.
.
Ehlader Araştırma Bölümü
Peygamber Efendimiz (s.a.a.) şöyle buyurmuştur:
«تَفَأَّلُوا بِالْخَیْرِ تَجِدُوهُ»
“Hayra yorun, onu bulursunuz.”[1]
Bu söz, insanın karşılaştığı olayları nasıl değerlendirmesi gerektiğine dair önemli bir anlayışı ortaya koymaktadır. İnsan hayatında her olayın yalnızca görünen bir yüzü yoktur. Aynı olay farklı şekillerde yorumlanabilir. Bir insan bir olayda yalnızca olumsuzluğu görebilirken, başka bir insan aynı olayın içerisinde bir hayır, bir fırsat veya güzel bir sonuç görebilir.
Hz. Peygamber’in hayatında da olayları hayra yorma anlayışının çeşitli örneklerini görüyoruz.
* * *
Hudeybiye Antlaşması ve Süheyl b. Amr
Bunun en güzel örneklerinden biri Hudeybiye Antlaşması sırasında yaşanmıştır.
Müşriklerin temsilcilerinden biri Peygamber’in yanına geldi. Peygamber (s.a.a.) onun adını sordu. O: “Süheyl bin Amr.” dedi.
Peygamber (s.a.a.) ise onun ismindeki anlamdan hareketle: «سَهُلَ أَمْرُنَا» Buyurdu yani: “İşimiz kolaylaştı.”
Burada çok dikkat çekici bir durum vardır. Süheyl ismi, Arapçada kolaylık, yumuşaklık ve işin kolaylaşması anlamlarını çağrıştırmaktadır. Peygamber de karşılaştığı kişiyi ve onun ismini kötüye yormak yerine, bunu bir hayır işareti olarak değerlendirmiştir.
Olayın sonucunun henüz ne olacağı bilinmiyordu. Ancak Peygamber (s.a.a.) olayın içerisindeki olumlu ihtimali görmeyi tercih etti.
Bu bize şunu gösterir; hayra yormak, olayın sonucunu önceden kesin olarak bilmek değildir. Hayra yormak, belirsiz bir olay karşısında mümkün olan güzel anlamı tercih etmektir.
* * *
Kisrâ Perviz’in Toprak Göndermesi
Bunun bir başka örneği, Sasani Pers hükümdarı II. Kisrâ Hüsrev Perviz’e gönderilen mektupla ilgili anlatıda görülmektedir.
Peygamber (s.a.a.) onu İslam’a davet eden bir mektup gönderdi. Kisrâ Perviz mektuba olumlu karşılık vermedi; aksine mektubu parçaladı ve Peygamber’e bir avuç toprak gönderdi.
Şimdi aynı olaya iki farklı şekilde bakılabilir.
Kötümser bir insan bu olayı şöyle yorumlayabilir:
“Bize hakaret etti. Mektubumuzu parçaladı. Üstelik bize toprak gönderdi. Demek ki bize karşı büyük bir düşmanlık besliyor.”
Hatta daha da ileri giderek: “Başımıza toprak yağdıracak, bizi toprağa gömecek!” şeklinde düşünebilir.
Fakat Hz. Peygamber (s.a.a.) olayı bu şekilde yorumlamamıştır. Rivayette anlatıldığı üzere, gönderilen toprağı farklı bir anlamla değerlendirmiş ve İran topraklarının Müslümanların hâkimiyeti altına gireceğini ifade etmiştir.
Yani aynı olay karşısında iki farklı bakış ortaya çıkmaktadır:
Kötümser bakış:
“Bize toprak gönderdi; bu bir tehdit.”
Hayra yoran bakış:
“Bize toprağını gönderdi; bu topraklar bir gün Müslümanların hâkimiyetine girecek.”
Burada Fahr-i Kâinat Efendimizin (s.a.a.) yaptığı şey, olayın sadece dış görünüşüne bakmak değil, olayın gelecekte doğurabileceği hayırlı sonucu düşünmektir.
* * *
Bir Olay, Birden Fazla Yorum
Aslında insan hayatındaki pek çok olay böyledir.
Bir kişi işini kaybeder ve bunu şöyle yorumlayabilir:
“Hayatım mahvoldu. Artık hiçbir şey düzelmeyecek.”
Fakat başka bir insan aynı olaya şöyle bakabilir:
“Belki de bu, yıllardır yapmak istediğim başka bir işe başlamam için bir fırsattır.”
İlk yorum insanı çaresizliğe götürürken, ikinci yorum insana hareket alanı açar.
Ya da bir insan uzun zamandır beklediği bir şeyin gerçekleşmediğini görür.
Kötümser bakış:
“Demek ki benim için hiçbir şey iyi gitmeyecek.”
Hayra yoran bakış:
“Belki de bunun gerçekleşmemesi, daha hayırlı bir şeyin önünü açacaktır.”
Buradaki amaç, gerçekleri inkâr etmek değildir. İnsan yaşadığı sıkıntıyı yok saymak zorunda değildir. Fakat sıkıntının tek ve kaçınılmaz yorumunun kötü sonuç olduğu düşüncesine de teslim olmak zorunda değildir.
