.
.
Iğdır Ehlibeyt Alimleri'nden Rehber İçin Taziye Mesajı
Iğdır Ehlibeyt Âlimleri Derneği’nin öncülüğünde Iğdır’da bir araya gelen müminler Ayetullah Seyyid Ali Hamanei’nin şehadeti için taziyelerini sunduktan sonra terörist Amerika ve İsrail’i tel'in ettiler.
Ehl-i Beyt Âlimleri Derneği Onursal Başkanı Ş. Veli Beder yaptığı açılış konuşmasında katılımcılara bugün bu meydanda bir araya gelmelerinin nedenleri hakkında bilgi verdi.
Ehl-i Beyt âlimi Cafer Yücel, şehadet şerbeti içen aziz Rehberimiz ve şehitler için Kur'an okudu. Daha sonra Ehl-i Beyt Âlimleri Dernek Başkanı Ş. Kurban Ulusöz kısa bir konuşma yaparak Aziz Rehberin şahsiyeti ve şehadetine değindi.
Katılımın yüksek olduğu programda önemli bir basın açıklaması da yapıldı. Daha sonra müminlerin düzenlediği matem etkinliğinden ardından program sona erdi.
Iğdır Ehlibeyt Âlimleri Derneği’nin Basın Açıklaması aşağıdaki gibidir;
* * *
Değerli Halkımız!
Kıymetli Basın Mensupları!
İslam dünyasının en önemli şahsiyeti olan Seyyid Ali Hamaneî Ağa'nın şehadeti münasebetiyle bulunduğumuz bu yerden size seslenirken bilinmesini isteriz ki; onurluyuz, başımız diktir.
Haklı bir mücadelenin bayrağını yere düşürmeyen Şehid Seyyid Ali Hamaneî Ağa'ya yas tutarken, pâk İslam sancağını devralan iradenin sağlam ve cesur bir şekilde düşman karşısındaki mücadelesini de selamlıyoruz buradan.
Dünyanın Mazlumlarının Zalimleri karşısında mutlaka zafer kazanacağına inanıyoruz. Bu yaslı günümüz, yolumuzun sonunda zaferler müjdeliyor aslında. Buna inancımız tamdır..
Rabbimize hamdolsun.
Önderlerimiz teslim olmuyor bizim. Önderlerimiz kimlik kaybına uğramıyor. Önderlerimiz düşman karşısında diz çöküp bize zillet yaşatmıyor. Kerbelaî yolda izzetleyiz..
Kerbelâ'dan bugüne bize önderlik eden bu mektebin öncüleri hep iftiharımız oldular. En son Seyyid Ali Hamanei Ağa da düşman karşısında en ufak taviz vermeden ceddi Huseyn gibi haysiyetle ayrıldı bu dünyadan. Biz ondan razıydık, rabbim de razı olsun inşallah.
Büyük şehidimiz dün evinde öldü. Kanını düşmanın üzerine bırakarak ayrıldı bu dünyadan.
Halkı gibi yaşadı o. Temiz, onurlu, bilge bir hayatı şehadet gibi bir taç ile süsledi. Bize haysiyet bıraktı, ruhu şad olsun.
Elbette ölüm ağırdır ve ancak başka çare kalmamışsa onunla yüzleşmek, zillete karşı onu tercih etmek de er kişi işidir.
Aziz İran Milletti başın sağ olsun diyoruz. "Ölüm bir köprüdür, dostu dosta sevgiliyi sevgiliye kavuşturur."
Dünyanın her bölgesindeki Direniş Milleti, başınız sağ olsun.
Direnişin şu saatlerde cephelerde kan-ter içinde düşmanla yüzleşen yiğit erleri, ayağınız sert bassın, gözünüz pek olsun, rabbim attığınıza isabet versin, diyoruz.
Sizin de başınız sağ olsun.
Aziz Halkımız!
Bizler Kerbelaî bir milletiz. Biz Huseynî bir milletiz. Bize zilletle yaşamayı kimse dayatamaz. Yapamaz bunu kimse. Ölürüz, aç kalırız, açıkta kalırız ama bizim önderlerimizi, askerlerimizi, halkımızı kimse zillet içinde göremez, görmemiştir.
Huseyn Milleti güç karşısında kanına güvenir.
Mazlumu zalime teslim etmez.
Hakikati yalana, hakkı batıla kurban vermez.
Bedeli ne olursa olsun düşman karşısında eğilmeyiz biz. Kırılır, dağılır, tarumâr olur da el öpmeyiz.
En büyüğümüz,
En Azizimiz.
En kıymetlimiz de bunu yaptı. Miras bıraktı hayatını bize...
Siz de gördünüz. Ve sizin gördüğünüz daha son bir aydaki olaylardı. Amerika, buyurgan bir üslupla İran'ın diz çökmesini ve kayıtsız-şartsız itaatini istiyordu.
Düşmanları, Direniş Önderi Seyyid Ali Hamaneî Ağa'ya yeni değil yıllardır baskı uyguluyorlardı. Tehdit ediyorlardı. Ambargo uyguluyorlardı.
Ağa kanını verdi de taviz vermedi. Zira mensubu olduğu bu mektebin çağımızdaki temsilcisiydi o... Huseyn gibi biriydi ve Yezid gibi birisine diz çökmezdi.
Diz çökmeden ayrıldı bu dünyadan, haysiyetle!
Amerika, Batı Asya'nın zenginliklerini çalıp götürmek, İsrail ise yine bu coğrafyanın toprağını çalıp üzerinde işgal yaratmak için insanımızın önce zihnini sonra da haklarını işgal eden kötülük timsali iki güçtür.
Onlar zamanın Yezidi'dir ve Seyyid Ali Hamaneî Ağa ise Kerbelâi bir mücadelenin bu çağdaki Huseynî tarafı...
Aslında o 1981'de de öldürülmek üzere bir bombalı saldırıya uğramıştı. Bizim mektebi deyimimizle o, "yaşayan şehid"di zaten. O zaman aylarca komada kaldıktan sonra dönmüştü hayata.
Yaşamı Direniş Cephesine büyük bir değer katmıştı. O, dünya sathında bir fikrin, direncin yeşermesi adına Allah'ın lütfuydu. Öbek öbek Direniş Örgütledi. Mazlum halkların el ele vermesine vesile oldu. Düşmanın birçok yerde elini kesti.
Şehadeti yaşamından daha bereketli olacaktır. Bu Allah'ın vadidir.
Yeter ki biz şehidlerin millete emanet olduğu bilincinde olalım.
Tekrar ediyorum;
Yaslı mıyız evet!
Ve ancak başımız dik, alnımız açık, haklı bir davanın tarafında olmanın da haysiyetindeyiz.
Ağamızın ruhu şad olsun.
Davası muzaffer inşallah...
02.03.2026
Ehlader HABER










