Düşünce | İslamî Araştırmalar

İmam Hüseyin Ekseninde Bir Yaşam Tarzı: Erbain

Erbain günümüz dünyasında küresel ölçekte yankı bulan ve İmam Hüseyin’in (a.s) öğretilerine dayanan bir yaşam tarzını içerir.

.
.

Ehlader Araştırma Bölümü

Muhammed Bakır Puremini

Erbain inananların yeniden güç kazanmalarının bir sembolü olarak görülebilir. Genel bir kavram olarak güç, tüm sosyal, teolojik ve doğa bilimlerinde vb. kullanılabilir. Ancak siyaset bilimi alanındaki önemi hayati bir soruyu gündeme getiriyor: İslam ümmeti, Ehl-i Beyt (a.s) odaklı gücünü nasıl gösterebilir?

Bazıları gücü öncelikle askeri güç ve savunma yetenekleriyle ilgili olduğunu düşünürken, diğerleri bir ulusun gücünün nüfus büyüklüğü, yönetim ve daha geniş toprağa sahip olmakta yattığını savunuyor. Oysa liderlik, hükümet ve cemiyetin kalitesi daha büyük bir etkiye sahiptir. Geçtiğimiz yirmi yılda Erbain, müstehab kişisel bir ibadetten, müstehab güçlendirici etkisini gösteren toplumsal bir ibadete dönüştü.

Erbain yürüyüşü sırasında insanlar Ehl-i Beyt ekseninde müstesna, birleştirici, kapasite artırıcı ve maksatlı bir şekilde bir araya gelir. İmam Hüseyin (a.s) ziyareti bu yürüyüşün ana eksenini oluşturmaktadır.

İmam Hadi, İmamların ziyareti hakkında önemli bir noktaya dikkat çekerek ziyaretçilerin Ehl-i Beyt (a.s) ile olan sevgi ve dostluklarının yanı sıra düşmanlarıyla da yollarını ayırmaları gerektiğini söyler. Biz buna Tevella ve Teberra diyoruz.

Tevella ve teberra birbirinin tamamlayıcısı olan iki temel ilkedir. Tevella, Allah'ın dostlarını (Ehl-i Beyt ve peygamber soyunu) sevmek ve onlara bağlanmak iken; teberra, bu değerlere düşman olanlardan ve zalimlerden uzak durmak, onları reddetmektir. Bu kavramlar, inançta net bir duruşu temsil eder

Neticede Erbain yürüyüşü milyonlarca kişinin bir hedef doğrultusunda ortak olarak güç gösterisi için hareket etmesidir. Erbain belirli bir dönemde dünyanın en büyük toplantısına ev sahipliği yapmaktadır. Bunun farklı tarihsel dönemlerde dünyanın hiçbir yerinde örneği görülmemektedir.

Bu tür bir bakış açısı, sarsılmaz sadakat, Ehl-i Beyt’e destek beyanları ve düşmanlara karşı düşmanlıkla birleştiğinde, çeşitli toplumsal ve dini yönelimlerde eşi benzeri olmayan evrensel bir boyut kazanır.

Erbain özünde sadece dini ibadetlerle sınırlı olmayıp aynı zamanda İmam Hüseyin’in (a.s) öğretilerine dayanan kapsamlı bir yaşam biçimini temsil eder. Siyaseti, ahlakı, bilimi ve bilgiyi içine alır. Bu özgürleştirici din çağdaş dünya düzenini yeniden şekillendirebilir ve beklenen ilahi hükümetin önünü açabilir. Allah’ın lütfu ve yardımıyla İmam Mehdi’nin gelişini hızlandırabilir.