.
.
Bismillahirrahmanirrahîm
Fahrettin Güngör
Yûsuf sûresindeki üç gömlek sırrı nedir?
Birincisi, Hz. Yûsuf’un (a.s) Kanlı Gömleğiydi. Hz. Yâ’kûb’a (a.s) gelen acı haberin yalancı şahidi olarak kullanıldı. Fakat gömlek, yalancı şahitliği reddetti. Doğruyu söyledi. Kurt kapmış birinin gömleği olmadığını, dolaysıyla Hz. Yûsuf’u (a.s) kurdun kapmadığını, bunun düzmece bir yalan olduğunu söyledi. Gömleği getiren kardeşler yalan söylerken gömlek doğru söyledi. Bu kıssayı Kur’ân-ı Kerîm şöyle nakleder:
“Yarın onu da (Hz. Yûsuf’u) bizimle beraber (kırlara) gönder, gezsin, oynasın; biz onu elbette koruruz.”
“(Hz. Yâ'kûb) Dedi ki: Onu götürmeniz beni üzer; korkarım ki, sizin haberiniz yokken onu kurt yer!”
“Dediler ki: Biz bir topluluk olduğumuz hâlde onu kurt yerse, o zaman biz tamamen beceriksiz kimseleriz, demektir!”
“Nihayet onu götürüp de kuyunun dibine atmağa topluca karar verdikleri zaman biz, Yûsuf'a: Andolsun sen onların bu işlerini, hiç farkında olmayacakları bir sırada kendilerine haber vereceksin! diye vahyettik.”
“Akşamleyin ağlayarak babalarına geldiler.”
“Dediler: Ey babamız! Biz gittik, yarışıyorduk; Yûsuf'u yiyeceğimizin yanında bırakmıştık. Onu kurt yemiş! Ama biz doğru söylesek de sen bize inanmazsın!”
“(Hz. Yûsuf'un) gömleğinin üstünde yalan kan getirdiler. (Hz. Yâ'kûb:) Herhâlde, dedi, nefisleriniz sizi aldatıp bir işe sürükledi. Artık tek çarem güzelce sabretmektir.” [1]
İkincisi, Kıskançlık Şahidi Olan Hz. Yûsuf’un (a.s) Gömleği ve Âziz’ın Karısının Arkadan Yırttığı İffet Gömleği İdi. Mesaj gayet açık: Gömleğinizin nereden yırtıldığına dikkat edin? Görmeyen gözleri açan herhangi bir gömlek değil, iffet gömleğiydi. Zira keramet gömlekte değil, iffettedir. Bu kıssanın görünen kahramanları Hz. Yûsuf (a.s) ve Aziz’in karısıdır. Fakat onlar üzerinden sunulan gerçek kahramanlar iffet ve şehvettir. Kıssa, iffetin şehvete galip gelmesini anlatmaktadır. Kur’ân-ı Kerîm bu kıssayı şöyle nakleder:
“Erginlik çağına erişince (Hz. Yûsuf) kendisine hüküm ve ilim verdik. İşte biz, iyilik yapanları böyle ödüllendiririz.”
“Evinde kalmakta olduğu kadın (Aziz’in karısı Hz. Yûsuf’a âşık olup) onun nefsinden murad almaya kalkışmış ve kapıları sımsıkı kapatarak: Arzularım senin içindir, haydi gelsene diye, çağırmıştı. (Yûsuf ise: Bu ahlâksız teklifinden) Allah'a sığınırım. Çünkü o (senin kocan) benim mürebbim-sahiplik edenim (olan değerli şahıstır), yerimi güzel tutmuş bana iyi davranmıştır. Gerçek şu ki, zalimler (asla iflâh olmaz ve) kurtuluşa ulaşmazlar diyerek (karşı çıkmıştı).
“Andolsun, kadın onu arzu etmişti, eğer Rabbinin doğruyu gösteren delilini görmeseydi o da onu arzu etmişti. Böylece biz kötülüğü ve fuhşu ondan çevirmek istedik; çünkü o, ihlâsa erdirilmiş (temiz) kullarımızdandır.”
“(Bu arada Hz. Yûsuf'la Aziz’in karısı) İkisi de kapıya doğru koşmuşlardı. Kadın onun gömleğini arkadan çekip yırtmıştı. (Tam) Kapının yanında kadının efendisiyle karşılaşmışlardı. Kadın (kendi ayıbını kapatmak için kocasına): Ailene kötülük isteyenin, zindana atılmaktan veya acı bir azaptan başka cezası ne olabilir, diyerek (Yûsuf'u suçlamaya başlamıştı).”
“(Hz. Yûsuf): O, benden murad almak istedi! dedi. Kadının ailesinden bir şahit de şöyle şahidlik etti: Eğer Yûsuf'un gömleği önden yırtılmışsa kadın doğrudur, o yalancılardandır.”
“Ve eğer onun gömleği arkadan yırtılmışsa kadın yalancıdır, o doğrulardandır!”
“Onun (Hz. Yûsuf'un) gömleğinin arkadan çekilip-yırtıldığını gördüğü zaman (kocası karısına): Doğrusu, bu sizin (saray ve sosyete ehli kadınların şehvet) tuzağınız ve hilekârlığınızdır. Gerçekten sizin düzenbazlığınız büyük (bir belâdır) diyerek (zâhiren şerefini kurtarmaya ve karısının azgınlık ve hayâsızlığının üstünü kapatmaya çalışmıştı).”
“Ey Yûsuf! Sen bundan (bu kadından ve bu olaydan) uzak dur (ve unut) demiş. (Karısına ise:) Sen de bu günahın sebebiyle (benden özür) bağışlanma dile; doğrusu sen kabahat işleyenlerden oldun! (Böylece olay kapansın. Hz. Yûsuf da bu suçu işlemiş gibi zindana atılsın ki, herkes öyle sanıp şerefimiz kurtarılsın şeklinde örtbas etmeye çalışmıştı.)”
“Şehirde kadınlar: Aziz'in karısı kendi uşağının nefsinden murad almak istiyormuş. Öyle ki (şehvet tutkulu) sevgi onun bağrına sinip oturmuş. Biz doğrusu onu açıkça bir sapkınlık içinde görüyoruz diyerek (dedikodu yapmaktalardı).” [2]
Üçüncüsü, Hz. Yûsuf’un (a.s) Babasına Gönderdiği Gömlek de Doğru Söyledi. Ki o gömlek zannı galiple iffet gömleğinin tâ kendisidir. Anlaşılan o ki Hz. Yâ’kûb’un (a.s) perde inen gözlerinin perdesini kaldırmak da yine iffet gömleğine düşmüştü. Yine netice itibariyle, Hz. Yâ’kûb (a.s), temiz sevgi uğruna iki göz vermişti. Bunun karşılığında bir burun kazandı ki, o burun bin gözün görmediği yerden Hz. Yûsuf’un (a.s) kokusunu alıyordu. [3]
* * *
Geniş bilgi için: https://kevser.com.tr/yazarlar/fahrettin-gungor/hz-y-suf-a-s/217/
- - - - - - - - - -
[1]- 12/Yûsuf: 12-18.
[2]- 12/Yûsuf: 22-30.
[3]- Mustafa İslâmoğlu, Kur’ân Sûrelerinin Kimliği, s. 168