21 Nisan 2019 Pazar Saat:
05:44
20-12-2018
  

Şeb-i Yeldâ; En Uzun Gece

Şeb-i yeldâyı müneccimle muvakkıt ne bilir, Mübtelâ-yı gama sor kim geceler kaç sâattir.

Facebook da Paylaş

 

 

 

Ehlader Araştırma Bölümü

 

Şeb-i yeldâ, yılın en uzun gecesidir. 21 Aralık’ı 22 Aralık’a bağlayan bu gece uzunluğu ve karanlığı nedeniyle sevgilinin saçı ve âşıkların ıstırabını anlatır. Âşık geceler boyu ağlayıp inler. Bu yüzden bu geceye şeb-i hicrân da denir. 

 

Kadim İran ve Azerbaycan toplumlarının bir hayli önem verdikleri gün olan Şeb-i yeldâ, özellikle bu iki ülke halkı tarafından o gecenin bereketine yürekten inanırlar. 

 

Yelda, geceden elbisesi ve yıldızlardan eteğiyle uzun boylu bir meleğin adıdır. Yelda yavaş yavaş, sevgiyle gelmişti; sonbaharın ilk gecesiyle, her gece üzerindeki siyah kıyafeti biraz daha uzuyor ve göklere doğru yükseliyordu; insanlar mavi göğün altında huzur içinde uyusunlar diye.

 

Yelda her gece göğün çatısında yüce Allah'ın arka bahçesinde yürüyor ve yerin uykuları arasında ninnisini fısıldıyordu. Saçlarını rüzgar savuruyor ve gece onun kokusuna bulaşıyordu.


Bir gece Yelda Allah'tan bir parça ateş borç aldı. Bu ateş, bildiğimiz "Aşk"tı. Yelda ateşi gönlünde sakladı; Şeytan onu çalmasın diye. Ateş Yelda'da büyüdü. Melekler de ona şöyle dedi: Yelda gebe kalmış; güneşe gebe. Ve her gece Yelda kanından damla damla güneşe bağışlıyor ve son damlasını da bağışladığında artık yaşayamayacak. Melekler şöyle devam etti: Yarın güneş doğunca, Yelda ölecek.


Yelda her zaman böyle yapıyor; ölüyor ve doğuruyor. Yelda yaratılışı tekrarlıyor. Sahi yarın güneşi görünce hatırla, o Yelda'nın kızıdır ve Yelda da, bir gün Allah'tan bir parça ateş ödünç alan meleğin adıdır.


Çok eski zamanlardan beri İran milleti ve dünyanın diğer bir çok milleti kış mevsimi başlayınca bazı etkinlikler düzenler. Bu etkinliklerin adı çeşitli milletlerin arasında farklıdır. İran ve çevresindeki kültürlerde kış mevsiminin başladığı geceye Çille gecesi veya Yelda gecesi adı verilir ve kış solistisine denk gelir. Gerçi İran takvimi ve doğal takvimle tam örtüşmesi dolayısıyla tüm yıllarda kış solistisi hş. 30 Azer gecesi ve 1 Dey sabahına denk gelir.


Günümüzde bazıları yanlışlıklar ve Yelda gecesi etkinliği yılın en uzun gecesinin uğursuzluğunu gidermek için düzenlendiğine inanır, oysa İran'ın eski inançlarında hiç bir gün veya gece uğursuz bilinmezdi. Yelda gecesi şenliklerinin de İran'ın bir çok ayinleri gibi astronomik bir olayda kökü vardır.


Güneş yıllık hareketinde sonbaharın sonunda güneydoğuda en alçak ufuk noktasına ulaşır, ki bu da günün kısalmasına ve gecenin uzamasına sebep olur. Ancak kış mevsimine girilmesi ve kış solistisinin ardından güneş tekrar kuzeydoğuya doğru yönelmeye başlar, sonuçta günler uzar ve geceler kısalır.


Astronomik bulgulara göre yaz mevsiminin başladığı günden kış mevsimi başladığı güne kadar geçen altı aylık süre içerisinde her gece gündüzde güneş doğduğu noktanın biraz daha altından doğar ve en son kış mevsimi başladığı günde de en güneydeki noktasına ulaşır. Bu günden sonra ise güneşin doğduğu nokta tam ters yönde değişmeye başlar ve tekrar yükselerek yaz solistisine doğru ilerler. Güneşin kuzeydoğu noktasına doğru yükselmesi ve günlerin uzaması, eski insanların düşünce ve inancında güneşin yeniden doğuşu şeklinde algılanır ve buna göre de kutlanırdı.


