Aşura Ziyareti / Aşura Manifestosu

.
.

Bismillahirrahmanirrahim

Âşurâ ziyareti İmam Muhammed Bâkır (a.s) ve İmam Cafer Sâdık (a.s) gibi Ehlibeyt imamları kanalıyla nakledilmiştir.

Bu ziyaretin önemi ve büyük sonuçlarını, hem ziyareti nakleden hadislerden anlamak mümkündür, hem de ziyareti okuyup da sonuçlarını amelen tecrübe eden kimselerden muteber kanallarla nakledilen öykülerden. Biz ziyaretin metnini vermeden önce bu konuda nakledilen iki hadisi özetleyerek vermeye çalışacağız:

Salih b. Akabe babası kanalıyla İmam Muhammed Bakır'dan (a.s) naklettiği bir hadiste İmam (a.s), Âşûrâ gününde mübarek türbesi yanında Hz. İmam Hüseyin'i ziyaret etmenin, ona ağlamanın büyük sevaplarını açıkladıktan sonra, râvi İmama şöyle sordu: "Kurban olayım sana, Kerbela'dan uzak bir yerde bulunup da böyle bir günde imamın türbesine gitme imkânı bulunmayan kimseye hangi sevap vardır?"

Şöyle cevap verdi: "O halde evden çıkıp bir çöle git veya evinin damına çıkıp İmam'a işaret ederek selam ver ve katillerini lanetle." Hadisin devamında bu selamlama ve lanetleme için İmam (a.s) ona "Âşura" ziyaretini öğretiyor ve ziyaretin ardından da iki rekât namaz kılmasını emrediyor. (Bazı nakillerde ziyaret namazının ziyaretten önce kılınması geçiyor. Bazı büyüklerimiz, türbenin yanı başında ziyaret edildiğinde, önce ziyaret sonra namaz, ama uzaktan ziyaret edildiğinde önce namaz, sonra ziyaret namazı kılınsın demişlerdir. Bazıları da hem önce hem sonra kılınması ihtiyata daha uygundur demişlerdir.)

Ayrıca bu hadisten anlaşılan, Âşura ziyareti Âşura günü okunduğu gibi, diğer günlerde de okunabilir.

Yine Hz. Hüseyin'in (a.s) mübarek türbesinin yanı başında okunduğu gibi, uzaktan da okunabileceğidir.

Hatta hadiste İmam’ı yakından gidip ziyaret etme imkânı olmayan kimsenin anlatıldığı şekilde uzaktan bu ziyaretle İmam’ı ziyaret ettiği takdirde yakından ziyaret edenin sevabının aynısını alacağı vurgulanmaktadır. Hatta bunu her gün kendi evinden gerçekleştirdiği takdirde her defasında o muazzam sevap ve mükâfatları hak edeceğini İmam (a.s) hadisin râvisi Alkame'ye açıklamıştır.

Bir diğer hadiste ise "Safvan" isimli râvi bu ziyareti çok büyük sevaplarla İmam Cafer Sadık'tan (a.s) nakletmiş ve bu ziyareti okuyan müminlerin hacetlerini Hak Tealâ'nın lütfedeceğini buyurmuştur.

Merhum Şeyh Abbas Kummî ve Muhaddiss-i Nuri'nin nakline göre Hz. İmam-ı Zaman (a.s) da Hacı Seyid Ahmet Reşti'ye teheccüd namazı, Câmietü’l-Kebir'e ziyareti ve Âşurâ ziyaretini okumasını ısrarla tavsiye buyurmuştur.

* * *

Aşura ziyaretinin içeriği aslında Ehlibeyt ve Hüseyni Mekteb’in bir manifestosu gibidir. İşte bu manifestonun önemli ve hayati maddeleri:

1- İmam Hüseyn’i sürekli selamlayarak, onunla aramızdaki bağın selamet ve teslimiyet bağı olduğunu ve bunun ömür boyu süreceğini ikrar ve itiraf ediyoruz.

2- İmam Hüseyin Allah’ın seçtiği ve seçtiklerinin (Resulullah, Hz. Ali ve Hz. Fatıma) oğludur.

3- İmam Hüseyn’in kanı Allah’ın kanıdır. Allah bu kanı kendine isnad ediyor, Beytullah, Ruhullah gibi…

Evet, Allah bu kanın velisi, sahibi, koruyucusudur; onu yerde koymayacaktır, heder etmeyecektir. Mutlaka intikamını alacak; Allah baki kaldığı müddetçe o kan da kalacak, coşacak ve şecere-i tayyibey-i İlahiyi sulayacaktır.

4- İmam Hüseyn’in yarenini selamlıyor, onların vefa ve teslimiyetine hayranlığımızı, , sahip oldukları ulvi sıfatlara ve ulaştıkları makamlara olan özenti ve gıptamızı ortaya koyuyoruz.

5- İmam Hüseyin’e yapılan zulüm ve haksızlıkların ve onların karşılaştıkları musibetin başka hiçbir şeyle kıyaslanamayacağını, bu musibetin bize ve İslam Ehli olan her kese, aynı şekilde yer ve göklerin ehline çok ama çok ağır olduğunu, olması gerektiği vurguluyoruz. (Çünkü hem işlenen cinayetler emsalsizdir, hem bu musibetlere uğrayanların makamlarından dolayı çok ağırdır.)

6- Ziyaretin çeşitli yerlerinde tevelli ve teberri vurgusu çok yoğun ve koyudur. Hem bu zulümleri işleyenlere, hem de bu zulümlerin temelini atan, bu zulümlere zemin hazırlayan, bu zulümlere rıza gösteren, bu zulümlere sessiz kalan kimselere lanet ediyor, onlardan teberri ediyoruz. Evet, Zulme rıza zulümdür; Kur’an Resulullah’ın zamanındaki Yahudileri, Peygamber öldüren atalarının vebaline ortak biliyor, onların yaptığı zulme razı oldukları için. Aynı şekilde Salih’in kavmini öldürülen devenin vebaline ortak sayıyor; oysa deveyi öldüren bir kişiydi. Neden? Çünkü diğerleri de buna razıydı.

