19 Eylül 2021 Pazar Saat:
19:03
26-09-2013
  

Benî Kurayza Savaşı

Hz. Peygamber, Benî Kurayza Yahudilerinin daha önceki haince tutumları sebebi ile cezalandırılmaksızın Medine'yi terk edip gitmelerini içeren teklifi reddetti.

Facebook da Paylaş


Benî Kurayza Yahudileri, Müslümanlara karşı besledikleri gizli kin ve düşmanlığı Hendek Savaşı'nda açığa vurdular. Eğer yüce Allah bu savaşta müttefik güçleri perişan etmemiş olsaydı, Benî Kurayza Yahudileri, Müslümanları arkadan vurmayı başaracaklardı. Bu yüzden Resulullah'ın (s.a.a) onların haince davranışlarına mutlaka bir karşılık vermesi gerekirdi. Bu yüzden Müslümanların dinlenmelerine fırsat vermeden Yahudileri kalelerinde kuşatmak üzere onlara hemen hareket etmelerini emretti.

Böylece yeni askerî hareketin önemini vurgulamış oldu. Nitekim müezzin Müslümanlara şöyle seslendi: Kim emir dinleyen ve aldığı emre itaat eden biri ise, ikindi namazını mutlaka Benî Kurayza Yahudilerinin bölgesinde kılsın.2

Hz. Peygamber (s.a.a) sancağını Hz. Ali'ye (a.s) verdi ve Müslümanlar çekmekte oldukları açlığın, uykusuzluğun ve müttefik kuşatmasının yol açtığı yorgunluğun acısı ile birlikte Hz. Ali'nin peşinden gittiler...

Yahudiler Resulullah (s.a.a) ve Müslümanlar tarafından kuşatıldıklarını gördüklerinde, paniğe ve korkuya kapıldılar ve Hz. Peygamber'in onların varlıklarına son vermeden geri dönmeyeceğini iyice anladılar.

Yahudiler, müttefikleri Evs kabilesinin mensuplarından olan Ebu Lubabe b. Munzir'e gidip durumları hakkında görüşünü sordular. Fakat Ebu Lubabe, küçükleri ve yaşlıları ile ağlaya ağlaya kapısına dayanan Yahudilere, hakkında bilgi sahibi olduğu akıbetlerini açıkladı.3

Hz. Peygamber, Benî Kurayza Yahudilerinden gelen ve daha önceki haince tutumları sebebi ile cezalandırılmaksızın Medine'yi terk edip gitmelerini içeren teklifi reddetti ve Allah'ın ve O'nun Resulü'nün hükmüne boyun eğmekten başka bir çareleri olmadığını söyledi. Evs kabilesi, Yahudilerin talebi üzerine Hz. Peygamber (s.a.a) nezdinde arabuluculuk girişiminde bulundu. Hz. Peygamber (s.a.a) Evs kabilesinin temsilcilerine: "Benimle müttefikleriniz arasında sizden birinin hakem olmasına razı olmaz mısınız?" diye sordu.

Evs kabilesi temsilcilerinin: "Razıyız." diye karşılık vermeleri üzerine Hz. Peygamber (s.a.a): "O hâlde onlara söyleyin de Evs kabilesinden istedikleri bir kişiyi seçsinler." dedi. Yahudiler de Sa'd b. Muaz'ı hakem olarak seçtiler.4

Bu tercih, Yahudiler hesabına talihsiz bir seçimdi. çünkü tercih ettikleri Sa'd b. Muaz, müttefiklerin toplantı düzenledikleri gün onlara gelerek Müslümanlar ile müttefikler arasında tarafsız bir tutum benimsemelerini istemişti; fakat Yahudiler buna yanaşmamıştı. Sa'd hakem olarak belirlendiği zaman yaralı idi. Onu taşıyarak Resulullah'ın (s.a.a) yanına götürdüler.

Hz. Peygamber (s.a.a) onu karşıladı ve çevresindekilere: "Efendiniz için ayağa kalkın." dedi. Resulullah'ın (s.a.a) bu direktifi üzerine orada bulunanlar Sa'd'ı ayakta karşıladılar. Arkasından Sa'd, Yahudi erkeklerin öldürülmesine, kadınları ile çocuklarının esir alınmasına ve mallarının Müslümanlar arasında bölüştürülmesine hüküm verdi.

Bunun üzerine Hz. Peygamber (s.a.a) ona: "Onlar hakkında yedi göğün üzerinde bulunan Allah'ın hükmü ile hüküm verdin." dedi.5

Bu karar üzerine Resulullah (s.a.a), Benî Kurayza kabilesinin mallarını, beşte birlik bölümünü humus olarak çıkardıktan sonra, kadınları ve çocukları ile birlikte Müslümanlar arasında bölüştürdü. Atlı savaşçılara üç, piyade savaşçılara bir pay verdi. Arkasından humus olarak ayırdığı beşte birlik payı ilerdeki savunma görevlerine hazırlık yapmak üzere binek hayvanı, silâh ve başka teçhizat satın almak için Zeyd b. Harise'ye teslim etti.6


Ehlader Araştırma Bölümü


 


1- Ahzâb Suresi'nin bir dizi ayetinde bu savaşın ayrıntılı analizi yer alıyor.
2- Taberî, c.3, s.179
3- es-Siretü'n-Nebeviyye, c.2, s.237
4- es-Siretü'n-Nebeviyye, c.2, s.239; el-İrşad, s.50
5- es-Siretü'n-Nebeviyye, c.2, s.240; el-Meğazî, c.2, s.510
6- es-Siretü'n-Nebeviyye, c.2, s.241

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
  • Huseyni   29-04-2019 03:42

    Burda yazılanlar Huseyni değil Ömeri kalemlerden çıkmış gibidir. 1- İslamda suç şahsidir. İslam adalet dinidir. bir kavmin bütün erkekleri liderlerinin işlediği suç sebebiyle cezalandırılamaz. Hepsi ayrı ayrı yargılanmalı ve sadece suçlu erkekler cezalandırılmalı. bunların arasında yeni buluga giren 15 yaşında çocuklar var,dogrudürüst görmeyen duymayan yaşlılar var.. 2- Peygamber Allah ın emri ve Kuranla hükmeder tahrif olmuş tevratla değil. 3- Savaşa katılmamış sadece Allah ın takdiri olarak Kureyza kalesinde doğan kadınların yaşlıların kızların mal gibi paylaştırılmasıda neyin nesi. bunlar insan değil mi hiç mi şerefleri yok ? babası suç işledi diye kızı niye köleleştirilsin şerefi payimal edilsin. Kadın insan değil mi yeri geldiğinde İslamın kadına verdiği önem diye başlanılıyor cilt cilt kitaplar... saatlerce vaazlar.... Akıl ve vicdan hakikate ulaştıran iki gözdür Allahın büyük nimetleridirler.. İnsan bu kadar kör olmamalı

Kategorideki Diğer Haberler