.
.

Hizbullah Direniş Hareketi'nin lider Seyyid Hasan Nasrallah, Aksa Tufanı Operasyonu başladığından beri ilk kez kameralar karşısına geçti.

Seyyid Nasrallah, Al-i İmrân Suresi'ndeki "Allah yolunda öldürülenleri ölülerden sanmayın" ayetine değinerek Hizbullah ve Filistin Direnişi'nin şehit ailelerini tebrik etti.

Hizbullah Lideri, “Dünya çapında direnişimize destek olan herkese, tüm halklara selam gönderiyoruz. Özellikle selamlarımızı Iraklı ve Yemenli güçlere sunmamız gerekmektedir” diyerek, "Binlerce Filistinli esir, İsrail hapishanelerinde hastalık içerisindedir ve hiç kimse bu konuda İsrail'e karşı gelmemekte. İsrail'deki sağcı hükümet bu durumu daha da zorlaştırmıştır” açıklamasında bulundu.

Aksa Tufanı operasyonundan sonra neler yaptığımızı anlatayım;

57 şehit verdik. Operasyon başlayınca düşman, sınırda kuvvetlerini tutmak ve artırmak zorunda kaldı. Lübnan cephesi, Gazze'nin yükünü azalmak istedi ve biz Siyonist güçleri kendi yönümüze çekip Gazze'nin yükünü azalttık. Bazıları maceraperestlik yaptığımızı söyleyebilir ama bu hesaplı kitaplı bir işti.

Düşman, füze kuvvetlerini ve demir kubbelerinin yarıdan fazlasını Lübnan'a çevirmek ve kuvvetlerinin üçte birini Lübnan'a yönlendirmek zorunda kaldı. Bunlar önemli gelişmelerdir. Onların yerleşkeleri boşaldı, mali olarak baskı altına girdiler.

En önemli konu, bizim bu sınır şeridinde yaptığımız operasyonun Siyonist rejimi bu cephenin gerçek bir savaşa dönüşeceği korkusu ve endişesine düşürmesidir. 7 Ekimden beri batı ülkelerinden ve hatta Arap ülkelerinden mesaj alıyoruz.

Düşman Lübnan karşında dikkatli davranmalıdır. Geçmişte İsrail'in bir tankına bir şey olsa kıyameti koparırdı ama şimdi yaşanan bunca gelişmeye rağmen beklemek zorunda. 

Bizim bu operasyondaki varlığımız düşmanı korkutuyor.

Onların savunma bakanı, Lübnan'la da savaşalım dedi, ama eğer Lübnan'a saldırırsa ya da herhangi bir eylemde bulunursa tarihteki en büyük ahmaklığını yapacaktır.

Bizi korkutmak istiyorlar, biz bunların vahşiliğine alışkınız ama Gazze'deki bu sahneler bizim irademizi daha da artırıyor. Biz bu operasyonda düşmana maddi ve manevi zarar yaşattık. Biz bu savaşta Gazze'nin yükünü azaltmaya çalışıyoruz.

Dünya, İsrail'e hesap sormuyordu

Seyyid Nasrallah sözlerini şöyle sürdürdü:

"Batı Şeria'da her gün ölümler yaşanmaktaydı ve dünya buna karşı hiçbir şekilde harekete geçmemekteydi. Birleşmiş Milletler (BM), Arap Birliği ve Avrupa Birliği (AB) bunun hesabını sormuyordu. Gaspçı işgalci rejimi titreten bir olayın meydana gelmesi gerekiyordu. Londra'daki İsrail destekçilerini titretecek seviyede bir olay gerekiyordu. Dolayısıyla 7 Ekim'de Aksa Tufanı gerçekleşti."

Hizbullah Lideri bu geniş kapsamlı operasyonun kararı ve uygulanmasının yüzde yüz Filistinlilerin kararı olduğuna değinerek, “Operasyonun gizlilik içerisinde gerçekleşmesi bir şarttı ve hepimiz buna destek verdik” açıklamasında bulundu.

