30 Haziran 2022 Perşembe Saat:
08:15
05-02-2022
  

Yemen Caydırıcılık Açısından En Güçlü Arap Ülkesi

Amerika ve Siyonist Rejim için Yemen üzerindeki hâkimiyet, Suudi Arabistan ve BAE'den daha önemlidir. Yemen artık caydırıcılık açısından dünyanın en güçlü Arap ülkesidir.

Facebook da Paylaş

 

 

 

 

 

Ehlader Araştırma Bölümü

 

 

Yemen Caydırıcılık Açısından En Güçlü Arap Ülkesi

Dr. Hüseyin Ekberî

Dünya İslamî Uyanış Konseyi

Genel Sekreter Yardımcısı

 

 

Dr. Hüseyin Ekberî, “Yemen'e Yönelik Saldırganlığın Boyutları Tartışılıyor” adlı online uluslararası webinarda Yemen’e dair önemli bilgiler paylaştı. Dr. Ekberî şunları söyledi:

 

Suudi Rejimi'nin öncülüğündeki işgalci koalisyon güçlerinin Yemen'e yönelik 8 yıl önce başlattığı savaşın hedefi; iki hafta içinde Yemen halkını esir almak olmuştu hatta bunun için uluslararası destek, bölgesel koalisyon ve sahip oldukları araç, teknoloji ve askeri üstünlükle bu sonuca yakında ulaşacaklarını düşündüler ama bu hayalden öteye geçemedi.

 

Suudi Arabistan, Yemen'in kendi topraklarının bir parçası olduğunu ve orada Suudi politikasının hâkim olması gerektiğini düşünüyor. Bunun için Yemen'i hızla planlanmış bir operasyonla işgal etmeye kalkıştılar, bu sırada ise her zaman olduğu gibi uluslararası kuruluşlar sessizliklerini korudular.

 

Yemen, dünya ekonomisinin oldukça stratejik ve hassas bir noktasında yer alıyor. Bu nedenle BAE, bu limanların kendi elinde olmaması durumunda Yemen'in pratikte BAE'nin yerini alabileceğine ve BAE'nin bugünkü ekonomik avantajlarından biri olan transit geçiş konusunda büyük sıkıntılar çekeceğine inanıyor; zaten daha önce de kontrolü ele geçirmek için Yemen limanlarını kiralıyorlardı.

 

Yemen’i kendi toprakları olarak gören Suudi Arabistan ise büyük bir yanılgı içerisinde; Yemen halkı Osmanlılara ve Mısır ordusuna karşı tarihi direnişler göstermiş bir toplum. Suudi Arabistan toprakları Osmanlı Devleti kontrolü ve yönetimindeyken, Yemen bağımsız bir devlet olarak hareket ediyordu.  Yemen, ne zaman iradesini korumak ve kazanmak istediyse bunu başarabileceğini herkese kanıtlamıştır.

 

Direniş cephesinin temellerinden birisi olan Yemen halkı, bu motivasyonla Suudi Arabistan'ın ve bahsi geçen koalisyonun tüm baskılarına karşı durarak ardı ardına zaferler elde etti. Ve Yemen artık bölgesel zaferler kazanan ve güç üstüne güç elde eden bir ülke.

 

Yemen’in en büyük avantajı; Hizbullah ve Filistin'deki direniş güçlerinin kendilerinden çok daha önce ve daha zor düşmanlara karşı zaferler kazanması ve bunları Yemen’e öğretmeleridir. Bugün insansız hava araçları ve balistik füzeler konusunda güç kazanıp yeteneklere kavuştular. Yemen şu anda caydırıcılık açısından ve kendisine yönelik tüm tehditleri etkisiz hale getirme konusunda dünyanın en güçlü Arap ülkesidir.

 

BAE ve Suudi Arabistan, tüm bu baskılarla Yemen halkını teslim alamayacağını anladı. Yemenliler canları ne zaman isterse 1500 kilometre derinliğe, her an hedeflerini vurabilecek silahlara sahipler ve bu unsur düşmanı oldukça tedirgin ediyor.

 

Siyonist Rejim’in çabaları BAE'yi Yemen'e karşı savaş cephesinde tutmak ve hatta bunun için Demir Kubbe ve gelişmiş savunma sistemlerini dahi sunmak oldu. Ama bu çözümler Hamas karşısında işe yaramadıysa BAE ve Suudi Arabistan için de işe yaramayacak; Yemen bugün hâkim durumda; Siyasi olarak her zaman müzakere masasında hazır bulundular ve müzakere ettikleri her noktada da sözlerini tuttular ta ki düşman bozana kadar.

 

BAE ve Suudi Arabistan, Amerika ve Siyonist Rejim tarafından çokça teşvik edildi. Yemen halkının bağımsızlığı ile Amerika ve Siyonist Rejim’in çıkarları daha da tehlikeye girdi. Onlar, Kızıldeniz'i Aden Körfezi'ne bağlayan 32 km uzunluğundaki Babülmendep Boğazı’nı kaybederse ve Yemenliler onu Hürmüz Boğazı'na bağlarsa, tahakküm sistemleri çökecek ve batı ülkeleri için ciddi, temel ve stratejik bir sorun yaratacaktı; Bu nedenle konuyu ciddiye aldılar ve Suudi Arabistan ve BAE'yi kışkırttılar; bu onların gelecekteki çıkarlarını savunma yöntemiydi.

 

Ama Yemen tüm Batı teknolojisine ve silahlarına meydan okudu; elbette Arap ülkelerine satılan silahlar, Siyonist Rejim karşı bir sorun veya meydan okuma aracı oluşturmayacak şekil satılmıştı; Siyonistler müttefik olduklarını söyleseler de; bir gün kontrollerinden çıkarlar ve tehlike unsuru olabilirler diye kendi istedikleri silahları verdi onlara.

 

Yemen halkı bugün diri bir şekilde zafere çok yakın; Amerikan Başkanı Biden, kendi konuşmalarında Yemen konusuna bir çözüm bulacağını ve krizden çıkaracağını söylüyor, ancak Yemen'in bölgedeki zaferi, o coğrafyaya hâkim olmaya çalışan devletlerin ve uluslararası örgütlerin ne denli zayıf kaldığını gösterebilir ve tüm özgürlükçü ülkelerin Yemen gibi bir direnişe geçebileceğini de dillendirmeden edemiyor. Çünkü Yemen, Müslümanların, Yüce Allah'a güvenerek başarılı olabilecekleri umudunu tekrar yeşertti.

 

Yemen'deki zafer, İslam âleminde ve imkânlarına güvenerek zafere ulaşmak isteyen ezilmiş halklar için bir uyanışın başlangıcı olabilir.

 

Amerika ve Siyonist Rejim’in hızla gerileyen mevcut durumu ve Yemen'in zaferi; İslam dünyasında zorla varlığını sürdüren emperyalist ve istikbar ülkelerin hâkimiyetini azaltmanın başlangıcı olabilir.

 

Kim bilir belki de İslam dünyası bir vahdet çizgisinde buluşur, yeni bir medeniyeti gerçekleştirme yoluna geri döner; böylece İslamî itibarını yeniden tesis edip canlandırabilir. Sonrasında ise Kur’an'a ve ilahî vaatlere dayalı bir güç olarak geleceğin dünya düzeninde önemli bir oyuncu olarak rol oynar.

 

 

 

 

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Kategorideki Diğer Haberler