<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Ehl-i Beyt Âlimleri Derneği</title>
    <link>https://www.ehlibeytalimleri.com</link>
    <description>Ehl-i Beyt Âlimleri Derneği</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.ehlibeytalimleri.com/rss/ehla-der-haber" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2022. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 01 May 2026 04:23:55 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.ehlibeytalimleri.com/rss/ehla-der-haber"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Kevser Yayınları Trendyol'da]]></title>
      <link>https://www.ehlibeytalimleri.com/kevser-yayinlari-trendyolda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ehlibeytalimleri.com/kevser-yayinlari-trendyolda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kevser Yayınları / İstanbul]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h6 style="text-align:right">.</h6>

<h6 style="text-align:right">.</h6>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><strong>Kevser Yayınları </strong></p>

<p style="text-align:justify">1992 yılında yayın hayatına başlayan Kevser Yayınları, günümüze dek birçok farklı alanda faaliyetlerde bulunmuştur.</p>

<p style="text-align:justify">Kurulduğu günden bugüne kadar yapmış olduğu kitap, tercüme, CD, dergi gibi çalışmalarda Ehl-i Beyt ekolünü vizyon edinmiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Bunların yanı sıra, kültür, sanat, edebiyat, inanç, ahlak ve siyaset gibi alanlarda da varlığını sürdürmüştür.</p>

<p style="text-align:justify">Kevser Yayıncılık olarak, 300'den fazla eserin tercümesi ve yine birçok çalışmanın altına da başarıyla imza atmış bulunmaktayız.</p>

<p style="text-align:justify">Ve artık kitap siparişlerinizi <a href="http://www.kevseryayincilik.com" rel="nofollow">http://www.kevseryayincilik.com</a> adresi dışında Türkiye'nin en popüler e-ticaret uygulamalarından birisi olan Trendyol'dan da verebilirsiniz.</p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:center"><strong><a href="https://www.trendyol.com/sr?mid=1263452&amp;os=1" rel="nofollow">https://www.trendyol.com/sr?mid=1263452&amp;os=1</a></strong></p>

<p style="text-align:center"></p>

<p><strong>Ehlader HABER</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ehla-Der Haber</category>
      <guid>https://www.ehlibeytalimleri.com/kevser-yayinlari-trendyolda</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 13:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ehlibeytalimlericom.teimg.com/crop/1280x720/ehlibeytalimleri-com/uploads/2026/04/trenddyol-2.jpg" type="image/jpeg" length="15191"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sosyal Medyada Siyonist Kancası]]></title>
      <link>https://www.ehlibeytalimleri.com/sosyal-medyada-siyonist-kancasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ehlibeytalimleri.com/sosyal-medyada-siyonist-kancasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Siyonist İsrail’in medya ordusu deşifre oldu: 100 bin kişilik maaşlı propaganda ekibi olduğu ortaya çıktı..]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h6 style="text-align:right">.</h6>

<h6 style="text-align:right">.</h6>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<blockquote>
<p itemprop="description" style="text-align:justify">Eski İsrail istihbaratçısı Ella Kenan'ın kurduğu BrightMind ağı, 100 binden fazla kişiyi seferber ederek koordineli algı operasyonları yürüttüğünü itiraf etti. ABD kampüslerinde Filistin yanlısı etkinliklerin iptal edilmesine neden olan bu ağ, Wikipedia gibi ansiklopedik kaynaklara da müdahale etti.</p>
</blockquote>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify">Katil İsrail askeri istihbaratında yedi yıl görev yaptıktan sonra açık kimlikle faaliyet yürüten Ella Kenan, 7 Ekim 2023'ten bu yana "İsrail yanlısı söylemleri güçlendirmek" amacıyla kurduğu BrightMind adlı dijital platform ağıyla 100 binden fazla kişiyi seferber ederek küresel ölçekte algı operasyonları yürüttüğünü itiraf etti.</p>

<p style="text-align:justify">Kenan'ın bir teknoloji devinin etkinliğindeki videosunun sosyal medyada yayılmasıyla yeniden gündeme gelen bu yapılanma, ABD'deki üniversitelerde düzenlenen Filistin yanlısı etkinliklerin iptal edilmesine ve bazı öğrencilerin okuldan uzaklaştırılmasına neden oldu. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun sosyal medyayı açıkça bir "savaş aracı" olarak tanımlaması ve teknoloji milyarderi Larry Ellison'ın medya imparatorluğunun İsrail yanlısı eksende genişlemesi, Tel Aviv yönetiminin geleneksel askeri gücün ötesine geçen sistematik bir dijital savaş stratejisi yürüttüğünü gözler önüne seriyor.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>BrightMind'in Dijital Ordusu: Koordineli Algı Operasyonları</strong></p>

<p style="text-align:justify">Globes internet sitesine konuşan Kenan, BrightMind aracılığıyla yürütülen faaliyetleri "savunmadan saldırıya geçme" olarak tanımladı. 100 binden fazla gönüllünün Telegram ve WhatsApp gibi kapalı kanallar üzerinden yönlendirildiği bu ağ, günlük olarak belirlenen görevleri yerine getiriyor. Bunlar arasında belirli içeriklerin trend algoritmalarına sokulması için koordineli paylaşım yapılması, karşıt içeriklerin toplu şikayet yoluyla kaldırılmasının sağlanması ve çok dilli önceden hazırlanmış yanıtlarla yorum alanlarının doldurulması gibi yöntemler bulunuyor. Kenan, bu çalışmaların Ekim 2023'ten bu yana yaklaşık üç milyar görüntülenmeye ulaştığını iddia ediyor.</p>

<p style="text-align:justify">Uzmanlara göre bu tür koordineli ağlar, aslında organik kamuoyu oluşumunu taklit ederek yapay bir gündem belirleme kapasitesine sahip. Kenan'ın kendi ifadesiyle "dünyanın ne hakkında konuştuğunu biz belirliyoruz" anlayışı, İsrail'in uluslararası hukuku hiçe sayan işgal ve saldırı politikalarının yarattığı meşruiyet krizini dijital manipülasyonla aşma çabası olarak yorumlanıyor. Özellikle ABD kampüslerinde "antisemitizm" suçlamasıyla akademik özgürlüğün hedef alınması, Filistin'e yönelik eleştirinin suçla eş tutulduğu bir ortam yaratırken, aslında soykırım suçlamalarına karşı bir savunma mekanizması olarak işlev görüyor.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Wikipedia'ya Müdahale ve "Hamas ISIS'tir" Kampanyası</strong></p>

<p style="text-align:justify">Kenan'ın itirafları arasında en dikkat çekici olanı, Wikipedia'da binden fazla içeriğe müdahale ettikleri iddiası oldu. Kenan, Filistin lehine olduğunu öne sürdüğü içeriklerin "çarpıtıldığını, silindiğini ya da Yahudiler ile İsrail arasındaki bağlantıyı koparacak şekilde değiştirildiğini" savunarak, Wikipedia'nın kurucusunun kendilerine yardımcı olduğunu ileri sürdü. Bu girişim, ansiklopedik bilginin tarafsızlığını hedef alan bir müdahale olarak değerlendirilirken, aslında tarihsel gerçekliğin yeniden yazılmasına yönelik bir stratejinin parçası.</p>

<p style="text-align:justify">Kenan, 7 Ekim'den hemen sonra başlattığı "#HamasISIS" etiketinin dönemin ABD Başkanı Joe Biden tarafından da kullanıldığını, bu sayede üç ay boyunca milyarlarca görüntülenmeye ulaştıklarını anlattı. Bu tür bir çerçeveleme, Gazze'deki katliamları meşrulaştırmak için terör örgütleri arasında yapay benzerlikler kurma taktiğinin tipik bir örneği olarak görülüyor.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Netanyahu'dan Açık İtiraf: "Sosyal Medya En Önemli Silahımız"</strong></p>

<p style="text-align:justify">İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 27 Eylül 2025'te ABD'li sosyal medya fenomenleriyle yaptığı toplantıda sosyal medyayı "en önemli silah" olarak nitelendirdi. Netanyahu, TikTok'un satın alınmasını "şu anda yapılan en önemli satın alma" olarak tanımlarken, X platformu için "Elon Musk ile konuşmalıyız, o bir düşman değil, bir arkadaş" ifadelerini kullandı. Netanyahu'nun 26 Ocak 2026'da yaptığı bir başka açıklamada sosyal medyayı bir "savaş alanı" olarak tanımlayıp bu alandaki mücadele için yeni araçlar geliştirdiklerini söylemesi, İsrail'in dijital savaş stratejisinin ne kadar kurumsallaştığını gösteriyor. Bu açıklamalar, İsrail'in Gazze'deki soykırım suçlamalarına karşı uluslararası kamuoyunda giderek yalnızlaştığı bir dönemde, algı yönetimine verdiği önceliğin açık bir itirafı niteliğinde.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"><strong>Ellison'ın Medya İmparatorluğu: Pro-İsrail Ekseninde Yoğunlaşma</strong></p>

<p style="text-align:justify">Teknoloji devi Oracle'ın kurucusu Larry Ellison ve oğlu David Ellison'ın medya yatırımları, İsrail yanlısı içeriklerin yayılmasında yeni bir boyut yaratıyor. Ellison ailesi, Paramount ve CBS'nin yanı sıra TikTok'un ABD operasyonlarının çoğunluk hissesini satın alan konsorsiyumun içinde yer alırken, şimdi de Warner Bros. Discovery'yi satın almak için 108,4 milyar dolarlık bir teklif sundu. Larry Ellison'ın İsrail Savunma Kuvvetleri'ne (IDF) yaptığı 26 milyon doları aşan bağışlar ve Netanyahu ile olan yakın ilişkisi, bu medya gücünün İsrail yanlısı bir eksende kullanılacağı endişelerini artırıyor. Uzmanlar, bu yoğunlaşmanın bir ülkenin haber, eğlence ve sosyal medya platformlarını aynı ideolojik çizgide birleştirme potansiyeli taşıdığını vurguluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ehla-Der Haber</category>
      <guid>https://www.ehlibeytalimleri.com/sosyal-medyada-siyonist-kancasi</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Apr 2026 17:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ehlibeytalimlericom.teimg.com/crop/1280x720/ehlibeytalimleri-com/uploads/2026/04/screenshot-55-9.webp" type="image/jpeg" length="77814"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İran'da ABD-İsrail Saldırılarında 3 bin 375 Kişi Şehit Oldu]]></title>
      <link>https://www.ehlibeytalimleri.com/iranda-abd-israil-saldirilarinda-3-bin-375-kisi-sehit-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ehlibeytalimleri.com/iranda-abd-israil-saldirilarinda-3-bin-375-kisi-sehit-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran Adli Tıp Kurumu Başkanı Abbas Mescidi, ülkeye karşı yürütülen 50 günlük savaşta 3 bin 375 kişinin şehit olduğunu, bunlardan 496’sının kadın olduğunu açıkladı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h6 style="text-align:right">.</h6>

<h6 style="text-align:right">.</h6>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p itemprop="description" style="text-align:justify">Amerika'nın Minab’daki okul bombardımanında 160’tan fazla masum çocuğun hayatını kaybetmesi, saldırıların sivil hedeflere yönelik olduğunu gösteren en acı örneklerden biri olarak kayıtlara geçti. Kullanılan bombalar nedeniyle şehitlerin yüzde 40’ının cesedi başlangıçta teşhis edilemedi.</p>

<h6 style="text-align:right">.</h6>

<p style="text-align:justify">İran Adli Tıp Kurumu Başkanı Abbas Mescidi, ülkeye karşı yürütülen son savaşta (Ramazan Savaşı) 3 bin 375 kişinin şehit olduğunu açıkladı. Mescidi, Minab kentindeki <i>“Şecere-i Tayyibe”</i> okulunun bombalanması sonucu 160’tan fazla çocuğun ABD ve İsrail rejimi tarafından katledildiğini belirterek, saldırılarda kullanılan bombalar nedeniyle şehitlerin yaklaşık yüzde 40’ının cesetlerinin başlangıçta teşhis edilemediğini söyledi.</p>

<p style="text-align:justify">Adli Tıp Kurumu Başkanı Abbas Mescidi, sözde <i>“İmposed War”</i> (Tahmil Edilen / Dayatılan Savaş) olarak adlandırılan çatışma döneminde kurumun faaliyetlerini detaylandırdı. Mescidi, bu dönemin hem zorluklarla hem de güzelliklerle dolu olduğunu ifade etti. İnkılap Lideri’nin şehadeti ve bazı komutanların kaybı, halkın yüreğini yakan en acı olaylar arasında sayıldı. Mescidi, bu dönemde masum sivillerin, çocukların, yaşlıların ve kamu binalarında görev yapan insanların şehit edildiğine tanıklık ettiklerini vurguladı.</p>

<p style="text-align:justify">Uluslararası insancıl hukuk uzmanları, bir okulun bombalanmasının ve yüzlerce çocuğun öldürülmesinin, Cenevre Sözleşmeleri’nin açık ihlali olduğunu belirtiyor. Saldırılarda kullanılan bomba ve füzelerin türü nedeniyle cesetlerin yüzde 40’ının teşhis edilememesi, bu silahların uluslararası hukukta yasaklanmış patlayıcılar içerebileceği yönünde soru işaretleri yaratıyor. Analistler, ABD ve İsrail’in sivil altyapıyı hedef alan bu tür saldırılarıyla, emperyalist savaş stratejilerinin en acımasız yüzünü gösterdiğini ifade ediyor. Öte yandan, Batılı askeri yetkililer ise daha önceki açıklamalarında, <i>“Hedeflerin her zaman askeri noktalar olduğu, sivil kayıplarının istenmeyen yan etkiler olduğu”</i> savunmasını yapmıştı.</p>

