<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Ehl-i Beyt Âlimleri Derneği</title>
    <link>https://www.ehlibeytalimleri.com</link>
    <description>Ehl-i Beyt Âlimleri Derneği</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.ehlibeytalimleri.com/rss/fikih" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2022. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 08 Jul 2026 22:25:33 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.ehlibeytalimleri.com/rss/fikih"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[İhram Halinde Haram Olan İşler]]></title>
      <link>https://www.ehlibeytalimleri.com/ihram-halinde-haram-olan-isler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ehlibeytalimleri.com/ihram-halinde-haram-olan-isler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İhram süreci, sayısız semereleriyle insan kimliğinin şekillenmesinde çok köklü bir rol oynar..]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h6 style="text-align:right">.</h6>

<h6 style="text-align:right">.</h6>

<p style="text-align:center"><strong>Ehlader Araştırma Bölümü</strong></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><strong>İhram Halinde Haram Olan İşler</strong></p>

<p style="text-align:justify">Hac, özel bir takım ayinler zincirinden ibaret belirli bir intizam ve disiplin ile yerine getirilen bir ibadettir. Bu zincirin her bir halkası tek başına dikkate şayan özellikler içerir. Namaz esnasında ‘ihram tekbiri’ ile ibadetin ruhuyla bağdaşmayan birçok iş haram oluyor ve namazın son selamı ile birlikte yeniden helal oluyorsa; yine nasıl oruç niyeti ve tan yerinin ağarmasıyla birlikte bu ilâhî imtihanın ruhuyla bağdaşmayan işler oruçlu kişiye haram oluyor ve gün batımı ile birlikte yeniden helal oluyorsa, aynı şekilde hac ve umrede de ihrama bürünüp<i> ‘lebbeyk’</i> dedikten sonra, terk edilmesiyle kulluk bilincini takviye eden ve ilâhî imtihanın ruhuyla bağdaşmayan birçok şey haram olur.<a href="#_ftn1" name="_ftnref1" title="">[1]</a> Böylece bütün ihram süreci, kulluk bilincinin en zirvede temsil olunduğu bir süreç haline dönüşür.<a href="#_ftn2" name="_ftnref2" title="">[2]</a> Hac merasimi sona erdikten ve ‘tahlil’ aşamasına gelindikten sonra ise, ihram elbisesinden çıkılır ve ihramlı şahıs için haram sayılan her şey helal hükmünü kazanır.</p>

<p style="text-align:justify">İhram ve bu amele dair ahkâma riayet etmek, insanın ruhunu bütün kayıtlardan özgürleştirir, bütün şehvet ve gazap girdaplarından kurtarır. Bu amel beyinleri bütün batıl fikirlerden arındırır ve kalpleri bütün ham arzulardan temizler. Zira ruhun kararması ve kalplerin paslanmasına yol açan bütün ameller İhram esnasında haram kılınmıştır. Böylece insanın, pak bir ruh ve temiz bir kalple bütün karanlıklar ve paslardan arındırılmış bir<i> “Beyt’i”</i> tavaf edebilme liyakatine erişmesi amaçlanmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">Maksat şu ki, Yüce Rabbimiz, teşri’ âlemiyle tekvin âlemi arasında bir ahenk bütünlüğü yaratmak gayesiyle iki mukaddes insan, iki peygamber (a.s) mimarlığı aracılığıyla mukaddes bir mekân inşa etmiştir. Birçok peygamberin tavafgâhı olan ve aynı zamanda birçok peygamberin öldüğü ve toprağa gömüldüğü bu mekânı, emniyetli bir yer kılmıştır. Sonuç olarak mümin kullarını bütün aidiyetlerden ve çirkinliklerden arındırmak maksadıyla bu ekin bitmez, ürün yeşermez ve hiçbir yaşam emaresi taşımayan bu coğrafyada imtihana tabi tutmuştur. Oysaki yine Rabbimizin yarattığı nice güzel ve mutedil coğrafyalar daha vardır ki oralarda iklim müsait ve yaz ve kış ayları arasındaki sıcaklık oranı gayet orantılıdır. Eğer Beytullah bu coğrafyalardan birinde inşa olunacak olsaydı, daha ziyade refah ehli için bir tatil yeri olurdu; mahrum ve mustazaflar için bir sığınak değil. Bu itibarla özellikle bu coğrafyayı seçmiştir ki kulları, ilâhî rızaya mazhar bir riyazet, ihram esnasındaki yasaklar ve hac ve umre esnasındaki özel ahkâm vesilesiyle bütün çirkeflerden arınıp bütün aidiyetlerden kurtulabilsinler.</p>

