Kur'an | Ehlibeyt

İmam Rıza’nın (as) Bizden Beklentileri

Güçsüz olan kimseye yardım edin. Zira bunu yapmak en iyi sadakadır.

.
.

Ehlader Araştırma Bölümü

Bismillahirrahmanirrahim

Musa Aydın

İmamet ve velayet semasının sekizinci yıldığı Hz. İmam Rıza’nın (a.s) mübarek doğum günlerini bir kez daha idrak etmiş bulunmaktayız. Bu kutlu münasebeti başta aziz oğlu Hz. Sahbibuzzaman’a (a.f), bütün müçtehitlerimize, Veliyy-i Emr-i Müslimin’e ve bütün müminlere ve siz değerli Ehlibeyt dostlarına tebrik arz ediyoruz. Rabbim dünya ve ahirette bizi onların velayetinden, nuraniyet ve hakkaniyetinden ayırmasın, şefaat ve refakatlerini hepimize nasip buyursun.

Değerli müminler, Resulullah ve Ehlibeyt’ini anmak sadece kuru bir ritüelden ibaret değildir. Bu merasimler, bir yanıyla onlara olan meveddet, muhabbet ve kadirşinaslığımızı ortaya koymaktır. Zira seven kimse, sevdiğinin sevinçli gününde sevinir, hüzünlü gününde hüzünlenir.

Diğer yanıyla bu merasimler ve anmalar bizim onlarla ahit tazelememiz, unuttuklarımızı hatırlamamız, gafletlerimizi gidermemiz ve onlara olan marifet ve yakinimizi artırmak, onların mektebinden kendimize dersler çıkarmak içindir.

Hz. Emrü’l-Mümin Ali (a.s) bütün bunları bir hadisinde bir arada şöyle beyan ediyor:

إن الله تبارك وتعالى اطلع إلى الأرض فاختارنا ، واختار لنا شيعة ينصروننا ، ويفرحون بفرحنا ، ويحزنون لحزننا ; ويبذلون أموالهم وأنفسهم فينا أولئك منا وإلينا.

“Şüphesiz Allah Tebareke ve Teâla yeryüzüne baktı, bizi seçti; bizim için de Şiîler seçti. Onlar bize yardım ederler; bizim sevincimizle sevinir, hüznümüzle hüzünlenirler; mallarını ve canlarını bizim yolumuzda harcarlar. İşte onlar bizdendir ve bize doğru gelmektedirler.”

(Meclisi, Bihârü’l-Envâr, c. 65, s. 18)

İşte bu amaçla ben Mevlamız Hz. İmam Rıza’nın (a.s) mübarek sözlerinden, bizim için ders niteliği taşıyan ve İmam’ın bizden beklentileri ve bize yönelik direktiflerinden kırk tanesini huzurunuza takdim etmek istiyorum ki hem İmam’ımızı yad etmiş olalım, hem de İmam’ın bizden beklentileriyle daha iyi aşina olmuş olalım inşallah:

* * *

1- Bizim mektebimizin ihya edildiği meclislere katılın; bunu yaparsanız kalplerin öleceği gün sizin kalbiniz ölmez. (Âmili, el-Vesâil, c. 14, s. 278)

2- Bizim mektebimizi ihya edin; ilimlerimizi öğrenin ve insanlara öğretin. (Saduk, Meâni’l-Ahbâr, s. 180)

3- Bizim velayetimizden ayrılmayın. Zira bizim velayetimiz ve düşmanlarımızdan teberri etmek, dinin kemalidir. (Müstetrafâtü’s-Serâir, s. 3, s. 149)

4- İmamlarınızı ziyaret edin. Zira bu ahdinize bağlı kaldığınızın bir alametidir. (Âmili, el-Vesâil, c. 14, s. 322)

5- Bize itaat edin; kim bize itaat etmezse bizden değildir. (Kummi, Sefinetü’l-Bihâr, c. 2, s. 98)

