27 Kasım 2021 Cumartesi Saat:
19:36
21-09-2013
  

Obama'nın Tükenmişlik Sendromu

Bölgedeki mücahitlerin himayesinden çekinen Amerika Suriye`ye saldırıda çekimser kaldı...

Facebook da Paylaş
 
Tercüme:
 
Ehlader Araştırma Bölümü
 
 
Filistin İslami şura Meclisi Başkanı şeyh Muhammed Nemr Ahmet ile Suriye üzerine yapılan röportajın metni:
 
İslami düşünür şeyh Ahmet, Amerika'nın Suriye'ye askeri saldırı konusunda yaşamış olduğu ikilime işaret ederek şöyle konuştu: 
 
"Suriye ordusunun ve halkının güçlü direnişi ve İranlı, Iraklı ve Filistinli mücahitlerin Suriye devletini himaye etmelerinden endişe duyan Amerika ve müttefikleri Suriye'ye askeri bir müdahale konusunda çekimser kaldılar.
 
Suriye hükümet ordusu ve halkının direnişi ve İran, Irak, Lübnan ve Filistin'li mücahitlerin Amerika'nın zorbalığı karşısında Suriye'yi himaye sözleri olmasaydı ABD bir an bile askeri saldırıdan çekinmezdi. Amerika, batılı müttefikleri ve İsrail sınırlı bir hava saldırısı ile Suriye hükümetini devireceklerine inansalardı bunu şimdiye kadar çoktan yapmış ve savaş ateşini bölgede alevlendirmişlerdi. Söz konusu ülkeler şimdi büyük bir ikilim içerisindeler.
 
Görüyoruz ki Amerika ve Rusya Suriye'nin kimyasal silahları konusunda uzlaştılar. Bu uzlaşmanın Suriye halkının sıkıntılarının giderilmesine bir faydası olmayacaktır. Bu mazlum halkın sıkıntıları, Suriye'de savaşan tekfirci ve silahlı gurupların dış güçler tarafından himayesine son verildiği gün bitecektir. Bilindiği üzere bu tekfirci silahlı guruplar bazı körfez ülkeleri tarafından para ve silahla desteklenmekteler.
 
Amerika ve batılı müttefikleri kendilerini Suriye halkına demokrasi getiren ve onların haklarını savunup koruyanlar olarak gösterme çabasındalar. Ama hepimiz biliyoruz ki batılılar hiçbir durumda Suriye halkının yanında olmamıştır ve olmayacaktır. Ve maalesef bu ölümler sözde İslam adına savaşan tekfirci guruplara yapılan finans ve silah sevkiyatı durduruluncaya kadar devam edecektir.
 
Ne yazık ki Avrupa ve Arap ülkelerinden birçok silahlı gurup Suriye halkı ve devletiyle cihat adıyla savaşmak için Suriye'ye gelmişlerdir. Bunların hedefi Suriye ordusunu zayıflatmak ve İsrail karşısında güçsüz bırakmaktır. Bu tekfirci gurupların himaye edilmesi kesilmeyinceye kadar mazlumların kanı dökülmeye devam edecektir."
 
Birleşmiş Arap Emirlikleri, Arabistan ve Katar'ın Dışişleri Bakanlarının Fransa'ya yapmış oldukları yolculuğa ve muhalifleri himaye sözlerine de işaret eden şeyh Ahmet şöyle devam etti; 
 
"Herkes biliyor ki Fransa Cumhurbaşkanı ve Dışişleri Bakanı Yahudi'dir. Bu nedenle Fransa'nın Suriye politikası, Suriye ordusunun ve mukavemetin gücünü zayıflatmak, diğer taraftan Siyonist rejimin bölgedeki emniyetini sağlamaktır. Arabistan, Katar ve Birleşmiş Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanları kendi karakterlini yitirmiş ve İslami onurlarını kaybetmişlerdir. Adeta Amerika ve Avrupa'nın hizmetçileri olmuşlardır.
 
Bölge ülkelerinin ekseri liderleri Amerika ve batılı ülkelerin emrine itaate programlanmış bir oyuncak durumundalar. Bunlar Amerika ve batının siyasetlerini gözleri kapalı yerine getiriyorlar. Arap çlkeleri Birliği bile Amerika ve İsrail'in siyasetlerinin koruyucusu haline geldi.
 
Bu ülkelere eğer iddia ettikleri gibi özgürlük ve demokrasi için mücadele ediyorlarsa neden ellerinde bulunan finansal gücü Filistin'in İsrail'in pençesinden kurtarılması için harcamıyor, bunun için bir adım bile atmıyorlar?
 
Neden Kudüs'ün Yahudileştirilmesine, Mescidi Aksa'nın yıkılıp yerine Süleyman Mabedi'nin yeniden inşa edilmesi planına tepki göstermiyorlar ve ses çıkarmıyorlar?
 
Amerika ve Rusya Dışişleri Bakanlarının anlaşmalarına rağmen Barack Obama yine de askeri bir operasyonun masada olduğunu tekrarlıyor. Ama ne zaman kameralar önüne çıksa barış isteyen bir insan edası ile pozlar veriyor. Suriye meselesinin diplomatik yollarla halledilmesi gerektiğine vurgu yapıyor. Bu ikilem Amerika Başkanının tükenmişlik sendromu içerisinde olduğunun bir göstergesidir.
 
Bazı Lübnanlı kadınların Suriye'ye karşı El-Kaide saflarında savaşmaları bir utançtır. Cihat bahanesiyle kadınların oyuncak edilmesi ve ellerine silah verilmesi kabul edilemez bir durumdur. Bazılarının maddi nedenlerle bunlara katıldığını biliyoruz. Bu yakışıksız durum Lübnan ve Suriye bağlantılarına da zarar vermektedir."
 
Suriye meselesinin hallolması için yapılacak olan 2. Cenevre oturumuna da işaret eden şeyh Ahmet;
 
"Suriye'de yaşanan kaos ve buhran ancak Arap ve Batılı ülkelerin silahlı muhaliflere verdiği destekten vaz geçmeleri durumunda olacaktır. Eğer bu himaye etmelerin sonu gelmezse bu türde diplomatik oturumların Suriye'de yaşanan insanlık dramının bitmesine hiçbir faydası olmayacaktır." dedi.
Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Kategorideki Diğer Haberler