14 Mayıs 2021 Cuma Saat:
19:49
16-04-2021
  

Ruha ve Bedene Ziyafettir Ramazan

Ramazan ayında hurma tüketmek, özellikle de iftar vaktinde, oruçlu insanın günlük şeker ihtiyacını karşılamakta önemli derecede etkilidir.

Facebook da Paylaş

 

 

 

Ehlader Araştırma Bölümü

 

 

Ramazan ayı, ilahi rahmet yağmuru ve günahlardan arınma ayıdır. İlahi rahmet, kullara ihsan etmek ve bağışlamak anlamındadır.

 

Yegâne Yaradan'ın geniş rahmeti tüm canlıları kapsıyor, hatta kâfirler ve günahkârlar bile Allah'ın muazzam rahmetinden nasipsiz kalmıyorlar. Fakat Salih ve seçkin kullara has olan Allah'ın özel diğer rahmeti de söz konusu. 11 ayın sultanı Ramazan, müminlerin sabır ve direniş ayı, iyilere kurtuluş müjdesi veren aydır. Ne mutlu onlara ki bu kutsal ayda vücut ve gönüllerini İlahi rahmet pınarında günahlardan arındırıyorlar. Ramazan ayının bu gününde ellerimizi göklere açarak yüce Allah'tan hep birlikte şöyle dilekte bulunuyoruz:

 

“Allah'ım! Bu günde geniş rahmetinden beni nasipsiz bırakma; açık delil ve burhanlarını bana göster ve beni alıp en kapsamlı hoşnutluğuna götür; muhabbetinle, ey şevkli insanların arzusu.”

 

Ramazan ayı, ilahi rahmet yağmuru ve günahlardan arınma ayıdır. İlahi rahmet, kullara ihsan etmek ve bağışlamak anlamındadır. Yegâne Yaradan'ın geniş rahmeti tüm canlıları kapsıyor, hatta kâfirler ve günahkârlar bile Allah'ın muazzam rahmetinden nasipsiz kalmıyorlar. Aslında bu çeşit rahmet, sonsuz rahmettir, tıpkı herkesin hayatını aydınlatan güneş gibi. Fakat Allah'ın bir başka rahmeti sadece Salih ve seçkin kulları içindir. İlahi özel rahmet, insanların dünyada en yüce manevi ve ahlaki seviyelere ulaşmalarına, hayırlı bir son ile baki dünyaya gitmeleri ve ahirette de ebedi olan İlahi cennette yer almalarına neden oluyor. Bu yüzden günahkâr, zalim ve saldırgan insanlar, ilahi özel rahmetten ve dolayısı ile dünyevi ve uhrevi saadetten nasipsiz kalıyorlar. Müminler çeşitli yollardan özel İlahi rahmetten yararlanabilirler.

 

Kur'an-ı Kerim'in nurlu ayetleri ve mutahhar Ehl-i Beyt’in çeşitli sözleri ve rivayetler, insanı, Hak Teâla’nın özel davetine kavuşma yollarını aydınlatıyorlar. İman, salih amel, marufa emir ve münkirden nehy, namaz kılmak, din kardeşleri arasındaki sorunları gidermek, yumuşak ve iyi huylu olmak, her kesle iyi davranmak ise ilahi rahmete ulaşma yollarından bazılarıdır. Bakara suresinin 155, 156 ve 157 ayetlerinde, dünyanın zorlukları ve kötü olayları karşısında sabırlı olan ve Allah'a umut bağlayanların bu ilahi rahmetten yaralanabileceklerini belirtiyor ve şöyle buyuruyor:

 

"Andolsun ki sizi biraz korku ve açlıkla, bir de mallar, canlar ve ürünlerden eksilterek deneriz. Sabredenleri müjdele. Onlar; başlarına bir musibet gelince, ‘Biz şüphesiz (her şeyimizle) Allah'a aitiz ve şüphesiz O'na döneceğiz.’ derler. İşte Rableri katından rahmet ve merhamet onlaradır. Doğru yola ulaştırılmış olanlar da işte bunlardır."