Seyyid Nasrallah, İran’ın İmam Humeynî döneminden Ayetullah Hamaneî dönemine kadar direniş hareketlerine destek verdiğini ve asla baskı yapmadan direnişi kendi kararına bıraktığını ifade etti.

Siyonist İsrail'de deprem meydana gelmiştir

Seyyid Nasrallah açıklamalarını şu şekilde sürdürdü:

“Aksa Tufanı Operasyonu, güvenlik, askeri, psikolojik bir deprem meydana getirmiştir. Bunun işgal rejimine etkisi yarın da var olacaktır. Düşman hükümeti bu operasyonunun tarihi eserlerini değiştirmeyi başaramayacaktır. Bu operasyon İsrail'in örümcek ağından daha zayıf olduğunu gösterdi. İsrail medyasında okudum, Siyonistler bile bu sözüme inanmaktadır. İşgalci İsrail medyası bile bunu yazmaktadır.”

Seyyid Nasrallah, “ABD, bu operasyonla katil İsrail'in zayıflığını görmüş oldu. Nerede büyük dediğiniz İsrail ordusu? İsrail, ABD ve Avrupa'dan 10 milyon dolar talep etti. Bu mu güçlü devlet?” açıklamasında bulunarak, “Aksa Tufanı ne yaptı bu İsrail'e ki dünyanın dört bir yanından devlet başkanları, bakanlar ve generaller İsrail'e geldi?” sorusunu sordu.

Seyyid Nasrallah, bu başarının Filistin halkının, bölge ülke ve halklarının kaderiyle ilgili olduğuna vurgu yaparak, “Bu, Aksa Tufanı Operasyonu ile ortaya çıktı ve burada başka bir seçenek yoktur. Ölümü mü bekleyeceğiz? Mescidi Aksa'nın yok oluşunu mu bekleyeceğiz?” diye sordu.

Kan Bağış Kampanyasına Davet Kan Bağış Kampanyasına Davet

İsrail gerçekçi olmayan hedefler belirliyor

Hizbullah Lideri katil İsrail'in en önemli hatalarından birinin gerçekleştirmesi mümkün olması hedefler belirlemesi olduğuna değinerek şu açıklamalarda bulundu:

"Mesela Hamas'ın tümünü bitirme hedefi gerçekçi değildir. Sonra Hamas'ın elindeki Siyonist esirlere bakıp söylemlerini değiştiriyorlar. Filistinliler müzakere olmaksızın ellerindeki esirleri verirler mi? İsrail bunu bilmiyor mu?

Hizbullah Lideri Lübnan'daki 2006 savaşında binlerce kişi şehit olduğuna değinerek, “Mücahitler sabretti ve sonucunda İsrail kaybetti. Bugün İsrail'in yaptıkları onun gerçek yüzünü ortaya çıkarmaktadır. İsrail, çoğunluğu kadın ve çocuk olan kimseleri bombalamaktadır.” dedi.

Hizbullah Lideri, “Direnişçi ilerleyerek tankın üstüne bomba yerleştiriyor. İsrail ordusu böyle bir direniş ordusuyla nasıl savaşacak? “ diye sordu.

Seyyid Nasrallah, ABD Başkanı Biden’ın işgalci Netanyahu’ya söylediğini iddia ettiği 'Onlara uluslararası hukuka uygun olarak savaşmasını söyledim' sözünü yalanlayarak, “Hayır, yalan söylüyor, ikiyüzlülük yapıyor. Onlar Hamas'ın çocuk başı kestiğini söyleyerek İsrail'in binlerce çocuğu katletmesine göz yumuyor” dedi.

Seyyid Nasrallah, "Amerika Gazze'de yaşanan katliamlardan tamamiyle sorumludur. ABD, BMGK'da katil İsrail'in kınanmasını engelleyen ülkedir. ABD, büyük İmam Humeynî'nin dediği gibi büyük şeytanlık yapmaktadır. ABD bu katliamların hesabını vermelidir." dedi.