<p style="text-align:justify">Mescidi, adli tıp teşkilatının savaş boyunca gece gündüz aralıksız çalıştığını, düşmanın roket yağmuruna rağmen hiçbir personelin görevini terk etmediğini söyledi. Hatta bazı çalışanların evlerine gitmediğini ve şehit ailelerine hizmet için 24 saat görev yaptığını belirtti. Savaşın 50 günü boyunca halka yönelik hiçbir hizmetin aksamadığını vurgulayan Mescidi, kurumun savaş öncesinde kriz masası kurduğunu ve tüm illere tek tip hizmet sunumu için talimatlar gönderdiğini anlattı. Şehit teşhisine ilişkin bazı prosedürler sert olsa da, son 50 günde bu konuda herhangi bir sorun yaşanmadığını ekledi.</p>

<p style="text-align:justify">Yaşanan savaşın bir benzerini daha önce <i>“12 Günlük Savaş”</i> olarak bilinen Haziran 2025 çatışmalarında deneyimlediklerini hatırlatan Mescidi, o dönemde kazanılan tecrübeler sayesinde bu kez koordinasyonun daha başarılı yürütüldüğünü söyledi. Tahran’da farklı kurumlar arasında ortak bir durum odası oluşturulduğunu, iletişim sorunlarına rağmen illerle sanal toplantılar düzenlenerek bilgi alışverişinde bulunulduğunu belirtti. Ayrıca, kriz yaşayan illere destek için gerekli malzeme, ekipman ve insan kaynağının önceden temin edildiğini, öyle ki savaşa doğrudan dahil olmayan illerden bile destek ekipleri oluşturulduğunu ancak buna ihtiyaç duyulmadığını, çünkü mevcut uzman personelin tüm hizmeti sağladığını ifade etti.</p>

<p style="text-align:center"><strong>* * *</strong></p>

<p itemprop="headline" style="text-align:justify"><strong>Gazze'de şehit sayısı 72 bin 560'a yükseldi</strong></p>

<blockquote>
<p itemprop="description" style="text-align:justify"><strong>İsrail ordusunun Ekim 2023'ten bu yana GazzeŞeridi'ne düzenlediği saldırılarda şehit olanların sayısı 72 bin 560'a ulaştı.</strong></p>
</blockquote>

<p style="text-align:justify">Katil İsrail, ateşkese rağmen Gazze Şeridi'ne saldırılarını sürdürüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Gazze'deki Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, İsrail'in Ekim 2023'ten bu yana devam eden saldırılarında yaşanan can kayıplarına ilişkin son veriler paylaşıldı.</p>

<p style="text-align:justify">Gazze'de ateşkesin yürürlüğe girdiği 10 Ekim 2025'ten bu yana İsrail'in saldırılarında 784 kişinin öldürüldüğü, 2 bin 214 kişinin yaralandığı, enkaz altından ise 761 kişinin cansız bedenine ulaşıldığı ifade edildi.</p>

<p style="text-align:justify">İsrail'in Ekim 2023'ten bu yana Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda toplam can kaybının 72 bin 560'a, yaralı sayısının da 172 bin 317'ye yükseldiği bildirildi.</p>

<p style="text-align:justify">Gazze Şeridi'nde enkaz altında hala binlerce cenazenin bulunduğu belirtiliyor.</p>

<h5 style="text-align:right"><strong><a href="http://www.on4haber.com" rel="nofollow">http://www.on4haber.com</a></strong></h5></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ehla-Der Haber</category>
      <guid>https://www.ehlibeytalimleri.com/iranda-abd-israil-saldirilarinda-3-bin-375-kisi-sehit-oldu</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 18:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ehlibeytalimlericom.teimg.com/crop/1280x720/ehlibeytalimleri-com/uploads/2026/04/saldiri01-1-1.jpg" type="image/jpeg" length="43472"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Siyonistler Kan Dökmeye Devam Ediyor]]></title>
      <link>https://www.ehlibeytalimleri.com/siyonistler-kan-dokmeye-devam-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ehlibeytalimleri.com/siyonistler-kan-dokmeye-devam-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Onlara: 'Yeryüzünde fesat çıkarmayın' denildiğinde: 'Biz sadece ıslah edicileriz' derler.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h6 style="text-align:right">.</h6>

<h6 style="text-align:right">.</h6>

<p style="text-align:center"><strong>Ehlader Araştırma Bölümü</strong></p>

<p style="text-align:justify"></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify">Filistin Sağlık Bakanlığı, İsrail’in 7 Ekim 2023 tarihinden bu yana saldırı düzenlediği Gazze Şeridi’nde hayatını kaybedenlerin sayısının 2026 Nisan ayı ile birlikte 72 bin 317’ye yükseldiğini açıklarken toplam yaralı sayısının da 172 bin 158’e ulaştığı aktardı.</p>

<p style="text-align:justify">Öte yandan hiçbir savaş kuralına uymayan ve insani yaşam hakkına saygısı olmayan Siyonist İsrail rejiminin saldırılarında okullar, hastaneler, mabetler hedef alınırken; 7 Ekim'den bu yana Gazze Şeridi'nde 600'den fazla sağlık çalışanı hayatını kaybetmiş ve bölgedeki sağlık tesislerinin yüzde 90'ı hizmet dışı kalmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">Aksa Tufanı’ndan bu yana ise yaklaşık 43 bin çocuk yetim kalırken ve Gazze’de süren Yahudi saldırıları nedeniyle 700 binden fazla çocuk eğitim hayatından uzak düştü.</p>

<p style="text-align:justify">Siyonistlerin uluslararası hukuk, insancıl hukuk ve savaş kurallarını ihlal ettiği saldırılarda görev başında ve sivil statüde bulunan gazetecilerin de hedef alınması 'açık bir savaş suçu' olarak karşımıza çıkıyor. 7 Ekim'den bu yana Gazze, Lübnan ve Yemen’de İsrail saldırılarında hayatını kaybeden gazetecilerin sayısı 250'yi çoktan aşmış durumda.</p>

<p style="text-align:justify">İsrail ile Hizbullah arasında, 27 Kasım 2024'te, Amerika ve Fransa aracılığında ateşkes ilan edilmiş olmasına rağmen Lübnan Hizbullah’ı bu ateşkesi hiçbir surette ihlal etmemesine karşın Siyonistler bu zaman zarfında 10.270 defa Lübnan topraklarına saldırmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">Lübnan Hükümeti’nin açıkladığı verilere göre, ülke genelinde yerinden edilen sivil halkın sayısı ise 1 milyon 162 bini geçmiş durumda.</p>

<p style="text-align:justify">Siyonist rejimin başındaki Netanyahu birçok kez kâh sosyal medya paylaşımlarında kâh ise televizyonlarda yaptığı konuşmalarda “dünyanın en ahlaklı ordusu olan İsrail askerleridir!” demekte lakin Kur’an-ı Kerim onların aslında kim olduğunu bizlere çok güzel izah etmektedir:</p>

<blockquote>
<p style="text-align:justify"><strong>“Kendilerine: "Yeryüzünde fesat çıkarmayın" denildiğinde (tam bir pişkinlikle): "Biz sadece (halkın ahlâkını ve toplum nizamını düzeltip iyileştirmek isteyen) ıslah edicileriz" demekte (ve fesatlıklarına ıslah kılıfı geçirilmekte)dir.”</strong></p>
</blockquote>

<h5 style="text-align:right"><strong>Bakara / 11</strong></h5></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ehla-Der Haber</category>
      <guid>https://www.ehlibeytalimleri.com/siyonistler-kan-dokmeye-devam-ediyor</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 17:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ehlibeytalimlericom.teimg.com/crop/1280x720/ehlibeytalimleri-com/uploads/2026/04/6887d5f91d684image.jpg" type="image/jpeg" length="45152"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kevser Kültür Merkezi'nde Şehadet Programı]]></title>
      <link>https://www.ehlibeytalimleri.com/kevser-kultur-merkezinde-sehadet-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ehlibeytalimleri.com/kevser-kultur-merkezinde-sehadet-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kevser Kültür Merkezi / İstanbul - Nisan / 2026]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h6 style="text-align:right">.</h6>

<h6 style="text-align:right">.</h6>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<blockquote>
<p itemprop="description" style="text-align:justify"><strong>Kevser Kültür Merkezi'nde İmam Cafer-i Sadık'ın (as) şehadeti ve Ayetullah Seyyid Ali Hamanei'nin şehadetinin 40. günü programı yapıldı. Programa çok sayıda Ehilbeyt dostunun yanı sıra İran İslam Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu ile İstanbul ve farklı illerden alimler de katıldı. Marasimde Hüccetül İslam Dr. Ekber Fellahnejad konuşma yaptı.</strong></p>
</blockquote>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Kevser Kültür Merkezi'nde İmam Cafer-i Sadık'ın (as) şehadeti ve Ayetullah Seyyid Ali Hamanei'nin şehadetinin 40. günü programı yapıldı. Merasim kıymetli Ehl-i Beyt alimimiz Ali Çalar'ın Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başladı.</p>

<p style="text-align:justify">Ardından İran İslam İnkılabı Rehberi’nin Merkez Ofisi Uluslararası Bölüm Temsilcisi Hüccetü'l İslam Dr. Ekber Fellahnejad konuşma yaptı. Sözlerine başsağlığı dileyerek başlayan Fellahnejad, Ayetullah Seyyid Ali Hamanei'nin şehadetinden duydukları üzüntüyü dile getirdi. <i>"<font dir="auto"><font dir="auto">Şehit İmam 70 yıllık cihattan sonra şehitlik mertebesine ulaşmamış olsaydı, onun k</font></font></i><font dir="auto"><font dir="auto"><i>işiliğinde bir eksiklik olurdu. O çok istediği şehadete ulaştı. Onun kanı İslam ümmetini diriltti"</i> ifadelerini kullandı.</font></font></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify">Ekber Fellahnejad, <font dir="auto"><font dir="auto">İmam Humeyni tarafından ilan edilen İslam Devrimi'nin on yıllardır i</font></font>lk hedefinin, İslam dünyasının birliğini bulması, birliğini gerçekleştirmesi olduğunu belirtti.</p>

<p style="text-align:justify"><i>"<font dir="auto"><font dir="auto">İmam Humeyni bu yolu 10 yıl boyunca sürdürdü, ondan sonra da İmam Hamanei 37 yıl boyunca bu yolu devam ettirdi. </font></font><font dir="auto"><font dir="auto">Bu yolda savaştılar, askerleri fedakarlıklar yaptılar, milletleri fedakarlık yaptı ve sonunda </font></font><font dir="auto"><font dir="auto">o da hayatını feda etti. Kanı İslam dünyasının damarlarında aktı. </font></font><font dir="auto"><font dir="auto">Bu, İslam dünyası yeniden canlandırdı. Bu İslam dünyası ölmüştü. Zulmün karşısında durdular. İmam Hamanei ömrünün sonuna kadar Filsitin davasından vazgeçmedi. İslam Devrimi ezilen halkların yanında oldu"</font></font></i></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify">Hüccetü'l İslam Dr. Ekber Fellahnejad konuşmasının son bölümünde yeni Rehber belirlenen Ayetullah Mücteba Hamanei'nin de Uzmanlar Meclisi tarafından sahih ve şeffaf bir şekilde seçildiğini, her açıdan bu göreve layık olduğunu vurguladı.</p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify">Konuşma sonrası önce değerli Ehl-i Beyt alimimiz Musa Aydın Hoca ardından da Ehl-i Beyt Meddahı Mesut Gufrani mersiyelerini okudu.</p>

<p></p>

<p style="text-align:center"><img alt="" height="578" src="https://ehlibeytalimlericom.teimg.com/ehlibeytalimleri-com/uploads/2026/04/kuran401.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p style="text-align:center"><img alt="" height="600" src="https://ehlibeytalimlericom.teimg.com/ehlibeytalimleri-com/uploads/2026/04/konusmaci401.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p style="text-align:center"><img alt="" height="527" src="https://ehlibeytalimlericom.teimg.com/ehlibeytalimleri-com/uploads/2026/04/musaaydin40.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p style="text-align:center"></p>

<p style="text-align:center"><img alt="" height="591" src="https://ehlibeytalimlericom.teimg.com/ehlibeytalimleri-com/uploads/2026/04/detay540.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ehla-Der Haber</category>
      <guid>https://www.ehlibeytalimleri.com/kevser-kultur-merkezinde-sehadet-programi</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 11:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ehlibeytalimlericom.teimg.com/crop/1280x720/ehlibeytalimleri-com/uploads/2026/04/k-k-m1-1.jpg" type="image/jpeg" length="71734"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Pezeşkiyan’dan Amerika Halkına Tarihi Mektup]]></title>
      <link>https://www.ehlibeytalimleri.com/pezeskiyandan-amerika-halkina-tarihi-mektup</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ehlibeytalimleri.com/pezeskiyandan-amerika-halkina-tarihi-mektup" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan - Mart / 2026 - Tahran / İran]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h6 style="text-align:right">.</h6>