* * *
Hayra Yormak ile Gerçekleri Görmezden Gelmek Aynı Şey Değildir
Hayra yormak, insanın başına gelen her şeyi sorgusuzca güzel kabul etmesi anlamına gelmez.
Bir olay gerçekten zor olabilir.
Bir insan gerçekten haksızlığa uğrayabilir.
Bir plan gerçekten başarısız olabilir.
Bir ayrılık gerçekten acı verebilir.
Ancak bunların her birinde şu soru sorulabilir:
“Bu olayın içerisinde benim henüz göremediğim bir hayır olabilir mi?”
İşte hayra yorma düşüncesi burada önem kazanır.
Örneğin bir kapının yüzümüze kapanması, her zaman hayatın sona erdiği anlamına gelmez. Bazen insanın bütün dikkatini o kapıya verdiği için yanındaki başka kapıyı göremediği olur.
Bu nedenle: “Olmadı.” demek ile “Olmadı; acaba bunun arkasında nasıl bir hayır olabilir?” demek arasında büyük bir fark vardır.
* * *
İnsan Olaydan Çok, Olayın Yorumundan Etkilenir
İnsanı bazen yaşadığı olaydan daha fazla yoran şey, o olay hakkında yaptığı yorumdur.
Aynı yağmur altında iki insan yürüyebilir.
Biri: “Bugün bütün planlarım mahvoldu.” der.
Diğeri: “Belki de bugün biraz yavaşlamam gerekiyordu.” der.
Yağmur aynıdır. Değişen şey bakış açısıdır.
Bir insanın hayatında da benzer durumlar yaşanabilir. Başarısızlık, gecikme, kayıp, reddedilme veya beklenmedik bir gelişme ilk anda olumsuz görünebilir. Fakat insan, olayın bütün sonucunu henüz bilmiyor olabilir.
Bu yüzden hayra yormak, aslında bir anlamda:“Ben bu olayın sonunu henüz bilmiyorum.” diyebilmektir.
Ardından: “Öyleyse neden hemen en kötü ihtimali seçeyim?” sorusunu sormaktır.
* * *
Peygamber’in Hayra Yorma Yaklaşımı
Peygamber’in örneğinde dikkat çeken nokta budur.
Olayları yalnızca mevcut görüntüsüyle değerlendirmemiş; olayların içerisinde ortaya çıkabilecek hayır ihtimalini de görmüştür.
Süheyl’in gelişi karşısında: “Süheyl” → “kolaylık” anlamını öne çıkarmıştır.
Kisrâ’nın gönderdiği toprak karşısında ise: “Toprak” → “İran toprağına ulaşacak hâkimiyet” şeklinde olumlu bir anlam kurmuştur.
Bu yaklaşım insanın zihnindeki önemli bir prensibi ortaya koyar:
Bir olay hakkında yalnızca tek bir yorum yapmak zorunda değiliz.
Bir olay hakkında iki yorum yapılabilir. Beş yorum yapılabilir. Hatta on farklı yorum yapılabilir. Bunların bir kısmı kötü, bir kısmı iyi olabilir.
Mesele, insanın her zaman gerçekle bağlantısını koparmadan, hayra açılan ihtimali de görebilmesidir.
Nitekim manevi âlemi temsil eden rüyaları da hayra yormak salık verilmiştir bizlere.
Asıl mesele şudur:
“Şu anda kötü görünen şeyin bütün hikâyesini henüz bilmiyorum.”
İşte bu düşünce insanı umutsuzluğun içine kapanmaktan korur.
* * *
Sonuç
Peygamber’in (s.a.a.): “Hayra yorun, onu bulursunuz.” sözü, olaylara bakışımız açısından son derece güçlü bir mesaj taşımaktadır.
Hayra yormak, kötülüğü inkâr etmek değildir.
Hayra yormak, gerçeklerden kaçmak değildir.
Hayra yormak, her olayın mutlaka kolay olacağını düşünmek de değildir.
Hayra yormak; olumsuz bir olayın içerisinde bile henüz ortaya çıkmamış bir hayrın bulunabileceğine inanmak ve olayın en kötü yorumuna hemen teslim olmamaktır.
Çünkü insan çoğu zaman yalnızca olaylarla değil, olaylara verdiği anlamlarla yaşar.
Bu nedenle bir olay meydana geldiğinde kendimize şu soruyu sormak mümkündür:
“Ben bu olayı neden mutlaka kötüye yoruyorum? Acaba bunun başka bir açıklaması, başka bir sonucu ve benim henüz göremediğim bir hayrı olabilir mi?”
Belki de hayra yormanın özü tam olarak budur: Olayı değiştiremeyebiliriz; fakat olaya bakışımızı değiştirebiliriz.
Ve bazen insanın hayatındaki büyük değişimler, ilk bakışta bir kayıp, bir gecikme veya bir engel gibi görünen şeylerin içerisinden çıkar.
Peygamber’in (s.a.a.) örneği bize, hayrı yalnızca sonuç ortaya çıktıktan sonra görmek yerine, daha olayın başında hayır ihtimalini görebilmeyi öğretmektedir.
- - - - - - - - - - - -