Hizbullah Direniş Hareketi Lideri, Irak ve Yemen direnişlerinin operasyonlarını tebrik ederek, ”Bu hikmetlice, isabetli ve doğru bir karardır” dedi.

Bu savaş vahşi ve barbarlığa karşı insanlığın savaşıdır.

Seyyid Nasrallah açıklamalarını şu şekilde sürdürdü:

"Uluslararası kamuoyu her geçen gün ters yüz olmaktadır. Dünya kameraları önünde kadın ve bebeklerin bedenleri parçalanmaktadır. Bu savaş vahşi ve barbarlığa karşı insanlığın savaşıdır. Gazze ve direnişçiler insanlık adına savaşmaktadır. Kim savaşa girerse bu insanlığın gerekliliğindendir. Susan herkes kendi insanlığını sorgulamalıdır. Susanlar dinine bakmalıdır ve şeref ile onuruna bakmalıdır."

Seyyid Nasrallah bu savaştan sonrası kesinlikle öncesi gibi olmayacağını ifade ederek, “Burada iki görev vardır. Birincisi, Gazze’ye yönelik saldırının durmasıdır. İkincisi ise, Gazze'deki direnişin özellikle Hamas'ın zafer kazanmasıdır” dedi

"Gazze kazanırsa İran kazanacak'" gibi söylemlerin dezorformasyondan ibaret olduğuna değinen Nasrallah, “Gazze kazanırsa bu Filistin'in, bölge halklarının ve komşu ülkelerinin zaferidir. Gazze'nin zaferi Mısır'ın, Ürdün'ün, Suriye'nin ve özellikle Lübnan'ın ulusal zaferidir” açıklamasında bulundu.

Seyyid Nasrallah, “Düşman, Gazze'deki çocukların kanları ve cesetleri üzerinden, Gazze'de yıkılan mescid ve kilise enkazları üzerinden kabadayılık taslamaktadır” açıklamasında bulunarak, “Arap ve İslam devletleri İsrail'i kınamayla yetinmemelidir. Büyükelçiliklerinizi çekin, gıda ve petrol göndermeyin, sizden ikinci hedef için rol almanızı beklemiyoruz. Sadece Gazze'deki katliamı durdurun” dedi.

22 Arap ülkesinin bir tanesinin bile Gazze'deki yaralıları çıkaramadığına değinen Nasrallah, “Acizlik bu noktaya mı geldi? Füze ve asker göndermiyorsunuz peki Refah Sınır Kapısı'nı açmaya gücünüz yetmiyor mu?” diye sordu.

Biz savaşa zaten girdik

Seyyid Hasan Nasrallah;

“Bazıları 'Seyyid savaş ilan edecek' diyorlar. Biz savaşa zaten girdik! Biz 8 Ekim'de savaşa girdik”

açıklamasında bulunarak, “Hizbullah tarafından 8 Ekim'den bugüne kadar Temmuz Savaşı'nda (2006 savaşı) bile olmayan operasyonlar yapıldı. Askeri araç ve tanklar hedef alındı. Savaşın içerisinde olanlar bunun farkındalar” ifadesinde bulundu.

Hizbullah'ın operasyonları sayesinde düşmanın Filistin'in kuzeyinde kalmasını sağlandığına değinen Nasrallah. “Biz, düşman güçlerinin tüm gücüyle Gazze'ye ilerlememesi için yerine kendimizi ortaya koyduk. Hizbullah, İsrail ordusunun 3'te birini Lübnan sınırında kalmasını sağladı. Bununla birlikle İsrail ordusunun deniz gücünün yarısı ile patriot bataryalarının yarısı Hizbullah'a odaklanmış oldu. Biz burada caydırıcılıktan bahsediyoruz. Katil İsrail'in gerçek korkusundan bahsediyoruz” dedi.