6- Salih ameli ve ibadette gayret etmeyi, Âl-i Muhammed sevgisine güvenerek terk etmeyin. Aynı şekilde, ibadete güvenerek Âl-i Muhammed sevgisini de ihmal etmeyin. Çünkü bu ikisinden biri, diğeri olmadan kabul edilmez. (Meclisi, Bihârü’l-Envâr, c. 78, s. 348)

7- Dünyanızı dininiz için ve dininizi dünyanız için bırakmayın. Bunu yapan bizden değildir. (Meclisi, Bihârü’l-Envâr, c. 78, s. 346)

8- (Babasından naklen) Zamanınızı dörde ayırın:

* Bir bölümünü Allah ile münacata.

* Bir bölümünü geçiminizi sağlamaya.

* Bir bölümünü kusurlarınızı size tanıtan ve kalben sizi seven kardeşlerinizle birlikteliğe..

* Bir saatinizi de helal lezzetlerden yararlanmaya; ki bununla diğerlerini yapmaya da güç toplarsınız. (Fıkhü’r-Rıza, s. 337)

9- Müminlerin (sıkıntısını gidererek) kalplerini ferahlatın. Zira kim bir mümin için bunu yaparsa, Allah da onun kalbini kıyamet günü ferahlatır ve kıyamet günü güvende olanlardan olur. (Kuleyni, el-Kâfi, c. 2, s. 200)

10- Humus vermekten kaçınmayın. Zira bu rızkınızın anahtarı, günahlarınızın temizlenmesi ve kıyamet yurdunuzdaki yerinizin hazırlanma vesilesidir. Ayrıca humus vermekten kaçınmanız sizi bizim duamızdan mahrum bırakır. (Kuleyni, el-Kâfi, c. 1, s. 547)

11- Yalan konuşmayın. Zira adamın birisi Resullah’a (s.a.a) gelerek dedi ki: Bana öyle bir ahlak öğretin ki dünya ve ahiret hayrını benim için bir araya toplasın. Allah Resulü (s.a.a) “Yalan konuşma!” buyurdu. (Fıkhü’r-Rıza, s. 354)

12- Faiz yemeyin. Zira faiz haram ve büyük günahlardandır… Bu her peygamberin diliyle ve gönderilen her semavi kitapta haram kılınmıştır. (Meclisi, Bihârü’l-Envâr, c. 100, s. 54)

13- Sarhoş edici içki içmeyin. Zira Allah gönderdiği her peygamberi, içkinin haram oluşu üzere göndermiştir. (Meclisi, Bihârü’l-Envâr, c. 79, s. 134)

14- Dünyadan kaybettiklerinize üzülmeyin. Zira Hz. İsa Havarilerine şöyle buyurdu: “Dünyanızdan kaybettiklerinize üzülmeyin, nasıl ki dünya ehli dinlerinden kaybettiklerine üzülmüyorlar!” (Kuleyni, el-Kâfi, c. 2, s. 137)

15- Size karşı iyilik edenlere karşı kadirşinas olmayı, teşekkür etmeyi unutmayın. Zira kullardan iyilik edene teşekkür etmeyen, Allah’a da şükretmiş sayılmaz. (Saduk, el-Emâli, s. 123)

16- Küçük günahlardan da kaçının. Zira küçük günahlar büyük günaha giden yollardır. Az olan günahta Allah’tan korkmayan, çokta da korkmaz! (Meclisi, Bihârü’l-Envâr, c. 55, s. 353)

17- Allah’ın en seçkin kullarından olup olmadığınızı şu özelliklerle ölçün. Zira onlar şu hasletlere sahiptirler:

* İyilik yaptıklarında mutlu olup sevinirler.

* Kötü bir iş yaptıklarında Allah’tan bağışlanma dilerler.

* Bir bağış ve ihsana mazhar olduklarında şükür/teşekkür ederler.

* Bir bela ve musibete duçar olurlarsa sabrederler.

