26 Eylül 2021 Pazar Saat:
03:44
26-07-2021
  

İmam Hadi'nin (a.s) Hayatından Kesitler

Cemel Savaşı, İslam’ın İslam ile ve gerçek müminin kandırılmış müslümanlarla savaşı idi...

Facebook da Paylaş

 

 

 

 

 

 

Ehlader Araştırma Bölümü
 



Hz. Hâdi'nin (a.s) ilminin kaynağı nebevi ilim olduğundan, ilim nuru mübarek kalbine ışık saçıyor ve onu yaratılışın hedeflerine aşina kılıyordu. Onun ilmi hakkında birkaç örnek sizlere sunuyoruz:


1- Bir gün Kayser-i Rûm, Abbasî halifelerinden birine şöyle yazdı:

 

"İncil'de okuduğumuza göre, gökten inen bir sure var ki, kim onu okuyarak amel ederse, Allah onu cehenneme atmayacaktır. Lütfen o surenin hangi sure olduğunu bize yazınız, çünkü biz bu sureyi İncil'de bulamadık."

 

Abbasi halifesi tüm âlimleri toplayarak aynı soruyu onlara sordu. Onlar cevap veremeyince halife, İmam Hadi'yi (a.s) çağırtarak soruyu ona sordu. İmam Ali Naki (a.s)  şöyle dedi:

 

"O sure, Fatiha suresidir ki, her Müslüman günde birkaç kez onu okumaktadır."

 

Daha sonra bu sure hakkında tüm âlimleri hayrete düşüren açıklamalarda bulundu. İmam'ın (a.s) cevabını Rum İmparatoruna gönderdiler ve o, bu mektubu okuyarak oldukça sevindi ve bir rivayete göre Müslüman olduğu anlatılmaktadır.

 
2- Me'mun'un ve ondan sonraki halifelerin zamanının en büyük âlimlerinden sayılan Yahya bin Eksem, İmam Hadi'ye (a.s) mektupla bazı sorular sormuştu.

a- Hz. Süleyman (a.s) Seba melikesi Belkıs'ın tahtını istediğinde, veziri Âsıf Berhiya şöyle demişti: "Ben onun tahtını göz açıp kapayana dek buraya getirebilen…" Niçin Süleyman'ın (as) kendisi bu işi yapmadı? Acaba O, bunu biliyor muydu?

İmamın cevabı: Asıf, ne yapıyorduysa Süleyman (a.s) tarafından yapıyordu. Bildiklerinin hepsini ondan öğrenmişti. Süleyman (a.s) bu işin sırrını biliyordu ama kendi halifesini halka tanıtmak ve onun makamını halka bildirmek için bu işi onun yapmasını istemişti.

b- Kur'an şöyle der: Yakup (a.s), oğlu Yusuf'u (a.s) görmek için Kenan diyarına gittiğinde, hepsi Yusuf'un (a.s) karşısında secdeye kapandılar. Niçin Yakup (a.s) gibi bir peygamber, Yusuf'un (a.s) karşısında secdeye kapandı?

İmamın cevabı: Secde sadece Allah içindir. Bu secde Yusuf (a.s) için değildi. O, oğlu hala yaşadığından dolayı Allah'a şükür secdesi etmişti. Tıpkı meleklerin, Âdem’e (a.s) yaptıkları secde gibi. Çünkü onlar Âdem’e değil, yarattığından dolayı Allah'a secde etmişlerdi.

c- Kur'an cennetteki yiyecek ve içeceklerin lezzet için olduğunu söylüyor. Öyleyse niçin Âdem’in (a.s) meyveyi yemesi engellendi ve neticede cennetten çıkarıldı?

İmamın cevabı: Allah, Âdem’i (a.s) denemek için, eşi Havva'ya sebepsiz yere uymamasını ve o meyveyi yememesini istedi ama o, bu emre uymadı ve cennetten çıkarıldı.

d- Niçin Ali (a.s) Cemel savaşında askerlerine sadece savaşçıları takip etmelerini ve kaçanları yaralı olanları ve silahsızları öldürmemelerini ama Sıffin savaşında, silahlı, silahsız, yaralı, yarasız kimi bulursanız öldürün diye emretmişti?

