.
.

Bismillahirrahmanirrahim

Ehl-i Beyt Mektebi’nin ilim havzaları ve âlimleri asırlardır, Ehl-i Beyt'in sireti ve öğretileri doğrultusunda hiçbir zaman diliminde, malî sıkıntılara ve baskılara rağmen yaşadıkları yerlerde hiçbir resmî hâkimiyete ve iktidâra bağlanmamış ve hükümetlerin sunduğu çeşitli maddî imkânlardan asla yararlanmamış, onların idareleri altına girmeyip, daima bağımsızlıklarını korumuşlardır.

Ülkemizde de şu ana kadar mektebimizin âlimleri, sahip oldukları temiz geçmişleri, ülkemize hâkim olan özgürlük ve toplumsal barış ve gösterilen hoşgörü nedeni ile her zaman bu temel prensibe bağlı kalmayı başarabilmişlerdir. Böylece Şiî/Caferî vatandaşlarımız ve cami cemaatlerimiz, kendi imkânlarıyla, yardımlarıyla ve özveriyle hem camilerimizi ayakta tutmuş hem de âlimlerinin geçimlerini sağlamışlardır. Şiî/Caferî halkın camilere, ibadethanelere ve o merkezlerde fedakârlığı esas alarak hizmet eden âlimlere her zaman destek olmuş ve tüm imkânları ile fedakârlık yapmış ve camilerin yönetiminden sorumlu olan dernek yöneticileri de ellerinden gelen tüm fedakârlığı yaparak inancımızı yaşatmakta öncü olmuşlardır.

Dolayısıyla devlete yük olmadıkları gibi kendi inançlarını inandıkları şekilde ve taviz vermeden yaşamaya ve yaşatmaya çalışmışlardır.

Elbette camiamıza ait camiler, cami dernekleri, vakıflar, Kur’an kursları, kültür merkezleri ve diğer sivil toplum kuruluşları, devletin ilgili kurumları tarafından denetlenmekte ve faaliyetlerini yasal ve şeffaf bir şekilde yürütmektedirler.

Ehlader'den Trump’ın Tehditlerine Yanıt
Ehlader'den Trump’ın Tehditlerine Yanıt
İçeriği Görüntüle

Biz yukarıda açıkladığımız mezhebî teamül ve prensiplerimiz gereği âlimlerimizin ve camilerimizin diyanete bağlanmasına karşı olduğumuz gibi herhangi bir devlet kurumuna veya son zamanlarda dillendirilen Kültür Bakanlığı'na bağlanıp maaşlı memur veya işçi hâline getirilmelerine de karşı olup bunu doğru bulmuyoruz; zira iktidarların ve hükümetlerin değişmesiyle tutumlar da değişebilir.

Hatta bazı açılardan bunun daha mantıksız bir düşünce olduğu kanaatindeyiz. Zira Şiîlik/Caferîlik bir kültür değil, Öz Muhammedî İslam'dan ve Ehl-i Beyt öğretilerinden beslenen bir mezhep ve mekteptir.

Elbette bu camiaya mensup vatandaşların devlete ödediği ve şu ana kadar esirgenen vergilerden hak ettikleri payın kendilerine adil bir şekilde verilmesi isteniyorsa şayet, bunun için en uygun konuşma ve sonuçlandırma zemini, camiamızın yetkili kurumları, kuruluşları ve temsilcileri, kanaat önderleri, milletvekilleri kanalıyla ortak ve kapsamlı bir akıl oluşması, konuşulup karara bağlanmasıdır. Bunlar yapılırken de anayasal zeminde gerçekleştirilip kararname ve yönetmelikleri rötuşlayarak geçiştirilmemelidir.

Hatta âlimlerin memurlaştırılması şekliyle gündeme gelen düşünce, bize göre samimiyet ve gerçeklikten uzak ve soru işaretleri ile dolu bir tutum ve davranıştır. Ayrıca bu hâliyle gündeme gelmesi camia içinde ihtilaflara sebep olup onarılmaz sorunları da beraberinde getirmesinden derin kaygı duymaktayız.

Eğer birileri her şeye rağmen illa da maaşlı memur olma hevesine kapılmışlarsa, bu onların kişisel meseleleridir, sevabı da vebali de kendilerini ilgilendirir; Şia camiası veya bu camianın âlimleri adına bunu yapmaya kalkışması, hiçbir kurum ya da kişinin tekelinde değildir. Bu camianın hem sivil toplum kuruluşlarının hem de âlimlerinin kahir çoğunluğu böyle bir düşünce ve eyleme karşı olduğunu açık ve net bir dille kamuoyuna ve devletimizin yetkililerine ilan etmektedir.

Eğer bir bütçe ayrılacaksa bu, âlimlerden oluşan ve tüm kurumları temsil edecek bir heyet eliyle ve cami ve ibadethanelerin yapımı ve yaşatılması, camilerin ve ibadethanelerin onarım, elektrik ve su gibi giderleri için kullanılması ve denetlenmesi, ancak camilerde ve ibadethanelerde görev yapacak âlimlerin cemaat tarafından belirlenmesi ve geçiminin cami cemaati tarafından temin edilmesi şeklinde olmalıdır.

Ülkemizin, herkesin inançlarını özgürce yaşadığı, herkesin birinci sınıf vatandaş olarak görüldüğü, adil bir gelir dağılımının gerçekleştiği ve hakların anayasal teminat altına alındığı bir ülke hâline gelmesi ve bütün vatan evlatları arasında daima dostluk ve kardeşliğin hâkim olması en büyük arzu ve dileğimizdir.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

18/02/2026

Ehlibeyt Âlimleri Derneği

İstanbul

Ehlader HABER