.
.
Ehlader Araştırma Bölümü
1- Haset edildiğiniz, sövüldüğünüz ve hakkınızda her çeşit çirkin ve yalan söz söylendiği zaman ne mutlu size! İşte o zaman neşeli ve sevinçli olun. Çünkü sevabınız gökte çoğalmıştır.
2- Yine buyurmuştur ki: Ey kötü kullar, halkı zan üzere kınıyorsunuz, fakat kendinizi yakin üzere kınamıyorsunuz.
3- Ey dünya kulları, sizde olmayan şeylerin hakkınızda söylenmesini ve parmakla gösterilmenizi seviyorsunuz.
4- Ey dünya kulları, (zahit görünmeniz için) başınızı tıraş ediyorsunuz, gömleklerinizi kısaltıyorsunuz ve başlarınızı aşağı eğiyorsunuz. Ama kin ve hasedi kalbinizden çıkarmıyorsunuz.
5- Ey dünya kulları, siz, dışarısına bakanı şaşırtan, içerisinde ise günahlarla dolu ölülerin kemikleri bulunan sıvalı kabirlere benziyorsunuz.
6- Ey dünya kulları, siz halkı aydınlatan, kendisini ise yakan çıralara benziyorsunuz.
7- Ey İsrâiloğulları, dizleriniz üzere sürünmeye mecbur olsanız bile âlimlerin meclisini izdihamla doldurun. Çünkü Allah-u Teâla sağanak yağmurla ölü toprağı dirilttiği gibi ölü kalpleri de hikmet ışığıyla diriltir.
8- Ey Benî İsrâil, az konuşmak büyük bir hikmettir. Öyleyse susun. Çünkü susmak güzel bir rahatlık olduğu gibi suçun azalmasına ve günahın da hafiflemesine sebep olur. İlim kapısını sağlamlaştırın. İlmin kapısı sabırdır. Allah boş yere gülen, edep ve eğitim için bir yararı olmayan şeye doğru yürüyen kimseye buğzeder. Sürüsünden gafil olmayan bir çoban gibi kendi raiyetinden gafil olmayan valiyi de sever. Açıkta insanlardan utandığınız gibi gizlide de Allah'tan utanın. Bilin ki hikmetli söz müminin yitik malıdır. Öyleyse hikmetli sözler elden çıkmadan onları alın. Hikmetli sözlerin elden çıkması da ravilerinin gitmesi (ölmesi) iledir.
9- Ey ilim sahibi, âlimlere ilimleri için hürmet et ve onlarla tartışmayı terk et. Cahilleri cehaletlerinden dolayı hakir say, ama onları kovma; onları kendine yaklaştır ve bilmedikleri şeyleri onlara öğret. Ey ilim sahibi, bil ki şükründen aciz kaldığın her nimet, ona karşı ceza göreceğin günah mesabesindedir.
10- Ey ilim sahibi, tövbesinden aciz kaldığın her günah, cezalanacağın azap gibidir.
11- Ey ilim sahibi, ne zaman seni saracağını bilmediğin gam ve üzüntülerin, ansızın saldırısından önce onlara karşı hazırlıklı ol.
Ey İsrâiloğulları, Allah'tan utanmıyor musunuz? Suyu çerçöpten arıtmadıkça onu rahatlıkla içemiyorsunuz. Ama fil büyüklüğündeki haram maldan çekinmiyorsunuz. Tevrat'ta size söylenen şu sözleri duymamış mısınız?: "Akrabalarınıza sıla-i rahimde bulunun, onlara iyilik yapın." Ben de şöyle diyorum: İlişkisini kesenle ilişki kurun. Esirgeyene bağışta bulunun. Kötülük yapana iyilik edin. Sövene selâm verin. Sizinle münazaa edene insaflı davranın. Zulüm edeni affedin; nitekim siz de kötülüklerinizin affedilmesini istiyorsunuz. Öyleyse Allah'ın sizi affetmesinden ibret alın. Güneşinin iyi ve kötülere ışık saçtığını, yağmurunun salih ve suçlulara yağdığını görmüyor musunuz? Eğer sizi sevenlerden başkasını sevmezseniz, iyilik edenlerden başkasına iyilikte bulunmaz ve bağışta bulunanlardan başkasına da bağışta bulunmazsanız o zaman sizin diğer kimselere karşı ne üstünlüğünüz olabilir? Bu işi, fazilet ve aklı olmayan sefih kimseler de yapıyor. Ama Allah'ın dostu ve seçkin kulu olmak istiyorsanız, kötülük edene iyilik edin. Size zulmedenin suçundan geçin. Sizden yüz çevirene selâm verin. Sözümü dinleyin. Vasiyetimi koruyun; âlim ve fakih olmanız için tavsiyelerime riayet edin.