İmamın cevabı: Çünkü Cemel savaşı, İslam’ın İslam ile, gerçek müminin kandırılmış müslümanlarla savaşı idi. Oysa Sıffin savaşı gerçek Müslümanlar ile Müslüman kılığına girmişlerin karşılaşması idi.

 

Başka bir gün "Yahya bin Eksem," Abbasi halifesinin meclisinde oradaki tüm âlimlere şu soruyu sordu;

 

"Hz. Âdem (a.s) hacca gidip de Allah'ın evini ziyaret ettiğinde onu kim tıraş etti?"

 

Hiç kimse cevap veremeyince İmam Hadi'ye (a.s) sordular. İmam şöyle buyurdu:

 

"Allah'ın meleği Cebrail."

 

Yahya, İmamın (a.s) cevabından sonra onun ilmi derecesinin büyüklüğünü itiraf etti.

 

 * * *



Abbasi halifesi Mütevekkil, halkın İmam Hadi'ye (a.s) olan sevgisinin önünü almak için her zaman İmamın (a.s) mübarek vücudunu ortadan kaldırmak istiyordu.

 

Bir gün ona, İmamın (a.s) büyük bir isyana hazırlandığını bu yüzden evinde para ve silah depoladığını haber verdiler. Mütevekkil memurlarına, gece yarısı evine baskın düzenlemelerini, evde buldukları tüm para ve silahları, yanına getirmelerini istedi.

 

Mütevekkil, o gece sarayında eğlence düzenlemiş, müzik ve şarkılar eşliğinde eğleniyordu. O, her an İmamın (a.s) oraya getirilmesini bekliyordu.

 

Mütevekkil'in casusları gizlice imamın evine girdiklerinde, imamı (a.s) odasında ibadetle meşgul halde buldular. Evin her tarafını aradılarsa da bir kılıçla biraz paradan başka hiçbir şey bulamadılar. Kılıçla paraları alarak İmam (a.s) ile birlikte Mütevekkil'in yanına gittiler.

 

İmam meclise girdiğinde, Mütevekkil imama (a.s) bir kadeh şarap uzatıp içmesini istedi. İmam (a.s), "vallahi onu dudaklarıma bile dokundurmam," diye buyurdu.

 

Mütevekkil, hiçbir şeye aldırış etmeden, İmam'dan (a.s) kendisi için şiir okumasını istedi. İmam cevap olarak "Ben, ceddim Ali'den (a.s) kalan birkaç satırdan başka hiç şiir bilmiyorum," diye buyurdu. Mütevekkil; "bildiklerini oku" dedi.

 

İmam şöyle buyurdu: "Onlar, büyük kaleleri kendilerine ev yaptılar ve silahlı adamları nöbetçi olarak dizdiler. Ama kimse onların ölümünü engelleyemedi. Sonunda, lüks saraylarından mezarların derinliğine çekildiler ve oraya çok kötü bir şekilde girdiler.

 

O an ona şöyle denir: "Nereye gitti o taht, taç ve lüks hayat? Başkalarının serveti ile büyüyen ve onunla başkalarına karşı böbürlenen ve övünen çehreler nereye gittiler?

 

Mezar, onları rezil etti. Ve şimdi onların çehreleri kurtçukların oyun alanı oldu. Onlar bir zamanlar istediklerini yiyip içerlerdi ama şimdi onlar kurtçuklara yem oldular."

 

İmam’ın (a.s) nasihat ve öğütlerle dolu şiiri, etkileyici ahengi ile Mütevekkil'i öylesine sarsmıştı ki, kendine gelerek sarhoşluktan ayıldı ve elindeki kadehi yere çalarak, korku ve üzüntüsünden hıçkırarak ağladı.

 

 

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Kategorideki Diğer Haberler