<h6 style="text-align:right">.</h6>

<h5 style="text-align:right"><strong>Doç. Dr. Ahmet Yeşil</strong></h5>

<p style="text-align:justify"><strong>Pezeşkiyan’dan Amerika Halkına Tarihi Mektup: Savaşın Gölgesinde Vicdana Çağrı</strong></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify">Mesud Pezeşkiyan tarafından Amerika Birleşik Devletleri halkına hitaben kaleme alınan bu metin, daha ilk satırlarından itibaren alışılmış diplomatik hitap biçimlerini kırarak dikkat çekici bir yönelim ortaya koyar. Devletler arası krizlerde muhatap genellikle liderler ve hükümetler olurken burada doğrudan halkın seçilmesi, metnin doğasını açık eder: bu bir resmi müzakere metni değil, anlam üretmeye ve algıyı dönüştürmeye yönelik bir çağrıdır. Bu tercih aynı zamanda bilinçli bir ayrım üretir; Amerikan yönetimi eleştirinin hedefi haline getirilirken, Amerikan toplumu potansiyel bir vicdan ve muhakeme alanı olarak konumlandırılır. Böylece okuyucu, suçlanan bir taraf olmaktan ziyade gerçeği fark etmesi beklenen bir özneye dönüştürülür.</p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify">Metin boyunca İran için çizilen çerçeve istikrarlı biçimde <i>“saldırgan olmayan, tarihsel olarak yayılmacılığı reddetmiş ve yalnızca zorlandığında karşılık veren”</i> bir aktör kimliğidir. Bu kimlik inşası yalnızca bugüne değil geçmişe de uzanır; İran’ın hiçbir zaman saldırganlık yolunu seçmediği vurgusu, tarihsel bir süreklilik iddiası taşır. Buna karşılık ABD’nin politikaları, sadece güncel askeri hamleler üzerinden değil, daha geniş bir davranış kalıbı içinde sunulur. Metin, özellikle askeri tehdit söylemlerini,<i> “bir ülkeyi taş devrine döndürmek”, “askeri seçeneklerin masada olduğu” </i>ya da <i>“yıkıcı güç kullanımının kaçınılmazlığı”</i> gibi ifadeler üzerinden hatırlatarak, bu dilin yalnızca stratejik değil aynı zamanda zihniyet düzeyinde de sorunlu olduğunu ima eder. Bu tür tehdit söylemlerinin varlığı, metinde ABD’nin eylemlerini meşrulaştırma çabalarının ötesinde, doğrudan korku ve baskı üretmeye dayalı bir yaklaşım olarak çerçevelenir.</p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify">Metnin dikkat çeken yönlerinden biri, okuyucuyu edilgen bir alıcı olmaktan çıkarıp aktif bir sorgulayıcıya dönüştürmesidir. Peş peşe gelen sorular, görünürde bir tartışma açıyor gibi dursa da aslında okuyucunun zihinsel yönünü belirleyen araçlar olarak işlev görür. <i>“Bu savaş kimin çıkarına hizmet ediyor?” </i>ya da <i>“Gerçek bir İran tehdidi var mıydı?” </i>gibi sorular, cevabı metin içinde ima edilmiş sorulardır. Bu yapı, doğrudan suçlama yapmak yerine okuyucunun kendi sonucuna ulaşmasını sağlar. Böylece metin, ikna sürecini dışsal bir baskıdan ziyade içsel bir farkındalık hissi üzerinden kurar.</p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify">Metinde savaşın teknik ya da stratejik boyutundan özellikle uzak durulduğu görülür. Bunun yerine, masum çocukların ölümü, sağlık altyapısının hedef alınması ve şehirlerin yıkımı gibi somut insani sonuçlar öne çıkarılır. Bu tercih, okuyucunun politik kimliğinden bağımsız olarak empati kurmasını kolaylaştırır. Özellikle sağlık tesislerine yönelik saldırı iddiaları, savaşın <i>“zorunlu”</i> ya da<i> “kaçınılmaz”</i> olduğu yönündeki klasik savunuları zayıflatmayı amaçlayan güçlü imgeler olarak kullanılır. Bu noktada metin, okuyucudan askeri stratejiyi değil, ahlaki sonucu değerlendirmesini talep eder.</p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify">Tarihsel referanslar, metnin anlam katmanlarını derinleştiren önemli bir unsurdur. 1953 darbesine yapılan gönderme, İran’ın siyasi tarihine dış müdahale iddiasını hatırlatarak bugünkü gelişmeleri bir süreklilik içinde sunar. Aynı şekilde Saddam Hüseyin dönemine yapılan atıflar ve yaptırımların etkisi, ABD’nin İran’a yönelik yaklaşımının tesadüfi değil sistematik olduğu izlenimini güçlendirir. Bu tarihsel çerçeve, okuyucunun mevcut durumu anlık bir kriz olarak değil, uzun vadeli bir politikanın sonucu olarak değerlendirmesine zemin hazırlar.</p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify">Metnin İsrail ile ilgili bölümü, anlam üretiminin en hassas noktalarından birini oluşturur. ABD’nin bu süreçte bağımsız hareket etmediği, aksine yönlendirildiği iddiası, Amerikan okuyucunun kendi devletine dair egemenlik algısını sorgulamasına neden olabilecek güçlü bir söylemdir. Bu iddia, bir yandan dikkat çekici ve sarsıcı bir etki yaratırken diğer yandan belirli kesimlerde savunma refleksini de tetikleyebilir. Filistin meselesine yapılan gönderme ise bu çerçeveyi genişleterek, çatışmayı daha büyük bir adalet tartışmasının parçası haline getirir.</p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify">Metnin son kısmında İran’ın binlerce yıllık tarihine yapılan vurgu, zaman ölçeğini genişleterek güncel çatışmayı geçici bir olaydan çıkarıp tarihsel bir sürekliliğin içine yerleştirir. Bu anlatı, İran’ı yalnızca bir devlet değil, köklü bir medeniyet olarak sunar ve dolaylı biçimde şu mesajı verir: dış baskılar gelip geçicidir, ancak köklü olan kalıcıdır. Bu, hem bir direnç hem de bir özgüven ifadesidir.</p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify">Bütün bu unsurlar bir araya geldiğinde metin, Amerikan halkını yalnızca bilgilendirmeyi değil, aynı zamanda onların kendi devlet politikalarına yönelik algısını dönüştürmeyi amaçlayan bütünlüklü bir anlatı kurar. ABD’nin askeri tehdit dili, tarihsel müdahaleleri ve güncel eylemleri ahlaki bir çerçevede yeniden yorumlanırken, okuyucuya bu sürecin pasif bir izleyicisi değil, sorumluluk sahibi bir değerlendirme yapıcısı olması gerektiği hissettirilir. Ancak anlatının tek yönlü yapısı ve karşı perspektiflere yer verilmemesi, metnin eleştirel okuma karşısındaki dayanıklılığını sınırlayan bir unsur olarak varlığını sürdürür. Buna rağmen metin, hedef kitlesini doğrudan muhatap alması, güçlü duygusal imgeler kullanması ve tehdit ile ahlak arasındaki gerilimi görünür kılması bakımından dikkat çekici ve etkili bir siyasi iletişim örneği olarak öne çıkar.</p>

<p style="text-align:justify"></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:center"><img alt="" height="533" src="https://ehlibeytalimlericom.teimg.com/ehlibeytalimleri-com/uploads/2026/04/masoud-pezeshkian.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ehla-Der Haber</category>
      <guid>https://www.ehlibeytalimleri.com/pezeskiyandan-amerika-halkina-tarihi-mektup</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 18:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ehlibeytalimlericom.teimg.com/crop/1280x720/ehlibeytalimleri-com/uploads/2026/04/iran-cumhurbaskani-pezeshkian-komsulara-saldirmayacagiz.jpg" type="image/jpeg" length="90125"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hegemonyanın Çöküşü]]></title>
      <link>https://www.ehlibeytalimleri.com/hegemonyanin-cokusu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ehlibeytalimleri.com/hegemonyanin-cokusu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kevser Akademi Seminerinde "Hegemonyanın Çöküşü" Konuşuldu]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h6 style="text-align:right">.</h6>

<h6 style="text-align:right">.</h6>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify">Kevser Akademi tarafından düzenlenen aylık seminerler dizisinin bu ayki konuğu araştırmacı-yazar Dr. Lütfü Özşahin oldu.<em> "Hegemonyanın Çöküşü" </em>başlığıyla gerçekleştirilen seminerde, İslam dünyasının mevcut durumu, Batı emperyalizmi ve bölgesel direniş hatları kapsamlı bir analizle değerlendirildi.</p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify">Kevser Akademi’nin aylık eğitim ve kültür seminerleri devam ediyor. Yoğun katılımla gerçekleşen program, Ehlibeyt alimlerinden Yakup Kumak’ın yüreklere dokunan Kur'an-ı Kerim tilaveti ile başladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Yusuf Tazegün, müminlerin zorlu ama bir o kadar da onurlu bir dönemden geçtiğini vurguladı. Kur'an-ı Kerim’deki zafer vaatlerine atıfta bulunan Tazegün,</p>

<p style="text-align:justify"><em>"Yenilmez denilen orduların nasıl yenildiğini, müslümanların zulme karşı nasıl birlik olduğunu bugün tüm dünya görüyor. Bu, hegemonyanın çöküşü demektir; süper güç dedikleri sadece dillerindeymiş, direniş cephesi bunu gösterdi ve biz bunu Şehit Rehberimizden öğrendik”</em> ifadeleriyle katılımcıları selamladı.</p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><strong>"İsrail, İslam Dünyasındaki Çürümenin Sonucudur"</strong></p>

<p style="text-align:justify">Açılışın ardından kürsüye çıkan araştırmacı-yazar Dr. Lütfü Özşahin, İslam dünyasının mevcut krizlerini ve küresel hegemonyanın sarsılan temellerini masaya yatırdı. İsrail meselesine farklı bir perspektif sunan Özşahin, <em>"İsrail aslında bir neden değil, bir sonuçtur. İslam dünyasının dağılmasının, parçalanmasının, ilim ve teknik üretememesinin bir sonucudur. İbn Haldun’un dediği gibi; esas çürüme içeride başladığı zaman vücut dışarıdaki mikroplara dayanamaz,"</em> dedi.</p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><strong>"Gerçek Teröristler Beyaz Saray’dadır"</strong></p>

<p style="text-align:justify">Batı’nın <em>"demokrasi ve insan hakları"</em> söylemlerinin birer hegemonik araçtan ibaret olduğunu belirten Özşahin, bu söylemin Gazze’de iflas ettiğini vurguladı. ABD rejimini sert sözlerle eleştiren Özşahin, <em>"Eğer dünyada bir rejim değişecekse, bu dünyayı sömüren ABD ve İsrail rejimi olmalıdır. Terörist arıyorsanız Ortadoğu’da değil, Beyaz Saray’da arayın. Harvard, Yale mezunu bu yapılar tüm insanlığa kan kusturuyor,"</em> ifadelerini kullandı.</p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><strong>"Mezhepçilik, Emperyalizmin En Büyük Silahıdır"</strong></p>

<p style="text-align:justify">İslam dünyasındaki fay hatlarının küresel güçler tarafından bilinçli olarak derinleştirildiğini ifade eden Dr. Özşahin, vahdetin önemine dikkat çekerek şunları söyledi:</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Yapay Ayrışmalar:</strong> <em>"ABD'nin politikası 'kontrollü istikrarsızlaştırma'dır. Sünni-Şii, Arap-Fars, Türk-Arap karşıtlığını derinleştirerek bizi birbirimize kırdırmak istiyorlar."</em></p>

<p style="text-align:justify"><strong>Hüseyni Duruş:</strong><em> "Hüseyni olmak sadece bir mezhebe ait olmak değil, zalime boyun eğmemek ve zulme kılıç çekmektir. Bugünün zalimi İsrail ve ABD emperyalizmidir."</em></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><strong>Hegemonya Çöküyor</strong></p>

<p style="text-align:justify">Batı medeniyetinin artık değer üretemediğini ve sadece askeri güçle ayakta durmaya çalıştığını belirten Özşahin, Müslüman halkların ve tüm insanlığın bu sömürü düzenine karşı ortak bir bilinçle hareket etmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:center"><img alt="" height="483" src="https://ehlibeytalimlericom.teimg.com/ehlibeytalimleri-com/uploads/2026/03/a39c1693-641d-4e9e-9f2e-abd671a455d0-3.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p style="text-align:center"><img alt="" height="600" src="https://ehlibeytalimlericom.teimg.com/ehlibeytalimleri-com/uploads/2026/03/a4aa4345-e068-4d00-88bd-16ac992260bf-2.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="649" /></p>

<p style="text-align:center"><img alt="" height="600" src="https://ehlibeytalimlericom.teimg.com/ehlibeytalimleri-com/uploads/2026/03/6634954a-97d0-4aa9-83d1-ace9efc118e6-1.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="610" /></p>

<p style="text-align:center"><img alt="" height="391" src="https://ehlibeytalimlericom.teimg.com/ehlibeytalimleri-com/uploads/2026/03/f068fd01-6110-4a7e-9c88-b6f1eb48baa7-4.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><a href="https://www.youtube.com/watch?v=evpt4hyJp50" rel="nofollow">https://www.youtube.com/watch?v=evpt4hyJp50</a></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ehla-Der Haber</category>
      <guid>https://www.ehlibeytalimleri.com/hegemonyanin-cokusu</guid>
      <pubDate>Tue, 31 Mar 2026 14:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ehlibeytalimlericom.teimg.com/crop/1280x720/ehlibeytalimleri-com/uploads/2026/03/hegomanyac.jpg" type="image/jpeg" length="65046"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ümmetin Varlık Savaşı]]></title>
      <link>https://www.ehlibeytalimleri.com/ummetin-varlik-savasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ehlibeytalimleri.com/ummetin-varlik-savasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sadullah Aydın: “Bu Savaş Bir Mezhebin Değil, Ümmetin Varlık Savaşıdır”]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h6 style="text-align:right">.</h6>

<h6 style="text-align:right">.</h6>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<blockquote>
<p itemprop="description" style="text-align:justify"><strong>Batman’da yayın yapan Aksa FM’de konuşan Gazeteci Yazar Sadullah Aydın, İslam coğrafyasına yönelik saldırıların ortak bir planın parçası olduğunu belirterek, “Bugün zaman vahdet zamanıdır; ümmet ya birlikte direnecek ya da parçalanacaktır. Bu savaş bir mezhebin değil, ümmetin varlık savaşıdır,” dedi.</strong></p>
</blockquote>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><strong>“Gazze’den İran’a uzanan saldırılar tek merkezden yönetiliyor”</strong></p>

