.
.
Amerika'nın Minab’daki okul bombardımanında 160’tan fazla masum çocuğun hayatını kaybetmesi, saldırıların sivil hedeflere yönelik olduğunu gösteren en acı örneklerden biri olarak kayıtlara geçti. Kullanılan bombalar nedeniyle şehitlerin yüzde 40’ının cesedi başlangıçta teşhis edilemedi.
.
İran Adli Tıp Kurumu Başkanı Abbas Mescidi, ülkeye karşı yürütülen son savaşta (Ramazan Savaşı) 3 bin 375 kişinin şehit olduğunu açıkladı. Mescidi, Minab kentindeki “Şecere-i Tayyibe” okulunun bombalanması sonucu 160’tan fazla çocuğun ABD ve İsrail rejimi tarafından katledildiğini belirterek, saldırılarda kullanılan bombalar nedeniyle şehitlerin yaklaşık yüzde 40’ının cesetlerinin başlangıçta teşhis edilemediğini söyledi.
Adli Tıp Kurumu Başkanı Abbas Mescidi, sözde “İmposed War” (Tahmil Edilen / Dayatılan Savaş) olarak adlandırılan çatışma döneminde kurumun faaliyetlerini detaylandırdı. Mescidi, bu dönemin hem zorluklarla hem de güzelliklerle dolu olduğunu ifade etti. İnkılap Lideri’nin şehadeti ve bazı komutanların kaybı, halkın yüreğini yakan en acı olaylar arasında sayıldı. Mescidi, bu dönemde masum sivillerin, çocukların, yaşlıların ve kamu binalarında görev yapan insanların şehit edildiğine tanıklık ettiklerini vurguladı.
Uluslararası insancıl hukuk uzmanları, bir okulun bombalanmasının ve yüzlerce çocuğun öldürülmesinin, Cenevre Sözleşmeleri’nin açık ihlali olduğunu belirtiyor. Saldırılarda kullanılan bomba ve füzelerin türü nedeniyle cesetlerin yüzde 40’ının teşhis edilememesi, bu silahların uluslararası hukukta yasaklanmış patlayıcılar içerebileceği yönünde soru işaretleri yaratıyor. Analistler, ABD ve İsrail’in sivil altyapıyı hedef alan bu tür saldırılarıyla, emperyalist savaş stratejilerinin en acımasız yüzünü gösterdiğini ifade ediyor. Öte yandan, Batılı askeri yetkililer ise daha önceki açıklamalarında, “Hedeflerin her zaman askeri noktalar olduğu, sivil kayıplarının istenmeyen yan etkiler olduğu” savunmasını yapmıştı.
Mescidi, adli tıp teşkilatının savaş boyunca gece gündüz aralıksız çalıştığını, düşmanın roket yağmuruna rağmen hiçbir personelin görevini terk etmediğini söyledi. Hatta bazı çalışanların evlerine gitmediğini ve şehit ailelerine hizmet için 24 saat görev yaptığını belirtti. Savaşın 50 günü boyunca halka yönelik hiçbir hizmetin aksamadığını vurgulayan Mescidi, kurumun savaş öncesinde kriz masası kurduğunu ve tüm illere tek tip hizmet sunumu için talimatlar gönderdiğini anlattı. Şehit teşhisine ilişkin bazı prosedürler sert olsa da, son 50 günde bu konuda herhangi bir sorun yaşanmadığını ekledi.
Yaşanan savaşın bir benzerini daha önce “12 Günlük Savaş” olarak bilinen Haziran 2025 çatışmalarında deneyimlediklerini hatırlatan Mescidi, o dönemde kazanılan tecrübeler sayesinde bu kez koordinasyonun daha başarılı yürütüldüğünü söyledi. Tahran’da farklı kurumlar arasında ortak bir durum odası oluşturulduğunu, iletişim sorunlarına rağmen illerle sanal toplantılar düzenlenerek bilgi alışverişinde bulunulduğunu belirtti. Ayrıca, kriz yaşayan illere destek için gerekli malzeme, ekipman ve insan kaynağının önceden temin edildiğini, öyle ki savaşa doğrudan dahil olmayan illerden bile destek ekipleri oluşturulduğunu ancak buna ihtiyaç duyulmadığını, çünkü mevcut uzman personelin tüm hizmeti sağladığını ifade etti.
* * *
Gazze'de şehit sayısı 72 bin 560'a yükseldi
İsrail ordusunun Ekim 2023'ten bu yana GazzeŞeridi'ne düzenlediği saldırılarda şehit olanların sayısı 72 bin 560'a ulaştı.
Katil İsrail, ateşkese rağmen Gazze Şeridi'ne saldırılarını sürdürüyor.
Gazze'deki Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, İsrail'in Ekim 2023'ten bu yana devam eden saldırılarında yaşanan can kayıplarına ilişkin son veriler paylaşıldı.
Gazze'de ateşkesin yürürlüğe girdiği 10 Ekim 2025'ten bu yana İsrail'in saldırılarında 784 kişinin öldürüldüğü, 2 bin 214 kişinin yaralandığı, enkaz altından ise 761 kişinin cansız bedenine ulaşıldığı ifade edildi.
İsrail'in Ekim 2023'ten bu yana Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda toplam can kaybının 72 bin 560'a, yaralı sayısının da 172 bin 317'ye yükseldiği bildirildi.
Gazze Şeridi'nde enkaz altında hala binlerce cenazenin bulunduğu belirtiliyor.