 

Ehl i Beyt'in (as) talim ve öğretilerine bakıldığında, İlahi rahmetle ilgili ilginç konular ile karşılaşırız. İslam'ım masum önderleri bize İlahi rahmetin ilahi gazaba karşı her zaman önce olduğunu, mümin insanların salih amelde bulunmanın yanı sıra dua ve yakarışla yüce Allah'tan ilahi rahmeti talep etmeleri gerektiğini belirtiyorlar. Bu yüzdendir ki İmam Seccad (as) bir rivayette şöyle buyuruyor:

 

“Ahirette birinin kurtuluşa erdiğini görmekten şaşırmayın; bunca geniş İlahi rahmete rağmen nasıl helak olduğuna şaşırın.”

 

İlahi rahmetin akın akın müminlere yağdığı bu mübarek ayda, hepimizin iyi amel ve Allah katına makbul olan ibadetlerde bulunarak, yüce Allah'ın özel rahmetine nail olmamızı yüce dergâhından niyaz ediyoruz. Mübarek Ramazan ayla birlikte başlayan oruç farizesinde manevi konuların yanı sıra sağlık konularına da dikkat etmek gerekir. Özellikle bu yıl ramazan ayın sıcak yaz mevsiminin uzun ve sıcak günlerde yaşanması nedeni ile bu nur ziyafetinde beslenme uzmanlarından bazı önerilerde bulunacağız.

 

Ramazan ayı, uygun bir beslenme programını takip ederek fazla yemekten kaçınma fırsatıdır. Fazla yemek yemek, insan sağlığını tehdit eden sağlıksız bir alışkanlıktır. Nitekim şişman ve obez insanlar her zaman çeşitli hastalıklara yakalanma konusunda daha fazla risk taşırlar. Birçok hastalığın sebebi yemekte aşırıya kaçmaktır. Zira sindirilmeyen fazla gıdalar, kötü yağlar olarak vücutta birikir. Oruç ise kandaki doymuş yağ oranını azaltır. Yapılan geniş araştırmalar Ramazan ayında en az bir öğün yemekten sakınmanın, kandaki triglisirid ve doymuş yağ oranını önemli oranda azalttığını gösteriyor. Oruçlu bir insan diğer aylara nazaran en az %20 oranında daha az yemek yemesi gerekir. Bu, vücutta birikmiş yağların yakılmasına fırsat verir. Beslenme uzmanları iftarda hafif yiyecekleri tavsiye ederken, yağlı ve ağır yemeklerden sakındırıyorlar. Zira gün boyunca mide ve sindirim sistemi uzun bir süre dinlenerek çalışmıyorlar. Bu yüzden iftarda hafif yiyeceklerin yenmesi birçok sindirim rahatsızlıklara iyi geldiği belirtiliyor.

 

İftar zamanında yapılan bir diğer tavsiye, insan vücudunun sıcaklığına yakın içeceklerin içilmesidir. Beslenme uzmanları ayrıca iftarda özellikle hurma yemeği tavsiye ediyorlar. Zira hurma işlenmiş şeker içermezken, insanın doğal şeker ve enerji ihtiyacını da karşılıyor. Beslenme uzmanlarından Dr. Rubabe Şeyhulislam bu konuda şöyle diyor:

 

“Ramazan ayında hurma tüketmek, özellikle de iftar vaktinde, oruçlu insanın günlük şeker ihtiyacını karşılamakta önemli derecede etkilidir. Günümüzde birçok tıp uzmanı oruç tutmanın çeşitli hastalıklarda mucizevi etkileri olduğunu belirtiyor. Nitekim bu sebepten dolayı alternatif tıpta (eski tıp) büyük önem taşıyordu. Nitekim Hipokrat, İbn-i Sina ve Hz. Muhammed (s.a.a) döneminin ünlü tıp doktoru birçok hastalığı oruç tutmakla tedavi ediyorlardı. Doktorların belirttiğine göre oruç zamanında başta sindirim sistemi olmak üzere gıdaların sindirimi ve emilmesinde rolü olan organlar bir kaç saatliğine dinlenmenin ardından görevlerini daha iyi şekilde yapıyorlar.”

