21 Ağustos 2019 Çarşamba Saat:
05:38
20-05-2019
  

Taharet ve Temizlik

İçinde taşıdığı pislikleri anıp buna rağmen vücudunu diğer insanlar için süslediğinde, karnında taşıdığı pisliklerin ve içinde taşıdığı kötü ahlak ve pis özelliklerin Allah’a saklı olmadığını anmalıdır.

Facebook da Paylaş

 

 

 

 

 

Ehlader Araştırma Bölümü

 

 

Yüce Allah şöyle buyurmuştur:

 

Orada temizlenmeyi seven adamlar vardır ve Allah çok temizlenenleri sever.[1]

 

Hz. Peygamber (s.a.a) şöyle buyurmuştur: Temizlik imanın yarısıdır.

 

Hz. Peygamber (s.a.a) diğer bir yerde şöyle buyurmuştur: Temizlik namazın anahtarıdır.

 

Diğer bir yerde ise şöyle buyurmuştur: Din, temizlik üzerine kurulmuştur.

 

Hz. Peygamber (s.a.a) şöyle buyurmuştur: Ne kötüdür kirli olan bir kul.

 

Bazı arifler şöyle demiştir: Basiretli insanlar Resulullah’ın (s.a.a) bu anlamlı buyruklarına daha dikkatli bakmalıdır. İman ancak kalbin mamur olmasıyla gerçekleşiyorsa Hz. Peygamber (s.a.a) “Temizlik imanın yarısıdır” buyurarak şöyle buyurmak istiyor: İnsanın dışı, su dökmekle temizlenip imanın yarısı elde edilir, güzel ahlak ve salih ameller ise imanın diğer yarısını yani iç temizliğini tamamlar.

 

Temizliğin Aşamaları:

 

Temizlik, dört farklı aşamaya sahiptir.

 

Birinci aşama: İnsan vücudunun, kirlilikler, necasetler ve kötü görünümden arındırılması.

 

İkinci aşama: Organların, suçlar ve günahlardan arındırılması.

 

Üçüncü aşama: Kalbin, kötü ahlak ve getirilerinden arındırılması.

 

Dördüncü aşama: Kalbin, Allah dışındaki varlıklardan arındırılması. Bu aşama ancak peygamberler ve sıddık kulların ulaştığı aşamadır.

 

Her aşamadaki temizlik, o aşamada yapılan amelin yarısıdır.

 

Bu aşamalar aslında aynı zamanda iman aşamalarıdır ve her makamın tabakaları bulunmaktadır; bir tabakayı geçmeden diğer tabakaya yükselmek imkânsızdır. Dolayısıyla insan ancak kalbini kötü ahlaktan arındırıp iyi ahlakla donattıktan sonra, yalnızca Allah’ın yer aldığı bir kalbe sahip olabilir ve ancak bu aşamadan sonra ilahi marifete varıp Allah’ın celal ve yüceliğini gerçek anlamda görebilir. Bu aşamaya varmak ise ancak organları yasaklar ve günahlardan arındırmak ve ibadetlerle donatmakla mümkün olabilir.

 

Necasetleri Gidermenin Hikmetleri

 

Şehid-i Sani şöyle der: İnsan, zahiri temizliği yaparken kalp temizliğini anmalıdır. Zira insanın zatı ve özü olmayan cilt veya giysinin temiz tutulması gerekliliği insanın özü olan ruhunun temizliğinden daha önemli olamaz. Bu nedenle kalbin olan özünü temizlemekten gafil olmamalısın Bu nedenle, tövbe edip, geçmişte yapmış olduğun yanlışlıklardan dolayı pişmanlık duy ve bu yanlışlara dönmemek yönünde azim ve gayret göstererek kalbini, yani mabudun nazargâhını temizleme.

 

İnsan, tuvalet ihtiyacını gidermek için harekete geçtiğinde gerçekte ne denli kusurlu ve yardıma muhtaç bir varlık olduğunu anmalıdır. İçinde taşıdığı pislikleri anıp buna rağmen vücudunu diğer insanlar için süslediğinde, karnında taşıdığı pisliklerin ve içinde taşıdığı kötü ahlak ve pis özelliklerin Allah’a saklı olmadığını anmalıdır. Bunları anıp kalbini, huzura vardırmak için, ruhunu temizleyip ilahi münacata ehil olabilmesi için harekete geçmelidir.

 

İmam Cafer-i Sadık (a.s) Misbâhu’ş-Şerîaadlı eserde nakledildiğine göre şöyle buyurmuştur: İnsan, taşıdığı pisliklerden helâda kurtuluyor ve bu pisliklerin ağırlığını orada bırakıyor.

 

Mümin kullar, helal yollarla elde ettikleri yiyeceklerinin akıbetini helada gördüklerinde, onlar için harama meyletmemek ve haram kazançlardan uzak durmak daha da kolaylaşıyor. Dışkı ve pislik biriktirmekten nefret duydukları gibi mal biriktirmekten de nefret ederler. Bir an öncesine kadar ne denli saygın bir halde iken bu hallerinde ne denli düşük ve zavallı olduklarını düşünerek dünyada ve ahirette rahatlık içinde olabilmek için takva ve kanaat yolunu benimsiyorlar. Kuşkusuz gerçek rahatlık dünyayı küçük görmek ve dünyevi zevklerden uzak durmakla, haramlar ve şüpheli kazançlardan uzak durmakla elde edilebilir. Bu bilince sahip olan bir insan, kibir kapısını kapatıp tevazu, pişmanlık ve hayâ kapısına yönelir ve bu vesileyle günahlardan uzak durur. Hayırlı bir akıbet ve temiz bir geleceğe sahip olabilmek için Allah’ın emirlerini yerine getirmek ve onun yasaklarından uzak durmak yönünde elinden gelen tüm çabayı gösterir. Allah’ın insanlara sunduğu güvence yuvasına girebilmek için ve onun rızasına kavuşabilmek için nefsanî isteklerden uzak durup kendisini sabır ve korku hapishanesine kapatır. Kuşkusuz gerçek sığınak yalnızca odur ve onun dışındakiler hiçbir şeydir.

 

 

 


[1]     Tevbe, 108.

 

 

 

 

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Kategorideki Diğer Haberler