<p style="text-align:justify">Batman’ın sevilen radyo kanallarından Aksa FM’de yayınlanan ve Veysi Demir’in sunduğu “Aksa’da Gündem” programının bu haftaki konuğu Gazeteci Yazar Sadullah Aydın oldu. Programda İslam dünyasında yaşanan son gelişmeler ve bölgesel gerilimler ele alındı.</p>

<p style="text-align:justify">Programın açılışında dinleyicilere seslenen Demir, Ramazan sonrası ilk yayında gündemin en sıcak başlıklarını değerlendirdiklerini belirterek, Aydın’a söz verdi.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>“İnsanlık Yeni Bir Dönemin Eşiğinde”</strong></p>

<p style="text-align:justify">Konuşmasına besmele ile başlayan Aydın, bugün yaşananların yalnızca bölgesel değil küresel bir kırılma olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi: “Bugün sadece İslam dünyası değil, tüm insanlık yeni bir dönemin eşiğinde. Nasıl ki büyük tarihsel kırılmalar yeni çağları başlattıysa, bugün de yaşananlar yeni bir sürecin habercisidir.”</p>

<p style="text-align:justify">“<strong>Saldırıların Hedefi İslam Dünyasını Yeniden Dizayn Etmek</strong>”</p>

<p style="text-align:justify">Gazze, Lübnan, Yemen ve İran’a yönelik saldırıların tek bir amaca hizmet ettiğini vurgulayan Aydın, şu ifadeleri kullandı: “Bu saldırıların tamamının hedefi aynı: İslam dünyasını yeniden zayıflatmak, parçalamak ve kaynaklarını kontrol altına almak. Ancak direniş cephesi bu planı boşa çıkarmaktadır.”</p>

<p style="text-align:justify"><strong>“Direniş Kırılmadı, Aksine Güçlendi”</strong></p>

<p style="text-align:justify">Aydın, özellikle Filistin direnişine değinerek, tüm baskılara rağmen hedefe ulaşılamadığını belirtti. Aydın, “Gazze’de büyük acılar yaşandı ama direniş kırılmadı. Aynı şekilde Lübnan’da ve diğer bölgelerde de direniş güçlenerek devam ediyor.” Dedi.</p>

<p style="text-align:justify">“<strong>İran’a Yönelik Saldırıların İki Temel Amacı Var”</strong></p>

<p style="text-align:justify">İran’a yönelik saldırıları değerlendiren Aydın, bu hamlenin iki ana hedef taşıdığını söyleyerek, “Bölgedeki direnişin en güçlü halkasını zayıflatmak ve büyük çaplı bir bölgesel planın önündeki engeli kaldırmak. Ancak beklenen olmadı. Halk geri adım atmadı, aksine daha güçlü şekilde meydanlara çıktı” dedi.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>“Ümmetin Gücü Birliktedir”</strong></p>

<p style="text-align:justify">Programın en dikkat çeken bölümünde ümmet bilinci ve birlik vurgusu öne çıktı. Aydın şu değerlendirmede bulundu: “Bu mücadele ne Şii’nin ne Sünni’nin mücadelesidir. Bu, ümmetin varlık mücadelesidir. Mezhep üzerinden fitne üretmek, doğrudan düşmanın planına hizmet etmektir.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Aydın, sahadaki gerçekliğin mezhep söylemini boşa çıkardığını ifade ederek şöyle konuştu: “Bugün direniş cephesinde farklı mezheplerden Müslümanlar birlikte mücadele ediyor. Bu da gösteriyor ki mesele mezhep değil, inanç ve bağımsızlık meselesidir.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ehla-Der Haber</category>
      <guid>https://www.ehlibeytalimleri.com/ummetin-varlik-savasi</guid>
      <pubDate>Sat, 28 Mar 2026 22:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ehlibeytalimlericom.teimg.com/crop/1280x720/ehlibeytalimleri-com/uploads/2026/03/sadullah-aydinjpg.jpg" type="image/jpeg" length="92866"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ehla-Der’den Ramazan ve Nevruz Bayramı Mesajı]]></title>
      <link>https://www.ehlibeytalimleri.com/ehla-derden-ramazan-ve-nevruz-bayrami-mesaji</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ehlibeytalimleri.com/ehla-derden-ramazan-ve-nevruz-bayrami-mesaji" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ehlibeyt Âlimleri Derneği / Ehla-Der - Mart / 2026 - İstanbul]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h6 style="text-align:right">.</h6>

<h6 style="text-align:right">.</h6>

<p style="text-align:center"><strong>Bismillahirrahmanirrahim</strong></p>

<h6 style="text-align:right">.</h6>

<p style="text-align:justify">Aziz Müslüman Kardeşlerimiz ve Değerli Vatandaşlarımız!</p>

<p style="text-align:justify">Yüce Allah’ın kullarına bahşetmiş olduğu en büyük nimetlerden biri olan; Kur’an’ın indiği, oruç, bağışlanma ve rahmet ayı olan mübarek Ramazan ayını geride bırakmış bulunuyoruz. Şevval ayının hilalinin görülmesiyle birlikte, oruç ile nura uyanmış ve Rabbin rızasını kazanmış kullar olarak Ramazan Bayramı’na kavuşmanın mutluluğunu yaşıyoruz.</p>

<p style="text-align:justify">Aynı zamanda, doğanın uyanışını ve yeni bir başlangıcı simgeleyen Nevruz Bayramı’nı da en içten dileklerimizle kutluyoruz.</p>

<p style="text-align:justify">Ancak bu yıl, hem Ramazan Bayramı’nı hem de Nevruz’u derin bir keder ve burukluk içerisinde karşılıyoruz. Yüreğimizi yakan bu hüznün temel sebebi, İslam ümmetinin büyük rehberi ve mazlumların sarsılmaz kalesi Şehit Rehber Ayetullah Hamanei’nin şehadetidir. Bu büyük kayıp karşısında başta zamanın imamı Hz. İmam Mehdi (a.f) olmak üzere tüm Ehlibeyt dostlarına ve İslam dünyasına tesliyetlerimizi sunuyoruz.</p>

<p style="text-align:justify">Ehlibeyt Âlimleri Derneği (Ehla-Der) olarak, bu kutlu mücadelede yani siyonizmin yok edilmesi, Filistin ve Gazze’nin özgürlüğü yolunda kardeş İran halkının ve Lübnan Hizbullah’ının sonuna kadar yanlarında olduğumuzu bir kez daha ilan ediyoruz. İnanıyoruz ki; döktükleri kanda boğulacak olan zalimlerin ve emperyalist güçlerin sonu gelmiştir. Siyonistlerin ve onların destekçilerinin oluşturduğu zulüm ateşi, Müslümanların sarsılmaz iradesi karşısında elbet sönecektir.</p>

<p style="text-align:justify">Bu zulümlerden ve içimizde oluşturulmak istenen fitnelerden kurtulmanın tek yolu, aynı Allah’a, aynı Peygamber’e ve aynı Kitab’a inanan tüm Müslümanların farklılıklarını bir kenara bırakarak vahdet ve kardeşlik duygusu içinde birleşmeleridir. İslam düşmanlarının mezhep taassuplarını körükleyerek ümmeti bölme çabalarına karşı uyanık olmalı, bir uzvun acısını tüm bedenin hissetmesi gibi birbirimize kenetlenmeliyiz.</p>

<p style="text-align:justify">Bizler için en güzel ve gerçek bayram, yeryüzünü adaletle dolduracak olan İmam Mehdi’nin (a.f) zuhuru ile yaşanacaktır. Rabbimizden temennimiz, O’nun zuhurunu çabuklaştırması ve bizleri O’nun yolunda hizmet edenlerden eylemesidir.</p>

<p style="text-align:justify">Bu duygularla, ülkemizdeki tüm vatandaşlarımızın ve İslam dünyasının mübarek Ramazan ve Nevruz Bayramı’nı tebrik ediyoruz. Bayramların ülkemize, milletimize ve tüm insanlığa barış, huzur ve özgürlük getirmesini Yüce Allah’tan niyaz ederiz.</p>

<p style="text-align:center"><strong>Ehlibeyt Âlimleri Derneği</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h5 style="text-align:center"><strong>(Ehla-Der)</strong></h5>

<h5 style="text-align:center"></h5>

<p style="text-align:center"><strong>20.03.2026</strong></p>

<h5 style="text-align:center"><strong>İstanbul</strong></h5>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><strong>Ehlader HABER</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ehla-Der Haber</category>
      <guid>https://www.ehlibeytalimleri.com/ehla-derden-ramazan-ve-nevruz-bayrami-mesaji</guid>
      <pubDate>Fri, 20 Mar 2026 19:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ehlibeytalimlericom.teimg.com/crop/1280x720/ehlibeytalimleri-com/uploads/2026/03/nevruz-mesa1j-1.jpg" type="image/jpeg" length="23827"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ehlader'den Ramazan Bayramı Açıklaması]]></title>
      <link>https://www.ehlibeytalimleri.com/ehladerden-ramazan-bayrami-aciklamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ehlibeytalimleri.com/ehladerden-ramazan-bayrami-aciklamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ehlibeyt Alimleri Derneği / Ehla-Der - Mart / 2026 - İstanbul]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h6 style="text-align:right">.</h6>

<h6 style="text-align:right">.</h6>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:center"><strong>Bismillahirrahmanirrahim</strong></p>

<p style="text-align:justify">Değerli müminler!</p>

<p style="text-align:justify"><br />
Allah'ın selamı, rahmet ve berekatı hepinizin üzerinize olsun.</p>

<p style="text-align:justify"><br />
Ramazan-ı Şerif'niz bütün amelleriyle birlikte Hakk'ın dergahında en güzel şekilde kabul olsun inşaallah.</p>

<p style="text-align:justify"><br />
Hepinizin bildiği gibi İster Ramazan'a başlama, ister bayram olduğuna emin olabilmek için bir takım şer'î ve fıkhî kurallar vardır. O kuralların başında hilalin gözükmesi şartı vardır. Bu kurallar uyarınca mesela bu yıl ramazana ülkemiz ve civar ülkelerin bir çoğu aynı günde başladı.</p>

<p style="text-align:justify"><br />
Ama bayram konusunda yine aynı kurallar gereğince hilalin ister çıplak gözle (Ayetullah el-Uzma Sistanî’ye göre) ister gözlem cihazlarlarıyla (Şehit İmam Hamaneî’ye göre) gözükmesi ispat olmadığı için, bize göre <em>yarın 20/03/2026 Cuma günü ramazan ayının son günü ve cumartesi bayram olacaktır.</em></p>

<p style="text-align:justify"><br />
Bütün müminlerin amelleri kabul, bayramları mübarek olsun.</p>

<p style="text-align:justify"><br />
Yüce Rabbimiz dünyadaki mazlumların zalimlere ve siyonistlere zaferiyle gerçek bayramlar yaşamayı cümlemize nasip buyursun. Amin!</p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:center"><strong>Ehlibeyt Alimleri Derneği</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:center">(Ehla-Der)</p>

<p style="text-align:center"><strong>19.03.2026</strong></p>

<p style="text-align:center">İstanbul</p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><strong>Ehlader HABER</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ehla-Der Haber</category>
      <guid>https://www.ehlibeytalimleri.com/ehladerden-ramazan-bayrami-aciklamasi</guid>
      <pubDate>Thu, 19 Mar 2026 20:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ehlibeytalimlericom.teimg.com/crop/1280x720/ehlibeytalimleri-com/uploads/2026/03/bayram21.jpg" type="image/jpeg" length="14061"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hilal Gözlem Komitesi'nden Ramazan Bayramı Açıklaması]]></title>
      <link>https://www.ehlibeytalimleri.com/hilal-gozlem-komitesinden-ramazan-bayrami-aciklamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ehlibeytalimleri.com/hilal-gozlem-komitesinden-ramazan-bayrami-aciklamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ayetullah el-Uzma Seyyid Ali Hüseynî Hamaneî - Mart / 2026 - Tahran / İran İslam Cumhuriyeti]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h6 style="text-align:right">.</h6>

<h6 style="text-align:right">.</h6>

<p style="text-align:center"><strong>Bismillahirrahmanirrahim</strong></p>

<p style="text-align:justify">İran Dini Liderliği Ofisi Hilal Gözlem Komitesi: Şevval ayının hilali bugün (Perşembe) gün batımında görülmemiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Bu nedenle yarın (Cuma), mübarek Ramazan ayının otuzuncu günüdür.</p>

<p style="text-align:center"><strong>* * *</strong></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify">1447 Hicri Kameri Yılı Şevval Ayı Hilalî Gözlem (İstihlal) Sonucu:</p>

<p style="text-align:justify"><br />
🔸 Buna göre, tüm büyük taklit mercilerinin fıkhî temellerine göre <strong>Şevval ayının ilk günü 21 Mart 2026 Cumartesi</strong> olacaktır.</p>

<p style="text-align:justify"><br />
⭕ Ancak Kuzey Afrika'da ve kuzeybatıda (Çad, Nijerya ve bunların batısında yer alan ülkelerde), ayrıca Avrupa ve Amerika kıtalarında hilalin optik aletlerle görüldüğü kesinleşmiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"><br />
🔸 Buna göre, bu ülkeler için <strong>Şevval ayının ilk günü 20 Mart 2026 Cuma</strong> olacaktır.</p>

<p style="text-align:justify"><br />
📌 Şehit İmam Ayetullah el-Uzma Seyyid Ali Hüseynî Hamaneî'yi (k.s.) taklit edenlere gelince; hilal meselesinde onun taklidinde kalmaları caizdir.</p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><strong>Ehlader HABER</strong></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ehla-Der Haber</category>
      <guid>https://www.ehlibeytalimleri.com/hilal-gozlem-komitesinden-ramazan-bayrami-aciklamasi</guid>
      <pubDate>Thu, 19 Mar 2026 20:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ehlibeytalimlericom.teimg.com/crop/1280x720/ehlibeytalimleri-com/uploads/2026/03/hamaneyi-1.jpg" type="image/jpeg" length="19240"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ayetullah Sistanî: "Ramazan Bayramı Cumartesi Günüdür"]]></title>
      <link>https://www.ehlibeytalimleri.com/ayetullah-sistani-ramazan-bayrami-cumartesi-gunudur</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ehlibeytalimleri.com/ayetullah-sistani-ramazan-bayrami-cumartesi-gunudur" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ayetullah Seyyid Ali Hüseynî Sistanî - Mart / 2026 - Necef / Irak]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h6 style="text-align:right">.</h6>

