22 Ekim 2020 Perşembe Saat:
00:27
22-04-2019
  

Yaratılış ve Kadının İnsanlık Şahsiyeti

Kadınların yaratılışının hedefi de aynı erkeklerde olduğu gibi Yüce Allah`a kulluk etmektir...

Facebook da Paylaş


 

 

 

 

 

Ehlader Araştırma Bölümü



"Ey insanlar! Sizi bir nefisten yaratan, ondan da eşini yaratan, ikisinden birçok erkek ve kadın türetip yayan Rabbinizden korkun. Adına birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah'tan ve akrabalardan (akrabaların hakkını çiğnemekten) sakının. şüphesiz, Allah sizi gözetleyicidir." (Nisa Suresi)


"Sizi tek bir nefisten yarattı, sonra da ondan kendi eşini var etti ve sizin için hayvanlardan sekiz çift indirdi. Sizi annelerinizin karınlarından, üç karanlık içinde, bir yaratılıştan sonra öbür yaratılışa geçirerek yaratmaktadır. İşte Rabbiniz olan Allah budur; mülk de O'nundur. O'ndan başka ilah yoktur. Buna rağmen nereye çevriliyorsunuz?" (Zumer-6)


"O sizi bir nefisten yaratan ve ondan da yanında huzur bulsun diye eşini var edendir. (İnsanoğlu) Eşine yaklaşınca, eşi hafif bir yük yüklendi ve (bir süre) bununla gezindi. Hamileliği ağırlaşınca, Rableri olan Allah'a, "Bize salih bir çocuk verirsen, şüphesiz şükredenlerden oluruz" diye yalvardılar." (A'raf-189)


Bu gibi ayetlerden anlaşılan Hz. Âdem (a.s) ve oğullarının aynı hakikatten yaratıldığı ve Hz Havva'nın da (ilk kadın olma hasebiyle) aynı insanlık hakikatiyle vücuda geldiğidir. Diğer bir ifadeyle, bu ayetlerden anlaşılan, insanların yaratılış ve tür yönünden bir olmasıdır. Hz Âdem'in (a.s) eşi kendi cinsinden ve onun gibi bir insandır.


"Size kendi nefislerinizden eşler yaratması ve aranızda bir sevgi ve merhamet kılması da O'nun ayetlerindendir." (Rum-21)


"Allah size kendi nefislerinizden eşler yarattı." (Nahl-72)


Yukarıdaki ayetler dikkatli bir şekilde incelendiğinde kadın, erkeğin bedeninden yaratılmıştır düşüncesinin doğru olmadığı anlaşılacaktır. çstte zikredilen Nisa suresine ait ayetlerden maksat ise kadının erkekle aynı cinsten yani aynı insan cevherle yaratılmasıdır.


Dolayısıyla bazı tefsir kitaplarında geçen Hz. Havva Hz. Âdem'in bedeninden yaratılmıştır sözü doğru değildir. Bu düşünce masum imamlardan nakledilen hadislerde de yalanlanmıştır.


Zurare İmam Sadık'a (a.s) "Bazıları Allah, Havva'yı (s.a) Hz. Âdem'in (a.s) sol kaburgasından yaratıldığını iddia ediyorlar" diye sordu. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurdu:


"Allah böyle bir şeyden münezzeh ve yücedir. Acaba böyle düşünenlerin elinde yanlış fikirler için bahane olmasın diye Allah'ın Havva'yı Hz. Âdem'in kaburgasından yaratmaması daha hikmetli bir iş değil midir?"
 

İmam Sadık (a.s) daha sonra şöyle buyurdu:


"Allah, Âdem'i (a.s) yarattıktan sonra Havva'yı (s.a)yeni bir yaratılışla yarattı. Âdem (a.s) Havva'nın (s.a) yaratılışından haberdar olduktan sonra Rabbinden: "Yakınlığı ve bakışı ile benim huzur bulmama sebep olan bu yarattığın kimdir?" diye sordu. Yüce olan Allah: "Bu Havva'dır. Seninle beraber olmasının ve seninle sohbet etmesini ve sana itaat etmesini istiyor musun? Diye buyurdu. "Âdem (a.s): "Evet rabbim! Bu lütfun karşısında yaşadığım müddetçe sana şükretmek bana farz oldu" dedi.


Allah: "Onu eş edinmeği benden iste. Onda ihtiyaçlarını gidermek ve sana eş olmak kabiliyeti vardır" diye buyurdu.


Rivayetten anlaşılan Havva'nın, Hz. Âdem'in (a.s) sol kaburgasından veya toprağının fazlalığından yaratılmadığı belki Havva'nın yaratılışının da aynı Âdem'in (a.s) yaratılışı gibi insani cevherden olduğudur.
 

Kadının yaratılışının sırrı


Kuran'da kadınların yaratılış felsefesi nedir?
 