7- Bu zulümlerde başrolü oynayanlara ayrıca vurgu yapılarak onlara daha galiz ve mükerrer lanetler okumaktayız. Ümeyye oğulları gibi, Ziyad oğulları gibi, Mervan oğulları gibi, Yezit gibi, İbn-i Mercane İbn-i Ziyad gibi, Ömer bin Sa’d gibi, Şimr gibi.

8- Teberri’nin bir boyutunun da Hz. Mehdi ile birlikte o mazlumların intikamını almayı ve bu intikamda pay sahibi olmayı arzulamak olduğunu öğreniyoruz. Bu intikam şahsi intikam şeklinde olacağı gibi, şecere-i habisenin kökünün kazınması ve şecere-i tayyibenin bütün âleme yayılarak, tevhid, adalet, özgürlük, iman, kısacası, İlahi ve insani faziletler meyvesini bütün âleme yaymasıyla gerçekleşecektir. Boşuna değil ki İmam Mehdi (a.f) de zuhur edeceği zaman kendisini ceddi İmam Hüseyin’le tanıtacak.

9- Allah’tan en büyük şerefi, yani İmam Hüseyin ile dünya ve ahirette şereflenmeyi arzuluyor ve Hüseyn’in Rabbinden istiyoruz. Özetle İmam Hüseyin ile alakalı yapılan her hizmet, her hareket, her eylem ve söylem, Hüseyin’le şereflenmektir. En büyüyü ise İmam Hüseyin’in yoluna feda olmaktır. İmam’ın o günkü ve bugünkü ashabı gibi.

10- Allah’a, Resulü’ne, Emirü’l-Müminin’e, Hz. Fatıma’ya ve İmam Hasan’a ve İmam Hüseyin’in kendisine yakınlaşmanın en önemli yollarından birisinin İmam Hüseyn’e muhabbet ve düşmanlarından teberri olduğunu öğreniyor ve vurguluyoruz bu ziyaret ile.

11- Yine onlara takarrup etmenin bir yolunun da İmam Hüseyin’in dostlarına muhabbet beslemek olduğunu öğreniyoruz: Sizinle barışık olanla barışığım, sizinle savaşanla savaşırım; size dost olana dost, düşman olana düşmanım.” diye haykırıyoruz.

12- Ehlibeyt’i ve dostlarını tanıyıp sevmenin, düşmanlarını ise tanıyıp onlardan teberri etmenin büyük bir yücelik olduğunu öğreniyoruz.

13- Dünya ve ahirette Ehlibeyt’ten ayrılmamayı, onların yolunda, izinde sadakatle sabit ve sağlam kalmayı ve onların sahip olduğu beğenilmiş makamda onlara komşu olma şerefini defaaten Allah’tan istiyoruz.

14- Ehlibeyt’in musibetinde çektiğimiz, acı ve gösterdiğimiz sabır ve bu ruh haline sahip olduğumuza şükür ile Allah’tan en büyük makamı istiyoruz.

15- Bu ruh haliyle Aşura’yı, Hüseynî matem ve mahfilleri idrak edenlerin Allah’ın salavat, rahmet ve mağfiretine erişebileceğini bilerek, Allah’tan bu ruha sahip olmayı ve bu İlahi lütuflara erişme liyakatini istiyoruz. Evet, İmam Hüseyin’le birliktelikte, Allah’ın salavatına, rahmetine ve mağfiretine mazhar olmak var.

16- Bu ziyaret vasıtasıyla Allah’tan istediğimiz belki de en önemli talep şudur: “Allah’ım! Bizim hayatımızı Muhammed ve Âl-i Muhammmed’in hayatı ve ölümümüzü onların ölümü gibi kıl!”

Her şey bu bir cümlelik duada özetlenmiştir adeta. Bu duayı eden, onların hayatını, güzelliklerini tanıma ve onları hayatına yansıtma gayreti içinde olmalı ve bu hedefe ulaşmak için de Allah’tan yardım dilemelidir.

17- Biz Muharrem ve Aşura’da matem tuttuğumuz gibi, Ümeyye oğulları ve Ehlibeyt düşmanları bugünde bayram etmişlerdir. İşte aradaki hassas iman çizgisi gün gibi ortada değil mi?

18- İmam Hüseyin ve yareninin Kerbela’da yaşadıkları musibet ve imtihanlar, onların kendisi açısından Allah’ın en büyük lütfu ve ihsanıydı, öyle ki başka hiçbir şeyle o makama ulaşamazlardı ve dolayısıyla hem kendileri bundan dolayı şakir idiler, hem biz Allah’a şükrediyoruz ki böyle müstesna şahsiyetler ve Allah’ın sevgilileriyle tanışmış ve onlara gönül vermişizdir.

19- İmam Hüseyin’in musibetini önemsemek, bundan dolayı hem acı duyup üzülmek, hem de bu acıyı insana tattıran sevgiye sahip olmak Allah’ın şükrü gerektiren büyük nimetlerindendir. Eğer böyle isek Allah’a hamd u senalar olsun.

20- Bu mübarek duanın finalinde hem de secde halinde Allah’tan İmam Hüseyin ve ashabının şefaatini diliyor ve bizim bu makama ve İlahi feyze ulaşmamızı önleyecek engellerden korunmayı ve bu dosdoğru yoldan ve İlahi çizgiden şaşmamayı talep ediyoruz.