Ehla-Der Haber

Şiî-Caferî Âlimlerinin Memur Olmalarıyla Alakalı Düşüncelerimiz

Kars Ehlibeyt Âlimleri Derneği - Şubat / 2026 - Kars / Türkiye

.
.

Bismillahirrahmanirrahim

Yakın zaman zarfında yaşanan bazı olaylar; Türkiye'deki Caferî Şiî toplumu ve Âlimlerinin Diyanet İşleri Başkanlığı veya Kültür Bakanlığı bünyesindeki Alevî-Bektaşî Kültür ve Cemevi Başkanlığı kuruluşlarıyla olan ilişkilerimizin mahiyet ve kapsamını yeniden düşünmeyi zorunlu kılmıştır. Bu nedenle ülkenin birçok yerindeki Caferî camileri etrafında birleşen Caferî toplumu da bu yönde fikir alışverişinde bulunmakta ve mezhebimizin esaslarına zarar verilmeksizin bir çözüm yolu bulmaya çalışmaktadır.

Medenî ölçüler içinde devam eden bu açıklama ve tartışmaların sağlıklı bir neticeye varabilmesi açısından önemi son derece büyüktür. Malum olduğu üzere, gerek Türkiye'de gerekse sair ülkelerdeki Caferî Şiî toplumunun camileri ve bu camilerin Âlimleri; mezhebin “devlet ve iktidar mekanizmalarından ayrı ve bağımsız olma” kuralı gereğince kendi imkânlarını seferber ederek vücut bulmuştur. Caferî toplumu kendi varlığını izhar edebildiği her yerde gerek bireysel gerekse aile bazında başlayarak mezhebin geleceği için fedakârane gayret sarf etmiş ve zamanla bu çalışmalar dernekler ve sair teşkilatlar yoluyla daha büyük ve kapsamlı bir boyut kazanmıştır. Bugün Caferî Şiî toplumuna ait olan hemen her şey sırf mezhebin hassasiyetlerini korumak için dişinden tırnağından arttırıp bu yolda maddî manevî emek sarf eden insanlarımızın eseridir. Bu, inkâr edilmez bir hakikattir.

Durum bu iken, Caferî toplumu ve Âlimleri arasında, Diyanet İşleri Başkanlığına bağlı ya da Kültür Bakanlığı bünyesindeki kurumda bir memur olarak hizmet vermenin hem dinen caiz olup olmayacağı hem de faydası ve zararları üzerine bir tartışma başlamıştır.

Türkiye'deki Caferî Şiî toplumu ve Âlimleri; devletin ülke içindeki ve dışındaki barışçıl faaliyetlerini, imar çalışmalarını, İslam ahlakı ve İslam medeniyeti temelinde yükselen sosyal, ekonomik ve kültürel siyasetlerini, işleyen bütün kurum ve kuruluşlarını meşru görmüş ve her zaman desteklemiştir ve desteklemeye de devam edecektir. Zira Caferî Şiî toplumu, devletine ve bayrağına bağlı bir toplumdur. Bu yönüyle Caferî Şiî toplumunun siyaset kurumlarıyla bir ihtilafı yoktur.

Ne var ki, nesiller ve toplumlar değişirken, iktidar odaklarının da değiştiği ve kimi zaman hayırdan çok şerre meyletmiş siyasi düşüncelerin de çeşitli yollarla hâkimiyet sağladığı da tartışmasızdır. Böyle bir durumda, Diyanet İşleri Başkanlığı teşkilatının ya da Kültür Bakanlığı bünyesindeki kurumların yeni iktidarın politikaları çerçevesinde hareket etmekle mükellef olacağı (zira devlet kurumları içinde yer alması bunu kaçınılmaz kılacağı) aşikârdır. Durum böyleyken, bir Şiî Âlim için bu türdeki bir yapının içinde yer almak çok ama çok özel şartlara ve en üst düzeydeki Âlim kurum ve kuruluşlarının ortak alacakları kararla mümkün olacaktır. Şahsileştirilmiş ya da toplumun az bir kesimini temsil eden kurumların verebileceği bir karar değildir. Bu sebeplerden dolayı bu ve benzeri gelişmeler; Âlimlerimizi temsil eden kurumlarıyla meşveret edilerek, mektebin maslahatı gözetilerek karar verilmelidir ve çıkacak ortak karara hep birlikte saygı gösterilmelidir. Aksi durumda Türkiye’de yaşayan Âlimler, kurumlar ve toplum içerisinde telafisi zor ihtilaflara vesile olacağı inkâr edilemez bir gerçektir.

Saygılarımızla.

18/02/2026

Kars Ehlibeyt Âlimleri Derneği

Ehlader HABER