Eskiden bu günde bazı ayinler düzenlenirdi ki bunlardan biri gece sabaha kadar şenlik düzenlemek ve yeni doğacak güneşi izlemekti. Bu şenliğe ailenin büyükleri güneşin sonbaharın son gününde en yaşlı olduğu günün simgesi olarak katılmaları gerekirdi. Yine gece sabaha kadar uyanık kalındığından, o gece için çeşitli ve bol yiyecekler, nar, karpuz ve güneşi simgeleyen kırmızı renkte meyveler tedarik görülürdü.


Yelda gecesi ve bu gecede düzenlenen şenlikler, İran'da binlerce yıl öncesinden beri düzenlenen tarihi bir gelenektir. Eski İranlıların inancında Yelda gecesi, güneşin doğduğu gündür. Yelda sözcüğü aslında Süryani bir sözcüktür ve "Milat" anlamına gelir. Eski İranlılar bu geceyi sevgi tanrıçası Mitra'nın doğduğu gece olarak bilirdi ve bu yüzden bu geceyi kutlar ve yaktıkları ateşin etrafında danslar eder ve kutlamalar yapardı. Bu gecede renkli sofralar kurulur ve Mized adı verilen bir çeşit yiyecek sunulurdu. Mized genellikle etli yemek, ekmek, tatlı ve helva gibi yiyeceklerden oluşurdu ve eski İran ayinlerinde her şenlikte veya kutlamada sofra kulurur ve çeşitli ibadet aletleri ve çeşitli yiyeceklerin yanında kutsal bir yiyecek sayılan Mized de sofraya konurdu.


Öte yandan eski İran halkı arasında Yelda gecesinde efsane zengin adam Karun'un oduncu kılığında evlere geleceği ve insanlara odun verdiği ve bu odun Yelde gecesinin sabahında altın külçelerine dönüştüğü inancı yaygındır. Bu yüzden bu efsaneye inanan insanlar yelde gecesinde sabaha kadar oduncunun gelmesini bekler ve uyanık kalır ve bu arada şenlik ve kutlama yapardı.


İranlı ünlü bilgin Ebu Reyhan Biruni çağında hş. Takviminde Dey adı ile adlandırılan kışın ilk ayına Hur Mah yani "Güneş Ay" da denirdi ve bu ayın ilk gününe Hürrem gün denirdi ve bu ayda bir çok ayin düzenlenirdi. Hürrem günü Day ayının ilk günü ve yılın en uzun gecesinden sonra gelen ilk gün olması itibarıyla güneşle bütünleşmesi derin mana kazanırdı. Yani Yelda adı verilen yılın en uzun gecesinin ardından güneş yeniden doğuyor ve doğa yeniden canlanmaya karar veriyor ve dünya hürrem oluyordu.


Yelda, İran efsanelerinde ve mitolojilerinde Aşk'ın miladının öyküsüdür ve her yıl Dey ayının ilk günü olan Hürrem günde tekrarlanır. Ay, Mehr'in, yani güneşin aşığıdır ve bu ikili kendi görevleri ile meşguldur. Ay'ın çalışma zamanı geceder ve Mehr de gündüzleri çalışır. Ay sürekli seher vakti Mehr'i görmek ve ona aşkını ilan etmekm için fırsat kollar, fakat her zaman uykuya dalar ve gün gelince Mehr'i göremez. Sonunda ay bir çare düşünür ve Mehr'in geldiğini kendisine bildirmesi için bir yıldızla anlaşır. Bu yıldız geceleri göğe baktığınızda her zaman ayın yakınındadır. Sonunda bir gece yarısı yıldız ayı uyandırır ve güneşin geldiğini haber verir. Ay Mehr'i karşılar ve içindeki sırrı anlatır ve Mehr'e gitmemesini söyler. Böyle bir anda güneş ve ay görevlerini unutur ve güneş geç doğar ve bu gece Yelda olarak adlandırılır. O günden sonra her yıl güneş ve ay sadece bir gece birbiriyle buluşabilir ve her yıl sadece bir gece çok uzun ve karanlık olur ve bu gece Yelde gecesidir.


Günümüzde İran'da Yelde gecesi şenliği aile fertleri ve akrabaların bir araya gelmesine ve geceyi birlikte kutlamalarına vesile olan bir bahanedir. Yelda gecesi ya da Çille gecesi özel çerez, karpuz, nar, tatlı ve türlü meyvelerin tüketilmesi ile beraberdir ve bu yiyeceklerin her biri özel bir şeyi simgeler ve bereket, sağlık, bolluk, neşe ve mutluluk gibi durumların işaretidir. Yelda gecesinde kutlamaya katılanlar bir cevizi seçmek ve kırmakla cevizin içinin boş veya dolu olmasına göre gelecekten haber verir. Bu özel gecede İranlı ünlü şair Hafız'ın şiir divanından fala bakmak da yaygındır.

 

http://turkish.irib.ir

 

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Kategorideki Diğer Haberler