<h6 style="text-align:right">.</h6>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify">Ayetullah Seyyid Ali Hüseynî Sistanî, <em>21.03.2026 Cumartesi gününü Ramazan Bayramı </em>olarak ilan etmiştir.</p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify">Şafakna'nın haberine göre, Necef-i Eşref'teki Büyük Ayetullah Sistanî'nin ofisi, Cuma gününün mübarek Ramazan ayının tamamlayıcısı (son günü) olduğunu; Cumartesi gününün ise Miladi 21 Mart 2026 tarihine denk gelerek 1447 Hicrî Kamerî yılı Şevval ayının ilk günü ve Ramazan (Fıtır) Bayramı olacağını duyurdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"><br />
Müminlerden bizleri hayır dualarında unutmamaları rica olunur.</p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><strong>Ehlader HABER</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ehla-Der Haber</category>
      <guid>https://www.ehlibeytalimleri.com/ayetullah-sistani-ramazan-bayrami-cumartesi-gunudur</guid>
      <pubDate>Thu, 19 Mar 2026 20:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ehlibeytalimlericom.teimg.com/crop/1280x720/ehlibeytalimleri-com/uploads/2026/03/sistani-bayram-1.jpg" type="image/jpeg" length="87590"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Özgür Kudüs ve Kudüs Şehitleri Şiir Gecesi]]></title>
      <link>https://www.ehlibeytalimleri.com/ozgur-kudus-ve-kudus-sehitleri-siir-gecesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ehlibeytalimleri.com/ozgur-kudus-ve-kudus-sehitleri-siir-gecesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kudüs ve Direniş için okunan mısralar gönüllere dokundu]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h6 style="text-align:right">.</h6>

<h6 style="text-align:right">.</h6>

<p></p>

<p><strong>Özgür Kudüs ve Kudüs Şehitleri Şiir Gecesi'nden kareler..</strong></p>

<p></p>

<p style="text-align:center"><img alt="" height="800" src="https://ehlibeytalimlericom.teimg.com/ehlibeytalimleri-com/uploads/2026/03/photo-5891248667191086372-y.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="533" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:center"><img alt="" height="800" src="https://ehlibeytalimlericom.teimg.com/ehlibeytalimleri-com/uploads/2026/03/photo-5891248667191086373-y.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="533" /></p>

<p style="text-align:center"><img alt="" height="533" src="https://ehlibeytalimlericom.teimg.com/ehlibeytalimleri-com/uploads/2026/03/photo-5891248667191086374-y.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p style="text-align:center"><img alt="" height="533" src="https://ehlibeytalimlericom.teimg.com/ehlibeytalimleri-com/uploads/2026/03/photo-5891248667191086375-y.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p style="text-align:center"><img alt="" height="533" src="https://ehlibeytalimlericom.teimg.com/ehlibeytalimleri-com/uploads/2026/03/photo-5891248667191086376-y.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p style="text-align:center"><img alt="" height="533" src="https://ehlibeytalimlericom.teimg.com/ehlibeytalimleri-com/uploads/2026/03/photo-5891248667191086377-y.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p style="text-align:center"><img alt="" height="533" src="https://ehlibeytalimlericom.teimg.com/ehlibeytalimleri-com/uploads/2026/03/photo-5891248667191086379-y.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p style="text-align:center"><img alt="" height="533" src="https://ehlibeytalimlericom.teimg.com/ehlibeytalimleri-com/uploads/2026/03/photo-5891248667191086380-y.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p style="text-align:center"><img alt="" height="533" src="https://ehlibeytalimlericom.teimg.com/ehlibeytalimleri-com/uploads/2026/03/photo-5891248667191086381-y.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p></p>

<p><strong>Ehlader HABER</strong></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ehla-Der Haber</category>
      <guid>https://www.ehlibeytalimleri.com/ozgur-kudus-ve-kudus-sehitleri-siir-gecesi</guid>
      <pubDate>Thu, 19 Mar 2026 01:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ehlibeytalimlericom.teimg.com/crop/1280x720/ehlibeytalimleri-com/uploads/2026/03/qods1-1.jpg" type="image/jpeg" length="80132"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çanakkale Boğaz'ından Hürmüz Boğazı'na]]></title>
      <link>https://www.ehlibeytalimleri.com/canakkale-bogazindan-hurmuz-bogazina</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ehlibeytalimleri.com/canakkale-bogazindan-hurmuz-bogazina" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çanakkale Boğazından Hürmüz Boğazına: 111 yıl arayla mayın ve namlu kardeşliğinden, SİHA ve füze kardeşliğine]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h6 style="text-align:right">.</h6>

<h6 style="text-align:right">.</h6>

<p style="text-align:center"><strong>Ehlader Araştırma Bölümü</strong></p>

<p style="text-align:right"><strong>Cem Gürdeniz</strong></p>

<p style="text-align:justify"><strong>18 Mart Felaketi</strong></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify">18 Mart 1915 sabahı müttefik donanması 18 büyük gemi ile acımasız bir saldırı başlattı. Ancak öğleden sonra her şey bir anda değişti. Fransız muharebe gemisi Bouvet Nusret’in mayınlarına çarparak dakikalar içinde battı. Ardından sırasıyla HMS Irresistable ve HMS Ocean muharebe gemileri mayına çarparak battılar. Ayrıca 3 savaş gemisi de ağı hasar aldı. Amiral De Robeck 18 Mart akşamüzeri utanç içinde geri çekilme emri verdi. 18 mağrur savaş gemisi ile girdikleri boğazdan ancak 12 gemi ile Limni/Mondros Limanına dönebildiler. Gelibolu Kampanyasının mimarı Churchill’in Bahriye Bakanı olduğu liberal Asquith hükümeti 18 Mart yenilgisinden 2 ay sonra 25 Mayıs 1915’ de istifa etmek ve muhafazakâr parti ile koalisyona mecbur kaldı. Çanakkale denizden geçilemeyince karadan bir istilaya karar verildi ve bu macera da hezimetle sonuçlandı. 25 Nisan 1915 ve 6 Ocak 1916 arasındaki 9 ayda Gelibolu yarımadasındaki kara harekâtında 29 bin İngiliz ve İrlandalı ile 11 bin Avustralyalı ve Yeni Zelandalı asker dâhil yaklaşık 58 bin Commonwealth askeri hayatını kaybetti. Bu felaket de Asquith liderliğindeki hükümetin düşmesine neden oldu ve Lloyd George Başbakanlığında muhafazakârlar iktidara geldi. Churchill, tabur komutanı olarak Yarbay rütbesinde orduya geri dönmüştü. Ama en kötüsü İngiliz maliyesinin durumuydu. Amerikan bankerlerine olağanüstü boyutlarda borçlanmışlardı. Güneşin batmadığı imparatorluk neredeyse askerlerin maaşlarını ödeyemeyecek duruma gelmişti. İrlanda iç savaşının da etkisiyle Gelibolu felaketinden sonraki dönemde sterlin %67 değer kaybetmişti. Neticede Çanakkale’de yaşanan bu yenilgi savaşın gidişatını değiştirdi. Rusya’ya yardım ulaştırılamadı, Rusya’da sonuçları bugüne kadar devam edecek komünist devrim oldu. Savaştan ayrılan Rusya yerine 1917’de ABD savaşa girdi. Churchill savaştan 15 yıl sonra büyük bozgunu Nusret’in 26 mayınına bağlayan şu demeci bir Fransız Dergisine vermişti (la Revue de Paris 1 Ağustos 1930):</p>

<blockquote>
<p style="text-align:justify"><strong><em>“...Nusret gemisinin gizlice dök­tüğü bu 20 demir kap, harbin devamı ve dünyanın geleceği bakımından, di­ğer bütün gayretlerden daha mükemmel ve daha kesin sonuçlu hedeflere varmak içindi. Bu engel, İngilizler tarafından başarı ile başlanmış olan Çanakkale harekâtını durduran bir takım psikolojik karışıklıklar doğur­du. Yalnız başına bu engeldir ki, Çanakkale’nin geçilmesini önledi ve gene bu engeldir ki, Türkiye’yi bir bozgundan kurtardı ve harbi uzattı. Bu yüzden, mağluplar kadar muzaffer Avrupa da sarsıldı. Kemiklerini Fran­sa, Belçika, Polonya, Galiçya, Balkanlar, Filistin, Suriye ve Kuzey İtalya topraklarının örttüğü 6-7 milyon insan, düşmanlarının kurşun ve gülleleriyle değil, 18 Mart sabahı Çanakkale’nin kuvvetli akıntısı altında, ağır­lıklarına bağlı bulundukları tel halatları üzerinde gerili duran 20 demir kap yüzünden yok olup gitti.”</em></strong></p>
</blockquote>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><strong>Çanakkale ve Hürmüz Benzerliği</strong></p>

<p style="text-align:justify">1915’te Çanakkale’de İngiltere ve Fransa’nın temsil ettiği emperyal deniz gücü ne ise, bugün İran cephesinde ABD ve İsrail’in temsil ettiği askeri-teknolojik üstünlüğe bağlı emperyal güç de odur. Aradan 111 yıl geçmiş olabilir; platformlar, sensörler, tahrip gücü ve menziller değişmiş olabilir. Ancak özde değişmeyen bir gerçek vardır. Emperyal güç, kendi kaba kuvvet üstünlüğüne güvenerek dar bir coğrafyaya girip iradesini dayatmak ister. Savunmadaki devlet ise açık denizde rakibini yenemeyeceğini bilir, bunun yerine geçitleri, boğazları, yaklaşma istikametlerini, limanları, ikmal noktalarını ve psikolojik eşiği hedef alır. Çanakkale’de bunun adı mayın ve kıyı topçusuydu. Bugün İran’ın uyguladığı modelde bunun adı SİHA ve balistik füzedir.</p>

<p style="text-align:justify">Çanakkale’de Osmanlı donanması güçlü değildi; fakat boğazın coğrafyasını, akıntısını, mayın hatlarını ve kıyı ateşini bir savunma mimarisi içinde birleştirmeyi başardı. Müttefik donanmasının üstün tonajı, üstün zırhı ve üstün namlu sayısı, dar coğrafyada bu savunma düzeni karşısında anlamını yitirdi. Bugün de İran, ABD donanmasıyla açık deniz muharebesine girişerek sonuç alamayacağını bilmektedir. Zaten savaşın ilk 5 gününde denizaltılar hariç donamasına ait 40 parça suüstü gemisi batırıldı. Bu nedenle klasik deniz kontrolüne değil, erişimi engelleme ve alan yasaklama doktrinine göre hareket etmektedir. İran’ın hedefi Amerikan donanmasını topyekûn imha etmek değildir. Hedef, Körfez’i ve Hürmüz Boğazı yaklaşma sularını güvenli bir harekât alanı olmaktan çıkarmaktır. Birkaç başarılı vuruş, birkaç hasarlı üs, birkaç vurulan tanker, birkaç kapanan enerji tesisi bile bu amaç için yeterli olmuştur.</p>

<p style="text-align:justify">Buradaki en dikkat çekici benzerlik, saldıran tarafın gücünün, savunan tarafın ise coğrafyasının ve sabrının belirleyici hale gelmesidir. Çanakkale’de İngiliz ve Fransızlar boğazı bir “ateş gücü problemi” gibi gördüler. Yeterince ateş ederlerse tabyaları susturacaklarını, mayınları temizleyeceklerini ve İstanbul önlerine ulaşacaklarını düşündüler. Bugün ABD ve İsrail de İran cephesini önemli ölçüde hava gücü kullanılarak bir <em>“hedef imha problemi”</em> gibi görüyor. Füze depolarını, lançerleri, deniz unsurlarını, radarları, üsleri ve enerji altyapısını vurdukça İran’ın direncinin çökeceğini varsayıyorlar. Oysa burada amaç düşmanın harekât serbestisini ve güven duygusunu parçalamaktır. İran tam da bunu yapıyor. İran, Körfez enerji merkezlerine, ABD üslerine ve bölgesel lojistik düğümlere füze ve drone baskısını sürdürerek savaşı yıpratma modeline çevirmeye çalışıyor. Bugün Basra Körfezinde 3000’e yakın gemi beklemektedir. Hürmüz’de trafiği kısıtlayan, tankerleri beklemeye zorlayan ve enerji piyasasını sarsan asıl enerji İran’ın alan yasaklama silahlarının yani SİHA ve Balistik/Hipersonik füze tehdididir. Buna yakın zamanda İran mayın döktüğü takdirde mayınları ve denizaltıları da ekleyebiliriz.</p>

<p style="text-align:justify">Bir diğer büyük benzerlik ağırlık merkezi seçiminde görülüyor. Çanakkale’de Osmanlı savunmasının hedefi, etkin bir donanması olmadığı için düşman filosunu açık denizde arayıp yok etmek değildi. Hedef, boğazdan geçmeye çalışan filoyu dar alanda, manevra kabiliyeti kısıtlanmış halde cezalandırmaktı. Bugün İran da ABD’nin küresel deniz gücüyle Hint Okyanusu’nda veya Pasifik’te hesaplaşmıyor. İran, savaşı kendi kıyılarına, boğazlara, enerji terminallerine, Körfez üslerine ve lojistik damarlarına yansıtıyor. Böylece ABD’nin küresel üstünlüğünü yerel kırılganlığa dönüştürüyor.</p>

