Kırk Yedi Yıl Ambargo Uyguladıkları İran'a Kırk Yedi Gün Dayanamadılar!

.
.

Kırk Yedi Yıl Ambargo Uyguladıkları İran'a Kırk Yedi Gün Dayanamadılar!

Bu savaşın kazananı hiç şüphesiz İran devletidir.

Bu savaşın kahramanı İran halkıdır.

Kaybedeni ABD, İsrail, Körfez Arap ülkeleri...

Esptein sapığı Trump'un savaş raporu:

Savaşın ikinci günü: Kazandık!

Savaşın ikinci haftası: Kazanıyoruz!

Savaşın üçüncü haftası: Hedeflerimize ulaştık, rejimi değiştirdik!

Savaşın dördüncü haftası: Canlı yayında Suud kralına küfür, Nato'ya hakaret...

Savaşın beşinci haftasında: Hürmüz boğazını açın dediğinde küfürbaz bir dil!

Savaşın 33. günü: Amerika 48 saatlik ateşkes istedi İran reddetti.

Savaşı başlatan ABD, ateşkes isteyen yine ABD. Bu durum İran'ın dünyanın gözleri önünde ABD’yi aşağılamasıydı.

Savaşın 39. günü: İran’ı gece saat 03’de bitireceğiz, medeniyetini yok edeceğiz, taş devrine döndüreceğiz...

Savaşın 40. günü gece saat 01:30 sularında: İran'ın on maddelik şartını kabul ediyoruz.

* * *

Neymiş bu on madde. İran'ın zaferinin belgesi. İşte on madde:

1. Yeniden saldırı düzenlenmemesi

2. İran'ın Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolünün devam etmesi

3. Uranyum zenginleştirmenin kabul edilmesi

4. Tüm birincil yaptırımların kaldırılması

5. Tüm ikincil yaptırımların kaldırılması

6. İran aleyhindeki tüm Güvenlik Konseyi kararlarının sonlandırılması

7. İran aleyhindeki tüm Valiler Konseyi kararlarının sonlandırılması

8. İran'a tazminat ödenmesi

9. Amerikan muharip güçlerinin bölgeden çekilmesi

10. İslami Direniş'e karşı tüm cephelerde savaşın durdurulması

* * *

İran ve İsrail halkı:

İran halkı havadaki füzelere rağmen meydanlarda vatanının yanında “intikam, intikam!” diye feryat ediyor...

İsrail halkı gündüz hükümete karşı mitingler yapıyor geceyi ise sığınaklarda geçiriyor...

Körfez Arap ülkelerine gelince: Bazı Arap devletleri o kadar alçaldı ki Trump İran’ı vururken aynı zamanda beş tane Arap ülkesine ABD’ye eşlik ettikleri için teşekkür etti. Bir tanesi bile biz savaşa katılmadık diye itiraz etmedi. Hepsi birlikte İslami İran'a saldırdı.

Savaşın ilk gününden beri Türkiye'mizin en yukarı dereceden aşağı dereceye kadar Devlet ricalleri, hükümeti, siyasi partilerin hemen hemen tamamı, Türkiye halkı kardeş ve komşu ülke İran'dan yana İsrail'e karşı açıklamalar, kınamalar yaptılar. Bu takdire şayandır.

Ülkemizde dilinden din, Allah, Kuran düşünmeyenlere gelince: Bunlarında çoğunluğu İsrail'e, ABD’ye karşı açıklamalar yaptılar... Ancak bu savaş bu cenahta bazılarının maskesini düşürdü.

Maskesi düşenler savaşın üçüncü gününden itibaren adeta sabah, öğle, akşam zikirleriymişcesine başladılar İran aleyhinde konuşmalar yapmaya, Şia’ya hakaretler etmeye... Telaviv'e, Hayfa'ya İran füzeleri isabet ettikçe bunların hakaretleri de çoğalmaya başladı. İran füzeleri İsrail'e düşerken bunların canı acıdı adeta...

Birde bizim kendi içimizden: Elinde mikrofon olup zalime beddua ederken İsrail’i ağzına almayan ve mazluma dua ederken İran’ı ağzına almayan ve genel olarak zalime beddua ve mazluma dua eden bazılarına ne oluyordu, net bir duruş ortaya koymamışlardı, bunu da anlamış değildik. Bunları da görmüş bilmiş olduk.

Selam ve dua ile