.
.

Ehlader Araştırma Bölümü

 

 

 

Alak suresinin ilk beş ayeti, Kur’an-ı Kerim’in insanlıkla buluşan ilk ayetleridir. Bu ayetlerde Cenâb-ı Hak şöyle buyurmuştur:

“Yaratan Rabbinin adıyla oku! O, insanı alaktan yaratmıştır. Oku! Rabbin sonsuz kerem sahibidir. Kalemle yazmayı öğreten O’dur. İnsana bilmediğini öğreten O’dur.”[1]

Hadis-i şerifte Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuştur: “Ben, bir öğretmen olarak gönderildim.”[2]

 

Yüce dinimiz İslam’a göre ilim öğrenmek, kadın erkek her Müslüman’a farzdır. İlim, öncelikle kişinin kendini, Rabbini ve çevresini tanımasıdır. Yaratılış gayesinin farkında olmasıdır. Varlığı ve bütün kâinatı doğru okumasıdır.

 

Bilgiyi kıymetli kılan; insanlığın faydasına olmasıdır. Sahibini Allah’ın rızasına ulaştırmasıdır. Toplumu adalete, doğruya ve iyiliğe götürmesidir. Haksızlıktan, zulümden ve her türlü kötülükten uzaklaştırmasıdır. Zihinlerin bulanmasına, nesillerin ifsadına, toplumların helâkine, dünyamızın tahribine sebep olan bilgi ise değersizdir, zararlıdır. 

 

Cehalet, İslam’ın en büyük düşmanıdır. Bütün kötülüklerin kaynağıdır. Cehalet, kişiyi Allah katında da insanlar katında da değersiz kılar. Okumak, faydalı bilgilerle donanmak, ilmi insanlığın hayrına kullanmak ise kişiyi yüceltir. Yüce Rabbimiz buyurmaktadır.

قُلْ هَلْ يَسْتَوِي الَّذ۪ينَ يَعْلَمُونَ وَالَّذ۪ينَ لَا يَعْلَمُونَۜ

 

“De ki: Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?”[3]

Bir başka ayette ise hakiki ilim sahipleri şöyle övülmektedir:

“Kulları içinde Allah’a en çok saygı duyanlar, âlimlerdir.”[4]

 

 

İlim yolu, cennet yoludur. Peygamber Efendimiz (s.a.a), “İlim öğrenmek için yola koyulan kişiye, Allah cennete giden yolu kolaylaştırır.”[5] buyurmuştur. Bizler, geçmişte olduğu gibi günümüzde de bu bilinçle ilme sarılırsak, bilim ve teknolojinin imkânlarını doğru kullanırsak insanlığa yeniden yön verebiliriz. Kalem ve kelamın gücünü hayatımıza yansıtırsak, tüm dünyaya yeniden adalet ve iyiliği hakim kılabiliriz. İlim ve irfanı mihmandarımız kılarsak, ilahi ve insani değerlerin örselendiği ve ötelendiği günümüz dünyasına yeniden umut olabiliriz. Ancak, ilim ve irfandan uzaklaşırsak, bilgi ve teknolojiyi amacı dışında kullanırsak felakete sürükleniriz. İnsanlık, bugün içine düştüğü zulmün ve haksızlığın karanlığından, şiddet ve huzursuzluk girdabından kurtulamaz.

 

İslam’ın emrettiği ilim ufkuyla göz aydınlığı yavrularımızı, aklı, duygusu ve ameli birbiriyle dengeli olan bir mümin olarak yetiştirelim. Çocuklarımızı eğitirken başlıca yöntemimiz, “Rabbinin yoluna hikmetle ve güzel öğütle davet et.”[6] ayet-i kerimesi olsun. En temel gayemiz ise, “Ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim.”[7] buyuran Sevgili Peygamberimiz’in güzel ahlakıyla çocuklarımızı ahlaklandırmak olsun.

Peygamber Efendimiz bir hadis-i şerifinde şöyle buyurmuştur:

“Ya öğreten ol, ya öğrenen ol, ya dinleyen ol, ya da ilmi destekleyen ol. Beşincisi olma, helâk olursun!”[8] 

 

Akıl ve Bilinçsizliğe Dair Akıl ve Bilinçsizliğe Dair


[1] Alak, 96/1-5.

[2] Dârimî, Mukaddime, 32.

[3] Zümer, 39/9.

[4] Fâtır, 35/28.

[5] Tirmizî, İlim, 19.

[6] Nahl, 16/125.

[7] İbn Hanbel, II, 381.

[8] Dârimî, Mukaddime, 26.

Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü