Ehla-Der Haber

Tehdit İran değil İsrail

Fransız gazetesi Le Monde'a verdiği röportajda (Mart 2026) özellikle İran-İsrail-ABD gerilimi ve bölgesel diplomasi hakkında dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.

.
.

Umman'dan Körfez'e uyarılar: 'Tehdit İran değil İsrail'

Dış politikada diğer körfez ülkelerinin aksine Amerika’ya bağımlı siyaset izlemekten uzak duran ve uzun yıllardır bağımsız bir dış politika izleyen Umman körfez Arap ülkelerini uyardı: “Asıl tehdit İsrail!”

Umman Dışişleri Bakanı, 1979'dan beri İran'a uygulanan çevreleme politikasının kökten yanlış olduğunu vurguladı. Batı koruması odaklı bu anlayışın devasa askeri harcamalara ve ABD üslerinin genişlemesine yol açtığını kaydetti.

Umman Dışişleri Bakanı Seyyid Bedir el-Busaidi, Fransız Le Monde gazetesinde yayımlanan makalesinde, en büyük tehdidin Tahran'dan değil, "Tel Aviv'den" kaynaklandığını söyledi. Mevcut dönemin, "geçmişin hatalarına takılıp kalmak yerine onlardan ders çıkarıp geleceğe bakmayı" gerektirdiğini belirten Busaidi, Körfez güvenliğinin 1979'dan bu yana "çevreleme" politikası etrafında şekillendirildiğini ifade etti.

İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının ve ardından Amerika'nın sürece dâhil olmasının devam eden diplomatik çabaları baltaladığını söyledi. Bu durumun yalnızca İran ile ilgili olmadığını, tüm bölgenin güvenliğini tehlikeye attığını ifade etti.

"ABD artık Körfez'i koruyamıyor!"

Bu politikanın, bölgesel güvenlik mimarisinin temel amacını "Körfez'i ve Batı'nın çıkarlarını İran'ın oluşturduğu varoluşsal tehditten korumak" olarak gördüğünü belirten Ummanlı Bakan, ancak bu varsayımın "kökten yanlış" olduğunu çünkü "Tahran'ın hiçbir zaman varoluşsal bir tehdit oluşturmadığını" vurguladı.

Amerika'nın Trump ile "kendi dış politikasının kontrolünü kaybettiğini" söyleyen el- Busaidi; Washington'ın, İsrail'in tercih ettiği çatışma çizgisine sürüklendiğini ve bunun ciddi bir stratejik hata olduğunu dile getirdi.

Busaidi ayrıca söz konusu anlayışın bölgede "devasa askeri harcamaların birikmesine ve Körfez'deki ABD üslerinin genişletilmesine" yol açtığını belirterek, "uzaktan koruma" anlayışıyla çok büyük maliyet ve çaba gerektiren kalıcı bir askeri varlığın sürdürüldüğünü kaydetti.

ABD'nin onlarca yıldır Körfez'de kurduğu güvenlik sistemi beklenen sonucu vermedi. ABD'nin askerî üsleri ve askerî varlığı Körfez ülkelerine gerçek anlamda güvenlik sağlamadı.

Bölgeye yapılan büyük askerî yatırımların ve Amerikan üslerinin "çok büyük maliyetlerle kurulduğunu, ancak gerçek bir fayda üretmediğini" ifade etti. Körfez güvenliğine yönelik en ciddi tehditlerin İran'dan değil, bölge dışındaki kararlardan geldiğini söyledi ve özellikle Tel Aviv'de alınan kararları işaret etti. Bu, yazısının en dikkat çeken ifadelerinden biriydi.

Umman, hem Amerika hem İran ile iletişim kanallarını açık tutan az sayıdaki ülkelerden biri olduğu için Al Busaidi'nin sözleri uluslararası basında geniş yankı buldu.