<p style="text-align:justify">Çanakkale’de müttefiklerin en zayıf halkalarından biri mayın tarama faaliyetlerinin sürdürülememesi, savunmanın beklenenden pahalı hale gelmesi ve harekât temposunun düşmesiydi. Bugün ise ABD ve müttefikleri için benzer sorun hava savunma füzeleri, gemi konuşlandırma, üs güvenliği ve mühimmat ikmali ihtiyacında görülüyor. Füze stokları üzerindeki baskı ve Körfez’de konuşlu unsurların korunmasının maliyeti her geçen gün artıyor. Öyle ki Güney Kore’deki Patriot ve THAAD bataryaları Körfeze çekiliyor. A2/AD doktrininin özü de zaten budur. Saldıran tarafı bir anda yenmek değil, onu pahalı, yıpratıcı ve siyasi olarak tartışmalı bir denkleme hapsetmek</p>

<p style="text-align:center"><strong>* * *</strong></p>

<p style="text-align:justify"><strong>Riski Ölçüsüz Şekilde Artırmak</strong></p>

<p style="text-align:justify">111 yıl önce 18 Mart yenilgisi ile mağrur İngiltere boğazın denizden zorlanarak geçilemeyeceğini anladı. O neden 25 Nisan’da karadan işgal harekâtı başladı. Benzer şekilde teknik olarak ABD Donanmasının Körfez’e girme kabiliyeti ortadan kalkmış değildir. Bugün de ABD büyük can kayıplarını göze alarak karadan işgal harekâtını başlatabilir. Ancak boğazın İran tarafının aşırı engebeli ve dağlık olması bu harekâtı ABD için çok yüksek riskli bir harekât alanına dönüştürmektedir. Bırakalım kara harekâtını Trump’ın içerdeki ticaret gemilerine donanmamız refakat edecek deklarasyonuna rağmen Amerikalı Amiraller bu görevin yapılamayacağını ifade etmişlerdir. Daha da öte ABD deniz ve ticaret otoriteleri ABD bağlantılı ticaret gemilerine Amerikan donanma gemilerinden belirli mesafe açıkta seyretme tavsiyesi vermiştir. Yani sorun donanma içeriye <em>“girebilir mi, giremez mi”</em> değildir. Girdiğinde bunu güvenle, sürdürülebilir biçimde ve maliyetleri yöneterek sürdürebilir mi? İran’ın stratejisi tam burada 111 yıl önce Çanakkale’de yaşananlara benzer sonuç üretmektedir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Çanakkale’de mayınlar tek başına yeterli değildi; onları etkili kılan kıyı topçusunun mayın taramayı engellemesiydi. Başka bir deyişle mesele silahların toplamı değil, müşterek etkisiydi. Bugün İran’ın da asıl başarısı tek bir sistemde değil, sistemler arasındaki kardeşliktedir. SİHA’lar gözetleme, taciz, doygunluk yaratma ve savunma yorma işlevi görürken, balistik füzeler yüksek sürat ve ağır tahrip ile etki yaratıyor.</p>

<p style="text-align:justify">Bu yüzden İran’ın uyguladığı modeli, klasik anlamda yalnızca <em>“misilleme”</em> olarak görmek eksik olur. Burada daha sistematik bir stratejik akıl vardır.</p>

<blockquote>
<p style="text-align:justify"><strong><em>İran, tıpkı Osmanlı’nın Çanakkale’de yaptığı gibi, güçlü rakibini kendi üstün olduğu alana değil, zayıf olduğu eşiğe çağırmaktadır. O eşik bugün Hürmüz’dür, Körfez üsleridir, enerji ihracat hatlarıdır, tanker sigortalarıdır, liman giriş-çıkışlarıdır, hava savunma stoklarıdır.</em></strong></p>
</blockquote>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify">Savunmanın başarısı burada, doğrudan zaferden çok caydırıcı maliyet üretmesinde yatmaktadır. Çanakkale’de amaç Kraliyet Donanmasını yok etmek değildi; boğazı geçirtmemekti. İran’ın amacı da ABD donanmasını yok etmek değil; Körfez’i güvenli bir Amerikan gölü olmaktan çıkarmaktır. Mevcut tablo bunun önemli ölçüde başarıldığını gösteriyor. Hürmüz trafiğinin aksaması, yüzlerce geminin beklemesi, enerji altyapısına yönelik saldırılar ve bölgesel üslerdeki hasar bunun işaretleridir.</p>

<p style="text-align:center"><strong>* * *</strong></p>

<p style="text-align:justify"><strong>Sonuç</strong></p>

<p style="text-align:justify">18 Mart 1915 Çanakkale deniz zaferimiz Erişimi Engelleme/Alan Yasaklama (A2/AD) doktrininin en güçlü örneklerinden biridir. Zayıf bir devlet doğru savunma sistemi ile dünyanın en güçlü donanmasını durdurabilmiştir. Emperyalizmin en büyük zafiyeti yalnızca kibri değil, teknolojik üstünlüğünü stratejik üstünlük sanmasıdır. 18 Mart 1915’te bu yanılgı, mayın ve namlu kardeşliği karşısında çöktü. 2026 Körfez savaşında ise aynı yanılgı, SİHA ve balistik füze kardeşliği karşısında yeniden sınanıyor. Dün saldırgan İngiliz Fransız ortak donanması Çanakkale’de boğazı geçemedi. Bugün de Basra Körfezi, uçak gemileri ve kruvazör ve muhripler için mutlak emniyetli bir iç deniz olmaktan çıkmıştır. Tarih bize bir kez daha şunu hatırlatıyor. Dar coğrafyada, kararlı savunma altında ve müşterek ateş düzeni karşısında kaba güç her zaman belirleyici olmaz. Bazen tarihi değiştiren şey, en büyük donanmanın büyüklüğü değil; doğru yerde, doğru zamanda kurulmuş savunma mimarisidir. Trump son olarak körfeze Japonya’da konuşlu 2500 deniz piyade taşıyan 31. Deniz Sefer Görev Grubunu gönderme kararı aldı. Tarih 111 yıl ara ile tekerrür ederse ve bu gelen güç Boğaz civarına çıkarılırsa deniz piyadelerin büyük çoğunluğunun imha olabileceğini şimdiden söyleyebiliriz. ABD’li askeri planlamacılara Birinci Dünya Savaşında Bahriye Bakanı olan Churchill’in hatıratını okumalarını öneririz. (6 Ciltlik ‘‘World in Crisis’’)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ehla-Der Haber</category>
      <guid>https://www.ehlibeytalimleri.com/canakkale-bogazindan-hurmuz-bogazina</guid>
      <pubDate>Thu, 19 Mar 2026 00:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ehlibeytalimlericom.teimg.com/crop/1280x720/ehlibeytalimleri-com/uploads/2026/03/canakkale-1.jpg" type="image/jpeg" length="38409"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bursa'da Dünya Kudüs Günü]]></title>
      <link>https://www.ehlibeytalimleri.com/bursada-dunya-kudus-gunu-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ehlibeytalimleri.com/bursada-dunya-kudus-gunu-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bursa Ehlibeyt İlim ve Kültür Derneği / Nurmuhammed Camii - Mart / 2026 - Yıldırım / Bursa]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h6 style="text-align:right">.</h6>

<h6 style="text-align:right">.</h6>

<p style="text-align:justify">Bilindiği üzere uzun yıllardır Bursa’da “Dünya Kudüs Günü” münasebetiyle çeşitli programlar icra edilmektedir. Bu yıl ise, Şehit Rehber Ayetullah Hamaneî’nin şehadeti ve bölgede yaşanan savaş sebebiyle bu günün anlam ve önemi daha da artmıştır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">13 Mart günü, akşam namazının ardından Nur Muhammed Camiî’nde düzenlenen programa; Av. Gürkan Biçen Bey, Ehli Beyt Camii İmamı Şeyh Metin Hoca, Vatan Partisi temsilcisi Rıza Türkmendağ ve diğer kıymetli katılımcılar iştirak ettiler. Program, Ali Ergin Hoca’nın Kur’ân-ı Kerîm tilavetiyle başladı.</p>

<p style="text-align:justify">Ardından Rıza Türkmendağ kısa bir konuşma yaptı. Daha sonra Bülent Hoca, bölgedeki gelişmeler ve Kudüs’ün önemi üzerine bir konuşma gerçekleştirerek; Kudüs’ün yalnızca bir şehir veya coğrafî bir bölgeden ibaret olmadığını ifade etti. Kudüs’ün insanlık tarihinin, ilahî dinlerin, peygamberlerin inişinin; aynı zamanda Hz. Mehdi ve Hz. İsa’nın zuhuru ile ilişkilendirilen mukaddes bir merkez olduğunu, kültürün, inancın ve medeniyetin önemli odaklarından biri sayıldığını dile getirdi.</p>

<p style="text-align:justify">Programda Av. Gürkan Biçen Bey de “Velayet” kavramının ehemmiyetini irfanî bir bakış açısıyla ele aldı. Şeyh Metin Hoca ise Rehber’in şehadeti üzerine faydalı ve anlamlı değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:center"><img alt="" height="600" src="https://ehlibeytalimlericom.teimg.com/ehlibeytalimleri-com/uploads/2026/03/whatsapp-image-2026-03-14-at-080601.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="732" /></p>

<p style="text-align:center"><img alt="" height="484" src="https://ehlibeytalimlericom.teimg.com/ehlibeytalimleri-com/uploads/2026/03/whatsapp-image-2026-03-14-at-080353.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p style="text-align:center"><img alt="" height="523" src="https://ehlibeytalimlericom.teimg.com/ehlibeytalimleri-com/uploads/2026/03/whatsapp-image-2026-03-14-at-080438.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p style="text-align:center"><img alt="" height="520" src="https://ehlibeytalimlericom.teimg.com/ehlibeytalimleri-com/uploads/2026/03/whatsapp-image-2026-03-14-at-080437.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p style="text-align:center"><img alt="" height="497" src="https://ehlibeytalimlericom.teimg.com/ehlibeytalimleri-com/uploads/2026/03/whatsapp-image-2026-03-14-at-080643.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p style="text-align:center"><img alt="" height="463" src="https://ehlibeytalimlericom.teimg.com/ehlibeytalimleri-com/uploads/2026/03/608-2.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p style="text-align:center"><img alt="" height="600" src="https://ehlibeytalimlericom.teimg.com/ehlibeytalimleri-com/uploads/2026/03/whatsapp-image-2026-03-14-at-231608-3.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="767" /></p>

<p style="text-align:center"></p>

<p><strong>Ehlader HABER</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ehla-Der Haber</category>
      <guid>https://www.ehlibeytalimleri.com/bursada-dunya-kudus-gunu-1</guid>
      <pubDate>Sat, 14 Mar 2026 18:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ehlibeytalimlericom.teimg.com/crop/1280x720/ehlibeytalimleri-com/uploads/2026/03/bursaa-1.jpg" type="image/jpeg" length="64903"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Iğdır'da Dünya Kudüs Günü]]></title>
      <link>https://www.ehlibeytalimleri.com/igdirda-dunya-kudus-gunu-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ehlibeytalimleri.com/igdirda-dunya-kudus-gunu-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Iğdır Ehlibeyt Alimleri Derneği - Mart / 2026 - Iğdır]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h6 style="text-align:right">.</h6>

<h6 style="text-align:right">.</h6>

<p>Iğdır Ehlibeyt Alimleri Derneği tarafından düzenlenen Dünya Kudüs Günü etkinliğinde çok sayıda vatandaş bir araya geldi..</p>

<p></p>

<p><img alt="" height="426" src="https://ehlibeytalimlericom.teimg.com/ehlibeytalimleri-com/uploads/2026/03/a2577776-d344-4707-b135-839e9fe96d85-69b519c98d6dc.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><img alt="" height="450" src="https://ehlibeytalimlericom.teimg.com/ehlibeytalimleri-com/uploads/2026/03/136ec0d2b6.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><img alt="" height="452" src="https://ehlibeytalimlericom.teimg.com/ehlibeytalimleri-com/uploads/2026/03/1773476163.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><img alt="" height="440" src="https://ehlibeytalimlericom.teimg.com/ehlibeytalimleri-com/uploads/2026/03/d58d6.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><img alt="" height="402" src="https://ehlibeytalimlericom.teimg.com/ehlibeytalimleri-com/uploads/2026/03/whatsapp-image-2026-03-14-at-165812-2.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><img alt="" height="409" src="https://ehlibeytalimlericom.teimg.com/ehlibeytalimleri-com/uploads/2026/03/whatsapp-image-2026-03-14-at-165813-1.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><img alt="" height="509" src="https://ehlibeytalimlericom.teimg.com/ehlibeytalimleri-com/uploads/2026/03/whatsapp-image-2026-03-14-at-165813-2.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ehla-Der Haber</category>
      <guid>https://www.ehlibeytalimleri.com/igdirda-dunya-kudus-gunu-1</guid>
      <pubDate>Sat, 14 Mar 2026 18:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ehlibeytalimlericom.teimg.com/crop/1280x720/ehlibeytalimleri-com/uploads/2026/03/kuddus-1.jpg" type="image/jpeg" length="24561"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Adıyaman'da Dünya Kudüs Günü]]></title>
      <link>https://www.ehlibeytalimleri.com/adiyamanda-dunya-kudus-gunu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ehlibeytalimleri.com/adiyamanda-dunya-kudus-gunu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adıyaman Filistin Dayanışma Platformu - Mart / 2026 - Adıyaman]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h6 style="text-align:right">.</h6>

<h6 style="text-align:right">.</h6>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify">Adıyaman’da mübarek ramazan ayının son cuması olan Dünya Kudüs Günü münasebetiyle; Adıyaman Filistin Dayanışma Platformu bir basın açıklaması yaptı.</p>

