Kur'an | Ehlibeyt

Kâinatı Şereflendiren Nûr – 2

Hz. Peygamber (s.a.a), Hz. İbrâhîm’in (a.s) oğlu Hz. İsmâîl’e nisbetle İsmâîlîler diye de anılan ve iki büyük Arap topluluğundan birini teşkil eden Adnânîler’e mensuptur.

.
.

Bismillahirrahmanirrahim

Fahrettin Güngör

Doğumu

Câhiliye dönemi Araplar’ında câri olan nesî [1] uygulamasına göre, Hz. Peygamber’in (s.a.a) doğum tarihini hicretten önce 53. yılın 12 Rebîülevvel’i (17 Haziran 569 Pazartesi) şeklinde tespit etmişlerdir. [2]

Farklı rivâyetler arasında genel kabul gören kanaate göre Hz. Muhammed (s.a.a) doğum tarihi, Fil Vak’ası, 17 Rebîülevvel (9 Mayıs 570 Pazartesi) Şi’b-i Ebû Tâlib’de Muhammed b. Yûsuf’un evinde dünyaya gelmiştir. [3] Meşhûr görüş budur.

Hz. Peygamber (s.a.a), Fil yılından elli (veya elli beş) gün sonra Rebîülevvel ayının 12’sinde (20 Nisan 571 Pazartesi), tanyeri ağarırken dünyaya gelmiştir. [4]

* * *

Soyu

Muhammed b. Abdullah, b. Abdulmuttâlib (Şeybe/Amr), b. Hâşim (Emîr), b. Abdimenâf (Muğire), b. Kusayy (Zeyd), b. Kilâb, b. Mürre, b. Kâ'b, b. Lüey, b. Gâlib, b. Fihr, b. Mâlik, b. Nazr (Kays), b. Kinâne, b. Huzeyme, b. Müdrike, b. İlyas, b. Muzar, b. Nizâr, b. Maadd, b. Adnân. [5]

Kaynaklar Hz. Muhammed’in (s.a.a), Adnân'a kadar olan atalarının gerek isimlerinde gerek sıralarında, ittifâk hâlindedirler. [6] Ama, Adnân’dan öteye, Hz. İsmâîl’e (a.s) kadar sayı ve isim bakımından ihtilâflıdır. Kesin ve meşhûr görüş budur. [7]

* * *

Kâbilesi

Hz. Peygamber (s.a.a), Hz. İbrâhîm’in (a.s) oğlu Hz. İsmâîl’e nisbetle İsmâîlîler diye de anılan ve iki büyük Arap topluluğundan birini teşkil eden Adnânîler’e mensuptur. [8]

Mekke halkının Kureyş diye anılması nedeni, Hz. Muhammed’in (s.a.a) onikinci kuşakta yer alan ve ilk kez Kureyş lakabıyla anılan atası Nazr b. Kinâne’den dolayıdır. [9] Kureşî veya Kureyşî nisbesiyle anılan Kureyş, Hz. Peygamber’in (s.a.a) mensup olduğu Arap kâbilesidir.

Kur'ân'da açıklandığına göre kendileri, Hz. İbrâhîm’in (a.s.) soyundan gelme torunlarıdır: “O sizi seçmiş ve dinde size hiçbir güçlük yüklememiştir, atanız İbrâhîm’in dini(nde olduğu gibi). O, bundan daha önce de bunda da sizi ‘Müslümanlar’ olarak isimlendirdi ki; Resûl sizin üzerinize şahit (örnek ve rehber) olsun, siz de insanlar üzerine şahitler (örnek ve öncü mü’minler) olasınız diye”. [10] Yüce Allah, Hz. Muhammed’i de (s.a.a) onların arasından seçerek, onlara peygamber olarak göndermiştir. “Nitekim kendi içinizden, size âyetlerimizi okuyan, sizi temizleyen, size Kitab’ı, hikmeti ve bilmediklerinizi öğreten bir Elçi (Resûl) gönderdik.” [11]

Devam Edecek…

Geniş bilgi için: https://kevser.com.tr/yazarlar/fahrettin-gungor/hz-muhammed-s-a-a-2/554/