Cevap:


Bu soruyu iki şekilde sorabiliriz:
 

*Kadın insandır, İnsanın yaratılışının felsefesinedir?
 

Cevap:
 

Erkek için yaratılış felsefesinde zikredilen ibadet, Allah'ın halifelik makamında kemale ulaşmak vs. her şey, hiçbir fark gözetmeden kadınlar içinde geçerlidir.
 

"Ve ben, cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım."(Zariyat-56)
 

Ayetteki insan kelimesi kadın-erkek ayrımı yapmadan her iki cinside kapsar. Dolayısıyla kadınların yaratılışının hedefi erkekte olduğu gibi Allah'a kulluk etmektir.
 

*Kadının erkek cinsi karşısında yaratılış felsefesi nedir?
 

Cevap:
 

İnsanın cins ayrımı olmaksızın Yüce Yaratıcının yaratma hedefi doğrultusunda hareket etmesi ve insan türünün korunması için birlikte hareket etmesi ve yardımlaşması gerekir. Bu nedenle Allah, varlıkları dişi ve erkek olmak üzere iki ayrı cinsten yarattı ki hem türün devamı hem de insan için geçerli olan kemale ulaşmak amacı layıkıyla yerine getirilsin.  


Kadın yaratılış nizamının tamamlayıcısıdır. Yine kadın ve erkek birbirlerinin tamamlayıcısı ve huzur kaynağıdır. Cinslerden birinin varlığı ve diğerinin olmayışı eksiklik ve hikmete aykırı bir durumdur.


"Onda sükûn bulup rahatlığa ermeniz için, size kendi nefislerinizden eşler yaratması ve aranızda bir sevgi ve merhamet kılması da O'nun ayetlerindendir." (Rum-21)
Dolayısıyla kadın ve erkeğin yaratılış felsefesi birbirlerini tamamlamaları ve karşı cinsine huzur ve mutluluğun kapılarını aralamalarıdır.


İslam da kadın ve erkek eşitliği ve ölçüleri ne demektir?


Kadın ve erkek eşitliğinin ölçüsü, insanlık alanına ait konulardan biridir. Kadın Allah'ın kendisine vermiş olduğu nimetler hususunda tıpkı erkekler gibi tam yetkiye sahiptir. Nasıl ki erkek dince yasaklanan şeyler dışında bireysel ve toplumsal yaşantısının her boyutundan tasarruf hakkına sahipse kadın da aynı hakka sahiptir.


İslam fıtri bir değer olduğundan kadına hak ettiği değeri ve hakları veren yine İslam dinidir. Kuran-ı kerim buyuruyor:


"Kendi haklarında(istedikleriyle evlenmelerinden) örfe uygun bir şekilde yaptıkları işlerde size bir günah yoktur." (Bakara-234)


Elbette erkek ve kadının eşdeğer olması demek erkekten istenilen ve beklenilen her şeyin kadından da istenildiği ve beklenildiği anlamına gelmez. İslam, kadını ve erkeği aynı değerde tutuyor ama aynı benzerlikte algılamıyor.


İslam'ın eşitlik ilkesinde kadın ve erkeğin sahip olduğu fiziksel farklılıklar ve ruhi özellikler dikkate alınır. Her cinsin kendi fıtratı gereği gücü ve ihtiyacı ölçüsünde hak ve görevleri vardır. Ama bu fıtri getirilerin zati olarak üstünlüğe bir etkisi yoktur. Yani eşitlik konusunda İslam'da insanların tekvini şartları göz önünde bulundurulur.


Sonuç olarak her cins kendi fıtri özelliklerine uygun işleri yapmalı ve fıtratından doğan haklardan faydalanmalıdır.


çrneğin kadınlar fiziksel olarak hassas ve narin, erkekler ise daha dayanıklı ve sert bir yapıdadır. Kadınların sevgi, merhamet, şefkat, ziynet ve süse meyilleri erkeklere nispeten daha çoktur. Buna karşılık erkeklerin sosyal muhakemesi ve idaresi kadınlara oranla daha fazladır.


Kadınların sosyal yaşantısı duygusal, erkeklerin ise akılcı ve rasyonel bir yaşantıdır. Kadın ve erkeklerde bulunan duygusallık ve akılcılık farklılığından dolayı İslam toplumsal görev ve vazifelerin daha sağlam olması için cinslere farklı görevler vermiştir. Cihat, hakimlik, ülke yönetimi gibi akılla irtibatı olan şeylerin idaresini erkeklere, duygusallıkla alakalı olan çocuk yetiştirmek, ev işlerinin idaresi ise kadınların uhdesine bırakmıştır.


Elbette bu, kadın ve erkeğin birbirlerinin işlerinde hiç rol almaması anlamına gelmez. Kadın, erkeğe has olan yönetim ve idare işlerinde erkeğin kontrolü altında çalışabilir.

 

 

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Kategorideki Diğer Haberler