<p style="text-align:justify">Adıyaman Meydan Camii'nde kılınan cuma namazından sonra bir araya gelen müminler basın açıklamasında işgalci İsrail rejimi lanetlendi, Filistin’in özgürlük mücadelesine tam destek verildiği ifade edildi. İşgalci ve tecavüzkâr İsrail ve Amerika’nın bölgede meş’um emellerine ulaşamayacaklarına vurgu yapıldı.</p>

<p style="text-align:justify">İran, İsrail-Amerika arsındaki son çatışmada müstekbirkerin karşısında İran’ın yanında olacağı ifade edildi.</p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:center"><strong>* * *</strong></p>

<p style="text-align:justify">Adıyaman Filistin Dayanışma Platformu'nun basın açıklaması tam metni aşağıdaki gibidir:</p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><strong>Kudüs ve Aksa Ümmetin İman ve İzzet Davasıdır.</strong></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:center"><strong>Bismillahirrahmanirrahim</strong></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify">Değerli Adıyamanlılar, Kıymetli Basın Mensupları;</p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify">Bugün burada, sadece bir bölgenin değil, tüm insanlığın vicdan durağı olan Kudüs, Mescid-i Aksa ve Gazze’de yaşanan soykırıma dur demek; Bu beldeleri elde etme adına, Siyonist yayılmacılığın küresel barışı nasıl bir uçuruma sürüklediğine dikkat çekmek ve İslam coğrafyasının dört bir yanında yakılan fitne ateşine karşı vahdeti haykırmak için toplanmış bulunmaktayız.</p>

<p style="text-align:justify">Kudüs, yalnızca Filistin halkının değil, bütün Müslümanların ve bütün insanlığın ortak mirasıdır. Mescid-i Aksa ise Müslümanların ilk kıblesi ve mukaddes mabedidir. Ancak bugün Kudüs, Mescid-i Aksa ve Gazze; Siyonist işgal rejiminin sistematik saldırıları ve yayılmacı politikaları altında ağır bir kuşatma yaşamaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">İsrail’in Gazze’de başlattığı ve bugün Lübnan’a, Suriye’ye, Yemen’e ve İran’a yaydığı çatışma süreci, asla bir <em>"güvenlik"</em> meselesi değildir. Bu, <em>"Arz-ı Mev'ud"</em> hezeyanıyla bölge ülkelerini zayıflatma, parçalama ve köleleştirme operasyonudur. Siyonist akıl, kendi güvenliğini komşu ülkelerin yıkımında aramakta, attığı her adımda dünya barışının altına dinamit döşemektedir. Bu saldırganlık, <em>“İsrail’in güvenliği”</em> bahanesi altında bütün bölgeyi dizayn etmeyi hedefleyen emperyal bir projeye dönüşmüş ve dünya barışını doğrudan tehdit eden bir boyuta ulaşmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">Bugün Ortadoğu, modern dünyanın gözleri önünde sistematik bir yok etme operasyonuna sahne olmaktadır. Sadece sınırların değil, vicdanların da tarumar edildiği bu süreçte; Gazze ve Kudüs’e sahip olma adına Lübnan, Suriye, Yemen ve İran, küresel şer odaklarının hedef tahtasına oturtulmuştur.</p>

<p style="text-align:justify">​Müslümanların ilk kıblesi Kudüs, Siyonist işgalin pençesinde yok edilmeye çalışılırken; İsrail’in başlattığı saldırılarla Gazze, tarihin en büyük toplu mezarlığına dönüştürülmüştür. Bu, sadece bir toprak kavgası değil, bir inancın ve halkın kökünü kazıma girişimidir.</p>

<p style="text-align:justify">Gazze’de taş üstünde taş bırakmayan, Kudüs’ün mahremiyetini çiğneyen bu terör mekanizmasının lokomotifi lanetli Amerika ve barbar İsrail ikilisinin bölgedeki yayılmacı emelleri, bölgedeki kaosun ana kaynağı ve emperyalizm ile Siyonizm kardeşliğinin en belirgin nişanesidir.</p>

<p style="text-align:justify">Suriye’de yıllardır süren ve milyonlarca insanı yerinden eden savaş, emperyalist güçlerin bölgeyi parçalama planlarının bir parçasıdır.</p>

<p style="text-align:justify">Lübnan ise, İsrail’in pervasız hava saldırıları ve ekonomik ambargolarla dize getirilmeye çalışılmakta, bir halkın geleceği sistematik olarak çalınmaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">​Yemen, Amerika destekli operasyonlar ve bitmek bilmeyen ambargolar nedeniyle yüzyılın en büyük insani dramını yaşamaktadır. Çocukların açlıktan öldüğü, salgın hastalıkların pençesinde kıvranan bir halk, küresel güçlerin bölgedeki hâkimiyet savaşlarına kurban edilmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">​Emperyalist güçler ve onların bölgedeki karakolu olan Siyonist İsrail, bugün İran’ı doğrudan hedef alarak bölgesel bir savaşı tetiklemekten, bölgeyi topyekûn bir yangın yerine çevirmekten çekinmemektedir.</p>

<p style="text-align:justify">Dünya da şunu çok iyi bilmelidir ki, bu yangın bölgeyle sınırlı kalmayacak kendilerine de sıçrayacaktır. Amerika ve İsrail ikilisi, uluslararası hukuku ayaklar altına alarak dünyayı bir <em>“orman kanunu”</em> düzenine sürüklemektedir. Uluslararası hukuku hiçe sayan, okulları, hastaneleri ve mülteci kamplarını vuran bu saldırganlık; küresel enerji hatlarını tehdit etmekte, dünya ekonomisini telafisi güç krizlere sürüklemekte, Üçüncü Dünya Savaşı riskini her geçen gün daha gerçekçi bir tehdit haline getirmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">Ancak bu saldırganlığın arkasında yalnızca İsrail ve Amerika yoktur, İngiltere de vardır. Özellikle Amerika ve İngiltere’nin siyasi, diplomatik, lojistik ve askeri desteğiyle yürütülen bu süreç, Filistin’deki zulmün sürmesine zemin hazırlamaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">Tarih bize bir kez daha göstermiştir ki; <em>"Küfür tek millettir."</em> Bu şer ittifakının içinde Amerika ön plana çıksa da İsrail’in arkasındaki en büyük destekçilerden biri de tarih sahnesindeki "fitneci" rolünü yeniden üstlenmiş olan İngiltere’dir. Sömürgeci geçmişiyle meşhur olan İngiltere, bugün maskesini tamamen düşürmüştür.</p>

<p style="text-align:justify">Zulüm karşısında sessiz kalmak, zalimin safında yer almaktır. Tüm bu saldırılar göstermektedir ki; zulmün rengi, dili veya sınırı yoktur. Batılı güçler ve Siyonist akıl, İslam coğrafyasını zayıflatmak için tek bir vücut gibi hareket etmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">Bu ahlaksız çete EPSTEİN gibi bir kumpasın namlusunu bugün birbirlerine çevirerek tüm ahlaksızları sınır tanımaz bir şekilde siyonizme hizmetkar etmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Emperyalist güçler kendi aralarındaki ihtilafları bir kenara bırakıp İslam coğrafyasına karşı birleşmişken, bugün Müslümanlara düşen kendi aralarındaki ihtilafları bir kenara bırakmaları, ümmet bilincini yeniden güçlendirmeleri, mazlumların yanında güçlü bir duruş sergilemeleri, VAHDET içinde hareket etmeleri ve bu küresel kuşatmaya karşı sarsılmaz bir kale inşa etmektir.</p>

<p style="text-align:justify">​Gazze’de dökülen kan ile Yemen’de açlıktan can veren çocuğun feryadı birdir. Gazze’nin okullarında bombalanan çocuklarla Tahran’ın okullarında bombalanan kız çocukları birdir.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Dünya Kudüs Günü vesilesiyle buradan tüm İslam âlemine sesleniyoruz:</strong></p>

<p style="text-align:justify">Zulme sessiz kalmayın. İşgale karşı sesinizi yükseltin. Mazlumların yanında durun.</p>

<p style="text-align:justify">Bunun için;</p>

<p style="text-align:justify">- Vahdet Şarttır… Mezhebi ve siyasi ayrılıklar, Siyonist kurşunlardan daha yıkıcıdır. Tek yürek ve tek bilek olma vaktidir.</p>

<p style="text-align:justify">- Siyonizme ve onun en destekçilerine ekonomik boykot uygulanmalıdır.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Şu bilinmelidir ki, Kudüs ve Aksa özgürleşmeden, ne bölgeye ne de dünyaya huzur gelmeyecektir. </strong></p>

<p style="text-align:justify">Çünkü;</p>

<p style="text-align:justify">Mescid-i Aksa’nın özgür olmadığı, Filistin halkının kendi topraklarında özgürce yaşayamadığı, işgal ve zulmün devam ettiği bir dünyada, gerçek ve kalıcı bir barıştan söz etmek mümkün değildir.</p>

<p style="text-align:justify">Bizler inanıyoruz ki; Kudüs’te zülüm bittiğinde, Mescid-i Aksa özgürlüğüne kavuştuğunda, Filistin halkı kendi topraklarında özgürce yaşayabildiğinde; yalnızca Ortadoğu’da değil, dünya genelinde barışın önü açılacaktır.</p>

<p style="text-align:justify">Bu nedenle bugün Dünya Kudüs Günü vesilesiyle çağrımız şudur:</p>

<p style="text-align:justify">Kudüs özgür olmalıdır.</p>

<p style="text-align:justify">Mescid-i Aksa özgür olmalıdır.</p>

<p style="text-align:justify">Filistin özgür olmalıdır.</p>

<p style="text-align:justify">Çünkü biliyoruz ki; <strong>Küresel barışın anahtarı Kudüs ve Aksa’nın özgürlüğünden geçmektedir.</strong></p>

<p style="text-align:justify">Kudüs sadece bir şehir değil, bir imandır; Mescid-i Aksa sadece bir cami değil, bir davadır. Siyonizm ve emperyalizmin bu topraklardan sökülüp atılması için tek çare, ümmetin vahdetidir. Bizler, haksızlık karşısında susan dilsiz şeytanlar olmayacağız! Zulüm ilelebet devam etmez, zalimlerin sonu yakındır.</p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><strong>Kamuoyuna saygıyla duyurulur.</strong></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:center"><strong>* * *</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:center"><img alt="" class="" height="439" src="https://ehlibeytalimlericom.teimg.com/ehlibeytalimleri-com/uploads/2026/03/whatsapp-image-2026-03-14-at-014440-2.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p style="text-align:center"><img alt="" height="549" src="https://ehlibeytalimlericom.teimg.com/ehlibeytalimleri-com/uploads/2026/03/whatsapp-image-2026-03-14-at-014439.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p style="text-align:center"><img alt="" height="591" src="https://ehlibeytalimlericom.teimg.com/ehlibeytalimleri-com/uploads/2026/03/whatsapp-image-2026-03-14-at-014440.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong>Ehlader HABER</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ehla-Der Haber</category>
      <guid>https://www.ehlibeytalimleri.com/adiyamanda-dunya-kudus-gunu</guid>
      <pubDate>Sat, 14 Mar 2026 17:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ehlibeytalimlericom.teimg.com/crop/1280x720/ehlibeytalimleri-com/uploads/2026/03/adiyaman-1.jpg" type="image/jpeg" length="45715"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kudüs Günü'nde İstanbul'dan Direnişe Büyük Destek]]></title>
      <link>https://www.ehlibeytalimleri.com/kudus-gununde-istanbuldan-direnise-buyuk-destek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ehlibeytalimleri.com/kudus-gununde-istanbuldan-direnise-buyuk-destek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İmam Humeyni'nin ilanıyla her yıl Ramazan ayının son cuma günü idrak edilen "Dünya Kudüs Günü" kapsamında, İstanbul'da binlerce kişinin katılımıyla kitlesel bir yürüyüş ve basın açıklaması düzenlendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h6 style="text-align:right">.</h6>

<h6 style="text-align:right">.</h6>

<p style="text-align:justify"></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify">Dünya Kudüs Günü Platformu ve Küresel Direniş Platformu'nun öncülüğünde cuma namazının ardından Fatih Camii avlusunda toplanan binlerce Kudüs sevdalısı, işgalci İsrail ve ABD'ye karşı tek yürek oldu.</p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p itemprop="description" style="text-align:justify">İmam Humeyni'nin ilanıyla her yıl Ramazan ayının son cuma günü idrak edilen "Dünya Kudüs Günü" kapsamında, İstanbul'da binlerce kişinin katılımıyla kitlesel bir yürüyüş ve basın açıklaması düzenlendi. Küresel Direniş Platformu'nun çağrısıyla bir araya gelen kalabalık, emperyalizme ve Siyonizm'e karşı vahdet ve direniş mesajı verdi.</p>

<p style="text-align:justify">Ellerinde Türkiye, Filistin ve İran bayraklarının yanı sıra Hamas, İslami Cihad, Hizbullah ve Yemen Ensarullah hareketlerinin bayraklarını taşıyan kitle, Fatih Camii'nden Saraçhane Parkı'na doğru yürüyüşe geçti.</p>

<p style="text-align:justify">Fevzipaşa Caddesi boyunca sloganlarla yürüyen ve direniş hareketlerine desteklerini haykıran kalabalığın eylemi, Saraçhane'de düzenlenen programla devam etti.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>"Nil'den Fırat'a" Uyarısı</strong></p>

<p style="text-align:justify">Saraçhane Parkı'ndaki program, İsmail Okur'un Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Ardından Filistin direnişi adına söz alan <strong>Fehim Kenan</strong>, İmam Humeyni'nin Mescid-i Aksa'nın özgürlüğü için Ramazan'ın son cumasını "Dünya Kudüs Günü" ilan etmesinin önemine değindi. Bölgedeki saldırıların sadece bir ülkeyi hedef almadığını vurgulayan Kenan, şu uyarılarda bulundu:</p>

<blockquote>
<p style="text-align:justify">"Yapılan saldırılarla yalnızca İran hedeflenmiyor. Araplar ve Müslümanlar susmaya devam ettikçe bu saldırılar onları da kapsayacak şekilde genişleyecektir. Siyonistlerin Nil'den Fırat'a kadar her yeri işgal etme hedefi bulunuyor."</p>
</blockquote>

<p style="text-align:justify"><strong>"İsrail Saplanmış Bir Hançer, ABD İse Onu Tutan Kirli Eldir"</strong></p>

<p style="text-align:justify">Platform adına ortak basın açıklamasını ise <strong>Ekrem Ekşi</strong> okudu. Gazze'nin insanlığın vicdan hattı olduğunu ve Filistin halkının ümmetin izzetini omuzlarında taşıdığını belirten Ekşi, direniş hattının bölünmezliğine dikkat çekti:</p>

<blockquote>
<p style="text-align:justify">"Yemen'den Lübnan'a, Türkiye'den İran'a kadar tüm ümmet Kudüs paydasında birleşmelidir. Mezhepçilik ve milliyetçilik fitnelerini ayaklarımızın altına alıyoruz. Baş düşman ABD ve Siyonist rejimdir. İsrail, bölgeye saplanmış bir hançer, ABD ise o hançeri tutan kirli eldir. Bu zulüm sadece Tel Aviv'de değil, Washington'un karanlık koridorlarında planlanmaktadır. Büyük Ortadoğu Projelerine ve normalleşme ihanetlerine geçit vermeyeceğiz. Filistin davasını satanları, işgalciyle normalleşenleri tarih ve ümmet asla affetmeyecektir.</p>
</blockquote>

<p style="text-align:justify"><strong>Direnişe Dua</strong></p>

<p style="text-align:justify">Konuşmaların ardından kürsüye gelen EHLADER Başkanı <strong>Kadir Akaras</strong>, meydanı dolduran binlerce kişiyle birlikte uzun ve duygu yüklü bir dua gerçekleştirdi. Gazze, Lübnan ve İran'daki direniş cepheleri ile açlık ve zulümle mücadele eden mazlumlar için el açılan duada, Nemrut ve Firavun kıssalarından örnekler verilerek zalimlerin sonunun hüsran olacağı vurgulandı. İslami vahdetin ve direnişin kesin zaferinin altı çizilerek Kudüs'ün özgürlüğü niyaz edildi.</p>

<p style="text-align:justify">Program, atılan coşkulu sloganlar ve emperyalizmi ile Siyonizm'i temsil eden bayrakların ateşe verilmesinin ardından sona erdi.</p>

<p style="text-align:center"><img alt="" height="450" src="https://ehlibeytalimlericom.teimg.com/ehlibeytalimleri-com/uploads/2026/03/adsiz-26.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p style="text-align:center"><img alt="" height="533" src="https://ehlibeytalimlericom.teimg.com/ehlibeytalimleri-com/uploads/2026/03/d01cc1a04d28.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p style="text-align:center"><img alt="" height="533" src="https://ehlibeytalimlericom.teimg.com/ehlibeytalimleri-com/uploads/2026/03/b08115.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p style="text-align:center"><img alt="" height="533" src="https://ehlibeytalimlericom.teimg.com/ehlibeytalimleri-com/uploads/2026/03/e8259938473e-1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p style="text-align:center"></p>

<p><strong>Ehlader HABER</strong></p>

<p style="text-align:center"></p>

<h5 style="text-align:right"><strong><a href="http://www.on4haber.com" rel="nofollow">http://www.on4haber.com</a></strong></h5>

<p style="text-align:center"></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ehla-Der Haber</category>
      <guid>https://www.ehlibeytalimleri.com/kudus-gununde-istanbuldan-direnise-buyuk-destek</guid>
      <pubDate>Sat, 14 Mar 2026 00:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ehlibeytalimlericom.teimg.com/crop/1280x720/ehlibeytalimleri-com/uploads/2026/03/e8259938473e.jpg" type="image/jpeg" length="14453"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İstanbul Kudüs Şehitleri İçin Tek Yürek Oldu]]></title>
      <link>https://www.ehlibeytalimleri.com/istanbul-kudus-sehitleri-icin-tek-yurek-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ehlibeytalimleri.com/istanbul-kudus-sehitleri-icin-tek-yurek-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünya Kudüs Günü kapsamında Ehlibeyt Gençlik Derneği tarafından düzenlenen "3. Evrensel Kudüs Şehitlerini Anma Gecesi", İstanbul’da binlerce kişinin katılımıyla dev bir gövde gösterisine dönüştü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h6 style="text-align:right">.</h6>

<h6 style="text-align:right">.</h6>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify">Ehlibeyt Gençlik Derneği tarafından organize edilen ve Aksa Tufanı operasyonu sonrası gelenekselleşen <strong>"Evrensel Kudüs Şehitlerini Anma Gecesi"</strong>, bu yıl üçüncü kez Bağcılar Halk Sarayı’nda gerçekleştirildi. Salonun hıncahınç dolduğu programda, katılımcılar hep bir ağızdan "Kudüs özgür olana dek sahadayız" mesajı verdi.</p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p itemprop="description" style="text-align:justify">Dünya Kudüs Günü kapsamında Ehlibeyt Gençlik Derneği tarafından düzenlenen "3. Evrensel Kudüs Şehitlerini Anma Gecesi", İstanbul’da binlerce kişinin katılımıyla dev bir gövde gösterisine dönüştü. Siyonist İsrail ve ABD’nin İslam ülkeleri ve Müslümanlara yönelik saldırılarının lanetlendiği gecede, direniş cephesine anlamlı bir destek sağlandı.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Coşku ve Maneviyat Bir Arada</strong></p>

<p style="text-align:justify">Program, Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlarken, şehitler anısına yapılan saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile devam etti. Açılış konuşmasını yapan <strong>Ehlibeyt Gençlik Derneği Başkanı Samet Yaşar</strong>, Kevser kurumları olarak direnişin yanında sarsılmaz bir iradeyle durmaya devam edeceklerini vurguladı.</p>

<p style="text-align:justify">Gecenin manevi atmosferi, Ehlibeyt Alimi ve meddahı <strong>Alican Görel</strong>’in seslendirdiği direniş marşlarıyla zirveye ulaştı. Salondaki binlerce vatandaş, marşlara tekbirler ve sloganlarla eşlik etti.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>"Zalime Karşı Birlik Olmak İlahi Bir Görevdir"</strong></p>

<p style="text-align:justify">Programda söz alan <strong>EHLADER Genel Başkanı Kadir Akaras</strong>, İslam dünyasının içinde bulunduğu kritik süreci ayetlerle değerlendirdi. Akaras, Siyonist cephenin Müslümanları bölerek tahakküm kurma planlarına dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p style="text-align:justify"><em>"Müslümanlar ilahi vahye sarılarak Siyonist-emperyalist kuşatmaya karşı birleşmelidir. Gazze, Lübnan, Yemen, Irak ve İran İslam Cumhuriyeti'ndeki direniş ruhu, tüm İslam coğrafyasına ilham olmalıdır."</em></p>
</blockquote>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify">Ehlader Genel Başkanı Akaras ayrıca; Kudüs şehitleri <strong>Yahya Sinvar, İsmail Heniyye, Muhammed Dayf, Seyyid Hasan Nasrallah ve Ayetullah Seyyid Ali Hamanei </strong>gibi liderlerin şehadetlerinin direniş yolunu aydınlatan birer meşale olduğunu belirtti.</p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><strong>Yemen’den Gelen Anlamlı Hediye: Direniş Yüzükleri</strong></p>

<p style="text-align:justify">İftar vaktinin gelmesiyle birlikte dualar eşliğinde oruçlar açıldı. İftar sonrasında söz alan <strong>Bağcılar Belediye Başkanı Yasin Yıldız</strong>, Kudüs şehitlerini anarak birlik ve beraberlik mesajı verdi.</p>

<p style="text-align:justify">Gecenin en dikkat çeken anlarından biri ise dayanışma kampanyası oldu:</p>

<ul>
 <li>
 <p style="text-align:justify"><strong>Minab Okulu İçin Destek:</strong> Kevser Uluslararası İnsani Yardım Derneği’nin, İran'ın Minab kentinde, 180'e yakın çocuk ve öğretmenin katledildiği ilkokul binasının yeniden inşa projesi için büyük miktarda bağış toplandı.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify"><strong>Ensarullah'ın Hediyesi:</strong> Yemen Ensarullah Hareketi tarafından Türkiye’deki Müslümanlara hediye edilen özel yüzükler, geliri direnişe bağışlanmak üzere açık artırmayla satışa sunuldu.</p>
 </li>
</ul>

<p style="text-align:justify">Gecenin sonunda katılımcılar, Kudüs davasının sadece Filistinlilerin değil, tüm insanlığın onur mücadelesi olduğunu bir kez daha ilan ederek ve şehitlerin yoluna sadakat sözü vererek salondan ayrıldı.</p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:center"><img alt="" height="561" src="https://ehlibeytalimlericom.teimg.com/ehlibeytalimleri-com/uploads/2026/03/c00210.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p style="text-align:center"><img alt="" height="382" src="https://ehlibeytalimlericom.teimg.com/ehlibeytalimleri-com/uploads/2026/03/kokg.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:center"><img alt="" height="600" src="https://ehlibeytalimlericom.teimg.com/ehlibeytalimleri-com/uploads/2026/03/lp00250.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong>Ehlader HABER</strong></p>

<h5 style="text-align:right"><strong><a href="http://www.on4haber.com" rel="nofollow">http://www.on4haber.com</a></strong></h5>

<p></p>

<p style="text-align:center"></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ehla-Der Haber</category>
      <guid>https://www.ehlibeytalimleri.com/istanbul-kudus-sehitleri-icin-tek-yurek-oldu</guid>
      <pubDate>Fri, 13 Mar 2026 00:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ehlibeytalimlericom.teimg.com/crop/1280x720/ehlibeytalimleri-com/uploads/2026/03/genclikkudus-1.jpg" type="image/jpeg" length="38907"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Alevi Alimler Birliği'nden İslam İnkılabı'nın Yeni Rehberine Tebrik Mesajı]]></title>
      <link>https://www.ehlibeytalimleri.com/alevi-alimler-birliginden-islam-inkilabinin-yeni-rehberine-tebrik-mesaji</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ehlibeytalimleri.com/alevi-alimler-birliginden-islam-inkilabinin-yeni-rehberine-tebrik-mesaji" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Alevi Alimler Birliği - Mart / 2026]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h6 style="text-align:right">.</h6>

<h6 style="text-align:right">.</h6>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><strong>Yeni Seçilen Rehber Seyyid Mûcteba Hamaneî'ye..</strong></p>

<p style="text-align:center"><strong>Bismilahirrahmanirrahim</strong></p>

<p style="text-align:justify"></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:center"><strong>يَا اَيُّهَا الَّذٖينَ اٰمَنُوا اَطٖيعُوا اللّٰهَ وَاَطٖيعُوا الرَّسُولَ وَاُولِى الْاَمْرِ مِنْكُمْ</strong></p>

<p style="text-align:center"></p>

<p style="text-align:justify"><em><strong>“Ey iman edenler! Allah'a itaat edin. Peygamber'e itaat edin ve sizden olan ulu'l-emre de (emir verme yetkisine sahip olanlara da.)”</strong></em></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<h5 style="text-align:right"><strong>(Nisa/59)</strong></h5>

<p style="text-align:justify">Peygamberimizden (s.a.a) gelen bu velayet yetkisi daha sonrasında Hz. İmam Ali (a.s) ile başlayarak 12 İmamlarla devam etmiştir. Alevî inancında On ikinci İmam, İmam Mehdi ölmemiştir, hayattadır. Dolaysıyla günümüzde bu ağır yükü 12 İmamların sonuncusu Hz. İmam Mehdi taşımaktadır. Hz. Ali (a.s) dönemi ve ondan sonraki 12 İmamların döneminde de olduğu gibi emir verme yetkisi güvendikleri salih ve alim müminlere gerekli ölçüde verilmiştir. Örneğin, Hz. Ali, Mısır’a vali olarak tayin etteiği Malik Eşter’e bu yetkiyi vermiştir. On İkinci İmamımız İmam Mehdi de bazı nedenlerden dolayı gaybete çekilirken bu yetkiyi taşıyabilecek kimselerin özelliklerini belirtmiştir. Kısacası bu özellikleri ve bu yetkiyi taşıyan kimseye <em>“Veliy-i Fakih”</em> denmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">Bundan bir süre önce bu azametli görevi taşıyan Ehl-i Beyt'in soyundan gelen Seyyid Ali Hamaneî idi. Ama Emperyalist ve Siyonist güçler tarafından acı bir şekilde <span style="color:#c0392b">şehit</span> edildiği için bu gerekli özellikleri taşıyan kimse, uzmanlar meclisi tarafından belirlenmiş ve insanlığa bildirilmiştir. Bu kimse, Seyyid Mûcteba Hamaneî’dir.</p>

<p style="text-align:justify">Alevi Âlimler Birliği olarak, Ehl-i Beyt'in velayetini taşıma görevini yüklenen Seyyid Mûcteba Hamaneî’yi tebrik ediyoruz ve bu azametli görevinde nice başarılara imza atmasını temenni ediyoruz.</p>

<p style="text-align:center"><strong>Alevi Alimler Birliği</strong></p>

<p style="text-align:center"><strong>09 Mart 2026</strong></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><strong>Ehlader HABER</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ehla-Der Haber</category>
      <guid>https://www.ehlibeytalimleri.com/alevi-alimler-birliginden-islam-inkilabinin-yeni-rehberine-tebrik-mesaji</guid>
      <pubDate>Mon, 09 Mar 2026 23:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ehlibeytalimlericom.teimg.com/crop/1280x720/ehlibeytalimleri-com/uploads/2026/03/allevi2.jpg" type="image/jpeg" length="41373"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