- - - - - - - - - -

[1]- Câhiliye döneminde kamerî takvimin şemsî takvime uyarlanması sûretiyle takvime yapılan müdahale anlamında bir terim’dir.
[2]- TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 30, s. 406.
[3]- Kuleynî, el-Kâfî, c. 1, s. 439; İbn Şehraşûb, el-Menâkib, c. 1, s. 172; Amûli, es-Sâhih min siyreti'n-Nebii'l-Â'zam, c. 2, s. 68.
[4]- İbn Abdilberr, İstiâb, c. 1, s. 30; İbn Cevzî, el-Vefâ, c. 1, s. 90; İbn Seyyid, Uyûnu'l-eser, c. 1, s. 26; İbn Sa'd, Tabakât, c. 1, s. 101; Belâzurî, Ensâbu'l-eşrâf, c. 1, s. 92; Ebû'l-Fidâ, el-Bidâye ve'n-nihâye, c. 2, s. 261; Hâkim, Müstedrek, c. 2, s. 603; Kastalânî, Mevâhibu'l-le dünniye, c. 1, s. 34; Süheyli, Ravdu'l-unuf, c. 2, s. 159; Şiblî, Sîretü'n-Nebî, c. 1, s. 189; Taberî, Târih, c. 2, s. 125; Zehebî, Târîhu'l-İslâm, s. 23; TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 30, s. 406.
[5]- İbn Abdilberr, İstiâb, c. 1, s. 25; İbn Asâkir, Târîh, c. 1, s. 279; İbn Abdi Rabbih, Ikdu'l-ferîd, c. 4, s. 249; İbn Esîr, Usdu'l-gâbe, c. 1, s. 20; İbn Hacer, Fethu'l-bârî, c. 7, s. 123; İbn Haldun, Târîh, c. 2, s. 2 ve s. 323; İbn İshâk, Sîre, c. 1, s. 1; İbn Hazm, Cevâmiu's- sîre, s. 2; İbn Kayyım, Zâdu'l-meâd, c. 1, s. 29; İbn Kuteybe, Kitâbu'l-maârif, s. 51; İbn Sa'd, Tabakâtü'l-kübrâ, c. 1, s. 55; İbn Seyyid, Uyûnu'l-eser, c. 1, s. 21; Belâzurî, Ensâbu'l-eşrâf, c. 1, s. 12; Bey-hakî, Delâilü'n-Nübüvve, c. 1, s. 179; Bedrüddin Aynî, Umdetu'l-kârî, c. 16, s. 301; Buhârî, Sahîh, c. 4, s. 238; Ebu'l-Ferec İbn Cevzî, el-Vefâ, c. 1, s. 76; Kastalânî, Mevâhibu'l-le dünniye, c. 1, s. 18; Mes'ûdî, Mürûcu'z-zeheb, c. 2, s. 272; Mus'abuz-Zübeyrî, Nesebî Kureyş, s. 3; Nevevî, Tehzîbu’l-esmâ, c. 1, s. 21; Taberî, Târîh, c. 2, s. 191; Yâ’kubî, Târîh, c. 2, s. 118; Zehebî, Târîhu'l- İslâm, s. 17.
[6]- İbn Haldun, Târîh, c. 2, s. 298; İbn Hazm, Cevâmiu's-sîre, s. 2; İbn Kayyım, Zâdu'l-meâd, c. 1, s. 29; İbn Kuteybe, el-Ma’ârif, s. 51; Bedruddin Aynî, Umdetu'l-kârî, c. 16, s. 303; Kastalânî, Mevâhibu'l-le dunniye, c. 1, s. 19; Taberî, Târîh, c. 2, s. 191.
[7]- Âyetullah Cafer Subhanî, Ferâzhâyi ez tarihî Peyâmber-i İslâm, s. 38.
[8]- TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 30, s. 406.
[9]- İbn Hişam, es-Sîre, c. 1, s. 96; İbn Sa'd, et-Tabakât, c. 1, s. 72; Ha-san Tabersî, Mecmâu’l-beyân, c. 10, s. 405; Yâkubî, Târîh, c. 1, s. 232.
[10]- 22/Hacc: 78.
[11]- 2/Bakara: 151.