21 Eylül 2021 Salı Saat:
11:34

Affetmek!

25-04-2021 11:05


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Her birilerimizin kırgın, üzgün ve yorgun olduğu birileri; bir an, bir gün, bir hal, bir durum vb. birçok şeyler vardır. Kırık kalpler durağı gibi nesilden nesile, ömürden ömüre geçirdiğimiz bir sürü kırgınlık hikâyelerimiz.

 

Kimilerimiz anlata anlata bu duygularını bitiremez. Kimilerimiz ise içinde yakar kavurur, dışarıya sezdiremez.. Kimilerimiz kıra döke, yaka yıka hakeza yana yakıla çıkarır içindeki duyguyu gün yüzüne, kimilerimiz ise dert sahibi eder kendini hastalıklarla boğuşur. Kimileri elinde avucunda ne varsa döke saça yok eder öfkesini dindirmek adına, kimileri tozlu raflara kaldırır.

 

Her bireyin olaylara bakışı faklıdır, algıladığı yöntem de.. Sergilediği tavır da başkadır, içinde yaşadığı duygu yoğunluğu da..

 

Bizler bekleriz ki, halimizden anlasın kırgın olduğumuz kişi, kişiler.. Bekleriz ki, beklediğimiz gibi gelsin, beklediğimiz gibi alsın gönlümüzün kırıklarını tamir etsin ve tazelensin dökülen yapraklar yeniden yeşersin isteriz. Bekleriz.. Her daim ümit eder bekler dururuz.

 

Anne yavrusunu, yavru annesini, seven sevdiğini, baba oğlunu, dost bildiklerini veya gerçekten dost olanlarımızı, komşu komşusunu, işçi patronunu, eşler birbirini, kardeş kardeşi, gelin görümceyi.. Tüm sıfatlar birbirini bekler durur..

 

Bu bekleyiş devam edip giderken kaçırdığımız çok mühim bir nokta vardır. Ömür geçer.. Günler geçer.. Saatler, dakikalar, saniyeler geçer. Birbirimizin en güzel, en zor, en ihtiyaç duyduğumuz anlarını kaçırırken hiç olmadık bir telaş uğruna, en güzel anlarınızdan anılarınızdan mahrum yaşar dururuz.

 

Bu dünya düzeninde bize öğretilen çok zor yollar var idi. Bizi birbirimize kırdırarak, birbirimize düşman ederek eğittiler.. Anneyi yavrusuna düşman ederek.. Anne ömrünü feda ederken evladına, Gönlüne bıraktığımız o kırgınlığı almak için gurur yapıp bekleyip durduk bir köşede.. Sevdiğimiz insanı sarıp sarmalamak dururken gururu koyduk önümüze harcadık ne varsa, harcadık onca günü, ömrü, sevgiyi.. Elimizden uçup giden, avuçlarımızın içine kondurulmuş güzel günleri elimizin tersiyle itip gururumuzla baş başa yaşadık..

 

Lakin giden günler geri gelmedi. Hiç kimse suçlu değildi. Biz annemizin kucağındayken öğrendik bunları. Annemizin rahminde başladı bu hikayeler..

 

Yıllardır süre gelen ‘gelin-kaynana geçinemez!’ nidalarıyla işlediler bizleri, elti eltisiyle düşmandır diye ince ince, nakış nakış yaşattılar bize bu hayatı.. Ne acıdır ki birimiz de durup sorgulamadık.. İnsan ailesine düşman olur mu? İnsan insana düşman olur muydu?

 

İslamî fıtrat bu muydu?

 

Hala televizyon dizilerinin bize dayatmaya çalıştığı aşiret kavgaları, birbirinin ardı sıra kurduğu düzenler, şiddet, aile içi düşmanlıklar, tecavüz, adaletsizlik..

 

Aşiret dediğimiz aileler gerçek hayatta birbirlerini koruyan kollayan gözeten insanlardı halbuki.. Lakin düşman olarak göstermek daha kolaydı.. Fitne tohumlarını ekmek daha kolay ve zahmetsiz bir yolculuktu.. Yıllardır süregelen bir hazırlık vardı bunların üzerine.

 

  • Peki, ne yapmalı?
  •  
  • Nasıl davranmalı?
  •  
  • Bu düzen nasıl değiştirilmeli?

 

Ne diyordu III. Murad;

 

"Uyan ey gözlerim gafletten uyan!
Uyan uykusu çok gözlerim uyan
Azrail’in kastı canadır inan.."

 

Uyandıralım gözlerimizi, bize dayatıp yaşatmaya çalıştıkları o hayatın içinden sıyıralım.

 

Azrail’in bir tek kastı var oda Can’a.. Lakin bu düzenin bizim tüm güzel anılarımıza, anlarımıza kastı var. Kendimizde dahil olmak üzere insanların hayatına dahil olarak, kah sözle, gözle, ima ile, oradan oraya söz taşıyarak.. ‘Elâlem’ dedikleri noktada kendimizin dahi dahil olduğu bir yer var.. İnsanları olduğu gibi kabule geçmeyi öğrenmekten uzaklaştırıldık.

 

 

Yaratıcının bizleri bin bir suretle, çeşit çeşit güzelliklerle, farklılarla yarattığı gerçeğinden ayrı düştük, düşürüldük. Bir bakalım gözlerimizin gördüğü, çevremizde olan onca değişik, çeşit çeşit yaratılan güzelliklere bakalım.. Bunca güzelliği bizlere kullanmamız için veren yaratıcı, bu zor hayatı yaşamamızı ve birbirimize yaşatmamızı ister mi?

 

Sorgulayalım artık hayatın gerçek yüzünü. Kime küstüysek gidip boynuna sarılalım. Haklı veya haksız olmamızın hiçbir önemi yok.. Birine dargın olmamız için hayatımızda gerçekten mühim bir yeri olduğundan darılmışızdır.. Hayatımızdaki değerlerin kıymetini bilelim.. Yarın çok geç olabilir. Belki bugün bile geç olabilir.. Ölüm diye bir gerçek olan bu hayatın her anı geç olabilir. Bizi gözünden esirgeyenlerimiz varsa kıymetini bilelim.. Avcumuzun içindeki nimeti kayıp gittikten sonra ahlanıp vahlanmamızın bize hiçbir getirisi olmayacak.

 

Bize dayatılan hayatın içinden çıkıp Rabbimizin verdiği o eşsiz güzel duygularla bağlanalım birbirimize. Sevgiyle kucaklaşmaktan, sevgiyi göstermekten utanmayalım bundan gayrı.

 

İnsanları geçimsiz yapan ‘Sevgisizliktir.’
Birbirine düşman eden ‘İletişimsizliktir.’
Güzellikten yana ne varsa yok eden ‘İlgisizliktir.’

 

Konuşalım sevdiklerimizle, dökelim içimizi, döküp saçalım bütün güzel duyguları. Korkmadan, ürkmeden, incitmeden, incinmeden..

 

Çok geç olmadan…

 

Affedelim birbirimizi. Sarılıp kucaklaşalım. Güzellik tohumları ekelim.

 

 

 

 

 

 

 

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
  • Mescit Kuşu   06-09-2021 11:08

    çok çok güzel yazmışsınız hamdolsun Rabbime…🤲 Allah sizden razı olsun. Allah sizi kendine çok çok yakın kılsın.🤲

  • Sevim Toprak   06-08-2021 12:24

    kendi yanlışlarını işleye işleye bu hale getirdiler bu toplmu zaten ama artık dayatma asrı geçti

  • Demet Bozkurt   27-07-2021 16:58

    mümkün olduğunca TV'lerden ve saçma sapan film ve dizilerden uzak duruyorum. hatta o hale geldimki haberleri dahi seyretmiyorum.

  • Pınar Koleji   25-05-2021 18:01

    Yüreğinize sağlık. izninizle paylaşıyorum

  • Makbul Adem   02-05-2021 01:46

    İlahi bu Kadir Geceleri hürmetine bizleri affeyle. Affetmekte öncü sen ol ki biz de senden ilham alıp affedelim ve affettirelim.

  • Mücahit Karagöz   01-05-2021 10:52

    Netflixteki Tony Robins'ın "Ben sizin yol göstericiniz değilim" özeti gibi olmuş teşekkürler ilim ve bilginize kuvvet.

  • Yiğido Serkan   29-04-2021 11:12

    herkezden afdileyemeyiz. göçüpgitmişi var haksız yere küseni var. kafam karıştı ney yapayım ben?

  • Keften    28-04-2021 19:36

    yine vurgun gibi bir yazı tebrikler, tebrikler...

  • Aynur   28-04-2021 17:11

    uzun yllar evvel Bir beyaz birde siyahi bir çocuk koşa koşa gelip sarılmışlardı birbirlerine halbuki anne babaları koyu faşistlerdi. bizlere işliyorlara örnek olarak

  • Misafir*   28-04-2021 13:40

    Evet yazdıklarınız çok güzel ama ütopik yönü daha baskın. Bir önceki makalenizde de yedi göbek önceden gelen mirasın bize etkisinden bahsetmiştiniz ve adaletsizce bir durum olduğunu yazmıştım. Burada da aynı şey söz konusu bu da düpedüz adaletsizlik ve zülümdür. Canımızı yaksınlar, üzsünler, haksızlık etsinler ve sonra affedlim. hayır, bunu da kabul etmiyorum.

  • Tuba Karaduman   27-04-2021 18:39

    Çok güzel olmuş, çok. Şevk ve hayranlıkla okuyorum. Tebrikler 🌺

  • Sema Ayaztekin   27-04-2021 14:17

    ‘Sevgisizlik, İletişimsizlik ve İlgisizlik’ işte bütün mesele bu. emeğinize sağlık

  • Halime Hanım   26-04-2021 21:28

    Affedelim iyi güzel de hep biz mi affedeceğiz ama?