<p style="text-align:justify">Bu söz konusu imtihanın bir örneği güzel koku kullanma yasağıdır. Oysaki ihram halinde yasak olan bu amel, normal şartlarda teşvik olunur ve faziletli ameller içerisinde addolunur. Tabi Rabbimiz bu ameli sadece yasaklamakla kalmaz aynı zamanda hac ve umre amellerini yerine getirirken kötü kokan insanlarla muaşeret esnasında ya da kurban kesilen yerlerden geçerken ortalığa yayılan kötü kokular karşısında burnu tutmak ve bu kokulardan kurtulmak için başka bir iş yapmayı da haram kılmıştır. Bu tür yasaklar, insandaki enaniyeti kırmak ve ruhlarda yer etmiş kendini beğenmişlik ve kibri ayaklar altına almak gayesini taşır. Dolayısıyla, hac ve umre vazifesini yerine getirmiş bir insan nihayetinde Hakk’ın arınmış ve faziletlere bürünmüş bir kulu düzeyine yükselir.</p>

<p style="text-align:justify">İlahi imtihanın bir diğer örneği, avlanma yasağıdır. Zira bir yandan <i><strong>“İhramlı iken av hayvanlarını öldürmeyin”</strong></i><a href="#_ftn3" name="_ftnref3" title="">[3]</a> buyruğuyla sahra hayvanlarını avlamak ihramlı kişilere yasaklanırken, diğer yandan deniz hayvanları dışındaki bütün hayvanlar örneğin ceylanlar, güvercinler ve sair av hayvanları bu mevsimde ihram halindeki insanların çevresinde dolanmaya başlarlar. Maksat, kimin bu ilâhî imtihana takat yetiremeyeceği ve kimin bu ilâhî farizadan yüzünün akıyla çıkacağını göstermektir.</p>

<blockquote>
<p style="text-align:justify"><strong>“Allah sizi ellerinizin ve mızraklarınızın erişeceği bir avlanma ile (onu yasak ederek) imtihan eder.”</strong><a href="#_ftn4" name="_ftnref4" title="">[4]</a></p>
</blockquote>

<p style="text-align:justify">Hürriyet âbidesi ve özgürlük yörüngesi çevresinde yer almak isteyen ihramlı mümin, harem bölgesinde yer alan hiçbir canlıyı esir etme, yakalanması için yardımcı olma, av hayvanını kovalama ya da avcıya yol gösterme hakkına sahip değildir. Zira bu işlerin hiçbiri özgürlük arzusu taşıyan bir yürekle bağdaşmaz. İnsan tam anlamıyla özgürleşmedikçe de özgürlük anıtını tavaf etme salahiyetine erişemez.</p>

<p style="text-align:justify">Bu terbiye sistemi, bir İslam toplumunun oluşumunda öylesine etkili olmuştur ki daha düne kadar vahşi cahiliye döneminde iken bir kertenkeleden dahi vazgeçmeyen ve onu yemek için birbiriyle yarışan insanlar, şimdi artık İslami medeniyetin gölgesinde ilâhî vahyin fermanına boyun eğerek bütün arzularına gem vurmayı başarmış hatta taptaze ceylanları dahi avlamayacak bir düzeye yükselmişlerdi.</p>

<p style="text-align:justify">İhram süreci, sayısız semereleriyle insan kimliğinin şekillenmesinde çok köklü bir rol oynar. Bu semere, apaçık görülebilecek bir keyfiyet ile hac ve ziyarete inanan ve gereklerine bağlı olan bir toplum hüviyetinde zuhur bulmuştur.</p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><strong>- - - - - - - - - - - - - - - - - -</strong></p>

<hr size="1" width="33%" />
<p style="text-align:justify"><a href="#_ftnref1" name="_ftn1" title=""><sup><sup>[1]</sup></sup></a> Mükelleflerin cinsiyeti açısından İhram esnasında haram olan şeyler üç kısma ayrılır:</p>

<p style="text-align:justify"><strong>a) </strong>Erkek ve kadınlar arasında müşterek haramlar:</p>

<p style="text-align:justify">1- Kendi ya da ihramlı olsun olmasın bir başkasının bedendeki kılları yolmak.</p>

<p style="text-align:justify">2- Bedenden kan çıkarmak.</p>

<p style="text-align:justify">3- Tırnak kesmek.</p>

<p style="text-align:justify">4- Diş çekmek</p>

<p style="text-align:justify">5- Harem’deki bitki ya da otları yolmak</p>

<p style="text-align:justify">6- Zaruret hali dışında silah taşımak</p>

<p style="text-align:justify">7- Avlanmak (korkulacak durumlar dışında)</p>

<p style="text-align:justify">8- Güzel koku kullanmak</p>

<p style="text-align:justify">9- Sürme çekmek</p>

<p style="text-align:justify">10- Aynaya bakmak</p>

<p style="text-align:justify">11- Tartışmak</p>

<p style="text-align:justify">12- Vücudu yağlamak</p>

<p style="text-align:justify">13- Daimi ya da geçici nikâh ve nikâh şahitliği</p>

<p style="text-align:justify">14- Mastürbasyon</p>

<p style="text-align:justify">15- Şehvetle bakmak, öpüşmek, cinsi münasebet ve benzeri cinsel zevkler</p>

<p style="text-align:justify">16- Süslenmek maksadıyla yüzük takmak ve kına yakmak</p>

<p style="text-align:justify">17- Yalan, övünmek-kibirlenmek, küfürleşmek ve benzeri fısk sayılan ameller</p>

<p style="text-align:justify">18- Bedende bulunan haşereleri öldürmek ya da herhangi bir şekilde izale etmek.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>b) </strong>Erkeklere özgü haramlar:</p>

<p style="text-align:justify">1- Başı örtmek</p>

<p style="text-align:justify">2- Gölgeli yerlerde hareket etmek</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">3- Dikişli elbise giyinmek</p>

<p style="text-align:justify">4- Ayağın üst kısmını tamamen kapatan ayakkabı ya da çorap giyinmek.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>c) </strong>Kadınlara özgü haramlar:</p>

<p style="text-align:justify">1- Yüzü kapatmak</p>

<p style="text-align:justify">2- Süslenmek maksadıyla süs eşyası takınmak.</p>

<p style="text-align:justify">Bu yirmi dört maddelik haram işlerin ayrıntılı açıklaması ve riayet edilmemesi durumunda her biri için öngörülen kefaretlerle ilgili Hac menasiki ile ilgili kitaplara başvurmak gerekir.</p>

<p style="text-align:justify"><a href="#_ftnref2" name="_ftn2" title=""><sup><sup>[2]</sup></sup></a> Nehcu’l Belağa, 192. Hutbe (Kasıa Hutbesi)</p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><a href="#_ftnref3" name="_ftn3" title=""><sup><sup>[3]</sup></sup></a> Maide: 95</p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><a href="#_ftnref4" name="_ftn4" title=""><sup><sup>[4]</sup></sup></a> Maide: 94</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Fıkıh | Ahkam</category>
      <guid>https://www.ehlibeytalimleri.com/ihram-halinde-haram-olan-isler</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 20:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ehlibeytalimlericom.teimg.com/crop/1280x720/ehlibeytalimleri-com/uploads/2026/05/ihramiz-1.jpg" type="image/jpeg" length="65055"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Savaş Ahlakı ve Hukuku]]></title>
      <link>https://www.ehlibeytalimleri.com/savas-ahlaki-ve-hukuku</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ehlibeytalimleri.com/savas-ahlaki-ve-hukuku" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[“Hiçbir fitne kalmayıncaya ve din, tamamıyla Allah’a münhasır oluncaya dek savaşın”]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h6 style="text-align:right">.</h6>

