.
.

İran ve İsrail-ABD Savaşında İki Taraf Var!

Bir tarafta Kur’an’ın tabiri ile inananların en şiddetli düşmanı siyonist İsrail (Maide, 82) ile dünyanın başının belası, zulme doymayan şeytan Amerika diğer tarafta ise bunlara füzeatarken halkı sokaklarda ‘Allahu Ekber’ diye tekbir getiren Müslüman İran...

Mikrofonların arkasına geçince Müslümanlara din, iman, adalet, ahlak dersi veren sözde bazı din adamları çıkmış utanmadan, sıkılmadan, Müslümanların aklı ile dalga geçercesine diyorlar ki: “Bir Müslüman olarak ABD–İsrail ve İran arasındaki savaşta taraf olmak zorunda değilim” değiliz.

Bu nasıl bir anlayış!

Şimdi soruyorum:

Bizim ülkemizin insanları (haşa) geri zekâlı mı?

Müslüman İran’a füze atan ABD ile İsrail köşeye sıkışmışken, “Ben taraf değilim, biz taraf değiliz” demek ne demek biliyor musunuz?

İran Şii olduğu için biz İran rejimini sevmek zorunda değiliz. Tasvip etmek zorunda hiç değiliz.

Ancak bu mezhepçi anlayışın anlamadığı şey meselenin Şii meselesi olmadığıdır.

Mesele sıranın kime geleceği.

Bugün Müslüman komşunun düşmanı gelip senin evinin balkonundan Müslüman komşuna ateş ediyorsa ve buna sen izin veriyorsan yarın sıra sana da gelir elbet.

Bölgemizde, yanı başımızda bir ülke düştüğünde “oh bize ne” diyenler, yarın kapısına dayandığında “nasıl oldu” diye bağırır.

Bu savaş İran’la ABD-İsrail arasında bir savaştır diye düşünenler ya saftır ya da rol yaparak kendisini maskesi ile saklamaya çalışan mezhepçi bir bağnazdır.

Bu günkü savaş siyonizm ile Yeşil sancak savaşıdır. Gün saf belirleme günüdür. Gün ayağa kalkma günüdür. Ya zalime demir yumruk olan, İsrail'e hezimetler tattıran İslami İran'ın yanında tavır alır yeşil sancağın ensarından olursun ya da yeşil dolarların akımına kapılır Kuran'da lanetlenen ve zillet damgası yiyenlerin safında olursun.

Emperyalizme, siyonizme karşı savaş karşısında “tarafsızım” diyen, tarafsız değildir. Sadece tarafını içinde saklayan ve söylemeye cesareti olmayan Müslüman görünümlü bir münafıktır. Yalnız şu gerçeği unutmamak gerekir ki tarih tarafsız olanları ezerek ilerler.

Kerbela olayında da Müslümanım diyenler üçe ayrıldı:

1-Kalbiyle veya vücuduyla Yezitten taraf olanlar.

2-Kalbiyle veya vücuduyla İmam Hüseyin'den taraf olanlar.

3-Tarafsız olanlar

Bir Müslüman olarak bu savaşta taraf olmak zorunda değilim diyen sarıklılar, sakallılar, sözde hocalar sizin Peygamber evladı İmam Hüseyin Kerbela’da Yezide karşı savaşırken tarafsız olup İmam Hüseyni yalnız bırakanlardan bir farkınız var mı?

Bakın İspanyol bir bayan vekil İran'ın bombalanmasına isyan ediyor, Trump için çağın Hitler'i diyor.

Ama sözde bazı Türk din adamları "Bu savaşta taraf tutmak zorunda değiliz diyor!”

Bir zulme karşı çıkmak için illa da Müslüman olmak gerekmez; insan olmak yeterli.

Meramımızı Allah'u Teâla’nın şu ayeti ile noktalayalım: "Andolsun, insanlar içinde, inananlara en şiddetli düşman olarak Yahudileri ve müşrikleri bulursun.” (Maide, 82)

Bre mezhepçi yobazlar, bre bağnazlar, bre harici kafalı tekfirciler ne zaman inanıyoruz dediğiniz Kuran'a göre tavır sergileyeceksiniz...

Selam ve dua ile