27 Ekim 2021 Çarşamba Saat:
00:19
29-08-2016
  

Rehberin İki Mektubu Batılı Gençleri Etkiledi

Suriyeli Araştırmacılardan Doktor Ali Şuaybi

Facebook da Paylaş

 

Doktor Ali Şauaybi, Ragga’da dünyaya gelen Suriyeli Müslümanlardandır. Küçüklüğünden beri İslam dininin tebligatı için çalışmalar yapmaktadır. 12 yaşlarında iken Ragga’nın Vahabi Şeyhlerinin etkisi altında kalmış ve Vahabiliği fırka olarak benimsemiştir. Gençlik yıllarını Muhammed bin Adulvehhab ve Vahabiliğin ilkeleri doğrusunda yaşamıştır. Yıllarca Suudi Arabistan Kralı Fahd’ın danışmanlığında çalışmış. Daha sonra yapmış olduğu araştırmalarda Muhammed bin Abdulvehhab’ın ve İbni Teymiye’nin yalanlarıyla karşılaşmaya başlamış. Ve sonunda da Gadiri Hum hadisini gördüğünde kendisini cennet ve cehennem arasında bulmuş.

Şimdi el Kevser tv ye yapmış olduğu röportajı siz değerli okuyucularımız ile paylaşıyoruz. Doktor Ali Şuaybi İslam İnkılabı Rehberinin Batılı gençlere ve Amerika’ya seslendiği iki mektubun etkilerini anlatıyor.

Amerika’nın eski büyükelçisi Robert Ford ve Senatör Hank Johnson arasındaki geçen terörizm ile mücadele konusunda bizi bilgilendirir misiniz?

Şimdilerde Vahabiler Amerikalılara daha çok zarar veriyorlar. Amerikalıların kendileri Vahabiliği oluşturdular fakat ne yazık ki kurmuş oldukları Vahabilik şimdi kendi başlarına bela olmuş durumundalar. Bundan dolayı yeni bir dosya hazırladırlar ve ismini de vahabiliğe karşı mücadele dosyası diye adlandırdılar. Çünkü Amerikalılar aslında yalancı ve hain oldukları için özellikle 2016 yılında Rabert Ford ve Hank Johnson öncülüğünde terörizm ile mücadele komitesini kurdular. Elbette 2015 yılında İslam İnkılâbı Rehberi Batılı gençleri muhatap alarak iki mektup yayınladı. Bu iki mektup vesilesi ile Amerikalıları ve Avrupalıları rezil ve rüsva etti. Bu mektupların sebebi ile vahabiler ve teröristler ile mücadele dosyası açılmış oldu.

Amerikalılar vahabilerin işlediği cinayetlerden, günahsız insanların ölümü, insanların başlarının kesilmesi, evlerin yakılması ve mallarının yağmalanması, kadınların köle diye satılmasından hepsinden haberi vardı.

Şunu iyi bilmelisiniz ki tekfirciler sadece ezdi kadınlarını köle diye almıyorlardı. Belki Sencarlı ve Diyrul ruz şehirlerinin kadınlarını ve kızlarını da köle diye satın alıyor ve satıyorlardı. Onlar bazı esir kadınları satmak için el Mensure’ye getirdiler. El Mensure 30 kilometre Ragga’dan önce gelir. Bu kadınlar içerisinde 14 yaşlarında bir kız çocuğu ağlıyor ve kendini öldürmeye çalışıyordu. O bölgede ki zenginlerden biri 100.000 lira karşılığında bu kızı satın aldı. Ve daha sonra kızı özgür bıraktı. Daha sonra ona yardım ederek anne babasına ulaşmasını sağladı.

Bu görüntü çok acayip ve anlaşılmaz bir durumdur. Amerika’nın tüm bu olanlardan haberi vardır. Bu size anlattıkların sadece Ragga’da olan cinayetlerdir ki burada vahabiler burayı yönetmektedir.