 

Dr. Şehriyar iktisadi oruçlulara tavsiyede bulunarak şöyle diyor:

 

“Bu ayda tuzlu yiyeceklerden kaçının ve tuzu çok ihtiyatlı kullanın. Çeşitli meyve ve sebzeler, tuzlu yemeklere iyi bir alternatif sayılıyor, bu yüzden tavsiye edilir.”

 

Beslenme uzmanları ayrıca iftardan sahur yemeğine kadar yeterince su tüketilmesi yani yaklaşık 8 bardak su içilmesini, yeterince meyve ve sebze yenmesini tavsiye ediyorlar. Meyve, sebze ve hububat gibi lif içeren besin maddeleri Ramazan ayı için tavsiye edilir. Zira bu besinler yavaş yavaş sindirilir ve emilir böylece oruçlu insan daha uzun süre tokluk hisseder. Bu arada doktorlar yanlışlıkla sahur yemeyen oruçlulara da tavsiyelerde bulunarak, özellikle uzun yaz günlerinde sahur yemeyenlerde kan oranı düşme ve dolayısı ile baş ağrısı ihtimalinin bulunduğu uyarısında bulunuyorlar. Besin uzmanları oruç tutanların günlük beslenme paketlerinde ekmek, patates, tahıl, et ve hububat, süt ve mamulleri ayrıca meyve ve sebzenin yer almasını tavsiye ediyorlar.

 

Birçok rivayette yiyeceklerin helal olması üzerine dikkatle durulmuş, yemekten önce Bismillah denmesi tavsiye edilmiştir. Cennet gençlerin efendisi Hz. İmam Hüseyin (a.s) bu konu hakkında yaptığı açıklamada yiyeceklerin insanın düşünce ve davranışlarını etkilediği ve tezahür ettiğini belirtiyor. İmam Hüseyin (a.s) Kerbela olayında düşman ordusuna hitaben yaptığı konuşmanın ardından onlara öğütlerde bulunarak, ‘Sizlerin karınları haram maldan dolduğu için benim sözlerim sizi etkilemiyor' diyor. İslam dininin büyük âlimlerinden ve İran'ın kuzey bölgesinde Mazenderan kentinde dini ilimler havzasının kurucusu seçkin bilgin Ayetullah Kuhestanî tüm değerli yaşamını nefsin tezkiyesi ile geçirmekte. Ayetullah Kuhestanî yiyeceklerin insan yaşamını etkileme konusunda şöyle diyor:

 

"İnsanın yiyecekleri onu büyük oranda etkiliyor. İnsanın yediği yemekler kanla karışarak beyine ulaşıyor. Bu yüzden eğer besin maddeleri temiz ve helal olsa insanın düşüncelerini de etkiler, tam tersi de şeytani düşünceler temiz ve helal olmayan yiyeceklerin ürünüdür. Bizzat ben kendim aklıma bazı fikirler ve düşünceler gelirse hemen neler yediğimi düşünür dururum."

 

Din âlimleri tarafından tavsiye edilen ahlaki öğretilerde, fiziksel gıdaya dikkat edildiği gibi, duygusal ve ruhsal besinlere de dikkat edilmesi gerektiği belirtiliyor. Bazı gıdaların insan vücudunu zehirlediği gibi ruhsal besinlerin de sefalet ve fesada sebep olabilir. Bunlar uygun olmayan bazı kitaplar, hikâyeler, dergi ve gazetelerin okunması veya bazı uygunsuz ve müptezel filmlerin seyretmesidir.

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Kategorideki Diğer Haberler