Ey iman edenler Cuma günü namaza çağırıldığı zaman hemen Allah’ı anmaya koşun ve alışverişi bırakın.

.
.

Ehlader Araştırma Bölümü

Şehid-i Sani (r.a) şöyle buyurmuştur:

Cuma namazı Cuma gününün büyüklüğünü anlatmak için, bu bayramın yüceliğini bildirmek için farz kılınmıştır. Yüce Allah bu nimeti İslam ümmetine özgü kılmış ve bu zaman dilimini kullarının faydalanması için değerli bir zaman dilimi saymıştır. Bu zaman dilimini kendisine yakınlık kazanmak isteyenler için bir fırsat ve cehennem ateşinden kurtulmak isteyenler için bir çıkış yolu kılmıştır.

İnsanları bu günde ihsanda bulunmak yününde teşvik etmiş ve bu günü bir hafta boyunca kaçırmış oldukları fırsatların telafisi için bir fırsat kılmıştır. Bu günde yapılabilen en değerli ibadeti ise Cuma namazı olarak belirlemiş ve bu namazın önemini anlatmak için Kur’ânda yalnızca bu namazı adıyla anmıştır. Yüce Allah Kur’ân-ı Kerim’de şöyle buyurmuştur:

“Ey iman edenler Cuma günü namaza çağırıldığı zaman hemen Allah’ı anmaya koşun ve alışverişi bırakın. Eğer bilmiş olsanız, elbette bu, sizin için daha hayırlıdır.”[1]

En Büyük Günah: Ümitsizlik En Büyük Günah: Ümitsizlik

Bu ayeti kerimede birçok önemli konu açıklanmıştır ve ancak manevi nasibi bol olanlar bu ayette vurgulanmak istenen konulardan gerekli payı alabilirler.

Ayet-i kerimede değinilen önemli konulardan birisi namaz kavramının “zikr” ifadesiyle anlatılmasıdır. Bu ifadenin kullanılmasındaki en önemli husus, aslında namazın Allah’ı yâd etmek için ve yüceliğini unutmamak için farz kılındığını anlatmaktadır. Namazın insanı günahlardan alıkoyması yönü de bu özelliği sebebiyledir. Ancak bunun tam anlamıyla gerçekleşmesi kişinin tam anlamıyla Allah’a yönelmesiyle yani zikr-i ekber’e ulaşmasıyla mümkün olabilir. Dolayısıyla müminler bu namazı daha çok önemsemelidirler ve bu günde, büyük bir insanın veya yöneticinin yanına gittikleri zamanki gibi temizlik, iyi giyinmek, saç-sakal kısaltmak ve benzeri ön hazırlıkları yaptıktan sonra temiz bir kalple Cuma namazında Allah’ın huzuruna çıkmaya koşmalıdırlar.

Bu ön hazırlıkları yalnızca dünyevi yararlarını düşünerek yapma. Zira bu durumda bütün emeğin sonuçsuz kalacaktır ve pişmanlıktan başka sana bir sonuç sağlamayacaktır. Yapabildiğince bu işleri Allah’a yakınlık kazanmak niyetiyle yapmaya çalış ve bu vesileyle sonsuza kadar sana eşlik edecek olan uhrevi hazzını olabildiğince artırmaya çalış.

[1]     Cuma, 9.