* Birisine öfkelendiklerinde affederler.

18- İmanın hakikatinin kemaline ermek istiyorsanız üç haslete sahip olun; zira kim bu hasletlere sahip olmazsa, imanın hakikatinin kemaline varamaz:

* Dinde derin bilgi ve anlayış sahibi olmak.

* Geçimini güzel bir şekilde ayarlamak/tedbirli olmak..

* Musibetlere karşı sabırlı olmak.. (Harrâni, Tuhefü’l-Ukul, Türkçe Tercüme, s. 439)

19- En iyi yaşantıya sahip olmak istiyorsanız, (imkânınız varsa) kendi yaşantınız sayesinde başka birisinin yaşantısını güzelleştirin/iyileştirin. En kötü yaşantıya sahip olan kimse de (imkânı olduğu halde) kendi yaşantısı sayesinde bir başkasını barındırmayan kimsedir. (Harrâni, Tuhefü’l-Ukul, Türkçe tercüme, s. 439)

20- Allah’a iyi zanda bulunun. Zira kim Allah’a iyi zanda bulunursa, Allah ona iyi zannına göre davranır. Kim az rızka razı olursa, Allah da onun az amelini kabul buyurur. Kim helal olan az mala razı olursa, geçim masrafı azalır, ailesi refaha kavuşur; Allah dünyanın derdini de dermanını da ona öğretir ve onu dünyadan salim olarak esenlik yurduna götürür. (Harrâni, Tuhefü’l-Ukul, Türkçe tercüme, s. 440)

21- Ey Abdülazîm! Benim tarafımdan dostlarıma (velilerime) selamımı ilet ve onlara de ki: Şeytana kendileri üzerinde bir yol (nüfuz yolu) açmasınlar. Onlara doğru sözlü olmayı ve emaneti yerine ulaştırmayı emret. Yine onlara susmayı, kendilerini ilgilendirmeyen konularda tartışmayı terk etmeyi, birbirlerine yönelmeyi ve ziyaretleşmeyi emret; çünkü bu, bana yakınlaşmaya vesiledir.

(Onlara deki) kendilerini, birbirlerini parçalamakla (çekişip yıpratmakla) meşgul etmesinler. Şüphesiz ben kendi nefsime söz verdim ki, kim böyle yapar ve dostlarımdan birini öfkelendirirse, Allah’a dua ederim de Allah onu dünyada en şiddetli azapla cezalandırır ve o, ahirette de ziyana uğrayanlardan olur.

Onlara bildir ki: Allah, onların iyilik yapanlarını bağışlamış ve kötülük yapanlarını da affetmiştir; ancak O’na ortak koşan, dostlarımdan birine eziyet eden veya ona karşı içinde kötülük besleyen kimse hariçtir. Çünkü Allah, o kimse bu halinden dönmedikçe onu bağışlamaz. Eğer dönerse (affedilir); aksi halde Allah onun kalbinden iman ruhunu çeker, benim velayetimden çıkar ve bizim velayetimizden ona bir nasip kalmaz. Ben bundan Allah’a sığınırım. (Müfid, el-İhtisâs, s. 247)

22- Nefsinizin heva ve hevesine sakın uymayın; zira bunda nefsinizin helaki yatmaktadır. (Mişkâtü’l-Envâr, s. 455)

23- Komşularınıza güven verin. Zira komşusu şerrinden güvende olmayan kimse bizden değildir. (Saduk, Uyunu Ahbâri’r-Rıza, c. 2, s. 24)

24- Cimri olmayın. Zira cimrilik insanın haysiyetini parçalayıp yok eder. (Meclisi, Bihârü’l-Envâr, c. 78, s. 357)

25- Anne babaya iyilik etmeyi ihmal etmeyin. Zira anne baba müşrik bile olsalar, onlara iyilik farzdır. (Meclisi, Bihârü’l-Envâr, c. 74, s. 72)

