17 Ağustos 2022 Çarşamba Saat:
01:20

Aleviler Hala Neyin Bedelini Ödüyor

10-06-2022 13:01


 

 

 

 

 

 

 

 

  

 

 

Siyasi partilerin hepsinden olabildiğince uzağım. Niyetim bir siyasi partiyi veya bir milletvekilini eleştirmek veya başka bir siyasi partiyi desteklemek değildir. Bu olay içinde beni çok derinden yaralayan nokta, ürkütücü ve yobaz bir zihniyettir;  “Daha Müslüman Kesim”  zihniyeti.

 

Bu cümleyi kimin dediği hiç de önemli değil; önemli olan insanlarda böyle bir zihniyetin olmasıdır. “Daha Müslüman Kesim” zihniyeti ile Alevi toplumu dinsiz addedilmekte veya yarım yamalak Müslüman, olarak görülmektedir. 

 

Yıl 2022 ve Alevi toplumu hala bedel ödüyor. Neyin bedelini ödüyor?!

 

Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa’nın sadık yardımcısı, onun için her türlü tehlikeyi göğüsleyen ve onun Hak halifesi olan Hz. İmam Ali’nin yolundan gitmenin bedelini ödüyor.

 

Hz. İmam Ali Nehcü’l Belağa’da197’nci hutbesinde şöyle buyuruyor:

 

“Öyle yerlerde Hz. Muhammed Mustafa’nın yanında kaldım ve ona gelecek belalara canımı siper ettim ki kahramanların ve yiğitlerin oralarda dizleri titriyordu ve geri çekilmeye mecbur kalıyorlardı. Ama ben korkmadan o durumlarda Hz. Peygamber’i savundum."

 

Evet, Aleviler böylesi bir şahsiyetin yolundan gitmenin bedelini ödüyor hala. Çünkü Hz. Ali de her şeyini, İslam dini için, Hz. Muhammed Mustafa için feda etmenin bedelini ödemişti. Herkes savaştan kaçarken o, canını Ahmed-i Muhtar’a feda etti. Herkes koltuk davasına koşarken o, Peygamberimiz’in cenazesi ile uğraştı. Herkes çoluk çocuğunun rahatını düşünürken o, Fatıma’sını kapı ile duvar arasında bıraktı ve daha dünyaya gelmeden Muhsin’ine veda etti.

 

Mihrapta şehit olmasına rağmen, Şam’da Emeviler, o kâfirdir, onun mescitte işi olmaz dediler. Seksen yıl boyunca Emevi camilerinde lanete ve hakarete maruz kalarak bu bedeli ödedi.

 

Bu seksen yıl içinde yaşanan basit bir olay:

 

Bir gün Emevilere ait camide Cuma hutbesi okuyan bir vaiz, minberden aşağıya indiğinde bu hutbe olmadı diyerek tekrar minbere çıkıyor. Niye olmadı sorusuna ise şöyle cevap veriyor: “Ben hutbede Ali’ye lanet etmeyi unuttum, bu yüzden bu hutbe kabul olmadı.” Asıl, Allah sana lanet etsin; bu neyin kini ve nefreti.

 

Biz Aleviler de böylesine bedel ödeyen bir şahsiyetin peşinden gittiğimiz için hala bedel ödüyoruz. Hala siz Müslüman değilsiniz veya yarım yamalak Müslümansınız deniyor; denmese dahi zihinlerde bu düşünce taşınıyor.

 

“Daha Müslüman Kesim” zihniyeti bu toplumlarda var oldukça, Aleviler bedel ödemeye devam edecek.

 

Bu sözü söyleyenin disipline verilip verilmemesi de hiç önemli değil. O şahıs sadece bu zihniyeti dillendirdi. Önemli olan, bu zihniyetin disipline verilmesi ve toplumların önünde Alevilerin hakiki Müslüman olduklarının haykırılmasıdır.

 

Üzülerek ve yüreğim yanarak yazıyorum; neden bizi “Biz de Müslümanız” demeye mecbur bırakıyorsunuz?! Neden “Biz de Allah’ın birliğini, Hz. Muhammed Mustafa’nın peygamberliğini, Kur’an’ı kabul ediyoruz” demek zorunda bırakıyorsunuz. Neden “Biz de kurban keserken Allah’ın adını anıyoruz, Bismillah diyoruz” demek ve bunu göstermek zorunda kalıyoruz? Hiç mi vicdanınız sızlamıyor?

 

Alevi bir kasap her kesimden olan bir mahallede Kurban bayramında bir koyunu kurban ediyordu. Sesli sesli bağırarak beş – on defa Allah-u Ekber, Bismillahirrahmanirrahim dedi. Dedim ki neden bu kadar tekrarlıyorsun ve yüksek sesle diyorsun? Dedi: Hocam! Bizim kestiğimizi yemiyorlar; siz besmele çekmeden kesiyorsunuz, sizin kestiğiniz mundardır, diyorlar. Ben de öyle olmadığını, ezelden beri kurban kesme şeklimizi duysunlar diye yüksek sesle söylüyorum ve çokça tekrarlıyorum.

 

Neden bir Alevi’nin kurban keserken böyle yapmasına neden oluyorsunuz?!

 

Yarın kıyamet gününde İlahi adalet terazisi kurulduğunda ilk şikâyet edeceğim zihniyet budur; “Daha Müslüman Kesim” zihniyeti! Allah’ım! Sen şahit ol, dünyada bu zihniyetten çok çektik ve hala da çekmekteyiz. Elbette çekmeye de razıyız, çünkü bu yolun âşıklarıyız; çünkü Alevi olmak tercihimiz.    

   

 

Alevi Din Âlimi 

Ali Akın Caba

 

 

 

 

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !