. Şayet kötülükleri iyiliklerinden fazlaysa onunla arkadaşlık yapma.”[9]

Hazanetu’l-Hiyal: Lokman, oğluna şöyle tavsiye etti: “Ey oğul! O kimseyle arkadaşlık yap ki dünyaya aldanmamış, hesap günü geldiğinde ise pişman olmayacak kimselerden olsun.”[10]

* * *

Oturmaya Layık Olmayan Kimse

el-İkdu’l-Ferid: Lokman, oğluna şöyle tavsiye etti: “Ey oğul! Halkın kötülerinden Allah’a sığın ve iyilerinden ise, tedbir alıp sakın.”[11]

Arâisu’l-Mecâlis: Lokman, oğluna şöyle tavsiye etti: “Ey oğul! İyilik kurallarına uyan kimseler dışındakilere iyilik yapma. Koyunla kurdun arkadaşlık yapmaları mümkün olmayacağı gibi, iyiliksever kimseyle kötülük yapan kimsenin de arkadaşlık yapması mümkün değildir.”[12]

ez-Zühd: İbn Hanbel’in Muaviye b. Kurra’dan naklettiğine göre Lokman, oğluna şöyle tavsiye etti: “Ey oğul! Şerli kimselerle hemnişin olma. Zira onlarla hemnişin olmandan sana hiçbir yarar gelmez. Üstelik onların üzerine bela yağdırılacak olursa o bela seni de içine alır.”[13]

Hazanetu’l-Hiyal: Lokman, oğluna şöyle tavsiye etti: “Ey oğul! Kötülük yapan ve kötü konuşan bedbaht kimse konuşursa dili, susar ise de suskunluğu onu rezil eder. Yapacağı işin kötülüğü yapılan iyiliği telef eder. Muhtaç olmadığında nankör, muhtaç olduğunda ise ümitsiz olur. Hoşnut olduğunda hak tanımaz, üzüldüğünde ise inatçı olur. Ondan bir şey istenildiğinde cimrilik yapar, güldüğünde kahkahayla güler, birini cezalandıracak olursa zulüm yapar, birini azarladığında büyüklük taslar, birine yardım edecek olursa başa kakar, kendisine yapılan iyiliklere teşekkür etmez, sırrını ona söylersen sana ihanet edip sırrını ifşa eder, sen onun sırrını gizlediğin hâlde, seni sırrını ifşa etmekle suçlar ve senden aşağıda olursa sende kusur arar.”[14]

* * *

Kötü Arkadaştan Uzak Durmak

el-İhtisâs: Lokman, oğluna şöyle tavsiye etti: “Ey oğul! Sabırlı düşman, sefih dosttan daha iyidir.”[15]

es-Sadaketu ve’s-Sadig: Lokman, oğluna şöyle tavsiye etti: “Ey oğul! Her kim dürüst kimseyle arkadaş olursa güvende olur ve her kim de dürüst olmayan kimseyle arkadaşlık yaparsa emniyette olmaz.”[16]

el-İhtisâs: Evzaî’den naklettiğine göre Lokman, oğluna şöyle tavsiye etti: “Ey oğul! Müminlerin düşmanlığı, fasıkların dostluğundan daha iyidir.”[17]

el-İhtisâs: Evzaî’den naklettiğine göre Lokman, oğluna şöyle tavsiye etti: “Ey oğul! Fasık kimselerden uzak dur. Zira onlar köpek gibidirler. Eğer sende yiyecek bir şey bulurlarsa yerler, bulamadıklarında ise seni kınar ve rezil ederler. Onların kendi aralarındaki arkadaşlıkları da kalıcı değildir, anlıktır.”[18]

el-İhtisâs: Evzaî’den naklettiğine göre Lokman, oğluna şöyle tavsiye etti: “Ey oğul! Yalnızlık, kötü arkadaş edinmekten daha iyidir.”[19]

