.
.
“Muhakkak müminler, ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin ve Allah'tan korkun ki, size rahmet edilsin.”
(Hucurât 10)
Müslüman olan herkese sorarsanız “hepimiz kardeşiz hepimiz Ümmetiz” sözünü duyarsınız. Ancak bu düşüncede olanların amellerine ve davranışlarına baktığımızda maalesef bu düşüncenin aslında sadece söylemde kaldığına üzülerek şahit olmaktayız. Özellikle son yıllarda coğrafyamızda yaşananlara bakacak olursak bunu daha iyi anlamaktayız. Öte yandan da gerçek kardeşliğe her zamankinden daha fazla ihtiyacımız olduğunu da göreceğiz.
İmam Ali (a.s): Ey insanlar! Şüphesiz fitneler nefsanî isteklere uymakla başlar… Eğer hak halis ve tek renk olsaydı, hiçbir ihtilâf ortaya çıkmazdı. Ama biraz hak, biraz da batıl alınmakta, birbirine karıştırılmakta ve birlikte (insanlara) gelmektedir. İşte burada Şeytan dostlarına hâkim olmaktadır. Ama önceden Allah’ın iyiliğine erişenler kurtulmuşturlar.
Sa’di Şirazi bir şiirinde şöyle demiştir:
Benî Âdem a'zâ-yı yek dîgerend
Ki der-âferineş zi-yek gevherend
Çü uzvi be-derd âvered ruzigâr
Diger uzuvhâ ra nemâned karâr
To ki ez mihneti dîgerân bi gamî
Ne şâyed ki nâmed nehend âdemî
"Âdemoğulları bir vücudun azaları gibidirler.
Çünkü hepsi aynı cevherden yaratılmışlardır.
Vücudun bir yerinde bir dert, bir ağrı hâsıl olursa
Diğer azaların kararı kalmaz. Onlar da rahatsız olurlar.
Sen ki başkalarının mihnetinden keder duymuyorsun
Sana insan adını vermek yakışmaz."
* * *
Din, dil, ırk gözetmeksizin hepimiz biriz. Hepimiz “İnsan” doğduk ve “İnsan” olarak yaşamak isteriz. Elbette şeytan, şeytanlığını yaparak içimize fitne sokmaya çalışacaktır. Ama bizler “insan” olduğumuzun bilincine vardığımızda bu fitnelere karşı durabiliriz ve kardeşçe yaşayabiliriz. Kardeşin kardeşe hürmeti konusunda Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuşlardır:
“Kim Müslüman kardeşine hürmet ederse hakikatte Allah'a hürmet etmiştir.”
Dünya ve ahirette kazananlardan olmak istiyorsak bizi yaratanın “insan” olarak yaşantımıza devam etmemizi istediğini, sürekli aklımızda ve kalbimizde tutmalıyız.
* * *
Öğretmen sınıfa girdi. Her öğrenciye birer balon ile bir de iğne verdi ve "gelin sizinle bir oyun oynayalım, herkes bir dakika içerisinde başka balonları patlatsın ve oyunun sonunda kim balonunu patlatılmaktan korursa o kazanan olsun" dedi.
Yarışma başladı ve herkes diğerinin balonunu patlatmaya çalıştı. Bir dakikanın sonunda sınıfta sadece dört öğrenci yarışmayı kazanmıştı.
Öğretmen öğrencilerine döndü ve "Ben bu yarışmanın aynısını diğer sınıfımda da düzenledim ve tüm sınıf birinci olmuştu. Çünkü kimse diğerinin balonu patlatmadı ve herkes kazanan olmak istemişti."
* * *
Biz insanlar birbirimizin rakibi değiliz ve illa da birilerinin kazanması ve diğerlerinin kaybetmesi şart değildir.
Kendimizin mutluluğu için başkalarının düzenini bozmamalıyız. Birlikte dayanışma içerisinde yaşayabiliriz. Birlikte mutlu olabilir ve birlikte rahatça yaşayabiliriz.
Başkasının balonunu patlatmak zorunda değiliz.