06 Aralık 2021 Pazartesi Saat:
17:31

Namazların Birleştirilmesi

23-12-2020 10:00


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Ehl-i Sünnet Âlimleri, yolculukta, yağmur anında namazların birleştirilmesini caiz bilmekteler. Yine aynı ulema, Arafat'ta öğle ile ikindi namazlarının ve Meş'ar'de akşam ile yatsı namazlarının birleştirilerek kılınmasına izin vermekteler.

 

Sahih-i Müslim, Sahih-i Buharî, Sünen-i Tirmizî, Muvatta-ı Malik, Müsned-i Ahmed, Sünen-i Nesaî ve diğer Ehl-i Sünnet kaynaklarında öğle ile ikindi ve akşam ile yatsı namazlarının Hz. Peygamber (s.a.a) zamanında yolculuk, yağmur ve zarar korkusu olmadan da birleştirilerek kılındığına dair yaklaşık 30 rivayet bulunmaktadır. Bu rivayetlerin ravileri genel olarak beş kişidir:

 

1- İbn-i Abbas

2- Cabir İbn-i Abdullah Ensarî

3- Ebu Eyüp Ensarî

4- Abdullah b. Ömer

5- Ebu Hüreyre

 

Bu rivayetlerin bazıları şunlardır:

 

1- Ebu Zübeyr, Said b. Cübeyr'den ve o da İbn-i Abbas'tan: “Peygamber Medine’de öğle ve ikindi namazlarını, korku ve yolculuk durumu olmadığı halde birleştirerek kılmıştır.”

 

Ebu Zübeyr şöyle demekte: Said b. Cübeyr'e Rasulullah'ın neden böyle yaptığını sorduğumda Said b. Cübeyr şöyle dedi: “Bu soru benim aklıma gelmişti; ben de İbn-i Abbas'a sordum. Bana şöyle cevap verdi: Ümmetinden hiç kimsenin zahmete düşmemesi için böyle yaptı.” (Sahih-i Müslim- c. 2, s. 151)

 

2- İbn-i Abbas: “Peygamber Medine'de öğle ile ikindi ve akşam ile de yatsı namazlarını, korku ve yağmur durumu olmadığı halde birleştirerek kılmıştır.”

 

Hadisin altında İbn-i Abbas'a Peygamber'in neden böyle yaptığı sorulduğunda şöyle cevap veriyor: “Müslümanlardan hiç kimsenin zahmete düşmemesi için böyle yaptı.”

 

Bu iki hadisi örnek olarak getirdim. Genel olarak bu hadislerde namazların birleştirilmesinden maksadın İslam Ümmetine kolaylık olmasıdır.

 

Genel olarak ilk önce şu soruyu sormak istiyorum: Zorluk anında veya normal durumda ya da Arafat'ta ve Meş'ar'de neden öğle ile ikindi ve akşam ile de yatsı birleştiriliyor? İkindi ile akşam veya yatsı ile sabah namazı birleştirilmiyor?! Demek ki öğle ile ikindi ve akşam ile de yatsı namazlarının vakitleri arasında bir irtibat var. Yoksa ne kadar zorluk olursa olsun, ölüm tehlikesi, can tehlikesi, mal tehlikesi, namus tehlikesi, vatan tehlikesi, aklımıza gelen her türlü zorluk ve tehlike durumunda acaba akşam namazını ikindi vaktinde eda niyetiyle kılabilir miyiz?!! Veya ikindi namazını akşam ezanından sonra eda niyetiyle kılabilir miyiz?!! Hayır, kılamayız. Namazımız kazaya kalmış olur. Demek ki burada hassas bir nokta var.