Daiş’in yöneticileri içerisinde İngilizler, Amerikalılar, Türkler ve Arap olan şahsiyetlerde vardı. David Michael Ragga’da Daiş’in danışmanı ve bunun yanı sıra Türkiyeli İbrahim Sultam ve birde Arabistanlı biri vardı. Bunlar Ragga’da işlenen cinayetlere idarecilik yapıyorlardı. Ragga’da işlenen cinayetleri anlatmaya ve hayal etmeye bile insan cesaret edemiyor. Savunmasız insanların başlarını kesmek, adam öldürmek, çocuk kaçırmak onların sıradan günlük işleri haline gelmişti. Çocukları kaçırdıktan sonra bir lokantaya götürüp güzel yemekler hazırlatıp, yemeğin içine uyuşturucu maddeleri karıştırarak çocukları bağımlılık haline getiriyorlardı. Hatta çocukların anne ve babaları daha sonraları çocuklarını Daişin elinde bulduklarında çocuklar anne babalarının yanlarına gitmeyi kabul etmiyorlardı ve Daiş’in elinde kalıyorlardı. Tarih şimdiye kadar böyle bir cinayete şahit olmamıştır.

Bu cinayetler hiç kuşkusuz daha önceleri de var idi. Fakat İslam İnkılâbı Rehberinin mektuplarından sonra Amerikalılar yapılan ve işlenen cinayetler karşısında tepki vermek zorunda kaldılar.

Amerika’nın eski büyükelçisi Robert Ford ve Senatör Hank Johnson arasındaki geçen diyalog konusu aslında Arabistanı, Vahabileri ve Daiş’i savunmaktır…!

Amerikalıların bu videoyu yayınlamakla aslında bir hedeflerinin olduğunu göstermektedir. Bu hedeflerinden biri Vahabi hükümetini desteklemektir. Görüntüde böyle bir şey olmadığı için sizler benim bu sözlerime hiç kuşkusuz şaşıracaksınız!

Onlar diyorlar ki, Vahabiler aslında iyi insanlardır. Fakat programlarını ve metotlarını değiştirmelidirler. Bundan dolayı bu toplantı gerçekleştirildi ki, vahabilik araştırılsın. Biz bundan önce de söyledik 35.000 vahabi medresesi tevhid kitabını ilkokuldan lise sona kadar her yıl okuyup tekrar etmektedirler. Bu kitapta büyük ve küçük şirkler konusu öğrencilere öğretilmektedir. Vahabiler bu kitapta şöyle diyorlar: her kim büyük şirke bulaşır ise o dinden çıkmış ve öldürülmelidir. Mallarına el konulmalıdır. Kadınları esir olarak alınmalıdır. Daha önceden de sizlere söyledim “Salih Fuzan” vahabilerin en tanınmış simalarından tevhid kitabını tedris ederken şöyle diyor: Cehmiyye, Mutezile, Eşaire müşrik fırkalardandır. Eşaire fırkası gibi ehli sünnet olmakla beraber mutlak kafirdirler.

Bu şekilde Vahabiler tüm Ehlisünneti kâfirlikle suçlamaktadırlar

Evet, vahabiler tüm ehlisünneti kâfir olarak görmekteler. Fakat Ebul Hasan Eşairi öyle bir insandı ki ömrünün sonlarında kendi öğrencisine şöyle dedi: Sen şahit ol! Ben Müslümanlardan hiçbir mezhebi veya fırkayı kâfir olarak görmüyorum. Fakat vahabiler ehlisünneti batıl bir mezhep olarak görmekteler. Eğer ehlisünnetten birisi ezan okuduktan sonra şöyle söyler ise “Allahumme salli ala Muhammed veya ya rabbi salli ala nebiyyike Mustafa” bu cümleleri söyleyen kişi onların nezdinde kafir olmuştur. Muhammed bin Abdulvehhab birçok insanı sırf bu yüzden öldürmüştür. Geçmiş günlerden bir gün, kör bir müezzini Abdulvehhab’ın yayına getirdiler. Namazdan sonra peygambere (s.a.a) salâvat getirdiği için Abdulvehhab’ın kendisi elleriyle kör müezzinin başını bedeninden ayırdı. Vahabilerin taşıdığı kin hiçbir zaman bitmeyecek ve adam öldürmekten asla doymayacaklardır.

Amerikalıların hazırladığı terörizm ile mücadele komisyonuna asla güvenmiyorum. Onların yaptığı sadece görüntü oluşturmaktır. Onlar sadece İslam inkılâbı Rehberinin mektuplarının etkisinde kalan batılı gençleri o psikolojiden kurtarmak ve ülkelerinin kendi menfaatleri doğrultusunda olan siyasetleri takip etmelerini sağlamaktır. Bu mektuplar sayesinde Amerikalıların ellerine iyi bir fırsat geçmiştir ki vahabilerin ayaklarını kaydırmaktır. Bunu en iyi şekilde bu komisyonların vesilesi ile yapmaktadırlar.


Ehlader Araştırma

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Kategorideki Diğer Haberler