26 Eylül 2021 Pazar Saat:
03:20
03-08-2021
  

Mübahale Gününe Dair Tarihi Bir Resmin Analizi

19. yüzyılda Kacarlar döneminde Lake resim tekniği ile tersim edilen ‘Mübahale Günü’ tablosunun sağ üst kısmında Fahr-i Kâinat Efendimiz, İmam-i Hasaneyn, Hz. Fatıma ve Hz. Ali görülmekte ve geniş açıda ise Medine şehri yansıtılmaktadır.

Facebook da Paylaş

 

 

 

 

 

 

 

Ehlader Araştırma Bölümü

 

 

Kacarlar dönemine ait bu çalışma, 1880 senesinde Ulusal Dünya Kültürleri Müzesi koleksiyonunda yer almaya başlamıştır.  İşte tam da bu dönemde İranlı sanatçılar, Avrupa resim sanatından güçlü bir şekilde etkilenmeye başlamışlardı. Nitekim bu çalışmada da, Avrupa resim stillerinden birçok etki görülmektedir.

 

Resim, Mübahale hadisesi olarak bilinen erken dönem İslam tarihinin en önemli konularından birisini yansıtmaktadır. Hicri Kamerî onuncu yılda (MS. 630) gerçekleşen bu olayda Suudi Arabistan'ın güneybatısında yer alan ve tarihî bir şehir olan Necran bölgesinde yaşayan bir grup Hristiyan Arap din âliminin, Medine şehrinde Hz. Muhammed'i ziyaret ederek Hz. İsa'nın ilah olup olmadığı konusunda yaşanacak bir inanç tartışması yaşanır.

 

  

 

Bu olaydan sonra Âl-i İmrân Suresi'nin 61. ayeti nazil olur. Mübahale, kelime anlamı olarak "karşılıklı beddua etme" veya “karşılıklı lanetleşme” demektir.

 

فَمَنْ حَٓاجَّكَ فٖيهِ مِنْ بَعْدِ مَا جَٓاءَكَ مِنَ الْعِلْمِ فَقُلْ تَعَالَوْا نَدْعُ اَبْنَٓاءَنَا وَاَبْنَٓاءَكُمْ وَنِسَٓاءَنَا وَنِسَٓاءَكُمْ وَاَنْفُسَنَا وَاَنْفُسَكُمْ ثُمَّ نَبْتَهِلْ فَنَجْعَلْ لَعْنَتَ اللّٰهِ عَلَى الْكَاذِبٖينَ

 

“Kim sana gelen bilgiden sonra seninle bu konuda tartışırsa, de ki: Gelin oğullarımızı ve oğullarınızı, kadınlarımızı ve kadınlarınızı, kendimizi ve kendinizi çağıralım, sonra mübahele (beddua) edelim de Allah'tan yalancılar üzerine lânet dileyelim.”

 

Hz. Muhammed, en yakınları olan Ali, Fatıma, Hasan ve Hüseyin'i 'Ehl-i Beyt’ini yanına alarak belirlenen bölgeye geldiğinde Hristiyanlar paniğe kapılır. Mübaheleden çekilmeye ve Müslümanlarla barış antlaşması imzalamaya karar verirler.

 

İşte bu sahne Medine yakınlarındaki açık bir alanda geçiyor, şehir ufukta görülüyor. Çalışmanın merkezinde ise bir ağaç var. Sağdaki ağacın altında Peygamber Efendimiz ve Ehl-i Beyt yer almakta. Eserde Hz. Fatma’nın yüzü bir peçe ile kapatılırken, 18 ve 19 yüzyıla has olan yüz betimlemesini hem Hz. Peygamber hem de diğer Ehl-i Beyt fertleri arasında müşahede ediyoruz. Başlarındaki hale ise kutsallığı sembolize etmekte. Lakin ülke kültürümüze uygun olarak Ehl-i Beyt’in yüzünü kapama gereği duyuyoruz.

 

Bu eserde İmam Hasan, zehirlenerek şehit edildiği için zehre atıfta bulunulmuş ve elbisesi yeşil resmedilmiştir. Şehitler Efendisi İmam Hüseyin de Kerbela olayına atıfla kan kırmızı elbise ile çizilmiştir.

 

  

 

Ağacın yanında, Muhammed ve Fatıma'nın başlarının üzerinde kırmızı renkli bir bez parçası tasvir edilmiştir. Bunu da tarihçiler “aba” olarak yorumlamış ve Ehl-i Beyt’in tüm fertleri orada hazır bulunduğu için Âl-i Aba’ya atfetmişlerdir.

 

Eserin solunda Hz. Peygamber ile münakaşaya gelen yedi Hristiyan rahibini, Necran Hristiyanlarının yedi liderini görmekteyiz; en sağdakinin elinde İncil olduğunu varsaydığımız bir kitap bulunmakta.

 

  

 

Ön planda büyük bir Hristiyan grubu görülüyor. Çağdaş Avrupa ve Orta Doğu kostümleri giyinmiş olmaları dikkat çekicidir. Aralarında Ermeni din adamları da var. Grupta büyük bir kafa karışıklığı var. Bir adam şaşkınlık belirtisi olarak parmağını ağzına götürmekte. Diğerleri ise dehşete düşmüş bilgeler.

 

  

 

  

 

Bu resim, ustası tarafından imzalanmamış ve herhangi tarih atılmamıştır. Eser yaklaşık 53,9 x 41,3 cm.

 

 

 

 

  

 

 

 

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Kategorideki Diğer Haberler