<h6 style="text-align:right">.</h6>

<p style="text-align:center"><strong>Ehlader Araştırma Bölümü</strong></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify">İslam Hukukuna Göre Savaşmanın (Cihad) Asıl Sebebi İslam dininin asıl hedefi savaş değildir. Aksine bozulan düzenleri düzeltmek, güven ve barışı temin ve tesis etmek içindir.<a href="#_ftn1" name="_ftnref1" title="">[1]</a> Bu sebeple asıl maksadını gerçekleştirmek adına savaşın dışında yararlanılacak bütün çözüm yollarını arar. Kimileri tarafından bazı dini kavramlara bir takım yanlış anlamlar yüklenerek İslam’a savaşçı bir din imajı verilmek istenilse de, İslam dininin toplumlar arası ilişkilerdeki ilkesel tavrı her zaman sulh ve barış yönünde olmuştur. Savaş ise başvurulması en son çözüm yoludur. Barışçıl yolların tıkanıp bütün çözüm yolları kapanmış ve savaş kaçınılmaz hale gelmiş ise “<strong><i>ta ki savaş ağır yüklerini indirsin (sona ersin).”</i></strong><a href="#_ftn2" name="_ftnref2" title="">[2]</a> <i><strong>“Hiçbir fitne kalmayıncaya ve din, tamamıyla Allah’a münhasır oluncaya dek savaşın”</strong></i><a href="#_ftn3" name="_ftnref3" title="">[3]</a> emrinin gereği savaştan geri durulmayacağı da belirtilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Bu ilahî emir doğrultusunda gerçekleştirilen savaş ise herhangi bir çıkar sağlama veya sömürü amacı güdülmeksizin Müslümanlara yönelik saldırıları bertaraf etmek, barış ortamının oluşmasını sağlamak ve buna engel olanları cezalandırmak için gerçekleştirilmektedir.<a href="#_ftn4" name="_ftnref4" title="">[4]</a></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify">İslam Hukukuna Göre Meşru Olan Savaş Çeşitleri Kur’ân-ı Kerim, İslam ülkesi ve diğer devletler arasındaki ilişkilerinin barış, adalet ve ahde vefa ilkeleri üzerine bina edilmesini esas almıştır.<a href="#_ftn5" name="_ftnref5" title="">[5]</a> Bu itibarla savaş istisnaî hallerden olup onu haklı kılan bir sebebin olması gerekir. Savaşın asıl sebebinin saldırı ve dine düşmanlık olduğunu savunanlara göre savaşların meşru savaş olabilmesi için öncelikle Allah kelamının üstün olması amacıyla yapılması şart olmakla birlikte, aşağıda belirtilen hususlardan birine uygun olması gerekmektedir.</p>

<p style="text-align:center"><strong>* * *</strong></p>

<p style="text-align:justify"><strong>Savunma Amaçlı Savaş</strong></p>

<p style="text-align:justify">İran İslam Cumhuriyeti örneğinde olduğu gibi düşmanın İslam toprağına saldırması veya bilfiil istila etmeyip fakat tahammül edilemez bir şekilde hareket etmeleri durumunda Müslümanların buna karşılık vatanlarını ve kendilerini korumaya yönelik gerçekleştirdikleri savaş İslam hukukuna göre meşru savaş kategorisinde değerlendirilmiştir. Bu hususta <strong><i>“Size karşı savaş açanlara Allah yolunda sizde savaşın ama sakın aşırıya gitmeyin çünkü Allah haddi aşanları sevmez.”</i></strong><a href="#_ftn6" name="_ftnref6" title="">[6]</a></p>

<p style="text-align:justify"><strong><i>“Kendilerine karşı savaş açılan Müslümanlara, zulme uğradıkları için savaş izni verilmiştir.”</i></strong><a href="#_ftn7" name="_ftnref7" title="">[7]</a> ayetleri ve Peygamber’in uygulamaları (Hayber Savaşı) saldırıya maruz kalan Müslümanların karşılık vermelerini böyle bir savaşın meşruiyetinin delilidir.<a href="#_ftn8" name="_ftnref8" title="">[8]</a></p>

<p style="text-align:justify">Savaş Halinde Yasak Fiiller İslam dininde asıl olan barış ve emniyet içinde yaşamaktır. Bu doğrultuda İslam’da barış asıl olup savaş arızi bir durumdur. Bu konuda Peygamber (s.a.v) “Ey insanlar düşmanla karşılaşmayı arzulamayın. Allah’tan sağlık ve afiyet dileyin. Düşmanla karşılaşınca da sabredin ve bilin ki cennet kılıçların gölgesi altındadır.80 buyurarak asıl olanın savaşın temenni edilmemesidir. Bununla birlikte savaş kaçınılmaz olursa da sebat edip81 dinin belirlediği ölçüde hareket edilmesi istemiştir. Bu itibarla İslâm hukukçuları, savaşın kaçınılmaz olması durumunda Müslümanın karşı tarafa yapacağı bütün uygulamaların caiz olmadığını, yapılacakların hukuka ve ahlakî erdemlere uygun olması gerektiğini ifade etmişlerdir. Bu bağlamda “Size karşı savaş açanlara Allah yolunda sizde savaşın ama sakın aşırıya gitmeyin çünkü Allah haddi aşanları sevmez.”82 ayeti, savaş açılan Müslümanın, düşmana karşılık vermesini fakat bu durumda da (savaşta) hukukî ve ahlakî kuralların dışına çıkmaması (haddi aşmamasını) istenmiştir. İslam hukukçuları savaş esnasında kişiler ve tarafların uyması gereken hukukî ve ahlâkî kuralları Kur’ân ve Sünnet nasları çerçevesinde en ince ayrıntısıyla belirlemişlerdir. Naslar çerçevesinde belirlenen bu yasakları şu şekilde sıralamak mümkündür;</p>

<p style="text-align:justify"><strong>- </strong>Savaşa bilfiil katılmayanları öldürmek</p>

<p style="text-align:justify"><strong>-</strong> Gerek olmadan işkence ve zulüm ile öldürmek</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"><strong>- </strong>Esir veya hayvanları ateşle yakmak suretiyle öldürmek</p>

<p style="text-align:justify"><strong>- </strong>İnsan ve hayvanların organlarını kesmek</p>

<p style="text-align:justify"><strong>- </strong>Kadın esirlerle gayrimeşru münasebette bulunmak</p>

<p style="text-align:justify"><strong>-</strong> Harb esirlerini kalkan yapıp onlarla düşmana yaklaşmak</p>

<p style="text-align:justify"><strong>-</strong> Doğaya zarar vermek</p>

<p style="text-align:justify"><strong>- </strong>İhtiyaçtan fazla hayvan kesmek</p>

<p style="text-align:justify"><strong>- </strong>Düşmanı yenip topraklarını fethettikten sonra katliama girişmek</p>

<p style="text-align:justify"><strong>- </strong>Ahde vefasızlık ve hainlik yapmak</p>

<p style="text-align:justify"><strong>-</strong> Devletlerarasında yapılan antlaşma neticesinde yasaklanan fiilleri işlemek<a href="#_ftn9" name="_ftnref9" title="">[9]</a>,</p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify">Yukarıda belirtilen yasaklara göre İslam hukukunda savaşa bizzat veya dolaylı biçimde katkıda bulunmayan çocuklar, kadınlar, yaşlılar, özür sahipler (âma, akıl hastası, yatalak hasta vb.) bir köşeye çekilmiş halktan ayrı bir şekilde yaşayan din adamları, savaşa müdahil olmayan tüccar, esnaf, iş adamı, çiftçi ve işçilerin öldürülmesi yasaklanmıştır. Savaşta düşman askerlerini ateşle yakmak veya cesetleri üzerinde tahribat (müsle) gibi zülüm yapmak, yakalanan esirlere insanlık onuruna yakışmayan zina ve benzeri gayri meşru davranışlarda bulunmak yasaklanmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">Ayrıca suçun şahsiliği ilkesine binaen karşı tarafın Müslüman rehineleri öldürmesi durumunda bile Müslümanlara ellerinde bulunan rehineleri öldürme izni verilmemiştir. İbadethanelere ve kutsal kitaplara (Tevrat, İncil), savaş zarureti olmadıkça ziraî mahsullere, ormanlara zarar vermek ve savaşta yağmalama yapmak yasaklanmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">Belirtilen bu yasaklarla birlikte savaşta Müslümanın oruç tutması, Kur’ân ve Hadis gibi saygı gösterilmesi gereken kitapların -akıbetinden endişe edilmesi durumunda- savaş meydanlarına götürülmesi ve Müslümanların verdikleri sözlere ve yapılmış antlaşmaya aykırı davranması da yasaklanmıştır. Kısacası savaş esnasında veya sonrasında Müslümanların hukuka ve ahlâkî erdemlere ters düşecek bütün tavır ve davranışlardan kendilerini koruması gerekmektedir.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>- - - - - - - - - - - - - - -</strong></p>

<hr size="1" width="33%" />
<p style="text-align:justify"><a href="#_ftnref1" name="_ftn1" title="">[1]</a> Nisâ, 4/90; Enfâl, 8/61; Mümtehine: 60/8-9.</p>

<p style="text-align:justify"><a href="#_ftnref2" name="_ftn2" title="">[2]</a> Muhammed, 47/4.</p>

<p style="text-align:justify"><a href="#_ftnref3" name="_ftn3" title="">[3]</a> Enfâl, 8/39.</p>

<p style="text-align:justify"><a href="#_ftnref4" name="_ftn4" title="">[4]</a> Enfâl, 8/39, 57, 61; Kasas, 28/77.</p>

<p style="text-align:justify"><a href="#_ftnref5" name="_ftn5" title="">[5]</a> Mâide, 5/8.</p>

<p style="text-align:justify"><a href="#_ftnref6" name="_ftn6" title="">[6]</a> Bakara, 2/190.</p>

<p style="text-align:justify"><a href="#_ftnref7" name="_ftn7" title="">[7]</a> Hac, 22/39.</p>

<p style="text-align:justify"><a href="#_ftnref8" name="_ftn8" title="">[8]</a> Şirbînî, Muğnî’l-Muhtâc ilâ Marifeti Meânî Elfâzi’l-Minhâc, 4/219; Karaman, Ana Hatlarıyla İslâm Hukuku, 263.</p>

<p style="text-align:justify"><a href="#_ftnref9" name="_ftn9" title="">[9]</a> Meydânî, el-Lubâb fî Şerhi’Kitâb, 609-610; Mevsılî, el-İhtiyâr li Ta’lîli’l Muhtâr, 4/145; İbn Rüşd, Bidâyetü’l-Müctehid ve Nihâyetü’l-Muktesid, 378; Şirbînî, Muğnî’l-Muhtâc ilâ Marifeti Meânî Elfâzi’l-Minhâc, 4/226-227; Zühaylî, Âsâru’l-Harbi fî’l-Fıkhi’l-İslâmî, 381; Karaman, Ana Hatlarıyla İslâm Hukuku, 268-268; Yaman, İslam Devletler Hukukunda Savaş, 144-148; Abdullah Yücel, İslam Savaş Hukuku ve Cihad Kavramı, 121-122.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Fıkıh | Ahkam</category>
      <guid>https://www.ehlibeytalimleri.com/savas-ahlaki-ve-hukuku</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 15:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ehlibeytalimlericom.teimg.com/crop/1280x720/ehlibeytalimleri-com/uploads/2026/04/logo-nc.jpg" type="image/jpeg" length="66692"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