26- Babanıza itaat etmeyi, ona iyilik etmeyi, ona karşı alçak gönüllü olup eğilmeyi, ona saygı göstermeyi, ona değer vermeyi ve sesinizi onun huzurunda kısmayı asla ihmal etmeyin! (Fıkhü’r-Rıza, s. 334)

27- Büyüklerinize saygı gösterin, küçüklerinize merhametli davranın ve sılayı rahimde bulunun. (Saduk, Uyunu Ahbâri’r-Rıza, c. 2, s. 265)

28- Verdiğiniz sözü ve ahdi bozmayın. Zira ahdini bozan kişi kötü hadiselerden güvende değildir. (Meclisi, Bihârü’l-Envâr, c. 67, s. 186)

29- Dedikodu yapmaktan, malı ziyan etmekten ve aşırı istekte bulunmaktan/dilenmekten kaçının. Zira Allah bunlardan nefret eder. (Meclisi, Bihârü’l-Envâr, c. 78, s. 335)

30- Fakir ve zengine farklı davranmayın. Zira kim Müslüman bir fakirle karşılaşır ve ona zenlere verdiği selamdan daha farklı selam verirse, kıyamet günü Allah kendisine gazap ettiği halde onun karşısına çıkar. (Saduk, Uyunu Ahbâri’r-Rıza, c. 2, s. 52)

31- (Hz. Ali’den a.s naklen) Kötü insanlarla oturup kalkmaktan sakının. Zira bu iyiler ve dürüst insanlara suizan etmeye yol açar. (Meclisi, Bihârü’l-Envâr, c.75, s. 91)

32- (Resulullah’tan naklen) Hiçbir Müslümana ihanet etmeyin. Zira bir Müslümanı aldatan veya ona zarar veren veya ona tuzak kuran bizden değildir. (Saduk, Uyunu Ahbâri’r-Rıza, c. 2, s. 29)

33- (Hz. Ali’den a.s naklen) İstiğfar ile kendinizi ıtırlandırın; ta ki günahın iğrenç kokusu sizi rezil ve rüsva etmesin. (Tusi, el-Emâli, c. 1, s. 382)

34- Güçsüz olan kimseye yardım edin. Zira bunu yapmak en iyi sadakadır. (Harrâni, Tuhefü’l-Ukul, Türkçe tercüme, s. 438)

35- Bizi ziyaret etme imkânı olmayan, salih dostlarımızı ziyaret etsin; böyle yaparsa bizim ziyaretimizin sevabı kendisi için yazılır. (Atârudi, Müsnedü’l-İmâmi’r-Rıza, c. 2, s. 254)

36- Saliha eşler edinin. Zira bir kul, kendisini gördüğünde mutluluk vesilesi olan ve gıyabında canını ve malı koruyan saliha bir eşten daha hayırlı bir menfaat elde edemez. (Atârudi, Müsnedü’l-İmâmi’r-Rıza, c. 2, s. 256)

37- Allah’ın haramlarından ve mümine eziyet etmekten sakının. Zira bu ikisinden daha faydalı bir sakınma yoktur. (Fıkhü’r-Rıza, s. 356)

38- Kalbiniz, diliniz ve ameliniz birbiriyle uyumlu olsun. Zira kâmil iman, kalp ile tanımak, dil ile ikrar etmek ve organlar ile amel etmektir. (Harrâni, Tuhefü’l-Ukul, s. 422)

39- Tevelli ve teberri görevini ihmal etmeyin. Zira Allah dostlarını sevmek, onların düşmanlarına düşman olmak ve onlardan ve önderlerinden teberri etmek farzdır. (Âmili, el-Vesâil, c. 11, s. 433)

40- Kim günahlarına keffaret olacak bir şeye muktedir değilse, Muhammed ve Ehlibeyt’ine bol bol salavat getirsin. Zira bu günahları yok eder. (Meclisi, Bihârü’l-Envâr, c. 91, s. 47-48)