.
.
Alevi Âlimler Birliği: Memurluk Kadrosunu Kabul Etmiyoruz!
Aleviliğin, tarihin zorlu sürecinden geçerek bu günlere kadar gelmesindeki en önemli faktörlerden birisi, hiçbir otoritenin himayesine girmeden bağımsız hareket etmesi olmuştur. Çünkü bir otoritenin himayesine girmek, bağımsızlık olgusunu ellerinden alacağı için özgürlük ve hürriyet ruhunu da yok edecektir. Özgürlük ve hürriyet ruhunu kaybetmiş bir inanç sistemi ise yok olmaya mahkûmdur.
Özgürlük, hürriyet ve bağımsızlık bedendeki ruh misalidir. Nasıl ki Ruh bedenden çıkınca insan ceset haline geliyorsa, bir inançtan da özgürlük ve bağımsızlık çıkınca o inanç ölü hale gelir; zahiren kalsa da batında ruhsuz ve ölü bir inanç olur.
İnançlar ölür mü? Ölür. İmam Hüseyin (a.s) Yezit başa geçince bu gerçeği şöyle ifade etmiştir:
“Yezit gibi bir yönetici iş başına gelmişse, İslam Yezit gibi bir yöneticiye müptela olmuşsa, artık İslam’a veda etmek gerekir.”
Anadolu’da yaşayan Aleviler, o kadar baskılara, entrikalara ve oyunlara rağmen bu günlere kadar nasıl gelebildiler? Bu sorunun cevabı, özgür bir ruha sahip olmaktır. Aleviler, her şeye rağmen özgür ve hür bir ruha sahiptirler. Tarih boyunca varlıklarını sürdürmek için hiçbir güce ve otoriteye yaslanmamışlardır.
O yüzden Alevilik inancının, Alevi Âlimleri veya Dedelerine memurluk kadrosu altında bir otoriteye, bir güce bağlanmasını ve yaslanmasını kabul etmiyoruz. Alevilik kendi iç dinamikleri ile bu yolu bu günlere nasıl getirdiyse bundan sonra da öyle devam ettirecektir.
Özgür kalanlara, özgür ruhlara selam olsun…
Alevi Âlimler Birliği
Şubat / 2026
Ehlader HABER





