Üzülme Artık!

Biliyorum hayata küsmüşsün, kırgınsın, yorgun ve yaralısın. Bir yerlerden darbe almış ve takatsiz kalmışsın.
Kırgınlıklarla doldurmuşsun içini, aklının beyaz sahifesini içini kemiren yorgunluklarla doldurmuşsun. Karanlığı mesken edinmiş, umutsuzluğu gerdanlık diye boynuna takmışsın. Yoksa beni de mi unuttun?


Bilmez misin, ben buradayım her zamanki gibi, tüm sorunlarını gidermek ve yükünü almak için. Hiçbir yükün altına tek başına girmedin sen, yoksa tek başına başa çıkabileceğini mi sanıyorsun? Yahut sorunlara boğuşmak, onlarla cebelleşmek hoşuna mı gidiyor?  


Bir liste yap şimdi ve sorunlarını bir bir sırala o listede en zorundan en kolayına, senin için en imkânsız olana, tüm istek ve arzularına değin, kendin için değil bana bırak o listeyi ben hallederim. Çözümünü yalnızca bana bırakacak kadar güven, merak etme hepsini senin için bir düzene sokarım. Senin gibi niceleri uzun listeler hazırladılar bana, ama önemli değil hepsini yapacak güçteyim ben. Biraz geniş bakacak olursan göreceksin ki şimdiye kadar senin haberin bile olmadan nice sorunlarını çözmüş ve hiç beklemediğin yerlerden yardımlar ulaştırmışım sana. Ancak sen bazen unutuyorsun beni, her şeyi kendin çözmeye çalışıyorsun. Bunu başaramadığın gibi sorunlarını daha da içinden çıkılmaz hale getiriyorsun.

Bana güven, sorunlarını bana bırak ve meraklanma artık. Çocuğunla mı sorunun var? Yaz listeme. Babanla ya da annenle mi? Eşinle mi? Mali sorunların mı var? Borçlu musun? Neyin varsa yaz listeye ver bana hepsini senin adına halledeyim.


Halletmen gereken ne varsa bırak bana. Sadece bırak ve halletmemi iste o kadar. O zaman göreceksin ki sabah uyandığında her zamankinden daha mutlu ve güçlüsün neden mi? Çünkü artık üzerinde yük yok senin, hepsini bana bırakmış ve rahatlamışsın.

Biliyor musun bana havale ettiğin işlerin sadece biri bile seni hayata küstürebilir ve yükün altında yok olabilirsin. Bütün sorunlarını bana bıraktığına göre artık rahatlayabilirsin.


Konuş benimle, anlat içindekileri, hatta unut seni rahatsız eden, pişman eden birçok şeyi. Unut artık her şey kontrolüm altında ve sen korumam altındasın. Sadece bir şey hariç, benimle konuşmayı sakın unutma. Konuş benimle çünkü ben seni seviyorum ve sana aşığım. Defalarca duymak istiyorum sesini. Dostlarını, aileni ve her şeyini anlat bana, konuş yani. Senin konuşman duadır, çağrıdır, beni çağırıyorsun ve ben, beni çağıran herkesin yanındayım. Çağırdığında icabet etmek için ses ve söz verdim sana, ardından sözlerinin sihirlerini gözyaşlarına yükledim, bir damla gözyaşına bin anlam yükledim. Bunları sana ben verdim çünkü seni seviyorum ve senin en yakın dostun olmayı istiyorum.

Emin ol ki senin göremediğin çok şeyi ben buradan çok net görüyorum. Yaptığım her şey senin içindir, bir hikmeti vardır yaptıklarımın ancak sen onları göremediğin için sabırsızlanıyorsun. Gördüğüm her şeyi senin görmen gerekmez ki, sadece bil ben seni koruyup kolluyorum, buna ve bana güven. Görüyorum ki bir tek bu işte bile zorlanıyorsun güvenmek çok mu zor? Seni var eden, her şeyi sana sunan ve hiçbir beklentisi ve oyunu olmayan dostuna da güvenmek bu kadar zor mu?

Paylaşmayı dene. Hani sen çocukken paylaşmayı öğretiyorlardı ya sana öyle işte. Ne zamandan beri unuttun paylaşmayı? Oyuncakların büyüklüğü ve fiyatı mı unutturdu paylaşmayı, yoksa beni unutman mı?


Mutluluğunu mutsuz insanlarla paylaş. Sıcak bir tebessüme muhtaç olanlarla sevinçlerini paylaş. Uzun süre sadece biraz gülme sesi duymayanların da var olduğunu düşün. Gözyaşlarını gözü yaşlıların gözyaşına kat, ağla onlarla birlikte. Bir samimi imana muhtaç olanlara içten bir iman sın.


Seni bir defa yaşamak ve bir defa tecrübe kazanacak şekilde programladım. Bir defa çocuk olursun, bir defa gençliğe ulaşır ve bir defa yaşlanırsın. Sen bu yolculuğunda, geçirmiş olduğun dönemlerin tecrübesiyle her şeye hâkim olmak istersin ama yapamazsın! Çünkü bir defa yaşamak yetmez istediklerin için. Ondandır acelecisin bir an önce her şeye ulaşmak istiyorsun ama bilesin ki seni programlayan ben, her şeyin zaman ve mekânını da doğru orantıda programlamışım. Bazen benim istediğim zaman senin istediğinden geç olabilir. O zaman sabırsızlanma çünkü benim zamanlamam kusursuzdur. Tüm kâinatı altı günde yarattığım için herkes her istediğini hemen almak istiyor ama her şeyin pişme süresi, bir kıvam ve olgunluğa ulaşma zamanının olduğunu unutma.


Başka insanlara şefkatli ol onları sev çünkü ben seni sevdiğim kadar onları da seviyorum.
Onlar senin gibi giyinmiyor olabilirler senin gibi konuşmuyor olabilirler hatta senin yaşam tarzından farklı bir yaşam biçimleri de olabilir ama ben hepinize o farklılıklarınızla birlikte aşığım.
Onları sevmek için sebep mi arıyorsun?


Onları benim yaratmış olmam onları sevmen için yeterli sebep değil mi? Sevgide ifrat, ilim öğrenmekte sınır yoktur. Mahdudiyet gönle dokunmaz, sevgiye sınır koymak onu kısıtlamaktır.


Sizde var olan farklılıklar sizin farkınız değil aslında benim sizde tecelli eden farklı cilvelerimdir.
Tecellileri sevmeniz cilvelerimi sevmektir bunu böyle bilesiniz.


Eğer hepinizi aynı yaratmış olsaydım aranızda hiç farklılıklar olmasaydı hayat sizin için çok sıkıcı ve yorucu olmaz mıydı?


Benim sizi sevdiğim kadar siz de kendinizi ve başkalarını sevin.
Ben sizi bu kadar seviyorum siz nasıl kendinizi sevmezsiniz?


Aslında ben sizi sevmek için yarattım, ben sizi seviyorum siz de beni sevin diye yaratıldınız.
Komşularınızı dostlarınızı istisnasız herkesi sevin kendinizi de sevin. Sevgilerinize sınır koymayın, onlara güzel sözler söyleyin. Söz kişinin diline sadır olmadan evvel, gönül hanesinde pişer, eğer bir kelime gönülden dile cari olmuş ise o söz vahiy gibidir, zira gönül benim yerimdir.


Kutsal vadi gönüldür, nasipsiz kişi ancak sevgisiz kalandır. Sen ne halde gelirsen gel benim sana kapılarım açıktır, o halde sana gelene ne olursa olsun kapılarını kapama.


Bazen üzüldüğünüzü ve kızdığınızı görünce ben de üzülüyorum. Sizi öyle görmek hoşnut etmiyor beni çünkü siz benim için çok değerlisiniz. Ben size değer verdim ve var ettim, kimseyi kimseye kurban etmeksizin, biri iki etmeden tüm farklılıklarıyla sevdim. Sizin için âlemi var ettim ve sizden tek bir şey istedim, sevgiyle var oldunuz, sevgiyle bana varın, benden bana yolcuğunuzda azığınız Aşk olsun işte bu ölümsüzlüğün sırrıdır. Söylemek için illa dile lüzum görmedim, gözyaşını dilsiz söz kabul ettim.


Sen çağır ben icabet ederim.
Sen çağırmasan da ben seninleyim.
Ateşe mi düştün? Bana bırak ben o ateşi gül bahçesine çeviririm.
Tur’a mı girdin? Bana bırak ben sana seslenirim.
Kuyulara mı attılar seni? Bana bırak tacı sana ben takarım.
Çöle mi girdin? Bana bırak suya emreder ona “ol” derim.
Dar’a mı çekildin? Bana bırak sana ancak ben merhamet ederim.
Bana varmayı niyet ettiğinde, bana bırak ben sana zuhur ederim.


Kadir AKARAS