“..Onların üzerine her türlü kapıyı açtık…” En'am / 44

.

.

Ehlader Araştırma Bölümü

Ebubekir’in Cemaat İmamlığı Ebubekir’in Cemaat İmamlığı

وَلَوْ اَنَّ اَهْلَ الْقُرٰى اٰمَنُوا وَاتَّقَوْا لَفَتَحْنَا عَلَيْهِمْ بَرَكَاتٍ مِنَ السَّمَاءِ وَالْاَرْضِ وَلٰكِنْ كَذَّبُوا فَاَخَذْنَاهُمْ بِمَا كَانُوا يَكْسِبُونَ

“O ülkelerin halkı inansalar ve (günahtan) sakınsalardı, elbette onların üstüne gökten ve yerden nice bereket kapıları açardık, fakat yalanladılar, biz de ettikleri yüzünden onları yakalayıverdik.”  A’raf / 96

Kur’an’da iki grup için iki tür genişlikten bahsedilmiştir.

1- İyiler için beraberinde bereketin sunulduğu refah ve genişlik: “…Onların üzerine bereket kapılarını açardık…”

2- Kâfir ve hak etmeyenler için beraberinde bereketin sunulmadığı refah ve genişlik: “..Onların üzerine her türlü kapıyı açtık…” [1] Zira nice nimetler; geçici gaflete, gurura ve tuğyana sebep olmaktadır. Allah, kâfirlerin refah ve genişliğini mühlet ve ahitlerini doldurma vesilesi olarak karar kılmıştır.

Öyleyse her zahiri nimete gönül verilmemelidir. Çünkü bu nimetler; eğer müminler için olursa bereket sebebidir; kâfirler içinse, geçicidir ve ilahi kahır vesilesidir.

İmam Cafer Sadık (a.s) şöyle buyurdular:

“Kimi zaman kulun Allah’tan bir haceti ve isteği olur ve Allah onun dualarını kabul eder. Bir diğer hacetini elde edene kadar bu hep böyle devam eder. Ancak sonra kul bir günah işlediğinde hacetini elde edememesine neden olur.”[2]

Bu ayetin açık mısdaklarından biri de Hz. Mehdi’nin (a.s.) zuhur zamanıdır. Rivayetlerin işaret ettiğine göre; zuhur zamanının bereketi gökyüzü ve yeryüzünden saçılacak, dökülecektir. [3]

[1]     Enam, 44

[2]     Tefsir-u İsna Aşeri

[3]     Tefsir-u Nuru’l Sakaleyn

.