Hizbullah Direniş Hareketi Lideri açıklamalarını şu şekilde sürdürdü:

“İsrail'in tanklarını vuruyoruz. Bu önceden olsaydı İsrail buna tahammül edemezdi. Ama bugün tahammül ediyor. İsrail, saldırılarımızdan korkmaktadır. Biz buradan, düşmanın Lübnan'a saldırması durumunda tarihinin en büyük hatasını yapmış olacağı mesajını veriyoruz. Gazze'deki manzaralar bizi daha kanaatli ve imanlı olmaya, savaşmaya, direnmeye ve daha da kararlı olmayı sağlamaktadır.”

Seyyid Nasrallah, “Tüm dünya bilsin ki Gazze'deki baskıyı azaltmak için mücadele vermekteyiz. Bize, 'ABD gemileri ve uçakları sizin için geldi' tehditlerinde bulunuldu. Lübnan cephesi, Gazze’ye destek cephesidir. Bu cephe büyüyecek ve daha da gelişecektir. Onlar bir sivil katlederse biz de bir Siyonisti etkisiz hale getireceğiz. Lübnan cephesinde tüm ihtimaller masadadır ve açıktır. Her an o seçeneklerden birine gidebiliriz. Hepimiz her ihtimale hazır olmalıyız.” açıklamasında bulundu.

Donanmalarınız bizi asla korkutmamaktadır

ABD’ye seslenen Hizbullah Lideri, “Tehditleriniz ne bize ne direniş ülkelerine ne de direniş ülkelerini geri çekmeyecektir. ABD, İran'ı da bombalamayı istemektedir. Sizin Akdeniz'deki donanmalarınız bizi asla korkutmamaktadır. Sizin donanma ve gemileriniz bizi katletmekle tehdit ediyor ama biz de o gemilere karşılık birçok şey hazırladık! Ey Amerikalılar, Afganistan'dan nasıl çekildiğinizi hatırlayın. Ey Amerikalılar, sizi Lübnan'da yenenler halen yaşamaktadır!” dedi.

Mazlumları savunan direnişçileri tehdit etmenin bir çözüm olmadığına değinen Nasrallah, “Çözüm İsrail'in saldırısın durdurmaktır. Ey Amerikalılar, bu saldırıyı durdurabilirsiniz çünkü bu sizin savaşınızdır! İyi bilmektesiniz ki, büyük bir savaş çıkarsa en büyük zararı ve kaybı verecek olan siz olacaksınız. Gemi ve donanmalarınız sizlere bir fayda vermeyecektir!” dedi.

Filistinlilerin bu sabrı onları zafere ulaştıracaktır. Enkaz altından çıkıyor ve canımız malımız Kudüs’e Aksa’ya feda olsun diyorlar ve bu düşmanın yoksun olduğu bir şeydir. Siz evimiz canımız İsrail'e feda olsun diyen biri duydunuz mu?

Allah’ın müminlere zaferi vaadetmiştir ve Allah’ın vaadi haktır.

Yakında büyük bir direnişin gerçekleşeceğini vurgulayan Nasrallah, "Yüce Allah, sabırla savaşan mücahitleri zaferle müjdelemiştir. Biz şehitlerimizle gurur duyuyoruz ve yakında Gazze direnişinin zaferiyle bir araya geleceğiz!” açıklamasında bulunarak konuşmasını sonlandırdı.

Seyyid Hasan Nasrallah konuşmasını yaparken arka plandaki ayet-i kerime:

"وَيَنْصُرْكُمْ عَلَيْهِمْ وَيَشْفِ صُدُورَ قَوْمٍ مُؤْمِن۪ينَۙ"

"Onlarla savaşın ki, Allah sizin ellerinizle onları cezalandırsın; onları rezil etsin; sizi onlara galip kılsın ve mümin toplumun kalplerini ferahlatsın."

Tevbe/14

Ehlader HABER

Editör: Hasan Bedel