 

Kur'an-ı Kerim'de Beş Vakit Namaz

 

وَاَقِمِ الصَّلٰوةَ طَرَفَیِ النَّهَارِ وَزُلَفًا مِنَ الَّيْلِ اِنَّ الْحَسَنَاتِ يُذْهِبْنَ السَّيِّپَاتِ ذٰلِكَ ذِكْرٰى لِلذَّاكِرٖينَ

 

“Ve gündüzün iki ucunda ve gecenin ilk saatlerinde namaz kıl; şüphe yok ki güzel işler, kötülükleri giderir. İşte bu, iyi düşünenlere bir öğüttür.” (Hud/114)

 

Gündüzün başlangıcı, sabah namazının vaktine işarettir. Gündüzün iki ucunda yani bu arada namaz kıl. Bu da öğle ile ikindi namazlarının vakitlerine genel olarak işaret etmektedir. Gecenin ilk saatleri akşam ile yatsı namazlarının vakitlerine işaret.

 

اَقِمِ الصَّلٰوةَ لِدُلُوكِ الشَّمْسِ اِلٰى غَسَقِ الَّيْلِ وَقُرْاٰنَ الْفَجْرِ اِنَّ قُرْاٰنَ الْفَجْرِ كَانَ مَشْهُودًا

 

“Güneşin zevalinden (öğle vaktinde Batı’ya kaymasından) gecenin karanlığına kadar namazı kıl. Bir de sabah namazını kıl. Çünkü sabah namazı şahitlidir.” (İsra/78)

 

"دُلُوكِ" meyil etme anlamında ve burada güneşin tam tepeden bir an batıya doğru meyletmesi anlamındadır. "غَسَقِ " zifiri karanlık anlamındadır. Burada karanlığın en şiddetli olduğu an gece yarısıdır. "لِدُلُوكِ الشَّمْسِ " Öğle namazının vaktinin başlangıcıdır ve "غَسَقِ الَّيْلِ " ise akşam ile yatsı namazlarının vakitlerinin sona erdiği andır.

 

Namaz vakitleriyle ilgili olan bu iki ayete baktığımızda sadece üç ana vakitten bahsediliyor. Yani bu vakitler sınır vakitlerdir. Biz bu ayetlere bakarak üç vakit namaz vardır demiyoruz. Üç ana vakit vardır. Beş vakit namazı bütün Müslümanlar kabul ediyor. Biz de 5 vakit namaza inanıyoruz. Namazların ayrı ayrı 5 vakit olarak kılınmasının daha faziletli olduğuna inanıyoruz. Ama ayet ve hadislere göre hiçbir zorluk olmadan da namazların birleştirilerek kılınmasının caiz olduğunu söylüyoruz.

 

Faziletli Olması İle Caiz Olması Arasındaki Kıyaslama

 

Namazları ilk vakitte ezan okununca kılmak, geciktirerek kılmaktan daha faziletlidir. Örneğin saat 12'de öğle ezanı ve saat 14:30'da da ikindi ezanı okunuyorsa, 12'de kılınan öğlen namazı 13'de kılınan öğlen namazından daha faziletlidir. Ama bir Müslüman öğle ezanı 12'de okunmasına rağmen öğle namazını sürekli 13'de kılsa, ömrü boyunca bu şekilde yapsa bir sakıncası var mı?! Yok, namazını kılmıştır ve Allah katında namaz borcu yoktur. Sadece namazından alacağı sevabı az olur.

 

Diğer taraftan cemaat namazının sevabı, ferdi kılınan namazın sevabından daha çoktur. Hatta cemaat sayısı arttıkça namazın sevabı da artar. Yukarıdaki örneği bir de şöyle tasavvur edelim: Saat 12'de kılınan ferdi öğle namazı ile saat 13'de kılınan 20 kişilik cemaat namazını kıyaslayalım. Hangisi daha faziletli? Elbette saat 13'de kılınan 20 kişilik cemaat namazı daha faziletli. Yani namazın faziletli olmasını sadece vakit belirlemiyor. Vaktin dışında başka etkenler de var.