el-Kâfi: İbrahim b. Ebi’l-Bilad’ın naklettiğine göre Lokman, oğluna şöyle tavsiye etti: “Ey oğul! Her kim kötü mekânlara girerse töhmet altında kalır ve her kim de kötü biriyle yol arkadaşı olursa selamette olmaz.”[20]

el-İhtisâs: Evzaî’den naklettiğine göre Lokman, oğluna şöyle tavsiye etti: “Ey oğul! Ben nice taş ve demir taşıdım, fakat kötü yol arkadaşından daha ağırını bulamadım.”[21]

el-İhtisâs: Evzaî’den naklettiğine göre Lokman oğluna: “Ey oğul! Taşı ve demiri yerbe yer etmek, kötü yol arkadaşıyla geçinmekten daha kolaydır.”[22]

Arkadaşlık ve Hakları + Grafik
Arkadaşlık ve Hakları + Grafik
İçeriği Görüntüle

A’lâmu’d-Din: Lokman, oğluna şöyle tavsiye etti: “Ey oğul! Kötülerden ve sefihlerden uzak dur. Zira Allah onlara azap gönderecek olursa sen de o azaba uğrarsın, her ne kadar salih kimselerden olsan bile.”[23]

Rebîü’l-Ebrâr: Lokman, oğluna şöyle tavsiye etti: “Ey oğul! Kötü arkadaştan sakın. Zira o kılıç gibidir ki, güzelliği seni kendine hayran bırakır, fakat kılıcın tesiri çok kötü olur.”[24]

- - - - - - - - - - -


[1]- el-İhtisâs, s. 246. Bihâru’l-Envâr, c. 71, s. 427, h: 70.

[2]- ed-Dürrü’l-Mansûr, c. 6, s. 520.

[3]- Şuabu’l-İman, c. 6, s. 502, h: 9062. ed-Dürrü’l-Mansûr, c. 6, s. 518.

[4]- el-İhtisâs, s. 337. Bihâru’l-Envâr, c. 13, s. 428.

[5]- Burada adı geçen Hasan, Hz. Hasan (a.s) veya Hasan Basri’dir.

[6]- el-İhvan, s. 110, h: 25.

[7]- el-İhtisâs, s. 337. Bihâru’l-Envâr, c. 13, s. 428, h: 23.

[8]- Mahbûbu’l-Kulûb, c. 1, s. 204.

[9]- Muhazaratu’l-Udeba, c. 3, s. 10.

[10]- Hazanetu’l-Hiyal, s. 568.

[11]- İkdu’l-Ferid, c. 3, s. 152.

[12]- Arâisu’l-Mecâlis, s. 314.

[13]- İbn Hanbel, ez-Zühd, s. 131. ed-Dürrü’l-Mansûr, c. 6, s. 519.

[14]- Hazanetu’l-Hiyal, s. 567.

[15]- el-İhtisâs, s. 246. Bihâru’l-Envâr, c. 71, s. 426, h: 70.

[16]- es-Sadakatu ve’s-Sadik, s. 63.

[17]- el-İhtisâs, s. 338. Bihâru’l-Envâr, c. 13, s. 428, h: 23.

[18]- el-İhtisâs, s. 338. Bihâru’l-Envâr, c. 13, s. 428, h: 23.

[19]- el-İhtisâs, s. 337. Bihâru’l-Envâr, c. 13, s. 428, h: 23.

[20]- el-Kâfî, c. 2, s. 642, h: 9. Bihâru’l-Envâr, c. 13, s. 426, h: 20.

[21]- el-İhtisâs, s. 337. Bihâru’l-Envâr, c. 13, s. 428, h: 23.

[22]- el-İhtisâs, s. 337. Bihâru’l-Envâr, c. 13, s. 428, h: 23.

[23]- A’lâmu’d-Din, s. 272. Bihâru’l-Envâr, c. 74, s. 189, h: 18.

[24]- Rebîü’l-Ebrâr, c. 1, s. 40.