 

Tamam, namazları ayrı kılmak, eğer başka hiçbir unsur ve etken yoksa daha faziletlidir. Ama eğer başka etkenler varsa bu fazileti değiştirir. Günümüz şartlarında namazları ayrı kılmak; öğrenci, memur, işçi ve esnaf gibi birçok kimseye oldukça zordur. Bu gibi kimselerin birçoğuna ferdi olarak dahi namazlarını ayırarak kılmaları zorken cemaatle kılmaları mümkün değildir. Eğer namazlar birleştirerek cemaatle kılınırsa cemaat sayısında da artma olur. Daha fazla cemaat sayısıyla kılınan ikindi namazının fazileti, daha az cemaat sayısıyla ve hatta ferdi kılınan ikindi namazından daha faziletlidir. Namazları birleştirdiğimizde ikindi namazının cemaat sayısı daha fazla olmaktadır. Çünkü öğlen vakti belli bir cemaat birikiyor ve bu cemaatle hem öğlen ve hem de ikindi namazı kılınıyor. Ama ikindi namazı ayrıldığında bu giden cemaatin bir kısmı geri gelmiyor. Cemaat sayısı fazilette etkili olduğu için günümüzde namazların birleştirilerek kılınması daha faziletli.

 

Diğer taraftan gençlere, namazlarını ayırarak kılmaları dayatıldığında gençlerin birçoğu namazdan soğuyor. Ülke genelinde namazların birleştirilerek kılınması teşvik edilse, inanıyorum ki gençlerin birçoğu namaza başlayacak. İslam Dini zorlaştırma dini değil kolaylaştırma dinidir. Eğer Peygamberimiz (s.a.a) namazların birleştirilmesi konusunda izin vermişse, neden bu kolaylığı gençlere yaşatmıyoruz. Aynı şekilde insan psikolojisi, her şeyi tam yapmak ister. Ya tam yapar ya da hiç yapmaz. Yarım yapılan işleri sevmez. Namaza başlamak isteyen gençlerin birçoğu, bazı namazları aksatmakta bazılarını ise tam vaktinde kılmaktalar. Bu yarım yapılan bir iştir. Bu genç kendisini, yarım iş yapan birisi olarak görür. Eğer bu süre uzarsa, bu genç bu yarım iş yapma psikolojisinden dolayı, namazı tamamen terk eder. Ama biz namaz kılmayı birleştirerek bu gençlere kolaylaştırsaydık, beş vakit namazı vaktinde kılma psikolojisi ve sevinciyle, yani bir işi tam yapmanın öz güvenini hissederek namaz kılmaya alışacak ve namaza daha da bağlanacaktı.

 

Kesin olan farzlar ve haramlar hususunda taviz vermeyelim ama Peygamberimiz’in (s.a.a) vermiş olduğu ruhsatları da kullanalım. Peygamberimiz (s.a.a) dindeki ruhsatları boşuna vermemiştir. Bu gibi sıkıntıları çözmemiz için bu ruhsatları vermiştir. İslam Dini kolaylık dinidir. Eğer dinde bir ruhsat ve kolaylık varsa, bunu halka yaşatmamız gerekir. Yoksa kıyamet günü hesap veremeyiz. Kıyamet günü Allah-u Teâlâ ve Peygamberimiz (s.a.a) bize, neden size verdiğim bu kolaylığı halka yansıtmadınız ve gençlerin namazdan soğumasına neden oldunuz, dediklerinde nasıl cevap vereceğiz. Allah-u Teâlâ demeyecek mi ben sizin rabbiniz olarak namazları birleştirmeyi izin veriyorum da siz kul olarak neden buna engel oluyorsunuz?! Allah-u Teâlâ, bizleri daha iyi tanımakta ve ona göre farzları ve haramları belirlemekte. Nerde ruhsat vereceğini bizden daha iyi bilmektedir.

 

Kısacası namazları birleştirme;

 

1- Cemaat sayısının artmasını sağladığı için namazlar daha faziletli olmaktadır.

 

2- Memur, öğrenci, işçi ve esnaf gibi kimseler namazlarını daha rahat kılmakta ve hatta bazıları kolaylık olduğu için namazlarını vakit içinde kılmaktalar ve kazaya bırakmamaktalar. Aynı şekilde namazlarını ferdi değil cemaatle kılmalarını sağlamaktadır.

 

3- Gençlere namaz kılmayı kolaylaştırdığı için onların namaz ehli olmalarını sağlamaktadır.

 

Ve bunun gibi dini açıdan daha birçok fazileti ve güzel faydaları vardır.       

       

 

 

 

 

 

 

 

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !